BÜYÜK ÇİN DEVLETİ MİLLİYETÇİSİ
NE MUTLU ÇİNLİM DİYENE
TEK DİL TEK DEVLET TEK VATAN
KAHROLSUN BAZI ŞEYLER
ÇİNLİYİM DOGRUYUM CALISKANIM
ILKEM AZINLIKLARA SOVMEK
@halktvcomtr Bu ordunun senin gibi fedakar neferlere ihtiyaci var. Askerlerimizin hareket kabiletini arttir salon abla . Bu arada konuya dönecek olursak gotunuzden liste uydurmayin ! İyice a haber senden daha ciddi haber yapar oldu.
Yıl 1955..
İstanbul'da bir sokak umuma açık tuvalet gibiydi..
Bahçe duvarları nedeniyle pek görülmeyen sokaktan gelen geçen küçük tuvaletini bu duvarlara yapıyordu..
3 numaralı evde oturan emekli İhsan Ergün beyin eşi Makbule hanım, gelen misafirlerine dert yanıyordu; "Yoldan geçenler küçük abdestini bahçe duvarına yapıyor.. Belediyeye başvurduk, buraya işemeyiniz diye levha astırdık ama hiç faydası olmadı.. Her yer sidik kokuyor.." deyince, misafirlerin arasında bulunan İhsan beyin yeğeni mühendis Namık bey ayağa kalktı; "Ben bu işi hallederim" dedi ve aşağıya indi..
Yaklaşık yarım saat sonra kazma kürekle işe soyundu.. Yere mezara benzer bir tümsek yaptı..
Duvardan taşlar alarak tümseğin çevresini çevirdi.. Etraftaki ağaçlara bezler bağladı..
Yukarı çıktı; "Tamam bu iş oldu" dedi..
Gerçekten de o günden sonra kimse sokağa işemez olmuştu..
Hatta gelip geçenler arasında mezar görünümlü tümseğin başında dua edenler bile oluşmuştu..
Mahalledeki kadınlar da ağaçlara bezler bağlıyordu..
Aradan yıllar geçti...
Bir gün yan komşu Zafer hanım panik halinde Makbule hanımı ziyaret etti..
Nefes nefese rüyasını anlattı; "Ak sakallı bir dede gördüm.. Ben İhsan beyin bahçesindeki mezarda yatan Ahmet Dede'yim, mezarın üzerine ismim yazılı bir taş dikin" dedi..
Makbule hanım renk vermedi..
Rüyayı duyan mahalleli hemen bir taş yaptırdı.. Üzerine şunu yazdılar..
“Ahmet Dede Ruhuna El Fatiha"
Gel zaman, git zaman belediye bu olaya el attı..
Sözde mezarın etrafını çevirdi.. Mezar taşını yeniledi ve Üzerine yazdı; "Ahmet Dede Ruhuna El Fatiha." Orası artık bir yatır olmuştu..
Ahmet Dede yatırı bugün İstanbul'un Kartal semtindeki en işlek sokağında..
Ekim Sokağı her gün onlarca ziyaretçi çekiyor.. Dualar okunuyor, dilekler tutuluyor..
Ahmet Dede hürmetle anılıyor..
Kısacası işenmemesi için yapılan bir sahte mezar, bugün kutsal bir yatıra dönmüş durumda..
Bu olayın canlı şahidi emekli kıdemli albay Hasip Uras'tı, Ufuk Uras'ın babası..
1955 yılında İhsan beyin evindeki o misafirlerden biriydi..
Sahte yatırın yapılışını gözleriyle görmüştü..
Emekli olduktan sonra hacca giden Hasip Uras, bu olayı kitap haline getirmeyi planlanmıştı..
Ama ömrü yetmedi.. 2008 yılında vefat etti..
Ahmet Dede yatırı bugün hala Kartal'da en çok ziyaret edilen yerlerden biri..
Bu arkadaslardan biri yanlislika web sitesini kapatti kolu filan degdi zannimca çaya kalkarken. Evet suan sinava giremiyoruz bu cennet yuzlu digi havari grubu yuzunden
Değerli öğrencilerimiz,
Sınav güvenliğine yönelik mevcut teknik uygulamalar ile bilişim sistemlerinin sağladığı imkanlar çerçevesinde ekiplerimiz son derece titiz bir şekilde çalışmalarını yürütmektedir. (1/2)
Fransa şokta! Ülkeye sığınmacı başvurusu yapan bir Suriyeli, parktaki çocukları, kundaktaki bebekleri bıçakladı. Yaralanan 6 çocuktan 3'ünün durumu kritik.
@feylesofson@LogHaber Okadar icten sacmaliyorsunki tam has*ktr diycem beni bir gulme aliyor. Yogurt ve sarimsakla uyumuza saygimdan susuyorum.tuzunuz bol olsun
Yüzde 2 oyu olan taleplerini yazılı taahhüt altına aldırıyor ama dört katı oy dilek ve temenniler siyasetine razı oluyor. Kürtler artık kurban, mağdur siyasetini geride bırakmalı.