Trump'tan Türkiye dahil bir dizi ülkeye çağrı: 'İbrahim Anlaşmaları'na katılın' https://t.co/PYFSY9Vk9U. (Fethullah Gülen bu işlerden habersiz ve muhasara edilmiş bir hasta olduğunu zannediyordum Diyalog toplantıları başda Anticrist işaretiyle ,ardında haç ve hilal teneke şangırtılarıyla açılyordu.bu teneke şıkırtılarıyla açılan toplantılara itiraz ediyor,üzerinde yaı olmayan bir kitab ve ardında nûr ile açılmasını söylüyordum hiç etkisi olmadı.üst siyonist yönetime Fethullah Gülenin de dahil olduğunu 2012-2013 yılında anlayabildim.şimdi Abraham'sreligion terimini Me'cûc (magog) Deccalı Trump tekrar piyasaya sürüyor.Yanılmasaydın len ! Diyenlere söylüyorum2013-17 25 Aralık haftasına kadar Akparti okyanus ötesine teşekkürlerini gönderirken benim yanılmam niye ma'zûr görülmesin? Hele halkın yanılması niye ma'zur görülmüyor? Kaldı ki 2010 dan itibaren fethullah gülen hariç üst yönetimin ABD-israil kulu olduklarnı anlamışdım Abraham anlaşması temcid pilavı şimdi tekrar ısıtılıp önümüze konuyor:istemezük,yemezük ey kâfirler!
O'nu hedef gösterenlerin 'vatan' dediği şey; ağaların düzeni, sermayenin kasaları, halkın yoksulluğu ve Amerikan üsleriydi!
Ölüm yıldönümünde saygı, sevgi ve rahmetle Nazım Hikmet 'e... ‼️
#vefat
Bazı insanların yeri doldurulamaz. Enerjisiyle, azmiyle, sevgisiyle Osmanlı Arşivi’ne uzun yıllar emek vermiş, 2019 yılında kaybettiğimiz çok kıymetli büyüğümüz, arkadaşımız İskender Türe’yi vefatının 7. yılında hep birlikte anıyoruz.
Gazze’de küçük Ayşe, gözleri önünde alıkonulan babasına son kez sarılmaya çalıştı…
Ama işgalci siyonist israil askerleri, bir çocuğun vedasına bile izin vermedi.
Filistin’de her gün sadece insanlar değil; çocukluklar, umutlar ve insanlık da paramparça ediliyor.
@fethigedikli Hüsrev Hatemi hocam ardından fazla yaşamamış... Allah rahmet eylesin. Ağır alzheimer hastası idi ve kardeşi Sezer hanım yengemin yanında kalıyordu. Hocamlar birbiri ardınca gidince o da artık bu dünyadan demir almak istemiş. Allah rahmet eylesin, mekânı Cennet olsun. 🌿🌿🌿
Abdullah Eraçıkbaş:
Efendiliğin kutup yıldızı, güler yüzlü, ağzından kötü kelime çıkmaz, uyumlu mu uyumlu bir abimizdi. Tek kelime ile güven timsali idi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde bir üst kuşak abilerimiz arasındaydı. Allah rahmet eylesin; mekânı Cennet olsun.
@dayanc_muharrem ey bakışlar ustası, umutlar pehlivanı
sen anlattın bir gülde anlatılmaz olanı
biz bir hüzne başlarken sana çıraklık ettik
uçurduğun kuşlardır şimdi Bâki divânı
Kadınların erkeklerden daha akıllı olduğunu ispatlayan büyük çalışma!
Kadınlar, erkeklere verdikleri çekicilik puanlarında erkeğin yıllık gelirini çok kritik buluyor. Yüksek gelirli erkekleri belirgin şekilde daha çekici bulurken, düşük gelirli erkekleri çekici bulmuyor.
Buna karşılık erkekler, kadınları değerlendirirken kadının gelirine neredeyse hiç ağırlık vermiyor.
Araştırmacılar, bu cinsiyet farkını evrimsel ve kültürel dinamiklerin güçlü bir yansıması olarak yorumluyor.
Bu geniş ölçekli çalışma Çin, Avrupa ve ABD’den binlerce katılımcı üzerinde yapıldı.
