Siz “Pseudo-intellectual” ne demek biliyor musunuz?
Bilmenize gerek yok aşağıdaki kişiye bakın anlayacaksınız zaten.
Ama yine ee kısaca söyleyim;
Düşünürleri taklit eden, derin anlamlı alıntılar yapan ve aşırı özgüven sergileyen ancak derinlikten ve eleştirel düşünceden uzak +
Mesela Mahmut Orhan gidiyor köyünde takılıyor köyünde evi var, memleketin kaçak yayıncı bile köyüne ev yaptırıyor ama senelerce etnik kimliği ve geldiği yerle mağdur edebiyatı yapanlar faşist Türklerin köylerine yerleşip orada yaşıyorlar.
çok ilginç bir olay. ama ilginç olan dava değil, dava haberi üzerinden insanların mahkemeyi kazanan öğretmene düşman olmaları. gayet doğru bir biçimde hakkını aramış ve davayı kazanmış.
@siyahsancakx Madem o kadar kötüydü niye o kadar çocuk yaptın öldürmeyi biliyorsun kendini koruyacak savunacak bir gücüm var ama sen öldürmeyi seçtin gücün vardı ayrılmayı da seçebilirdin Bir de karşı taraftan dinlemek lazım
I really feel like people do not understand the Armenian Genocide or the Holocaust.
It wasn't war, it wasn't bombings, it wasn't Dresden or the Blitz or war period.
They were both designed genocides to annihilate a people completely and near succeeded.
Bu tweeti herkes görmeli; 10 gün evli kalıp 37 yıldır nafaka ödediğini, Doç. Dr. olduğunu, akademisyen olduğunu, hukukçu olduğunu iddia eden Latif Tarbak’ın doktorası olmadığı, akademisyen olmadığı, barolarda kaydı olmadığı gibi birçok şeyi arayıp buldum.
10 gün evli kalıp boşanıp (nasıl oluyorsa) 37 yıldır nafaka ödediği ve “Doç.Dr.” ünvanıyla akademisyen olduğu iddia edilen Latif Tarbak’ı biraz araştırdım. Aşağıdaki sslerden göreceğiniz üzere @BirselLknur kendisini 2019’dan bu yana kesintisiz olarak tweetliyor.
Ancak Latif Tarbak’ın akademisyen olmadığını araştırıp buldum, zira hepimizin olduğu YÖK Akademik’te kaydı yok. Boşanma kararı yok, sadece beyan var.
Ve bu beyana Hilal Kaplan, İstanbul Aydın Üniversitesi dahi itimat etmişler. Hiçbiri boşanma kararıyla aradan geçen süreyi paylaşıp ne kadar evli kalıp ne zamandır nafaka ödediğini ispat etmeye ihtiyaç duymamış.
@BirselLknur yıllarca tweetlediğiniz kişiyi tanıyorsunuzdur sanırım, haydi bize bu kişinin akademisyen olduğunu, 10 gün evli kaldığını ve 37 yıldır nafaka ödediğini kanıtlayın biz de susalım. Yoksa siz bir persona yaratıp yıllardır bu personayı sahte algınıza destek çıkması için kullanıyor musunuz?
Son olarak nafakanın gerçek mağduru kadınlar, sizler ses çıkarmazsanız gördüğünüz gibi meydana haksız güçlülere kalıyor. Çok yazık gerçekten, yalandan bir dağ inşa edilmiş.
Zorla uyuşturucu verilerek cinsel istismarda bulunulan ve katledilen Selime Bağcı için annesi Arife Balcı adelet istiyor:
“Kızım Selime’ye rızası dışında uyuşturucu verdiler, fuhuşa zorlayıp uçurumdan aşağı attılar.
Devlet büyüklerine sözü geçen birileri var. Kızımı adli tıpa götürmediler, otopsi yaptırmadılar.”
Erkeklerin kadinlari kuzu, dana, inek gibi etinden sutunden amindan faydalanilacak bir canli olarak gordugunu anlamakta fayda var.
Ustelik kadinlarin hizmetcilikten, bakiciliktan, temizlikten, aci cekmekten, tecavuz edilmekten keyif aldiklarina da inaniyorlar.
erkekler ne kadar korkunc bi sey yapilirsa yapilsin birbirini sorgusuz sualsiz desteklerken bazi kadinlarin en ufak yanlista birbirine karsi ahlak polisi kesilmesi canimi sıkıyor. toplum o kadini topa tutacak zaten sen de biliyosun ne bu bi tekme de ben atayim hevesi niye bu ofke
aklıma miranda'nın carrie 93785832. kez bigden bahsederken çığlıklar eşliğinde "kaç yaşında, kendi ayaklarımız üzerinde duran akıllı kadınlarız hala başka konu yokmuş gibi sadece erkeklerden bahsediyorsunuz" diye delirdiği sahne geldi..her yeni gün miranda kraliçeyi anlıyoruz....
x: bu ülke neden gelişmiyo düzelmiyo
aynı zamanda x:
kürtler—>terörist
solcular—>terörist
alevi—> dinsiz, pis
feministler —> patlak
modern insanlar—>kafir, imansız
lgbt bireyleri—>ibne top yuvarlak
“erkek adam dediğin…”
“kadın dediğin..”
Avukat olmasam ve çok sayıda boşanma davası görmemiş olsam;
1. Erkeklerin düzenli nafaka ödediğini,
2. Erkeklerin yüksek tutarlarda nafaka ödediğini,
3. Çocuklar için hükmedilen iştirak nafakasını düzenli olarak yatırdığını
düşünebilirdim.
Gelin görün ki uygulamadaki tablo çok farklı. Yaşlı müvekkillerim dışında, eşinden düzenli yoksulluk nafakası alan neredeyse hiç müvekkilim yok. Çocuklar için hükmedilen iştirak nafakasını da çoğu zaman rızasıyla ödeyen olmuyor; ödemeleri ancak icra yoluyla tahsil edebiliyoruz.
Üstelik nafaka miktarları da sanıldığı kadar yüksek değil. Aylık 100 bin TL geliri olan bir baba için bile çocuğa 6 bin TL iştirak nafakasına hükmedilebildiği dosyalar görüyoruz.
Bu konuda sürekli şikâyet eden kişilerin dosyalarını gerçekten merak ediyorum.