Ayşe tokyaz cinayetinin yeni görüntüleri
Ortaya çıktı
Kadının ellerini ve ayaklarını bağlayıp
Öldürene kadar darp eden kişinin polis olması çok korkutucu
Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş: “Van Baro Başkanı beni azarladı, ağlayarak ayrıldım. Rektör örtbasın baş aktörü, Baro Başkanı ise destekçisi. Gerçeği araştırmak yerine delilleri karartmaya çalıştılar. Bu yüzden vekâletimi geri çektim.”
Türkiyede vergi sisteminde gram adalet yok. Kadın kuaförleri 5-10 bin liralık işlemleri karttan geçtiği zaman ekstra ücret talep ediyormuş yoksa elden vermeni istiyorlarmış. Darphane gibi para kazanan insanlar bi beyaz yakalı kadar senelik vergi ödemiyor
Dünya Kupası’ndan elenen bazı ülkelerde elenmelerin ardından yaşananlar:
• Uruguay: Özel uçuş iptal edildi her futbolcu kendi imkanıyla ülkesine döndü.
• Suudi Arabistan: Federasyon Başkanı istifa etti.
• Güney Kore: Teknik direktör istifa etti. Devlet Bakanı, olayın araştırılmasını istedi.
• İskoçya: Teknik direktör istifa etti.
• Çekya: Teknik direktör istifa etti.
• Türkiye: Oyunculara villa ve 16M$ prim dağıtıldı.
Ama basına, takım kaptanları Hakan Çalhanoğlu ve Merih Demiral’ın organizasyonuyla kişi başı 20 bin dolar toplayarak çalışanlara (aşçı, şoför, personel, antrenörler) dağıttıkları anlatıldı.
16 milyon dolar alıp, 20 bin doları dağıtıp bunun da reklamını yapmışlar.
16 milyon dolar yaklaşık 750 milyon TL yapıyor.
Futbolcuların bu paraya ihtiyacı yok.
İhtiyaç sahiplerine 1’er milyon TL dağıtılsa 750 aileye ilaç gibi gelirdi.
500 bin TL dağıtılsa 1.500 aile...
Ya da bambaşka tesisler, işler yapılabilirdi.
Bu paralar futbolculara neye göre, hangi başarıdan dolayı veriliyor?
Şu olayın intihar değil cinayet ve arkasında da yetkili birilerinin olduğu o kadar açık ki hem şu kızın hem çaresizce bir umut kızının hakkını arayan babanın ahı iki dünyada da bırakmasın yakanızı
Dünyanın tüm ülkeleri elendikleri zaman efendi gibi çıkıp mahcubiyetini dile getirdi. Bizimkilerde takımı eleştirenleri içeri atmak için bakanı devreye sokmaya çalıştı aq
deniz göktaş 6 yaşındaki kızını müridiyle evlendiren bir tarikat lideri olsaydı geçen hafta tahliye olacaktı. emeği geçen yetkililere teşekkür edecekti. islamcı camia tarafından coşkuyla karşılanacaktı. dini değerlerle uyumu tescil edilmiş olacaktı. geçen hafta böyle oldu çünkü.
“Erdoğan diktatör olsa diktatör diyemezdi” diye yola çıktılar, “O zaman Erdoğan’la ilgili kısma değil de dinle ilgili kısma odaklanalım, oradan soruşturma başlatalım. Hem Erdoğan prim kasar, hem Erdoğan kendisi için aksiyon almamış olur, hem de toplumun çoğu dinsiz damgası yememek için ses çıkarmaz” diye ilerlediler. Karşınızda salak mı var? Her şey ayan beyan ortada.