arkadaşlar merhaba, ben libertegaliteee isimli hesabın sahibiyim. o. çocuğu emmanuel macron'un numarasını paylaştığım için twitter hesabımı kapattı. beni arkadaşlarıma geri ulaştırır mısın, teşekkürler.
taymda tek isi sabahtan aksama tum orgutlere sallamak olan tkpli bir lavuk var. and olsun herhangi bir alanda denk gelirsek flamayla bayiltana kadar dovucem elemani ama denk gelemiyoruz acaba neden
¿Quién mató a Muammar Gadafi 🇱🇾?
¿Quién mató a Thomas Sankara 🇧🇫?
¿Quién mató a Patrice Lumumba 🇨🇩?
¿Quién mató a Samora Machel 🇲🇿?
¿Quién mató a Amílcar Cabral 🇬🇼🇨🇻?
¿Quién mató a Ali Soilih 🇰🇲?
¿Quién mató a Sylvanus Olympio 🇹🇬?
¿Quién mató a Ruben Um Nyobé 🇨🇲?
¿Quién mató a Steve Biko 🇿🇦?
¿Quién mató a Richard Ratsimandrava 🇲🇬?
¿Quién derrocó a Kwame Nkrumah 🇬🇭?
Podría seguir el listado. ¿Cuál es la autoridad moral europea para hablar tan a la ligera y, más aún, teniendo ese prontuario en África?
Kitaptan birebir alıntı. Araştırmada o dönem Almatı'da yaşayan bir işçi, İsveç'te yaşan bir işçiden daha iyi şartlarda yaşıyor. Şu an Kazakistan'da asgari ücret yıllık ortalama 190-200 Dolar'a denk geliyor.
Kazakistan'ın problemi gerçekten uluslaşmalarının getirdiği problem mi yoksa SSCB dönemi sonrası devlet kaynaklarının yağmalanılıp Kazakların fahişeliğe, yıllık 200 dolar gibi komik rakamlara ABD şirketlerinin kölesi haline gelmesi midir?
Kazak Türkçesi saçmalığı Türkiye'de uzun yıllardır var. Türklere bu isimlerin Stalin tarafından uydurulup verildiği anlatılıyordu. Buna uzun yıllardır inandıkları için siz Türk müsünüz gibi saçma soruları sorduruyorlardı. Bundan dolayı Kazakistan Türkü, Kıpçak Türkü gibi bombok ifadeler kullanmaya başladılar yakın zamanda. Türkiye'de milliyetçi Turancı konsept hesapların çoğunluğu diğer Türk halkları hakkında hiçbir bilgiye sahip değil. Hiçbir şey bilmedikleri halde bu şeyleri yaydılar.
Manastır'da, kendisini aşağılayıp gururuna yediremeyip konsolosu çekip vuran Sivaslı bir köylünün çocuğunu sırf Avrupalılarla arası bozulmasın diye idam ettiren köhnemiş bir monarşist artığına karşı intikam yemini eden bir devrimciyi böyle aşağılamanın sebebini anlayamıyorum.
ittihat ve terakki'yi sevmeyenleri anlarım da kendine solcu veya kemalist diyen birinin bu adamların tarihsel süreçteki katkılarına saygı duymamasının manası yok
Marco Rubio on Iran:
The Iranian regime is basically arguing that, "Unless we get what we want, we will destroy the energy infrastructure of the entire region."
Just think about that. That's not normal behavior.
Kuzey Kore öyle bir ülke ki, şöyle anlatayım, ona para veren herkes bir gün mutlaka paramızı alamadık diyor. Zamanında kimisi araba satmış, kimisi fabrika kurmuş, kimisi telefon şebekesi kurmuş. Sonuç hep aynı olmuş.
İsveç 1974’te Kuzey Kore’ye gönderdiği 1.000 tane Volvo’nun parasını hâlâ alamadı. Finlandiya kağıt fabrikası kurdu, hâlâ 33 milyon eurosunu bekliyor. İsviçre’nin 250 milyon, Avusturya’nın 200 milyon dolar alacağı var. Batılı bankaların verdiği krediler de 1980’lerde battı.
Sonra 2000’lerde Hyundai’nin kurucusu Kuzey Kore’ye otel kurdu. Kuzey Kore tesislere el koydu.
Ardından Güney Kore sınırının yanında kurulan sanayi bölgesinde 124 Güney Koreli şirket fabrika açtı, 55 bin Kuzey Koreli işçi çalıştı. 2016’da Kuzey Kore bölgeyi kapattı, bölge kapanınca makinelere, hammaddeye ve ürünlere el koydular. Patronlar sadece çantalarını alıp çıkabildi. Şirketlerin ve devletin orada bıraktığı malın yaklaşık 1 trilyon won civarında olduğu tahmin ediliyor.
Güney Kore’nin Kuzey’e veresiye gönderdiği pirinç ve hammaddenin borcu da 800 milyon dolar civarında, onu da ödemediler.
Mısırlı milyarder Naguib Sawiris de 2008’de Kuzey Kore’nin ilk cep telefonu şebekesini kurdu. Bütün çileyi adam çekti sonra Kuzey Kore adamın altyapısıyla kendi operatörünü kurdu, Sawiris’in şirketini bir nevi batırdılar.
En yakın dostları Çin’i bile yaktılar. Çinli bir şirket Kuzey Kore’de demir madenine 40 milyon dolar yatırıyor. Üretim başlar başlamaz Kuzey Kore yeni şartlar koyuyor, yani maç başladıktan sonra kuralları değiştiriyorlar. Sonra Çinli çalışanları gece saat 2’de otobüse bindirip sınıra bırakıyorlar.
Kuzey Kore’ye dışarıdan giren ve hiç geri dönmeyen para kaba hesapla 4,4 ile 8 milyar dolar arasında. Bu, ülkenin Çin’e 10-20 yılda sattığı bütün malın parası demek.
Ama en fazla borçları da Sovyetlere.
Sovyetler Birliği zamanında Kuzey Kore’ye çok yardım etmiş, kredi vermiş. Fabrika kurmuş, petrol göndermiş. Bunların karşılığında 11 milyar dolar kadar borç birikmiş. 2012’de Rusya bu borcu tahsil edemeyeceğini anlayınca yüzde 90’ını, yani 9,9 milyar doları silmiş. Kalan 1 milyarı da Kuzey Kore’nin kendi ülkesinde yapılacak projelere yatırması şartına bağlamışlar. Yani bir nevi alacaklı, alacağını geri almak yerine yine borçlunun ülkesine harcamayı kabul etmiş gibi bir şey.
Rusya’yı da eklediğimizde Kuzey Kore’nin dünyadan alıp geri vermediği para 14 ile 18 milyar dolar arasında. Kimseye mal satamayan, sınırları kapalı bir ülke yıllarca başkalarının parasıyla ayakta kalıyor. İsveç arabasını veriyor, Finlandiya fabrikasını, Güney Kore otelini, Mısırlı milyarder şebekesini, Rusya da 10 milyar dolarını. Şimdi kimse veresiye vermiyor, Kuzey Kore de parayı artık bilgisayardan kendisi alıyor.
Pomak Coğrafyasının Dünü & Bugünü
Mavi renk; 19. yüzyılda Müslüman-Pomak çoğunluklu olup bugün bu özelliiği kaybeden yerleşimler.
Lacivert; geçmişte de günümüzde de Pomak çoğunluklu yerleşimler.
Kırmızı ise Pomak Göçmenlerin Trakya'ya iskanları.