“Evde oturmayın, gezin. Sefer tasınızı veya torbanızı alın, gidin bir yerde piknik yapın. Bir yeri gezin. Bir mahalleye bakın, bir sokağı keşfedin. Hayat ertelememek ve aktif bir yaşam sürmek üzerine kuruludur.” (İlber Ortaylı)
Hayatta en önemli şey “doğru insanı bulmak” değildir.
Asıl önemli olan, yanlış insanı fark ettiğinde kalmamayı seçebilmektir.
Çünkü doğru insanı bulmak biraz şansa, kadere ve olgunluğa bağlı
Fakat vazgeçebilmek tamamen senin psikolojik sağlığına ve kendine olan saygına bağlıdır.
İyi olan kadınlar genellikle fazla dikkat çekmez. Kalabalıkların içinde sürekli sessizdirler, sosyal ortamlarda geri planda kalırlar. Bu yüzden çoğu insan hep onların var olmadığını zanneder. Oysa onlar hep oradadır; sadece kendilerini korurlar. Gürültüye karışmaz, istenmeyen bakışlardan, sahte ilgilerden uzak dururlar. Zarafetlerini gizlerler çünkü bu dünyada değerli olan her şey korunmayı gerektirir. Gürültü çıkaranlar genelde boş tenekelerdir; parlayanlar da çoğu kez sahte ışıktır. Ama bil ki, sessizliğin içinde bir zarafet yaşar. Ruhları incelikle dokunmuş, kalpleri derindir. Görmüyorsun çünkü bakışların yüzeyde dolaşıyor. Gerçek güzellik parlamakla değil, saklanmakla var olur. Ve düşündüğünden çok daha fazla iyi kadın, sessizce kendi dünyasında ışığını korumaya devam ediyor. Onlar kalabalıklarda değil, karakterlerinde parlıyorlar.
—Emre Valez
❗️Atanamayan öğretmenleri konuşmaz,
❗️“Ücretli öğretmenlik” adı altında emeğin sömürülmesini görmez,
❗️Eğitimdeki kalite kaybını umursamaz,
❗️Okullarda artan şiddet ve akran zorbalığına sessiz kalır,
❗️Uyuşturucunun ilkokul çağına kadar inmesini görmezden gelir,
❗️Suça sürüklenen çocukları, çocuk işçiliğini konuşmaz,
❗️Okullardaki güvenlik, temizlik ve beslenme sorunlarına çözüm üretmez,
❗️İ��siz mezunları ve umudunu yurtdışında arayan gençleri yok sayar…
Ama konu CHP’ye laf yetiştirmek olunca önceden hazırlığını yapar, çok çalışır, film karakterlerinin ismimlerini bile ezberler.
Kendisi o koltukta liyakatle değil, bu yeteneği sayesinde tutunduğuna emin. Ne yazık ki oturmaya devam ettiği her günün bedelini eğitim sistemi ve bu ülkenin çocukları ödüyor.
Ne zaman biri bana sataşsa, kalbimi kırsa, verdiğim değeri ve güveni boşa çıkarsa hemen bu ayeti hatırlıyorum ve teselli oluyorum.
“De ki: Herkes, kendi mizaç ve meşrebine göre davranır.”
İsra 84
Ramazan bittiyse Şevval devam ediyor. Teravih bittiyse teheccüd devam ediyor. Oruç birtiyse ahlak devam ediyor. Kulluğumuz bir Ramazanlık değil, ömür boyudur. Ramazanda iyi bir kulluk idmanı yaptıysak senemizi kurtaracağız biiznillah. Kazandıklarımızı kaybetmeyelim ha gayret.
Giderek azalıyoruz, farkında mısınız? Teşekkür etmeyi bilen, özür dilemeyi gururuna yedirebilen, birinin kalbini kırmamak için kelimelerini tartarak seçen insanlar... Artık nadiriz. Nezaketi yük gibi gören, kibar insanlara alay eden, inceliği saflıkla karıştıran bir kalabalığın arasında sessizce var olmaya çalışan bir avuç insan kaldık. Biz azaldık... Çünkü kirlenmemek için direniyoruz. Kalabalığın hız��na kapılmadan, hâlâ insan kalabilmenin mücadelesini veriyoruz.