💥Kadın ve erkeğin değer yargıları tamamen farklıdır ve kadınlar işini bilir.
https://t.co/foWpNSngS4
Değerli dostum, 39 yıllık arkadaşım, meslektaşım Dursun Küçükbaltacıoğlu 'na sağlıklı ve huzurlu emeklilik hayatı diliyorum. Her şey gönlünce olsun...🌺🌿🌺
#DursunKüçükbaltacıoğlu
39 yıllık dostumuz, Hazîne-i Evrak'ın mümtâz uzmanlarından Dursun Bey de mütekaidîn zümresine iltihak ediyor.
Konuşmalar, hatıralar ve dualarla değerli dostumuza bundan sonraki hayatında sıhhat, âfiyet, huzur ve saadet dolu uzun yıllar diliyoruz.
@kursad_mustafa Değerli dostum, 39 yıllık arkadaşım, meslektaşım Dursun Küçükbaltacıoğlu 'na sağlıklı ve huzurlu emeklilik hayatı diliyorum. Her şey gönlünce olsun...🌺🌿🌺
Nice Hind ve Türk vardır hemzeban
Nice Türkler vardır birbirine yaban
Demek ki ışk dili başka hava
Gönül birliği dil birliğinden evla
//-: Mesnevî, 1. defter, 66. kısım
[Fatih Ermiş'in delâletiyle...]
Yani;
Millet, aynı dili konuşan değil, aynı hâli paylaşan insan topluluğudur.
SONER YALÇIN - Bir kadın ezberi bozdu
Rahmetli annem elinde bir torba ilaçla dolaşırdı.
Doktor tavsiyesi sebebiyle:
– Yumurta yemezdi…
– Kırmızı eti ağzına sürmezdi…
– Tereyağı eve sokmazdı…
Tehlikeli sinsi düşmanı vardı: Kolesterol!
Tetkikler sonucu “kolesterol düştü mü” evde bayram edilirdi; yüksek çıkınca hüzün yaşanırdı!
Sonra düşman kolesterolün ikiye ayrıldığı ortaya çıktı:
İyi kolesterol ve kötü kolesterol!
İyisinin yüksek, kötüsünün düşük çıkması gerekiyordu; yoksa durum vahimdi!
Annem 17 yıl önce vefat etti…
Doktorlarının anneme tavsiyelerinin yanlış olduğu tartışılıyor bugün!
Maalesef annem, çok sevdiği yumurtayı, tereyağını, kırmızı eti yıllarca ağzına koymayarak bu dünyadan göçüp gitti.
Şimdi bugün kolesterolün vücut için önemli bir yapı taşı olduğu ve hastalık sebebi olup olmadığı tartışılıyor. Aksine kolesterol düşürücü hapların mevcut hastalıkları tetiklediği-hafıza kaybı gibi yan etkilere yol açtığı belirtiliyor…
Annem…
– Fruktoz-glikoz/mısır şurubu nedir duymadı.
– Gluten nedir duymadı.
– Kandida nedir duymadı.
– Probiyotik nedir duymadı.
– Glutatyon nedir duymadı.
“Bağırsak ikinci beyindir” dense kahkaha atardı herhalde!
Kocaman göbeğin kocaman baş ağrısına sebep olduğunu hiç işitmedi. Ona söylenen hep şu oldu: “Yağlar kötü, karbonhidratlar iyidir!” Bu nedenle sürekli, “ağzıma ekmek dışında bir lokma koymuyorum” derdi. Bir dilim ekmeğin kan şekerini sofra şekerinden daha hızlı yükselttiğini hiç bilmedi…
Hele…
Vücut bağışıklık sistemini endüstriyel gıdaların yıkıma uğrattığını ona hiçbir doktoru söylemedi. Ama yıllar sonra…
Bir doktor, Türkiye beslenme biçimi konusunda farkındalık yarattı…
KİM BU DOKTOR?
Elazığ 1943 doğumlu.
Annesi fizik öğretmeniydi. Babası avukat.
Efendigil Ailesi'nin çocuğuydu.
İlkokulu memleketinde okudu. Orta-liseyi İstanbul'da Üsküdar Amerikan Kız Lisesi'nde yatılı okudu. 1961'de İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni kazandı. Sadece başarılı öğrenci değildi; yaz tatillerinde Eskişehir Bardakçı Köyü, Gaziantep Nizip İlçesi'nde gönüllü doktorluk yaptı.
