Cok acaip bir memleket burası
Her sabah Milyarlarca yasadışı para, mal ve mülk ele geçirildi haberleri ile uyanıyoruz
Diğer taraftan 300 liralik faturanin ödenmesi için sürekli paylaşım yapıyoruz.
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya ilişkin iddialar tarafımızca dikkatle takip edilmektedir. Tepebaşı Belediyesi’nin tüm faaliyetleri yürürlükteki mevzuat çerçevesinde şeffaflık, hesap verilebilirlik ve kamu yararı ilkeleri doğrultusunda sürdürülegelmiştir.
Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına, kesinleşmemiş iddialar üzerinden belediyemizin ve çalışanlarımızın itibarını zedelemeye yönelik değerlendirmelerden kaçınılması gerektiğini önemle hatırlatırız. Tepebaşı Belediyesi olarak Tepebaşı halkına hizmet etme sorumluluğumuzu kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Türkiye'nin tek gerçek gündemi fakirliktir. Bu ülkede üşümeden, iyi beslenerek okuyan gençler, her sene 2 defa tatilini yapabilen yaşlılar, çocuğu için ucuz mama aramayan anneler olmalı. Kimse bir hiç uğruna ölmemeli. Bu düzeni kuramadığımız sürece her şey boş.
Tayfun’u bugün 1 saat cam ardından acı içinde gördüm!
Anayasa Mahkemesi kararı UYGULANMADIĞI İÇİN, masum yere hapiste olan eşim Tayfun Kahraman, sağlığını kalıcı biçimde etkileyecek çok ağır ve sancılı bir süreç yaşıyor.
Oysa 4 senedir kimseye bir zeval gelmeden, geri dönüşü olmayan bir hasar almadan bu haksızlık bitsin diye dua ediyordum…
Tayfun geçirdiği MS atağı nedeniyle dün bütün gün daracık havasız bir ring aracı içinde oradan oraya götürüldü.
Hastaneden koğuşuna geri götürüldüğünde ilaç dağıtım saati geçtiği için almak zorunda olduğu Neurotin adlı ilacı verilememiş! Tüm geceyi ağrı içinde bir başına geçirmiş!
Hastaneye tekrar sevki ve yatışı planlanıyor!
Ne yapalım biz? Kime anlatalım derdimizi?
Tayfun’un 4 senedir haksızca içinde barındırıldığı fiziksel ve psikolojik yaşam koşullarının hastalığının bugün geldiği seyre etkilerini hangi mahkeme değerlendirecek? Nereye başvuralım?
Masalarında Tayfun’un hastalığının ilerlediğine dair heyet raporu olmasına rağmen, AYM kararını uygulamayıp Tayfun’u tahliye etmeyenlerin ve hiç böyle bir şey olmamış gibi susanların hiç mi vicdanı yok, bu nasıl insanlık?
Resmi gazetede yayınlanmış AYM kararına göre dışarıda olması gereken Tayfun neden zırhlı araç içinde gün boyu şehirlerarası yolculuk yaparak tahlil, tetkik ve takip altında kalıyor?
Bizim daha ne yaşamamız gerekiyor?
Bu kadar zulüm, bu kadar gaddarlığı nasıl sineye çekelim?
Başımıza gelenlerin ve geleceklerin sorumluluğu kimde?
Aydın Güzelhisar KYK Kız Öğrenci yurdundaki asansör kazasında ölen Zeren Ertaş’ın annesi “Bizi yalnız bıraktı bu Aydın. Buradan devlete sesleniyorum çocuğumun adaleti sağlanana kadar hakkım üzerlerine haram olsun, benim çocuğumun canı bu kadar ucuz olamaz, bir asansöre sıkışamaz”
Programlarında Türkiye’de hukukun geldiği noktayı pek anlatmadığın için bilemiyoruz Mehmet Akif. Bize her şey yolunda gibi gösteriliyordu programlarda. Hayırdır, sorun mu varmış bilmediğimiz?
Eşim Hasan Köksoy yaptığı bir röportaj sonrası 04.12.2025 tarihinde saat 14.30 da polislerin eve gelmesiyle gözaltına alındı. Geceyi nezarette geçiren Hasan Köksoy sabah adliyeye getirildi. Savcı tutuklama kararı ile mahkemeye sevk etti ve tutuklandı.
Eşimin tek bildiği şey herkesin sesini duyurabilen bir platformda haber yapıp mesleğini icra edip, doğruları yayınlayabilen bir gazeteci olmasıdır.
Ve bende 2 çocuğumla baş başa kalan bir anne olarak soruyorum ?
Adalet bu ülkede kime neye göre var.
Hasan Köksoy'un tam olarak suçu nedir ?..