ERKEKLİK RACONU
Kadınların sarhoşluğundan faydalanılmaz.
Dostunun eski kız arkadaşı senin için yürüyen cesettir. İletişime geçilmez.
Parası olmayan arkadaş ortamda mahçup edilmez.
Verdiğin sözler tutulur.
Ortamda yalan söylenmez. Çünkü yalan bir kere söylenir ve bir daha o kişinin sözüne iltimat edilmez.
Kızlı erkekli ortamlarda götün başın ayrı oynamaz.
Sana emanet edileni korur ve kollarsın.
Anaya bacıya yan gözle bakılmaz.
Tartıştığın birinin yanında eşi, çocuğu varsa tartışma uzatılmaz alttan alınıp sonraya bırakılır.
Hatundan ayrıldıktan sonra başına bela olunmaz.
Ayrılığı kaldıramıyorsan kimseyi sevip aşık olmayacaksın
Zor günde olan dostunun elinden tutulur ve ayağa kalkması için yardımcı olunur.
İnsanların dış görünüşüyle alay edilmez.
Erkek adamın bileği, cebi, ensesi kalın olur.
Ortamda birisi, birinin arkasından konuşuyorsa o kişi susturulur.
Sana verilen sır, omuzlarına atılmış kefendir. O sır seninle beraber toprağa girer, eşe dosta "aramızda kalsın" diye satılmaz.
Masaya oturduğunda o telefon ters çevrilir. Karşındaki adam konuşurken ekrana bakılmaz; göz teması kurulur, masanın ve muhabbetin ağırlığına saygı duyulur.
Dostla yapılan ticarette veya alınan borçta gün aksatılmaz. Kardeşlik ayrı, cüzdan ayrıdır. Dostun parasına çökülmez, üç kuruş için kardeş harcanmaz.
Kendi kanından, kendi ailenden veya kabilenden olanın zaafı dışarıda başkalarına meze yapılmaz. Kol kırılır, yen içinde kalır.
Düşmanlık bile mertçe yapılır. Arkadan kuyu kazılmaz, sahte hesaplardan sallanmaz. Hasmının gözünün içine baka baka konuşmaya cesaretin yoksa, o kılıç kınından çıkmaz.
Kavgaya girdiğin adam yere düştüyse, bilincini kaybettiyse vurmaya devam edilmez. Ayağa kalkması beklenir. (Gerçek güç her zaman MERHAMET barındırır.)
Başkasının masasına, sofrasına veya mekanına davetsiz çökülmez. Gittiğin evde de ne mahremiyete ne de eşyaya göz ucuyla dahi bakılmaz.
Özür dilemek küçüklük değil, karakterin omurgasıdır. Ama aynı yanlışı bilerek iki kere yapan adamın bileti kesilir, üçüncü şans verilmez.
Erkek adam acı çekmez diye bir kural yoktur; ama erkek adam yarasını ulu orta, sosyal medyada millete şov yaparak kanatmaz. Gider kendi mağarasında tek başına çeker, dışarıya Dağ gibi çıkar.
Başkasının kavgasına, senden açıkça yardım istenmeden veya ortada acil bir namus/şeref meselesi yoksa sazan gibi atlanmaz. (Kendi SAVAŞINI zekice seçeceksin.)
Masada hesabı biri üstlendiyse, cüzdana el atıp yarım ağızla "ben vereyim yeaaa" şovları yapılmaz. Ya hesabı sessizce sen ödersin ya da adam gibi eyvallah der kalkarsın.
Güçlüye karşı dik durulur, zayıfa karşı gövde siper edilir. Gücünü sadece senden aciz olanlara yetirebiliyorsan, sen erkek değil zorbasındır.
Başkasının ekmeğiyle, rızkıyla oynanmaz. (Bir adamın işine taş koymak, kan dökmekten daha ağır bir VEBALDİR.)
Kadınların olduğu ortamda başka bir erkeği ezerek, onunla dalga geçerek yükselmeye çalışılmaz. (Bu sadece kompleksli, alt kademe sığıntıların ucuz şovudur.)
Emanet mal ile ağalık yapılmaz. Başkasının arabasıyla caka satılmaz, başkasının parasıyla masaya vurulmaz. Sadece neyin varsa onunla dik durursun.
Laf taşıyan adamla yola çıkılmaz. Sana gelip "o senin arkandan böyle dedi" diyen adam, yarın senin lafını da başkasına satacak olan ilk kişidir. O kişi İHRAÇ edilir.
Kötü günde, hastanede, karakolda veya cenazede yanında olmayanın; düğününde, kutlamanda ve o şatafatlı gününde sandalyesi olmaz.
Borç alırken ayrı, borç öderken ayrı karaktere bürünülmez. (Ödeme gününde telefona çıkmayan, çamura yatan adamın kredisi bir daha açılmamak üzere KAPANIR.)
Ailenin, büyüklerin olduğu masada lafın tartısı bilinir, küfürlü ve laubali konuşulmaz. Sokaktaki yırtıcılığını kendi evinin kapısında bırakacaksın.
İki kişi konuşurken, aralarına girip laf bölünmez. (Dinlemeyi ve susmayı bilmek, boş konuşmaktan daha büyük bir GÜÇ göstergesidir.)
Kaybedecek hiçbir şeyi olmayan, kendini bilmez cahille it dalaşına girilmez. Senin kaybedecek bir krallığın var, onun ise sadece sokağı. Frekansını o ÇUKURA indirmeyeceksin.
Düştüğünde sana sırtını dönene, ayağa kalktığında merhamet edilmez. Affetmek erdemdir ama aynı yılanın seni iki kez sokmasına izin vermek AHMAKLIKTIR.
Söz ağızdan bir kere çıkar. Kıvırmak, "ben aslında öyle demek istemedim" diye sızlanmak omurgasızlıktır. Hatan varsa faturasını ödersin ama masada tükürdüğünü yalamazsın.
Kendi hatanı başkasının üstüne yıkmazsın. Başarısızlığı da, faturayı da aslanlar gibi kendi göğsünde karşılarsın. (Sorumluluk sende)
Weak father = Slutty daughter
Dominating mother = Mama’s boy
Narcissistic mother = Insecure son
Absent father = Self-hating children
Poor marriages = Unhappy Homes
Unhappy home = Unhappy society
Broken homes breed broken men,
and broken men burn the world.
Strong father = Confident daughter
Feminine mother = Masculine son
Loving parents = Secure children
Healthy marriage = peaceful home
Peaceful home = Strong society
İtalya’da çok güzel bir kavram var: “Hiçbir şey yapmamanın keyfi.” ☕
Sadece otur, kahveni iç ve anın tadını çıkar…
Koşuşturmadan, acele etmeden.
Bazen en büyük mutluluk, sadece durabilmek.