Her ay düzenli olarak gerçekleştirdiğimiz Sabah Namazı Buluşmamızı bu ay Eskiizmir Yıkık Camii’nde gerçekleştirdik.✨
Önce ki dönem Gençlik ve Spor Bakanımız, AK Parti İzmir Milletvekilimiz @kasapoglu başta olmak üzere kıymetli başkanlarımız ve teşkilat mensuplarımızın katılımlarıyla sabahın huzurunu ve bereketini birlikte paylaştık.
Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin. 🤲🌙
@firateroglu “Kazara paylaşmış”
Siyasi kimlik taşıyan bir kişinin, attığı her adımın ve kullandığı her ifadenin sorumluluğunu taşıması gerekir. Bu sorumluluğu taşımayan bir anlayışın ülke yönetme iddiası ise gerçekten ibretlik bir özgüven örneğidir.
Kamuoyunun Dikkatine;
Dün gerçekleştirilen belediye meclisinde, sosyal medya paylaşımlarıyla gündeme gelen CHP Meclis Üyesi Kadir Dalgıç bir açıklama yapmış, özetle;
“Kazara paylaşmış”, “tam izleyememiş”, “yanlış anlaşılmış” demiştir.
Ancak ortada bir tane değil, aralıklarla yapılan üç ayrı paylaşım bulunmaktadır.
Üç paylaşımı da izlemediniz ve idrak edemediniz mi? (3 videonun ekran görüntüsü ekte)
Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik hakaret içerikli yürüyüşlerle gündeme gelen Belediye Başkanı Helil Kınay’dan ilham almış olabilirsiniz.
Bugün çıkıp “yanlış anlaşıldım” diyerek geri adım atmanız, yapılanın bilinçli olduğu gerçeğini değiştirmemektedir.
Karabağlar Belediyesini son iki yıldır yolsuzluk iddialarıyla anılan bir belediye hâline getiren anlayışın içerisinde; Uğantaş ailesi, Helil Kınay ve sizin gibi isimlerin olduğu kamuoyunun malumudur.
Video paylaşımında Cumhurbaşkanına hakaret, dini değerlere hakaret, halkı kin ve nefrete tahrik, Türk Bayrağı’na hakaret ve nice suç konusu. Kamuoyunun vicdanına bırakıyoruz.
🔴 Tarihçi-yazar Kadir Mısıroğlu, 7 yıl önce bugün vefat etti.
“Mustafa Kemal’e zerre muhabbeti olan cenazeme gelmesin” şeklinde vasiyeti bulunan Mısıroğlu’nun cenazesine binlerce kişi katıldı.
Merhum Necmettin Erbakan Hoca:
Eğer ki çocuklarınıza; helali, haramı, dünyayı ve ahireti öğretmezseniz istediğiniz kadar okutun. Asla adam edemezsiniz!“
Milletvekilimiz Sn. Atilla Kaya İzmir için “ortak akıl” çağrısı yapıyor, yapıcı eleştirilerde bulunuyor.
İzmir’in yıllardır çözülemeyen sorunları ortada.
Bunları dile getirene “sosyal medya vekili” demek kolay.
Zor olan, İzmir’in sorunlarını gerçekten çözebilmektir.
Ama belli ki sizin için sorun çözmek yerine eleştiriden kaçmak daha konforlu.
Anladığım kadarıyla siz de vekilimizin kent adına dertlenip çözüm odaklı hazırladığı videoları yakından takip ediyorsunuz.
Kaçırdığınız bölümler varsa diye size de bir kolaylık yapalım Sn. Cemil Tugay, linkini buraya bırakıyorum⬇️
https://t.co/QkVolHeD9R
Sizden önceki başkanların bıraktığı enkazı kaldırmaya çalıştığınızı söylüyorsunuz; vakit bulmak zor olabilir.
Ama yine de her gece bir bölüm izleyin.
Yapay zekâya sorup “projelerim” diyerek anlattığınız fanteziler yerine, belki gerçekçi çözümlerle de tanışırsınız.
Belki o zaman rüyanızda daha güzel bir İzmir görürsünüz.
MİLLETİ VE TARİHİNİ “TARİHE GÖMEN” ADAM!
Bir cenazenin arkasından uluorta konuşmayı edeben doğru bulmadım ve konuşmadım şimdiye kadar.
Ama bu cenaze, cenazesi çoktan kaldırılması gereken bir “yalan tarih”in mimarlarından birinin cenazesi olunca susmak vebaldir, diyerek usturuplu bir dille birkaç hayatî tespitte bulunmayı bir vatan, millet borcu ve büyük bir mesuliyet olarak addediyorum.
“GÖREVLİ” BİR ADAMDI
Önce hakkını teslim edelim: Osmanlı ile Sultan Abdülhamid Han -ve hatta Sultan Vahdettin- hakkındaki bazı ezberleri yıkmıştı.
Eğer bu minval üzere gitseydi, bu milletin boynuna geçirilen prangaların kırılmasına çok büyük katkılarda bulunabilirdi. Aksine o prangaların daha boğucu ve sarsılmaz bir şekilde milletin ve çocuklarının boynuna dolanmasına hizmet etmeyi tercih etti ve mezara çok büyük bir veballe gitti.
Çünkü “görevli” bir adamdı: 28 Şubat'tan sonra piyasaya sürülmüştü ve Yaşar Nuri'nin ilâhiyat alanında yaptığı “yıkım” işini o tarih alanında yapmıştı.
