Bırak eksikliklerin ve kusurların seni ateşlesin,seni düşündüğünden çok daha ileriye götürsünler.Kusursuzu arayışın bittiğinde hayatını kaybetmiş de olabilirsin
Yabancı bir sayfada çok güzel bir alıntı okudum. Diyor ki bazı insanlar sizi kontrol edemediğinde, size karşı moral contamination (ahlaki kirletme) taktiği uygulamaya başlarlar. Bu da iş yerinde, okulda veya sosyal bir ortamda hakkınızda sorunlu anlatılar, karikatürize söylemler, altı doldurulmamış patolojik ithamlar üretmeleriyle olur. Bunun amacı sizi utandırmak, korkutmak, sindirmek ve yetenek ve çekiciliğinizle onlarla aranızda açtığınız devasa farkı daha az görünür kılmaktır. Böyle bir durumda kesinlikle “kurban” hissetmemelisiniz. Daima meydanda olmalı, gerekli prosedürel şikayetleri tamamlamalı, süreç sonunda tüm failleri belgeleriyle açığa çıkarmalısınız. Unutmayın: onların en korktuğu şey; sizin başarılarınız, mutluluğunuz ve güçlü iradenizle örülü gri bir kayaya çarptıklarını hissetmeleridir. Ancak bu şekilde, meydanın gerçek sahibinin kim olduğunu gösterirsiniz.
baştan sona yaptığı eylemi sahiplendi. reklamsız, sansürsüz paylaştı. türkiye’ye döneceğini söyledi. cumhurbaşkanı hakkındaki şakasını tekrar yayınladı. kıvırmadı, eğilmedi, bükülmedi. seni doğuran ana desin ki ben aslan doğurdum. imran deniz göktaş yalnız değildir.
Her narsistin sonunu güçlü bir empat yazar. Bu klişe değil, evrendeki alma verme dengesinin tezahürüdür.
Narsist bir kuyudur, sürekli dolmak ister ama dibi deliktir. Empat ise pınardır, akmadan duramaz. Bu ikisinin buluşması tesadüf değil, manyetik bir yasadır. Narsist ışığa değil, ışığı üreten kaynağa acıkır. Empatın enerjisini emer, onun duygusal bedeninden beslenir ve bu beslenme biyokimyasaldır. Empatın kortizolü yükselir, dopamini çalınır, sinir sistemi travma döngüsüne girer. Buna trauma bonding derler.
Ama denge şaşmaz. Empat bir eşiği geçtiğinde bambaşka bir varlığa dönüşür. Psikolojide buna karanlık empat denir. Duyguyu okumaya devam eder ama artık emmez, yansıtır. Narsistin en büyük korkusu budur çünkü narsist yalnızca okunmadığı sürece güçlüdür. Empat uyandığı an ayna olur ve narsist kendi boşluğunu ilk kez net görür. O çöküşe psikanaliz narsistik yaralanma der, halk dili ise hak yerini buldu der.
Sosyolojik olarak narsist bir toplumda empat sayısı artar çünkü sistem kendi panzehirini üretir. Bireysel düzlemde de aynı yasa işler. Bir narsist anne empat bir kız büyütür, o kız büyüyüp sınır koyduğunda annenin inşa ettiği saray çatırdar.
Enayi sanılan empat, aslında terazinin ağır kefesidir. Narsist konuşur, empat susarak yazar finali.
@ikbal_gurpinar@ozlemdogan_ Valla bence olması gereken tek şey sizin hiç varolmamanızdı. Ama maalesef varsınız ve biz de sizin geri kalmışlığınızın yükünü çekiyoruz