Okulu 1967'de bitirdi; dahiliye uzmanlığını 1972'de tamamladı. İngiliz Hükümeti'nin bursuyla Liverpool Regiana Cardiac Center'de kardiyoloji konusunda çalışma yaptı.
1974-76 yıllarında İstanbul Üniversitesi'nde asistan olarak çalıştı. Ardından…
Güney Afrika'ya giderek Cape Town Üniversitesi'nde ilk kalp ameliyatı gerçekleştiren Dr. Christiaan Barnard ekibinde yer aldı. Doçentlik tezini kalp ameliyatı olmuş hastalar üzerinde gerçekleştirdi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde 1979'da doçent oldu.
Mesleki yaşamında her fırsatta Anadolu insanının yardıma koştu. 1979-1980'de Toros Aladağlar ve Munzur Dağları köylerinde kalp taraması yaptı; hastaları İstanbul'a getirip tedavilerini sağladı.
1987 yılında kadar Haseki Hastanesi Kardiyoloji Bölümü'nde çalıştı. Sonra ABD'ye giderek New York State Üniversitesi'nde çalışmalar yaptı; makaleleri tıp bilim dergilerinde yayınlandı. Türkiye'de kalp ameliyatlarında bugün yaygın olarak kullanılan “Judgkin tekniğini” ilk kez uyguladı. 1998'de profesör oldu.
İstanbul'dan Gaziantep'e; tıp merkezleri, koroner yoğun bakım üniteleri, üniversiteler kurdu. Üniversitelerde öğretim üyeliği, rektörlük yaptı. Seçkin ödüller aldı…
Evet, Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay'dan bahsediyorum…
Peki annemle ne ilgisi var?
50'NCİ YIL “ÖDÜLÜ”
Yıl, 2010…
Prof. Dr. Canan Karatay'ın demeci çok ilgimi çekti:
– “Kolesterol diye hastalık yoktur.”
– “Kolesterol haplarının yan etkileri tehlikelidir.”
Annemin son yirmi yılı kolesterol ile mücadeleyle geçmişti; ve şimdi bir doktor neler diyordu böyle?
Yazdığı “Karatay Diyeti” kitabını hemen aldım. Bir doktor herkesin anlayabileceği basitlikte hastalıkların sebeplerini anlatıyordu. Örneğin…
Annem çok meyve yerdi; meyve şekeri fruktozun yıkıcı etkisini öğrendiğinde ne şaşırırdı kim bilir! Unlu böreklerin-çöreklerin, hele makarnaların-pastaların nelere yol açtığına şaşırırdı.
Canan Karatay ezber bozuyordu:
– Yumurta yiyin, diyordu.
– Tereyağ yiyin, diyordu.
– Kırmızı et yiyin, diyordu.
– Kelle, paça, sakatat yiyin, diyordu.
Her okuduğum satırda annem aklıma geliyordu; en sevdiklerini yıllarca ağzına koyamamıştı!
Prof. Canan Karatay ülkeye büyük hizmet verdi; bilinçli beslenmenin ne olduğunu milyonlarca insana bıkıp usanmadan anlattı. Ve…
Kuşkusuz endüstriyel ürünler satan küresel gıda şirketlerin tepkisini çekti.
Kuşkusuz küresel ilaç firmalarının tepkisini çekti.
– “Bilim karşıtı” dendi.
– “Şöhret peşinde” dendi.
– “Söyledikleri spekülasyon” dendi.
Canan Karatay hiç geri adım atmadı; halkı aydınlatmaya devam etti. Her geçen yıl toplumdaki sevgisi ve saygınlığı arttı.
Bu yıl…
Prof. Dr. Canan Karatay'ın, Türk Tabipler Birliği üyeliğinin 50'nci yılı. Ödüller verileceğine, adına kitap çıkarılıp, paneller yapılacağına susması-konuşmaması ve hekimlik yapmaması için kimileri elinden geleni yapıyor!
Şaşırtıcı değil; her aydınlanmacının başına gelenler Prof. Dr. Canan Karatay'ın da başına geliyor! Burası, vasatın iktidar olduğu ülke çünkü…