Merhum Abdülmetin Balkanlıoğlu hoca ile zeytin simit yerken Orhangazi’de; şöyle bir sohbet geçmişti…
“Türkiye; darul harp mi? Darul islam mı?”
“Abdülmetin hoca merhum, genç mühendise bi soralım bakalım. O ne diyecek?” demişti…
Ben de gülerek: “Darul Acayip” demiştim.
😀😀😀
"Şüphesiz ki Resûlullah’ta sizin için güzel bir örnek vardır." (Ahzâb, 21)O’nun (s.a.v.) izinden gitmek, hayatı güzelleştirmenin en kısa yoludur. 🤍 #Hadis#Sünnet
Her kulun şöyle demesi gerekir:
"Allah yaptığından mesul değildir. İnsanlar ise yaptıklarından mesuldürler." (Enbiyâ Sûresi, âyet 23)
Abdülkadir Geylani (ks)
Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat (hikmetine binaen) onları belirli bir süreye kadar erteler. Ecelleri geldiği vakit, (onu) ne bir an geciktirebilirler ne de (bir an) öne alabilirler.
(Nahl Sûresi 16/61)
Serhend Takvim
Allah’tan sana mesaj var
İsra süresi 70 ayet
"Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık; onları karada ve denizde taşıdık, kendilerine güzel ve temiz rızıklar verdik ve onları yarattıklarımızın çoğundan üstün kıldık."
Hz. Peygamber, bir gayrimüslimin iman edip müslüman olması halinde önceki günahlarının silineceğini haber vermiştir.
| bk. Ahmed b. Hanbel, el-Müsned. IV. 199, 204, 205 |
Onların her biri ister ki bin sene yaşasın. Oysa çok yaşatılması hiç kimseyi azaptan kurtaramaz. Allah onların yapmakta olduklarını eksiksiz görür.
Bakara Sûresi/96
Bir tarihi değerlendirmede II. Bayezid için şöyle denir: “Düşünün ki bir kişinin babası Fatih Sultan Mehmed, oğlu Yavuz Sultan Selim, torunu Kanuni Sultan Süleyman…”
Bugün Osmanlı’nın sekizinci padişahı Bayezid-i Veli’nin kabrini ziyaret ettik, cuma namazını da onun yaptırdığı Bayezid Camii’nde kıldık.
Sevgili gençler;
Fatih’ten Yavuz’a, Yavuz’dan Kanuni’ye uzanan bu büyük tarihi çizgiyi anlamak için II. Bayezid dönemine de yakından bakmak gerekir.
Büyük hadis alimi İbn Hacer el-Askalâni rahmetullahi aleyh talebelik yıllarında dersleri kavramakta zorlanmış ve ilim tahsilini bırakmaya karar vererek evine dönmek için yola çıkmıştı. Yolda yorulup bir mağaraya sığındı. Mağaranın tavanından tek tek düşen su damlalarının altındaki sert kayayı zamanla oyduğunu ve üzerinde derin bir iz bıraktığını gördü. Bu manzara karşısında durdu ve kendi kendine şöyle dedi:
"Benim kalbim bu kayadan daha sert değildir. İlim de bu su damlasından daha zayıf değildir."
Bu idrak üzerine derhal medresesine geri döndü ve sabırla çalışarak yoluna devam etti ve neticede İslam tarihinin en büyük hadis alimlerinden biri oldu.
Bir insana umut verdiyseniz, o umudun sorumluluğunu da taşırsınız…
Bu hikâye bize çok önemli bir şeyi hatırlatıyor: Verdiğimiz sözler, karşımızdaki insan için düşündüğümüzden çok daha büyük anlamlar taşıyabilir.
Söz vermeden önce düşünelim. Verdiğimiz sözün arkasında duralım.