Değerli arkadaşlar,
Bundan sonra yapılması gereken açıktır: Bu karara karşı hukuki yollara başvurmak ve mahkeme nezdinde itiraz sürecini başlatmak.
Kanaatimizce bu karar bilimsel ölçütlerle bağdaşmadığı gibi hakkaniyet ilkesine de uygun değildir.
Mücadelemizi hukuk zemininde sürdürecek ve haklılığımızı yargı önünde ortaya koyacağız.
Unutulmamalıdır ki hiçbir idari karar yargı denetiminin üstünde değildir. Hukuk devletinde son söz her zaman yargınındır.
Bu nedenle moral bozmaya, umutsuzluğa kapılmaya veya mücadeleden vazgeçmeye gerek yoktur.
Birlik içinde hareket ettiğimiz, bilimsel ve hukuki argümanlarımızı güçlü şekilde ortaya koyduğumuz sürece haklı davamızı sonuna kadar savunacağız.
Bu doğrultuda gerekli girişimlere başlayacağız.
#DoktoralıUzmanSayılamaz
Diş hekimliğinde “doktorası olanlara uzmanlık unvanı verilsin” tartışması yalnızca bir unvan meselesi değildir.
Konu; merkezi sınav, fırsat eşitliği, liyakat ve binlerce hekimin emeğidir. Diş hekimi olmayanların da anlayabilmesi için,
Bir flood:
20'li yaşlarımı DUS'u kazanmak ve bu yolda eğitimimi tamamlamak üzere yürüdüm. Vazgeçtiklerim,ertelediklerim ve en önemlisi sevdiklerimden çaldığım zamanlar oldu. Bugün savunduğum şey sadece bir unvan değil; yıllarca vermiş olduğum alın terinin değeridir. #UzmanlıkMasadaVerilemez
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Danışmanı Yasemin Kulak Özkan’a sesleniyoruz!
Uzman Diş hekimlerine ve Uzman adaylarına çektirdiğiniz bu zulüm nedir?
2012’den önceki Doktoralı Diş Hekimlerini uzman saydınız, tamam doğru.
Çünkü 2012’de DUS geldi. Diş Hekimliğinde Uzmanlık Sınavı.
DUS’tan sonra denildi ki artık sadece DUS kazananlar uzman olacak, doktora yapanlar de��il.
Tamam bu da doğru.
Peki neden şimdi 2012’den sonra doktoraya başlayanlara şimdi uzmanlık veriyorsunuz?
Bu bir hata mı yoksa danışmanınızın çıkardığı yeni bir torpil mekanizması mı?
Danışmanınızın kocası Marmara’da Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı.
Oğlunu doktora programına alıyor. Bu birinci liyakatsizlik iddiası.
Oğlu uzman sayılsın diye DUS kadrosunu kapatıyor ve doktoralı oğlunu uzman yapmak istiyor . Bu da ikinci liyakatsizlik iddiası.
Koskoca Marmara Üniversitesi’nde nasıl olur da bir kişinin geleceği için DUS kadrosu kapandı.
Şimdi de binlerce diş hekimini mağdur etmeyi göze alarak yeni bir rezalete imza atmak istiyor.
2012’den sonraki doktoralıları uzman saymak istiyor. Bu, diş hekimliğini katletmektir.
Nasıl olur da haftada 1 gün eğitim alan, bir kısmı ücretli şekilde doktoraya başlayan doktora öğrencileri ile,
Haftada 5 gün 8-5 mesai yapan Türkiye’nin en zor 2. sınavını başarıyla geçen DUS öğrencilerini bir tutarsınız.
Binlerce uzman diş hekimi ve uzman diş hekimi adayı mağdur ediliyor!
Yasemin Kulak Özkan’ın bu saçma sapan projesinden vazgeçilmesini istiyoruz.
Düzenli olarak mağdur edilmek istenen Diş hekimlerinin hakkını verin!
@umitozdag @zaferpartisi @drmemisoglu @saglikbakanligi @profokumus_ @SafaKapicioglu
#EmegeSaygıDUSaSaygı
Doktoruna böbreğini veren vatandaş:
"Hocam dedim kan grubumuz aynı, ben direkt 'böbreğimi veririm' dedim. Teşekkür etti ama kabul edilmeyeceğini söyledi.
Hocamın durumunu gözetliyorum, 'hocam pek iyiye gitmiyor' diyorum. Niyetimin ciddi olduğunu söyledim. İsteğimizi kabul etti."
Türkiye’nin hiçbir şehrinde böyle bir görüntüye rastlamazsınız… Her kaldırım kenarında, her köşede kimyasallarla üretilmiş kedi mamaları var çünkü. Tüm kedilerimizi, kedi olduklarının farkında olmayan şişman ve hantal varlıklara dönüştürdük.
