Evet inanılmaz güzelsin ama inanılmaz güzel minyonlarca insan daha var. Aaa bak kayboldun diğerlerinin arasında, 10 yıl oldu o güzelim dekolte de kırıştı, dudaklar da dolgudan şekil değiştirdi. Kendini geliştirmediğin her sene için daha fazla saygısızlık görmeye başladın. Her rakıya oturduğunuzda daha cahil hissetmeye başladın. Değdi mi bacaklarının 10 sene parlamasına. Yoksa ikisini bir arada geliştirecek zamanın mı yoktu, gerek mi duymuyordun?
1 senedir uyuyorum katlanmak için. Çalınan veya yasını yaşamaya çalışan bütün enerjimi geri topluyorum. Yeterince kafamı dinledim. Bu yeni beni ben de tam tanımıyorum. Önce eylemi yapıp sonra kendimle tanışıyorum. Ha bu böyle yapıyormuş demek ki diye. Heyecanlı denebilir.
Sadece makyaj estetik moda marka spor skor beğeni kasan insanlara, sosyal medya için yaşayanlara inanamıyorum. Aynı zamanda kendisini güzel göstermeyecek her eylem ve düşünce biçimini gereksiz bulan zihinler bunlar. Aynadaki görüntünüzden başka ilgilenecek o kadar müthiş veya yanlış şey var ki dünyada, siz yeter ki gözlerinizi ve zihninizi kendinizden ayırmayı başarıp gerçek hayatın kendisine bi bakmaya karar verin. Sanat var, zanaaat var, teknoloji, bilim, kültür var, felsefe falan, milyonlarca hayranlık uyandırıcı insan, hayvan var. Gündelik hayatta bir yaprağın ömrünü tamamlayıp yere düşmesi bile bir mucizenin gözle görülür hali. Sen ise hala gözaltlarım çöktü galiba ya kusursuz görünmezsem varolamam diye tripten tribe. Beynini doldursana cildinden kalçandan önce? Emin ol o çok daha kalıcı.
“Seni gece 2’de yalnızken özleyen değil; seni öğleden sonra 3’te arkadaşlarıyla kahkahalar içindeyken durup ‘Keşke burada olsaydı’ diye düşünen kişidir.” Görsel: Charles Bukowski.
Ha bir de tabii ki geçen sene de almadığım bütün hediyelerin acısını çıkartmak istiyorum. Trendyol wishlistim veya Throne linkimi talep edebilirsiniz. 🔥
Her günüm o kadar aynı oldu ki yılbaşı olsa geçse farketmeyeceğim neredeyse. 28 Aralık ikinci alıkonulmamla Silivri’de son ses roman havasıyla ve yemek ve susuzluğumun 3. gününde biri bir avuç kuruyemiş ve tuzlu ayran vermişti de kendime gelmiştim 12’ye doğru. Babam yoğun bakımda, telefon hakkım yok, ben alıkonulmuş. Yine niye girdim, ne zaman çıkacağım hiç bilmiyorum. Herkes psikopat sanıyor korkuyor konuşmuyor diye su ve yemeksiz 3 günüm geçti. Sonra tabii ki beraat geliyor ama bu anılar hiçbir şekilde hafızadan silinemiyor o boşuna yatmışlık. Boşuna babanla son yılbaşını geçirememişlik. Uuufff iğrenç bir yılbaşıydı. Bu sene bunun acısını çıkartmak için hiçbir plan yapmıyorum. Mataramı alıp barlar sokağında milletin arasına karışacağım bakalım hayat 2026’da beni nereye götürmek istiyormuş.
“Mistress dediğin” diye bir şey yok. Bazısı brat tamerdır, bazısı disiplincidir, bazıları hizmet ettirmeyi sever, bazıları seks kölesi yapmayı, bazılarını acı çektirmek yükseltir, bazılarını gözyaşları, bazıları switchtir bazılarının karşısında oyunda yenile de bilir ve bundan keyif de alır. Kimin kimi nasıl domine edeceği rızayı detaylıca vermiş ve karşısındakinin bunlara uyduğunu düşünen kişiden başka kimseyi ilgilendirmez. Tek ortak nokta güvenlik önlemleri ve mental fiziksel bütünlüğün korunmasıdır.
Bir de her eylem gibi unisex olan eylemleri ve ilgi alanlarını sanki biz “erkek gibi” kadınmışız gibi etiketlemeseniz… Kadın gibi kadınım ve doğduğum cinsiyetle bütün zorluğuna rağmen gurur duyuyorum.
Kızıl saç zaafı okey de, bazılarınızda LOTR fetişi var hahah. Ne zaman paylaşsam yazsam birkaç “vaaayyyy kıza bak” diye tepkili mesaj alıyorum. Fantastik evrenler erkekler için yazılmıyor biliyorsunuz değil mi?