Taha Hüseyin Karagöz şanına yakışanı yapmış çokta şaşırmamak lazım. Çin davetiyle gidip Doğu Türkistan güzellemesi yapan birini neden ahlak sınıfına alalım ki ? Omurgasızlık bu gibiler için biçilmiş kaftan.
Bir erkeğin haysiyetini koruyabilmesi için Resulullah'ın yolunu takip etmekten başka seçeneği yoktur. Bu da çocukla çocuk olabilmek kadar gözünü kırpmadan kılıç sallayabilmek demek. Senin gücün hangisine yetiyorsa, meşrebin hangisiyse oradan ilerle. Ama mutlaka ilerle.
Gazze'de soykırım devam ediyor, İslam tarihinde bir soykırıma bu kadar insan hiç şahit olmamıştı ve dolayısıyla sorumluluk yükümüz çok ağır.
Bir de şu okuyan yazan Müslümanların haline bak. Gazze'den önemli gündem mi olur bu günlerde?
Genç kardeşlerim, uymayın bunlara lütfen. Allah bize bunların boş boş tartıştığı şeyleri değil Gazze'yi soracak.
Hesabı kolay verenlerden oluruz inşallah.
🔴 Diyanet İşleri Başkanlığı Diyanet Akademisi Başkanı Enver Osman Kaan, Doğu Türkistan'a yaptığı ziyarette Çin propagandasıyla konuştu:
• Burayla alakalı bilgilerim ön yargılıydı
• Burada modern, gelişmiş bir hayat var
• Farklı dinlere mensup insanlar uyum içinde yaşıyor
2000 sonrasınde olupbitenler ne anlama geliyor? Bu dönemdeki şiir tartışmasının merkezindeki isimlerden Ahmet Güntan’a odaklanarak Türk şiirinin ve Türkiye'nin ilişkisini yazdım. Bildiğim ve bulduğum kadarıyla bu yazıdaki bağlantı daha önce kurulmuş değildir. "Dramatik Özne" meşruiyet ve parlamenter sistemlerin var olmaya çalıştığı dönemlerde, "biyografik özne" ise bu ikilinin geri çekildiği dönemlerde ortaya çıkıyor. Bunu tarihsel bir “belirlenim” olarak kabul edip tarihsel bir incelemenin izini sürdüm. Keza bununla koşut bir şekilde meşrutiyet ve parlamenter sistemin Türkiye'de hangi koşullarda ortaya çıktığını yazdım.
“Tanzimat’la birlikte başlayan modernleşme dönemi Türk şiirinin sırasıyla “dramatik”, “biyografik”, “dramatik”, “biyografik” bir eksen boyunca güncellendiğini ifade etmek mümkündür. Tiyatro terimleriyle ifade etmek gerekirse, bu süreç “teatral”, “non-teatral”, “teatral”, “non-teatral” bir zikzak boyunca ilerlemiştir.”
Benim dağınık ve yarım yamalak anlatmaya çalıştığım poetika-politika geçişkenliğine dair meseleleri Musa Günerigök çok daha derinlemesine ve vukufiyetle ele almış. Şiir tarihimizdeki boşlukları dolduran böyle yazı ve tartışmalara ihtiyacımız var. Neyin neresindeyiz anlamak için.
En Sudán, el genocidio prosigue ante el silencio de los medios de comunicación, las milicias terroristas de las RSF, respaldadas por Emiratos y el imperio occidental, mataron a esta madre delante de su hijo.
Si este video fuese de Ucrania o de cualquier pais europeo daría la vuelta al mundo, pero como es Sudán ni siquiera te informan sobre el genocidio en curso.
Recordar que esta guerra empezó después de que el gobierno de Sudán acordara una base naval de Rusia en el pais, además de por el saqueo masivo del oro que Emiratos lleva a cabo en el pais.
Elimizde bir iğne varsa, o iğneyi nereye batırmamız gerektiğini de bilmemiz gerekir. Bilgi tek başına yeterli değildir, aynı zamanda marifete de dönüşmesi gerekir.
"Allah Resulü, cihada gitmeyip de onun masrafıyla mescit inşa edenlerin mescidine hiç gitmedi ve o mescit sonunda yıkıldı: Mescid-i Dırar.
Ben diyorum ki, Türk olmak, İslamiyet’in ortaya çıkışından bu yana, kafirle çatışmayı göze almakla mukayyettir."
İsmet Özel
Özellikle "Odyssey filmine gideceğim ama hikâyeyi hiç bilmiyorum" diyenler için iyi bir başlangıç videosu: Odysseus'un çileli hikâyesinin baştan sona felsefi derinliğiyle birlikte anlatımı, Luc Ferry'den.
Çok eskiden yayınladığım bu videonun çevirisini bugün tekrar elden geçirdim. Yeni versiyonu daha derli toplu oldu.
İyi seyirler :)
🔴 Gazze’de iki gün önce İsrail saldırısıyla şehid edilen Kassam komutanlarından Edhem Nesman’ın cenazesinde tarihi bir konuşma:
“Ümmet bizi yüzüstü bıraktı diye istediklerini yapacaklarını sanıyorlar.
Gazze tağutlara mezar olacaktır.”
Sevgili Mauro,
Bugün ayrılıktan değil, mirastan söz ediyoruz.
Artık Galatasaray formasını giymiyor olman, kalbimizdeki yerini değiştirmeyecek. Çünkü sen, 7’den 70’e her Galatasaraylının gönlünde taht kurdun.
Attığın goller, yaşadığın gol krallıkları, kırdığın rekorlar ve kaldırdığın kupalar bir yana; Galatasaray tutkusunu yaşadın ve milyonlara yaşattın.
Sen artık yalnızca kulüp tarihine adını altın harflerle yazdıran değil, Galatasaray’ın unutulmaz efsaneleri arasında sonsuza dek yaşayacak bir değersin.
Bir nesli Galatasaraylı yapan sevgili kaptan, bugün çocuklar “Galatasaraylıyım.” demekten gurur duyuyorsa bunda senin de büyük payın var.
Tüm Galatasaraylılar biliyor…
Böyle bir aşk unutulmaz.
İşte Trump'ın bu yaptığı düpedüz eşkiyalıktır. Tiranlıktır. Meliklik taslamktır.
Şüphesiz ki ekabir Trump dilediğini yapma dilediğini haraca bağlama cesaretini İslam beldelerinin aciz, korkak yöneticilerinden almaktadır.
Ne var ki bütün tiranlar, müstekbirler yerin ve göğün asıl Mâliki olan Allah Azze ve Celle'nin huzuruna varıp hesap vereceklerdir. Asıl melikin kim olduğu gerçeğiyle yüzleşeceklerdir.
Abdullah bin Ömer (ra) şöyle anlatır:
“Bir gün Rasulullah (sav)’i minberin üzerinde şöyle buyururlarken gördüm: Allah Azze ve Celle semaları ve yerleri dürüp toplayarak iki eline alacak ve: 'Melik benim! Nerede yeryüzü melikleri? Nerede cebbarlar, nerede mütekebbirler?!' buyuracak. Rasulullah bunları söylerken mübarek parmaklarını yumup açıyorlardı. O esnada minbere baktım; kökünden sallanıyordu.” [Müslim]
El hak... Bu elbet kıyamet günü gerçekleşecektir.
Rabbimizden niyazımız; böylesi azgın ve küstah Firavunlara biz müminlerin eliyle dünya hayatında hezimeti tattırmasıdır.
Şüphesiz ki bu Allah'a zor değildir.