“Yenilgilerimiz tek bir şeyi gösterir: Zalime karşı savaşan çok azız biz. Ve izleyenlerden tek beklentimiz, hiç değilse utanmalarıdır.” — Bertolt Brecht
@CneytOzansoy Spor; reklam filmi değil, kültürdür. Turnuvalar hamasetle değil; altyapıyla, liyakatle ve akılla kazanılır.
Kabul edelim bizde o kültür yok. O yüzden bu gruptan çıkmak bile zor.
Sorun gruptan çıkamamak da değil; Sporun bir kültür değil, bir propaganda aracına dönüşmesi…
@beehaber şeydi:
Eskiden Boğaz’da yüzmek bir kent neşesiydi; sonra şehir büyüdü, atıklar, lağımlar, modernleşmenin pisliği aynı suya karıştı. Böylece herkes aynı kirin içinde eşitlendi: bir tür “bokların kardeşliği.”
Ünsal Oskay – Yıkanmak İstemeyen Çocuklar Olalım.
Şanlıurfa'da bir çoban, soğuk havada kırsal bölgede bulduğu anne köpek ve yeni doğmuş yavrularını ölüme terk etmedi.
Çoban, evine götürdüğü köpek ve yavrularına sımsıcak bir yuva hazırladı.
Türkiye’de artık vatandaş denize girmiyor…
Denize alınıyor…
Bir zamanlar sahiller kamunundu…
Şimdi kapısında fedai gibi duran görevlilerin…
Bir şezlong koyuyorlar…
Bir halat çekiyorlar…
Bir çit dikiyorlar…
Sonra denizi satmaya kalkıyorlar…
Deniz ne zamandan beri tapulu mal oldu…?
Kıyılar bu ülkenin insanınındır…
Üç beş işletmecinin değil…
Ama bugün Bodrum’da olan yarın her yerde olacak…
Önce küçük bir alan çevrilir…
Sonra “müşterilere özel” denir…
Sonra giriş paralı olur…
Sonra vatandaş kendi ülkesinde denize bakıp geri döner…
Adına da turizm derler…
Bu turizm değil…
Kamusal alan işgalidir…
Daha kötüsü ne biliyor musunuz…?
İnsanlar artık buna alışıyor…
Çünkü Türkiye’de en tehlikeli şey hukuksuzluk değil…
Hukuksuzluğun normalleşmesi…
Belediyeyi ararsın ulaşamazsın…
Bakanlığı ararsın cevap yok…
İşletmeye sorarsın “kurallar böyle” der…
Hangi kural…?
Kimin kuralı…?
Kıyı Kanunu diye bir şey var…
Ama belli ki bazı yerlerde kanundan daha güçlü olan şey kasa…
Para vermezsen kum yok…
Para vermezsen gölge yok…
Para vermezsen deniz bile yok…
Böyle ülke olur mu…?
Yavaş yavaş halk plajları dışında her yer küçük derebeyliklere dönüyor…
Bugün sahile zincir çeken…
Yarın sokağa da fiyat biçer…
Hukukun olmadığı yerde önce fırsatçılar gelir…
Sonra küçük mafyatik düzenler kurulur…
Ve en acısı…
Vatandaş kendi memleketinde misafir muamelesi görür…
💥En kısa zamanda halkın yüzme hakkına tecavüz eden otel lokanta ve bilimum yerleri isim isim yayınlamaya çalışacağım
@cenkerenonline Kafanızın az çalıştığı şuradan belli: Çocuklu uçuş değil, çocuksuz toplum istiyorsunuz.Kamusal alan dediğin yer; çocukla, yaşlıyla, hastayla, engelliyle, sabırsızla, yorgunla birlikte yaşama becerisidir. Uçak konfor alanı değil, ortak yaşam alanıdır.
@zaferalgoz@nexustransfer Bir şey yapmadı sadece iyi bir hoca olduğunu düşünmüyoruz.Senin gibi düşünmek zorunda mıyız?Daha vizyoner daha eğitimli bir hoca istiyoruz.
Şiir iyi ki var…
Anlatamadığımız şeyleri bazen bir şair iki satırda anlatıyor.
“Bunalıyoruz çocuk, bunalıyoruz
Biçim veremediğimiz şeylerin
Biçimini alıyoruz.”
Şükrü Erbaş
2025-2026 | Beşiktaş
Avrupa’da yok.
Süper Lig’de yok.
Derbilerde yok.
Kupada yok.
Sorumluluğu geçmişe havale edilemeyecek, çözümü gelecek sezona ertelenemeyecek boyutta büyük bir başarısızlık var.
Ne gerekiyorsa bugün yapılmalı.
%100 katılıyorum. Sevgi & hayranlık başka bir şey bunlar duygu yoğun hisler ancak "saygı" başka bir şey. Saygı zamanla kazanılır. Sergen maalesef ne futbolculuk ne de sonraki medya & hocalık kariyerinde saygınlık kazanmak için hiçbir çaba sarfetmedi.
TV programlarında söylediği her söz, yaptığı her yorum bugün yüzüne vuruluyor. bunları hesap etmeliydi, etmediyse şu an en azından şikayet etmeye hele ki taraftara sitem etmeye hiç ama hiç hakkı yok...