Sürekli taksi kullan
Astrolojiye göre hayatını sürdür
Kaçıngan bağlan
Situationship takıl
Paran ay sonunu çıkartamasın
Spora kaydolup gitme
Yeniliklere kapalı ol
Herkese akıl ver
Eleştirilere açık olma
Rahata alış
Yan gelip yat
Bilmediğin konularda biliyormuş gibi yap
📌 Van Yüzüncü Yıl Üniversite Kampüsünde Skandallar Bitmiyor
🔴Diş Hekimliği Öğrencilerine, Öğretim Görevlisinden Şiddet ve Mobbing
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nde patlak veren skandal, eğitim dünyasını bir kez daha sarsmıştır .Öğrenciler, Toplum Ağız ve Diş Sağlığı Dersi sorumlusu Öğretim Görevlisi Merve Aksoy Yüksek'in sistematik mobbing, psikolojik şiddet ve tehditlerine maruz kaldıklarını belirterek dekanlığa resmi şikayette bulunmuşlar. Elde edilen belgelere göre, bu iddialar öğrencilerin motivasyonunu yerle bir etmiş, bazılarını depresyon ve anksiyete eşiğine getirmiş. Peki, bir eğitimci nasıl olur da geleceğin diş hekimlerini bu şekilde ezer? Bu, Türkiye'de akademik mobbing'in utanç verici bir yüzüdür.
Şikayet dilekçesi, 9 Kasım 2025 tarihinde öğrenci No İmzalı olarak dekanlığa sunulmuş ve 114 öğrencinin imzası yer almaktadır. Belgede, Merve Aksoy Yüksek'in derslerde öğrencileri aşağıladığı, tehdit ettiği ve ayrımcılık yaptığı detaylı bir şekilde anlatılmaktadır. Öğrencilerden biri olan Yılmaz Güneş'e, 7 Kasım 2025'te derste "Hayatın kaydıracağım, hayatının otobanında seni ezeceğim" gibi ifadelerle tehdit edildiği belirtiliyor. Merve Aksoy Yüksek'in öğrencileri "aptal, salak, gerizekalı" gibi kelimelerle aşağıladığı ve notlarla şantaj yaptığı öne sürülüyor.
Öğrenciler, bu davranışların bedenlerinde titreme, kalp çarpıntısı gibi fiziksel tepkilere yol açtığını, hatta bazılarının uyku bozukluğu ve depresyon yaşadığını ifade ediyor. Bir öğrenci, "Sınıfta sürekli korku içinde oturuyoruz, eğitim almak yerine hayatta kalmaya çalışıyoruz" diyor.
Merve Aksoy Yüksek'in bazı öğrencileri kayırdığı, diğerlerini ise sebepsiz yere dışladığı ifadeleri yer alıyor. Örneğin, bir öğrenciye "Senin gibi birini nasıl mezun ederiz?" diyerek mezuniyetini riske attığı belirtiliyor.
Bu durumun sadece bireysel değil; sınıfın genel motivasyonunu düşürdüğünü, öğrencilerin birbirine destek olmak zorunda kaldığını vurguluyor.
Aylar önce Merve Aksoy Yüksek hakkında soruşturma talep edilmesine rağmen henüz gerekli önlemler alınmamış , mağduriyetler devam etmektedir.
Üniversite tarafından 6 Ocak 2025 tarihinde yayınlanan bir resmi yazıda 2025 yılı Toplum Ağız ve Diş Sağlığı Komisyonu'nu belirliyor. Ancak ��ikayet, doğrudan Aksoy Yüksek'in ders sorumluluğuna odaklanıyor ve bu komisyonun işleyişini de dolaylı olarak sorgulatıyor.
Buradan, fakülte dekanı Prof.Dr.Cemil Göya 'ya soruyoruz: bu kaçıncı skandal, kaçıncı utanç?
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Türkiye'nin doğusundaki önemli eğitim kurumlarından biri. Ancak bu yaşananlar, akademik özgürlük ve öğrenci haklarını ihlal etmekle kalmıyor, ülkede yetişecek diş doktoru adaylarının geleceğini riske atıyor. Geleceğin sağlık profesyonellerini yetiştiren bir kurumda şiddetin yeri olmamalı – bu, bir utanç değil mi?
Peki siz, Merve Aksoy Yüksek ...bu mu sizin eğitimci anlayışınız?
Hangi hakla öğrencilere şiddet uyguluyorsunuz?
Bu haberden sonra ne yapmayı düşünüyorsunuz? Sınıfa girip yine öğrencileri tehdit etmeye ve hakaret etmeye devam mı edeceksiniz?
Ve yetkililere buradan bir kez daha seslenmek istiyoruz:
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde eğitim gören öğrencilerin hayatlarıyla daha ne kadar oynanacak?
Ülkenin geleceği olan gençler neden bu kadar büyük bir risk altına atılıyor?
Gerekli önlemler neden hâlâ alınmıyor?
Bu skandallar ne zaman sona erecek?
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde eğitim alan her bir öğrencinin hayatı için ciddi endişe duyuyoruz.
@GokceGokcen_ @AsuKaya80TBMM
@sevdakaraca @adalet_bakanlik @tcbestepe
@totorovekanks @zeyblaus Anne ve yavrularımız hastalandı, yavruların iştahının olmadığını anladığımız gibi vete götürdük. Malesef yavrular 2 gün bile dayanamadı. Anne ölümden döndü 1 aydır toparlanmaya çalışıyor. Çok üzüldüm başınız sağolsun.
Bu ülkede diş hekimliği kadar ezilen bölüm yok.
hastanın tedavi malzemelerinden hastanenin eldivenine kadar sen al, hem teorik hem pratik dünya sınav,hoca mobbingi uğraş, kendi hastanı bul getir gerekirse sokak sokak kahve kahve gez. Hastan keyfi gelmezse? Kaldın Sonuç işsizlik
Diş hekimliği okuyan bir kadın, bölümünün zorluğundan yakınırken sınavların ağırlığını ve hastanede sınavlarını verebilmek için hasta bulamadığı için hüngür hüngür ağlıyor.