İsteseydi, dik durabilseydi, yalan üzerine inşa edilen ve dayatılan tarihi yerle bir edecek tarihî bir misyon üstlenebilir ve tarihe kahraman olarak geçerdi. Ama o bu dünyada ucuz kahramanlığı ve alkışlanmayı tercih etti. Kendisi gibi Kırımlı ama pek çok bakımdan büyük tarihçi olan ve milletin boynuna dolanan tapınakçı prangaları güçlendiren Halil İnalcık’ı ucuz kahramanlık konusunda fersah fersah geçen, bu toprakların çocuklarını ve tarihini “tarihe gömen” bir adam olarak mezara gitti.
UCUZ KAHRAMAN
Osmanlı tarihinin insanlık tarihindeki öncü ve benzersiz rolünü çok iyi biliyordu ama o sessiz kalmayı, yaşarken bu ülkenin altını oyan, tarihî rolünü bitiren yalan tarihin propagandisti olmayı ve pespaye, döküntü propagandistleri tarafından alkışlanmayı ve daha vahimi de Osmanlı’nın insanlığın önünü açacak benzersiz ilkelerinin dünyaya anlatılması gibi yüce bir görevi üstlenmek yerine Osmanlı’yı Üçüncü Roma ilan etme primitifliği ve “aşağılık kompleksi” sergileyerek Osmanlı’nın dünyaya, insanca yaşanacak yegâne medeniyet modelini sunacak muazzam bir medeniyet tecrübesi ürettiğini anlatma imkânını elinin tersiyle itmeyi tercih etti!
Bazı Batılı vicdanlı tarihçiler bile, “gel ey Osmanlı!” diye yazılar ve kitaplar yazarken o Osmanlı’yı bir kez daha “tarihe gömme”yi tercih etmekten tedirgin olmadı!
Hiçbir büyük tarihçi böylesine ürpertici bir tercihte bulunamazdı.
İsteseydi, Osmanlı medeniyetinin ne denli aşılamaz ve insanlığın önünü açacak temellere ve ruha sahip, bütün dünyayı yeniden silkeleyip kendine getirecek adalet, hakkaniyet ve merhamet ilkeleri üzerinden yükselen benzersiz bir medeniyet tecrübesi olduğunu hem ülkemizin çocuklarına hem de bütün dünyaya çok çarpıcı bir dille anlatabilirdi.
Ama bu fazla prim yapmayabilirdi, fazla para kazandırmayabilirdi. O yüzden o işin en kolayını, en kârlı olanını tercih etti ve resmî tarihin yalanlarını deşifre ederek kahraman olarak anılma imkânını kaybetti ve mezara hesabını veremeyeceği kadar ağır bir veballe gitti. Bir milletin boynuna geçirilen prangaları kırabilecek bir donanıma ve etki gücüne sahip bir adam konumuna ulaşmıştı çünkü.
O yüzden sırtında hesabını veremeyececeği kadar “tarihin ağır yükü”yle vefat etti gitti bu dünyadan. Artık adı tarihe, bu milletin boynuna geçirilen prangalara kıracak bir imkâna sahipken, o işin kolayını ve en ucuz olanını tercih ederek insanlığın önünü açacak ufka ve derinliğe, ruha ve zenginliğe sahip bu milleti ve tarihini tarihe gömen bir adam olarak geçecek.
FATİH CAMİİ’NİN HAZİRESİNE GÖMÜLMEMELİ!
Şehid Esad Coşan Hocamızın cenazesinin Fatih Camii’nin haziresine gömülmesini reddeden yetkililerin İlber Ortaylı’nın cenazesinin oraya gömülmesine onay vermesini protesto ediyorum.
Fatih Camii haziresi millete aittir ve bu milletin altını oyan monşerlere, masonik-baronik çetelere hizmet eden bir adamın cenazesinin oraya gömülmesi oradaki bütün büyük insanların aziz ruhlarını da rencide edecektir.
Bu karardan derhal vazgeçilmelidir!
İzmir’in altyapı, ulaşım ve kentsel dönüşüm gibi hayati meseleleri önündeki tek ve en büyük engel CHP'dir!
Bakanlığın hazırladığı planlara tam 8 kez dava açarak kentsel dönüşümü engellediniz.
İzmirliyi trafik çilesine mahkûm ettiniz, yeni alternatif yol açamadınız.
8 yıldır 2,5 kilometrelik Onat Tüneli’ni bitiremediniz.
Kentsel Dönüşümde Kooperarif Modeli diyerek binlerce İzmirliyi dolandırdınız.
İzmir’de olması gereken 5 bin kilometrelik yağmur suyu ayrıştırma hattına karşılık 850 kilometre hat var. Bu yüzden her yağmurda kanalizasyonla karışan suları körfeze akıtarak körfezi kirlettiniz.
Bunların sorumlusu kim?
Öte yandan 2. Çevreyolu’nun ÇED süreci tamamlandı, kamulaştırma aşamasına sona gelindi.
Dünya bankası tarafından İzmir’imiz pilot bölge seçilerek 1,5 Milyar TL'lik 'İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler' desteği aldı. Böylelikle İzmirliler %0,69 faizle 3 milyon TL kredi ile evini yenileme fırsatı yakaladı.
İzmir’i gerçekten düşünüyorsanız polemik değil hizmet üretin. Ya da boş verin siz engelleniyoruz edebiyatınıza devam edin.
Gerçek şu:
Bu şehri yönetemiyorsunuz.
Bir sevda ki milletle büyüyen,
Bir yol ki hizmetle yürüyen,
Bir lider ki umutla güç veren…
Nice yıllara Sayın Cumhurbaşkanım, Allah seni başımızdan ayırmasın ❤️
#Reis#RecepTayyipErdoğan
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "‘Kâbe’de hacılar Hû der Allah’
Bu ilahiyi 7’den 70’e insanımızın diline ve inşallah kalbine nakşeden, ülkemizi o güzel ilahilerle tek ses, tek yürek haline getiren bestecisinden, icracısına kadar tüm kardeşlerime tebriklerimi iletiyorum.”