Biz iktidara gelirsek:
Domuz etini kasaplık et kapsamına alacağız,
Zinayı serbest bırakacağız,
FETÖ'ye her istediğini vereceğiz,
PKK ile açılım yapacağız,
Tüm fabrikaları babalar gibi satacağız,
Tüm askeri okulları kapatacağız,
Andımız'ı kaldıracağız,
T.C. ibaresini sileceğiz,
"Ne Mutlu Türk'üm Diyene" tabelalarını sökeceğiz,
Barzani'yi ve İsrail Başbakanı'nı mecliste konuşturacağız,
Türk bayrağını tahrik unsuru sayacağız,
"Haçlı Seferleri kültürel bir alışveriştir" diyeceğiz,
Parlamenter sistemi kaldırıp Başbakanlık makamını feshedeceğiz,
Ermenistan ile dostluk maçları yapıp Sırbistan'dan et ithal edeceğiz,
"Peygamber bile kibir yaptı, biz yapmayacağız" diyeceğiz,
Bakara Suresi ile dalga geçip "makara" diyeceğiz,
Söylediğimiz hiçbir sözü ispatlamak zorunda kalmayacağız,
"Askerlik yan gelip yatma yeri değildir" diyecek; birkaç Mehmetçik şehit oldu diye meclisi toplamayacağız,
33 Mehmetçiğimizin katili olan PKK'lı teröristi gizli tanık yapıp Genelkurmay Başkanı'nı cezaevine atacağız,
Dolmabahçe'de PKK ile ortak bildiri yayınlayacağız,
IŞİD'li teröristlere "birkaç öfkeli çocuk" diyerek sahip çıkacağız,
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda terör unsurlarını ülkeden törenle geçireceğiz,
Bebek katili İmralı canisine "Kurucu Önder" veya "Sayın" diyeceğiz...
Velhasılkelam sevgili müslüman ve vatansever kardeşlerim, sizlerden oy istiyoruz.
Hedef: BÜYÜK TÜRKİYE!
Timur Soykan, Hayati Yazıcı'nın oğlu Mustafa Yazıcı'nın fon soruşturmasında adının geçmesine ilişkin:
"Bir genel başkan yardımcısının oğlu... Birinizin de oğlu böyle şirket kurma, banka kurma işlerine girmesin ya. Bir tek sizin çocuklarınız mı bu kadar parlak?
Hepsinin oğulları, çocukları 'altın çocuk'. En son Fahrettin Altun'un oğlunu yaptık. Milyar TL'lik şirket kurmuş, hala bize açıklama göndermedi.
Bakıyorsunuz Hayati Yazıcı'nın oğlu banka sahibi, dijital bankacılık şirketi var. Öbürünün oğlu büyük şirket sahibi, borsada." (OnlarTV)
MUSTAFA YAZICI'NIN ŞİRKETİNDE 253 MİLYONLUK AVANS, 246 MİLYONLUK ORTAK ALACAĞI VE 50 MİLYONLUK "YANSITMA"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı'nın oğlu Mustafa Yazıcı'nın adı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü fon soruşturmasında gündemine geldi. Basına ilk yansıyan haberlerde Yazıcı'nın da aralarında bulunduğu 30 kişi hakkında malvarlığını azaltıcı işlemlerin ve sermaye piyasası hareketlerinin durdurulmasının talep edildiği iddia edildi. Ancak bir kaç saat sonra Mustafa Yazıcı, Ali Emre Ballı, Güven Çapan, Murat Yönaç ve Hayati Efe Oğuz hakkındaki tedbirlerin kaldırıldığı yönünde haberlerler yapıld. Mustafa Yazıcı hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol uygulandığı açıklandı. Dolayısıyla ortada devam eden bir soruşturma olduğu çok açık.
Fakat soruşturmadaki hukuki durumdan bağımsız olarak, Mustafa Yazıcı'nın %100 sahibi olduğu Adil Varlık Yönetim AŞ'nin 2025 finansal tabloları kendi başına incelenmeyi hak eden bir tablo ortaya koyuyor.
