Türkiye’ye, ABD menşeli bir monarşi dayatılıyor.
Seçimsiz, muhalefetsiz bir düzen kurulmak isteniyor.
Bu gidişata dur demek, hepimizin ortak sorumluluğudur.
Çünkü mesele yalnızca bir parti ya da bir kişi değil; ülkemizin geleceğidir.
Çıkış yolu; işçilerin, emeklilerin, gençlerin, kadınların yan yana gelmesi, parçalı muhalefetin birleşmesidir.
Ortak bir mücadele hattını ve Ortak bir mücadele zeminini birlikte kurmak için YAN YANA geliyoruz.
19 Temmuz Pazar günü Ankara Forumu'nda buluşuyoruz.
İçi boşaltılmış Parlamento etrafında tek adamlar etrafında belirlenen egemen siyaset çökerken öznesi ve kurucusu halk olan yeni bir siyasal zeminin yaratılması başarmak ve kazanmak için hayatidir.
Yan Yana Geliyoruz...
Halkın açlığı ve sefaleti pahasına sürdürülen tek adam rejimi ülkemizi adım adım felakete sürüklüyor.
Cumhuriyet’in laik ve demokratik son kazanımları ortadan kaldırılmak isteniyor. ABD’nin Büyük Ortadoğu politikalarıyla uyum için bir monarşik rejim dayatılıyor.
Fiilen seçimsiz ve muhalefetsiz bir rejime geçiş için hukuk tanımaz sınır bilmez bir zorbalık devreye sokuluyor.
Ülkemizi karanlık ablukadan kurtarmak önümüzdeki en öncelikli sorumluluktur.
Bu sorumluluk bir kişi ya da parti meselesi olmanın ötesinde ortak geleceğimiz ve ülkemizin yarınlarına ilişkindir.
Bunu başarmanın yolu direnen işçileri emeklileriyle, gençleri kadınlarıyla ezilen emekçi halkın dayanışması, birleşik mücadelesidir.
Bunun için hakları ve özgürlükleri için mücadele edenlerin tek adam rejimine karşı güçlerini birleştirecek bir dayanışma ve ortak mücadele zemininin yaratılması zorunludur.
İçi boşaltılmış Parlamento etrafında tek adamlar etrafında belirlenen egemen siyaset çökerken öznesi ve kurucusu halk olan yeni bir siyasal zeminin yaratılması başarmak ve kazanmak için hayatidir.
Birleşik bir mücadele hareketi ile yeni bir direnme gücünün oluşturulması ülkenin her yerinde açlığa karşı yükselen çığlıklar, meydanlardan sokaklara süren direnişler, yeni bir gelecek için yılmadan yürüyenlerin çağrısıdır!
Bu çağrıyı örgütlemek üzere sorumluluk alıyor, bu ihtiyacı duyan herkesle birlikte bir yola çıkıyoruz!
Halkın dayanışmasını ve mücadelelerin birliğini sağlayacak bir zemini oluşturmanın yollarını birlikte arayalım.
SUSTURAMAYACAKSINIZ!
BTK kararlarıyla hesaplarımıza erişim engeli getiren iktidar, halkın haber alma hakkını hedef alıyor ve örgütlü gençliğin sesini kısmaya çalışıyor.
Aşağıdaki hesaplarımız son bir haftada engellendi 👇
Aralarında parti üyelerimizin de bulunduğu çok sayıda arkadaşımız gözaltına alındı.
Eskişehir’de ve memleketin dört bir yanında NATO’ya karşı ses çıkarmaya , Tam Bağımsız Türkiye mücadelesini yükseltmeye devam edeceğiz!
#NATODefol#YankeeGoHome
NATO'yu protesto etmek suç değil onurdur.
Gözaltılar Serbest Bırakılsın
Başta Ankara olmak üzere, günlerdir bitmeyen baskı ve operasyonlarla yüzlerce kişi NATO'yu protesto ettiği için göz altına alındı.
Polis şiddeti ve zorbalıkla gözaltına altınan, günlerce ifade için bekletilen tüm yurtseverler serbest bırakılmalıdır.
