Tüm bunlar için teşekkür ederim hayat. Kısa bir süreliğine olsa da yaşattığın için teşekkür ederim.
“o sularda çimdik, bitti; köprüleri geçtik, bitti / o elmanın tadı orda, o kuş çoktan öttü, bitti”
Şu yaşıma değin içtenlikle sevilmemiş olduğumu onu bulduğumda anladım. Sevmeyi de sevilmeyi de onunla öğrendim. Sevebilme kapasitem her uyandığım gün daha bir genişledi. Ben de şaşırıyorum. Birini bu kadar içten sevebileceğimi hiç düşünmemiştim. O beni severken bazen küçük bir kız çocuğuna dönüşüyorum. Bazense olmadığım kadar kadın hissediyorum ve çok daha güçlüyken kendimi buluyorum. Neşem artıyor, mutluluğum katlanıyor, kaygılarım yok olup gidiyor. Güveniyorum ve bu her şeye değer.
evet buradayım. burası benim gizli bahçem değil. kimseye sunağım da değil. her şey çok açık(tı). ama ben artık sislerin içinde yürüyorum. yönümü bulamıyorum.
senin algıladığın hayat, senin yaşadığın hayat, hikayen ve özün bir anda her yönüyle sorgulanabilir hale geliyor. her hissin aslını kaybediyor. gerçeklik yumuşak bir karın. kendi aslına sürekli kalem kırdırılıyor. sevildiğini düşündüğün o yer yangına dönüşüyor.
Bundan iki sene evvel araba alırkenki temel motivasyonum buydu. Akşam eve güvenle girebilmek, toplu taşımalarda kimseyle temas etmemek, sapığı ile manyağı ile göz göze bile gelmemek. Çok şükür Allah da yardım etti aldım. Bir kadın için bu ülkede araç sahibi olmak, araç kullanabilmek demek kişisel alanlarını da koruyabilmek güvende hissetmek demek.
Kızlar gerekirse dışarda içtiğiniz kahveden kısın ama araba için para biriktirin. Araba bir kadın için o kadar önemliymiş ki .Otobüslerde,dolmuşlarda, taksilerde sapıklarla yolculuk yapmaktansa kendi arabanızla gitmenin tadı bambaşka imiş. Allah tüm kızlarımıza nasip etsin amin
Süpürge reklamıyla dağıtılabilecek kadar narin ve gevşek aile bağlarımız yok. Ama abes bir reklama derhal patlayacak kadar gergin sinirlerimiz var. Eğer insanlar çocuk yapmıyorlarsa, reklamdan akıl aldıkları için değil, herkes yay gibi gerginken huzur kalmadığı için yapmıyorlar.
Avrupa’ya seyahat edenler fark etmiştir. Türk göçmen 60 yaş üstü kadınların çoğu obez, kas, kemik, eklem sorunları olan, uçağa desteklerle yerleştirilen kişiler oluyor. Sonra Avrupalı yaşlı kadınlara bakıyorsunuz, spor kıyafetleriyle kimseye ihtiyaç duymadan hareket eden, sıra bekleyen kişiler oluyor. Bu manzara beni çok üzmüştü. Beslenme alışkanlıkları, yaşam tarzı önemlidir elbette ama bu meselenin de payı olduğunu düşünüyorum
Adamlar maaşa zam, iyileştirme falan filan istemiyor ha, adamlar 1 yılda 2 kez maaş almışlar. Bu insanlar aile geçindiriyor, çocuk bakıyor. Devlet bu insanların hakkını arayıp şirketin tepesine çöküp hesap soracağına hakkını isteyen insanların önüne polis yığıyor.
Şu yaşıma değin içtenlikle sevilmemiş olduğumu onu bulduğumda anladım. Sevmeyi de sevilmeyi de onunla öğrendim. Sevebilme kapasitem her uyandığım gün daha bir genişledi. Ben de şaşırıyorum. Birini bu kadar içten sevebileceğimi hiç düşünmemiştim. O beni severken bazen küçük bir kız çocuğuna dönüşüyorum. Bazense olmadığım kadar kadın hissediyorum ve çok daha güçlüyken kendimi buluyorum. Neşem artıyor, mutluluğum katlanıyor, kaygılarım yok olup gidiyor. Güveniyorum ve bu her şeye değer.