Ve o tablonun tam ortasında 253 MİLYON 132 BİN TL duruyor.
Adil Varlık'ın 2025 bağımsız denetim raporunda Online Teknoloji ve Danışmanlık AŞ'ye ilişkin "ilişkili taraflardan alacaklar-iş avansları" kalemi 2024 sonunda sıfır TL. 2025 sonunda ise tam 253 MİLYON 132 BİN TL. Aynı yıl Adil Varlık'ın bütün "diğer aktifleri" 259 MİLYON 483 BİN 632 TL. Yani bu kalemin yaklaşık %97.5'i tek bir ilişkili şirkete verilen iş avansından oluşuyor.
Burada cevap verilmesi gereken soru çok basit.
253 MİLYON 132 BİN TL nereye gitti?
-Hangi tarihlerde ödendi?
-Kaç ayrı transfer yapıldı?
-Hangi banka hesaplarına gönderildi?
-Hangi sözleşmeye dayanıyordu?
-Sözleşmenin konusu neydi?
-Bu paranın karşılığında hangi hizmet veya mal alınacaktı?
-Ne kadarı faturalandı?
-Ne kadarı mahsup edildi?
-2026'da geri dönen veya kapatılan tutar ne kadar?
Bunlar cevaplanmadan "iş avansı" ifadesi sadece muhasebe başlığı olarak kalıyor. Üstelik mesele yalnızca 2025 rakamından ibaret değil. Online Teknoloji bakiyesi 2022'de 1 MİLYON 111 BİN 134 TL, 2023'te 7 MİLYON 428 BİN 461 TL. 2024'te sıfır TL. 2025'te ise 253 MİLYON 132 BİN TL.
2024 ile 2025 yılları arasındaki bu sıçramanın arkasındaki işlem veya işlemler mutlaka soruşturmaya eklenerek ortaya çıkarılmalı. Dahası, Adil Varlık'ın Online Teknoloji'den aldığı hizmetlerin bedeli de 2024'te 2 MİLYON 218 BİN 461 TL iken 2025'te 29 MİLYON 520 BİN TL'ye çıkıyor.
İkinci önemli nokta Mustafa Yazıcı'nın Adil Varlık'tan olan alacağı.
2024 sonunda 185 MİLYON 674 BİN 845 TL olan alacak 2025 sonunda 246 MİLYON 433 BİN 528 TL oluyor.
Aynı yıl 450 MİLYON TL sermaye artırımı gerçekleştiriliyor. Fakat burada önemli bir muhasebe ayrıntısı var. Bu 450 MİLYON TL şirket kasasına giren yeni nakit sermaye olarak anlaşılmamalı. Finansal rapora göre Mustafa Yazıcı'nın şirketten olan nakdi alacağının 450 MİLYON TL'lik bölümü sermayeye dönüştürülüyor.
Tam bu noktada soru daha da büyüyor.
Mustafa Yazıcı'nın Adil Varlık'tan olan yüz milyonlarca liralık alacağı geçmişte nasıl oluştu?
-Hangi tarihte ne kadar para şirkete girdi?
-Hangi banka hesaplarından geldi?
-Şirket hangi işlemler için bu kaynakları kullandı?
-Cari hesap hareketlerinin tamamı banka kayıtlarıyla örtüşüyor mu?
Çünkü 450 MİLYON TL'yi sermayeye dönüştürmek, bu paranın geçmişteki ekonomik kaynağı hakkındaki soruyu ortadan kaldırmıyor. Tam tersine, soruyu geçmişe taşıyor.
Ve aynı dönemde Adil Varlık başka bir dev finansal operasyon gerçekleştiriyor.
Şirket 2025 yılında nominal değeri 1 MİLYAR 862 MİLYON 833 BİN 404 TL olan sorunlu alacak portföyleri satın alıyor. Bunun için ödenen satın alma bedeli 931 MİLYON 494 BİN 827 TL.
