Porno yahudiler tarafından icat edildi ve şu an dünya üzerindeki en bilinen porno sitelerinin neredeyse tamamı yahudilere ait.
Kurucusu geçtiğimiz aylarda ölen ve normal halktan, sıradan genç kadınların kolayca çıplak fotoğraf ve videolarını satarak, nerede ise yok pahasına online fahişelik yaptığı OF bir yahudi icadı.
Facebook ve Instagram Meta şemsiyesi altında bir yahudiye ait ve Twitter/X bir yahudi sevicisi Elon Musk tarafından satın alındı. Üstüne, yine geçen yıl tamamen bağımsız olan Tiktok, ABD'nin zorlaması ile ABD'li yahudilere satıldı ve o da onların eline geçti.
Dolayısıyla net bir şekilde görebileceğiniz üzere, internet artık nerede ise tamamen yahudiler tarafından kontrol edilen, neyin trend, neyin cool neyin çağdışı/bağnazlık olduğuna yahudiler tarafından karar verilen bir yer.
Tüm bunların sebebi de, yine geçtiğimiz aylarda Netanyahu'nun sosyal medyada kontrolü kaydediyoruz, Z kuşağını kaybetmemek için birşeyler yapmalıyız açıklaması.
Peki neden medya bu kadar önemli? E onu da daha önce defalarca anlattım. Sizin sağcı komplosu zannettiğiniz ama hem şimdi hem de geçmişte yahudilere sıkıntı çıkarmış bütün beyaz ve Avrupalı halkların göçmenler ve yaşlanan nüfus silahı ile güçsüzleştirilmesi ve yok edilmesi. Dolayısıyla, the New World Order dedikleri, kendi elleri ile yarattıkları seküler bir din, ahlak ve toplum ile kolayca baş etmek ve onları yönetebilmek.
Kendi toplumsal bilinci, toplumsal ve ırksal, dinsel öncelikleri olan toplumları köleleştiremezsiniz. Önce bu değerleri yok etmeniz ve onları piçleştirmeniz gerekmektedir. Sosyal medya vasıtasıyla, feminizm ile, LGBT ile, OF ile yaptıkları da zaten bu.
Ben 1 yıldır bu üstteki gerçekleri, sizin de dikkatinizi çekebilecek şekilde rahatsız ederek ve sizi kızdırarak paylaşıyorum. Böylece daha çok kişiye ulaşsın ki, siz embesil olmanıza rağmen belki sizden zeki olanlar bu pisliklere bulaşmadan yetişebilir.
Hala benim kadın düşmanı ve incel olduğumu düşünüyorsan kusura bakma sadece gerizekalı, mankurt hale gelmiş, kendi aklı ile düşünemeyen bir embesilsin. Seni kurtarmakla uğraşmayacağım goy. Sen, zelil şekilde aşağılanacaksın.
Bir fizikçinin "Cennetin tam koordinatını buldum, Dünya'dan 439 katrilyon kilometre uzakta" açıklamasını basit bir spekülasyon sanıyorsanız, modern astrofizik ile metafiziğin kesiştiği o en derin sınıra henüz bakmadınız demektir:
Teorik fizikçilerin kozmolojik ufuk, "Omega Noktası" ve yüksek boyutlu uzay-zaman topolojileri üzerine geliştirdiği bu cüretkar modeller, evrenin sınırlarında maddenin ve bilginin nasıl davrandığını inceliyor. 439 katrilyon kilometre gibi devasa mesafeler, bizim 3 boyutlu uzay-zaman dokumuzun büküldüğü, entropinin sıfırlandığı ve maddenin tamamen saf bilgiye veya enerji alanına dönüştüğü teorik sınırları temsil ediyor. Yani bilim, binlerce yıldır metafizik sayılan kavramları artık kuantum fiziği ve matematiksel koordinatlarla modellemeye çalışıyor.
Şimdi işin arkasındaki o baş döndürücü ve varoluşsal boyutu düşünün: Eğer kadim metinlerde anlatılan o "öte alem", bizim kısıtlı biyolojik gözlerimizle göremediğimiz ama evrenin belirli bir topolojik katmanında çalışan yüksek boyutlu bir kuantum matrisiyse? İnsanlık devasa teleskoplarla derin uzayı tararken, aslında kendi bilincinin kaynak kodunu ve evrenin nihai sunucusunu fiziksel koordinatlarla arıyor olabilir.
Bize sadece soyut birer inanç gibi anlatılan kavramlar, belki de henüz denklemlerini tam çözemediğimiz ileri düzey astrofizik ve boyutlar arası koordinatlardan ibarettir.
Bizler derin uzayın karanlığına hapsolmuş fani gözlemciler miyiz, yoksa trilyonlarca kilometre ötedeki o ana kaynağa kuantum düzeyinde bağlı geçici alıcılar mı?
Mesele sadece o yerin ne kadar uzakta olduğu değil; bilincimizin bu 3 boyutlu simülasyonun ötesindeki hangi boyuta ait olduğunu çözebilmektir.