İnsan, bir ilişkiye ya da ulaşmak istediği birine duygusal yatırım yaptığında, karşılık göremese bile çabasını sürdürme eğiliminde olabilir. Bunun arkasında yalnızca sevgi değil; umut, belirsizliği sona erdirme ihtiyacı ve verdiği emeğin bir anlamı olması arzusu da bulunabilir. Psikolojide belirsizliğe tahammül, bağlanma örüntüleri ve batık maliyet yanılgısı gibi kavramlar, bu tür ısrarların farklı yönlerini anlamamıza yardımcı olur. Kişi bazen karşısındaki insanın mevcut tutumundan çok, bir gün değişeceğine dair ihtimale bağlanır. Böylece gerçek ilişkiyle zihninde kurduğu olasılık arasındaki mesafe büyür.
Buradaki önemli ayrım, mücadele etmekle kendini tüketmek arasındadır. Bir ilişkiyi sürdürmek için çaba göstermek doğaldır; ancak yakınlık, tek kişinin ısrarıyla kurulamaz. Karşı tarafın isteğini ve davranışlarını olduğu gibi görebilmek, kendi beklentilerimizi gerçeklikle yeniden değerlendirmek ve gerektiğinde geri çekilmek, duygusal öz düzenlemenin bir parçasıdır. Vazgeçmek her zaman sevmemiş olmak anlamına gelmez. Bazen insan, hislerini inkâr etmeden de kendisi için iyi olmayan bir bekleyişi sonlandırabilir.
Çünkü psikolojik olgunluk, istediğimiz her şeyi elde etmek değil; istediğimiz bir şeyin peşinden giderken kendimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark edebilmektir.💫
ömrünce kendine yük olacak bir hatayı yapıp sonra da hayattan merhamet bekleme yüzsüzlüğünüzle bunu anlayacak idrakinizin sıfırın altında olması durumu ölümüne kapışır