Burada da sorulması gereken sorular hazır.
-Bu portföyleri kim sattı?
-Hangi bankalardan geldi?
-Hangi finans kuruluşlarından devralındı?
-Her portföy için fiyat nasıl belirlendi?
-931 MİLYON 494 BİN 827 TL hangi tarihlerde ödendi?
-Ödemelerin alıcı hesapları kimlerdi?
-Ve bu portföylerden ne kadar tahsilat yapıldı?
Adil Varlık'ın 2025 sonunda toplam takipteki kredisi 773 MİLYON 296 BİN 487 TL. Bunun 689 MİLYON 348 BİN 652 TL'si 2025 portföylerinden geliyor. Derdest icra dosyası sayısı da bir yılda 77 BİN 700'den 135 BİN 528'e yükseliyor.
Aynı şirketin 2025'te esas faaliyetlerden 724 MİLYON 930 BİN 551 TL negatif nakit akışı üretiyor. Daha dikkat çekici olan, diğer aktiflerdeki nakit çıkışının 257 MİLYON 560 BİN 217 TL olması. Bilanço tarafında ise 253 MİLYON 132 BİN TL Online Teknoloji iş avansı var. Rakamlar neredeyse birbirine yapışıyor.
Şirket ağının diğer tarafında ise FairPay/Fintlix bulunuyor.
Şirketin %100 sahibi yine Mustafa Yazıcı. Yönetim kurulunda Ali Emre Ballı ve Murat Yönaç da bulunuyor. Ve burada karşımıza 50 MİLYON 193 BİN 490 TL çıkıyor. FairPay'in 2025 finansal dipnotunda Adil Katılım Bankası'na yapılan ilişkili taraf satışı "yansıtma" açıklamasıyla 50 MİLYON 193 BİN 490 TL olarak gösteriliyor.
Burada da karşımıza "50 MİLYON 193 BİN 490 TL neyin yansıtması?" sorusu çıkıyor.
Personel gideri mi? Yazılım mı? Lisans mı? Teknoloji altyapısı mı? Danışmanlık mı? Başka bir grup şirketinden alınan hizmetin bankaya aktarılması mı?
Üstelik FairPay'in 2025 toplam hasılatı 47 MİLYON 775 BİN 762 TL. Yani "yansıtma" olarak gösterilen işlem tutarı şirketin yıllık hasılatından daha yüksek.
Bu nedenle kim kime fatura kesti, faturanın konusu neydi, hangi hizmet verildi, hizmeti kim sağladı, FairPay bu hizmeti başka bir grup şirketinden mi satın aldı, Adil Katılım Bankası bu 50 MİLYON 193 BİN 490 TL karşılığında tam olarak ne aldı ve para hangi hesaplardan hangi hesaplara aktı soruları belgeleriyle cevaplanmalı.
Çünkü FairPay'in ilişkili taraflara kısa vadeli ticari borcu da 78 MİLYON 397 BİN 258 TL. Online Teknoloji'ye uzun vadeli borcu 4 MİLYON 866 BİN 172 TL. Grup şirketlerinden aldığı hizmetlerin toplamı ise yaklaşık 40 MİLYON TL. Bir başka ifadeyle karşımızda birbirinden kopuk birkaç şirket değil, kendi içinde ciddi miktarda alacak, borç, hizmet, iş avansı ve yansıtma işlemi bulunan bir şirketler ağı var.
Bu ağın merkezindeki isimler de farklı şirketlerde tekrar tekrar karşımıza çıkıyor. Mustafa Yazıcı Adil Varlık'ın %100 sahibi. Aynı zamanda FairPay'in de %100 sahibi. Ali Emre Ballı Adil Varlık ve FairPay yönetimlerinde yer alıyor; Adil Katılım'ın yönetiminde de bulunuyor. Murat Yönaç Adil Varlık ve FairPay geçmişinde yer alırken Adil Katılım yönetimine geçiyor.
Çünkü ortada tek bir şirketin bilançosu yok.
