Gece yalnızlığınızda hıçkırıklara boğulsanız bile, sabah güneşe meydan okuyan bir çehreyle uyanacaksınız. Hayatın sizi sınadığı yerden siz hayatı sınayacaksınız. Kimsenin acımasına, sahte tesellisine ya da arkadan dönen hesaplarına ihtiyacınız yok. Sırtınızı yaslayacağınız tek bir güvenli duvar var; o da kendi omurganız. Sizi yıkılmış görmek isteyenler, her defasında daha güçlü ve daha parlak bir duruşla karşılaşacaklar. Yıkılmadığınızı gördükçe çıldıracaklar, siz ise sadece kendi yolunuza bakıp parlamaya devam edeceksiniz.
Dik duracaksınız arkadaşlar. Başınıza ne gelirse gelsin kimseye acınızı göstermeyeceksiniz. En acılı gününüzde en güzel kıyafetleri giyip ışıldayacaksınız. Etrafınızdaki birkaç kişi dışında sizin iyiliğinizi düşünen kimse yok. Düşmenizi, tökezlemenizi, acaba ne zaman pes edecek diye sinsice izleyenlerin karşısına en mağrur gülüşünüzle çıkacaksınız. Kimseye zayıflıklarınızı malzeme etmeyeceksiniz. Çünkü bu dünyada yaranızı kime gösterirseniz, ilk fırsatta canınızı tam da oradan yakmaya çalışırlar. Kendi kendinizin merhemi olmayı, kendi küllerinizden yeniden doğmayı öğreneceksiniz.
Manipüle edilmeyen insan karizması diye bir şey var. Gerçeğin farkında, kendi değerinden emin; dedikodu, kaos ve sahte kalabalık görüntülerinden etkilenmeyen; korkuyla yönlendirilmeyen, utançla yönetilemeyen insan gücü. Kitaplarda yazmaz ama sahibine çok büyük bir iktidar verir.
insanlara sıffırrr bilgi vericeksin valla bak. seni merak ettikleri icin degil eksigini bulmaya calistiklari icin surekli soru soruyolar, nerden vursam diye firsat kolluyolar. ne bu fesatlik cekememezlik ya inanilmaz
Bu dünyada cesur olanlar ölür, düşünenler aklını yitirir; derin hissedenler ise hayatın ağırlığı altında ezilir. Geriye yalnızca cehaletin huzurunu bilgelik sanan kalabalıklar kalır.
@TRogretmen İl dışı ölü doğmuştur. Bundan böyle il dışı tayin falan yapmasınlar. İnsanları beklentiye sokup iyice mahvediyorlar. Çıksın biri desin ki “Herkes olduğu yerde ÇAKILI kalacak.” hi��bir şey ummayalım biz de. Milletle dalga geçiyorsunuz. On yıl oldu be! YAZIKLAR OLSUN BÖYLE SİSTEME!
Bu hayatta onurlu bir şekilde yaşamak istiyorsanız kendinize sahip çıkacaksınız arkadaşlar. Haklarınızın arkasında duracaksınız, kararlarınıza sahip çıkacaksınız, sayılmadığınız yerde durmayacaksınız, davet edilmediğiniz yere gitmeyeceksiniz. Çaba ve çalışmalarınızı olduğundan küçük ve değersiz gibi göstermeye çalışan herkesin yanılgıda olduğunu daha da büyük başarı haberlerinizle ispatlayacaksınız. Bir hayatınız var ve onu dostluk, işbirliği ve anlaşma gibi güzel duygularla geçirmek varken size karşı durduk yere rekabet, öfke ve nefret şeması yaratan herkes o şemanın içinde kaybeden tarafta yazılacak. Kazanmanın felsefesi işte budur.
İbn Haldun’a sormuşlar:
-"Çocuklarımızı nasıl terbiye edelim?"
İbn Haldun demiş ki:
-"Çocuklarınızı terbiye etmeye çalışmayın. Zira zaten size benzeyeceklerdir.
Kendinizi terbiye edin yeter."