NATO operasyonları sonucunda gerçekleşen tüm haksız ve hukuksuz tutuklamalar sonlandırılmalıdır.
Demokrasi ve bağımsızlık için mücadelemiz omuz omuza sürecek, bu abluka dağıtılacak!
Tam da bu anlamda, Türkiye’nin otoriterleşmesiyle NATO’nun yönelimleri arasında bir uyumdan söz edilebilir. Türkiye’nin demokrasi açığının NATO için bir risk yaratacağı tezleri bir yana, Türkiye’nin demokrasiyi kazanması anti-emperyalist bir mücadele ile mümkün olacaktır.
Saray’ın NATO hesabı halkın bağımsızlık iradesini yenemez
Bir yanda Gebze’de işçilerin NATO karşıtı yürüyüşünü provoke eden iktidar suretinde bir karanlık yüz, bir yanda da kelle koltukta, adını onurlandıran Deniz’ler…
https://t.co/gniydhyYKq
Bu Memleket Bizim, NATO Defol!
NATO için bugün yine gözaltılar var. Aralarında birçok ilde parti üye ve yöneticilerimizin de bulunduğu sosyalistler gözaltına alındı.
Bir yanda yasaklar, baskılar, operasyonlar; diğer yanda badana-boyayla gerçeği örtme telaşı…
NATO zirvesi için ilan edilen fiili OHAL, bu iktidarın tarih önündeki yeni utançlarından biri olacak.
Gözaltılar derhal serbest bırakılsın!
Deniz Göktaş’ın tutuklanması bir suç ve ceza konusu değildir.
Bu karar korkunun cesarete, zorbalığın özgürlüğe yenilmeye mahkum olduğunun en açık kanıtıdır!
İktidarın elinde kalan tek ve son şey yıkılmaya mahkum olmanın dehşet verici bir korkusudur!
Bu karar da gösteriyor ki, Deniz özgürdür; Kral Çıplaktır!
Ve bu ülke bu cesaretin çağırdığı üzere mutlaka ama mutlaka Deniz’ler kadar özgür olacaktır.
Deniz Göktaş yalnız değildir!
Parlamento merkezli " siyaset" alanının tümüyle çöktüğü noktada siyaset artık mutlaka toplumsal alanda kurulmak zorunda. Bu da bir form altında birleştirilmesi mümkün olmayan yaygın direnme eğilimlerinin, yeni bir ortak hareket içinde buluşmasının zorunluluğunu ortaya koyuyor.
Birleşirsek onların kazanma şansı yok
Tek adam sultası altındaki ülke büyük bir yol ayrımında. Farklı toplumsal dinamikleri buluşturacak birleşik ve kalıcı bir mücadele hattının inşası zaruri
https://t.co/gK19ItCKXq
Bugünün BirGün’ü
Halka kötülükten başka hiçbir vaadi kalmayan bir iktidarı suni teneffüsle yaşatabilmek mümkün değildir. Tarih bu kez bizi “Truva atlarının” umut olarak siyaset sahnesine çıkamayacakları, halkın örgütlü gücünün geleceğini ellerine alacağı bir mücadele sürecine çağırıyor.
Birleşerek büyüyecek bir kavganın ufkunda
Eşyayı adıyla çağıralım; Kemal Kılıçdaroğlu’nu yeniden CHP Genel Başkanlığına getiren “mutlak butlan” kararı Türkiye’de rejimi değiştirmek için yapılan bir siyasal darbedir...
https://t.co/XUUFx5Bh8E
Politika Kolektifi hazırladı
Yürüşümüzde konuşan Parti sözcümüz Önder İşleyen "Muhalefeti bölmek, parçalamak isteyen saray oyunları karşısında umudumuzu yitirmeyeceğiz, karamsarlığa düşmeyeceğiz."
Memleketimizi savunacağız, birleşerek kazanacağız. ⭐️
📍 Altınoluk
Saray rejiminin darbelerine ve faşizme karşı; Memleketin geleceğine, haklarımıza ve özgürlüğümüze hep birlikte sahip çıkıyoruz!
Altınoluk’ta halk yürüyüşümüzü gerçekleştirdik.
#BirlikteKazanacağız