Ortada 253 MİLYON 132 BİN TL iş avansı, 246 MİLYON 433 BİN 528 TL ortak alacağı, 450 MİLYON TL'lik ortak alacağının sermayeye dönüşümü, 931 MİLYON 494 BİN 827 TL'lik sorunlu alacak portföyü satın alımı, 724 MİLYON 930 BİN 551 TL negatif faaliyet nakdi, 50 MİLYON 193 BİN 490 TL'lik "yansıtma", 78 MİLYON 397 BİN 258 TL ilişkili taraf borcu ve aynı isimlerin birleştiği bir finansal yapı var.
Sonuç olarak Adil Varlık ve Mustafa Yazıcı ile diğer yöneticiler hakkında yürütülen soruşturmada yapılması gereken, rakamları tekrar tekrar yan yana koymak değil, 253 MİLYON 132 BİN liralık iş avansının ilk transferinden başlayıp, son kuruşunun hangi hesaba ulaştığını tespit etmek olmalı.
Sabırla ve dikkatlice okunması gereken uzun bir metin.Erbabı tarafından yapılmış bilanço analizi ve bu analizden hareketle sorulan önemli sorular.
Teşekkürler @e_ercis bey
Açık ve net ol …Oğlun Fon vurgununda var mı yok mu? Türk milletine hak,hukuk,hakkaniyet vs diyerek kafa karışıklığına sebebiyet verme…Türk milleti senden doğru ve net cevap bekliyor.
Norway’s sovereign wealth fund was a key investor in an IPO underwritten by Tera just two months before the brokerage firm became the center of the biggest fund scandal in Turkish history https://t.co/B8BSLiT1RB
Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına konulan tedbir kararı iki saat geçmeden kaldırılmış!
Tek adam rejimi dediğin işte budur: Tek adamı kim kandırırsa, onun dediği olur.
Son sözü devletin hukuku değil, tek adamı kandırmayı başaranlar söyler.
Özgür Özel'den fon skandalı açıklaması:
🗨️ Fatma Betül Sayan Kaya'dan sonra ortaya çıktı ki Hayati Yazıcı'nın oğlunun belli ki farkında olmadan mal varlığına el koydular. Dakikalar, saatler içinde mal varlığına konulan tedbir kaldırılıyor
🗨️ Şimdi burada bir para var. Bu para herhangi birinde olunca tedbir olsun da Hayati Bey'in oğlunda olursa tedbir olmasın mı! Buradan bu işin ne kadar siyasi, AK Parti'nin ne kadar bu işin içinde olduğu ortada
https://t.co/89ZftsJNAu
2021-2026 arasında Tera ve Pusula’nın Manipülasyon yapıp 30-1000 katına çıkardığı hisse senetlerindeki TÜM İŞLEMLER incelenmeli.
Buradan Kar edenlerin Karları sepete CLAWBACK ile geri alınmalı.
Bu sepet bu hisselerde MAĞDUR olanların ANA para ödemesi için kullanılmalı
Salih Tanrıkulu’nun yapması gereken işlem İMKB’den değil, Devlet Denetleme Kurulu Başkanlığı’ndan ayrılmak idi.
Bir parçası olduğu yolsuzluğu o görevden ayrılarak da olsa soruşturamaz. Kendisi de şüphelilerden biridir.
16 Eylül günü "Bu fonlar konusu, kriminal boyutunun da ötesinde Devlet Denetleme Kurulu’nun soruşturması gereken bir konu. Ne oldu? Kim izin verdi? Neden önlem alınmadı? Kimler fayda sağladı?" içerikli paylaşımımı koşa koşa hakimden karar çıkararak, "millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması" gerekçesiyle erişime engelleme kararı çıkaran görevlilere sormalı; 13 günde neyi-kimi korudunuz?
Alman yetkililer ile irtibata geçilmeli.
Bu yatırımların SUÇ GELİRİ ile elde edildiği ortaya çıkarsa bu kaçırılan malların hepsi Türkiye Cumhuriyeti Devletine geçmeli: