Seda bacım reklamda oynamış sgsgywuwja mükemmel de olmuş.😄
Ey yapımcılar, saçma sapan Doğu dizileri yapacağınıza Seda Sayan’la bir sitcom çekin de neşemizi bulalım.
GERİ SAYIM BAŞLADI!⏳🥰
Filenin Sultanları FIVB Voleybol Milletler Ligi’nde kupayı evine getirmek için sahaya çıkıyor!🙌🏻
🆚 Brezilya
⏰ 14.30
📺 TRT 1 | S Sport
Quelqu’un peut m’expliquer comment une seule personne est censée réussir à travailler de 9 h à 18 h, faire 10 000 pas par jour, aller à la salle de sport trois fois par semaine, cuisiner des repas faits maison, garder la maison impeccable, passer du temps de qualité avec sa famille, dormir huit heures par nuit, lire des livres, apprendre des langues, avoir des loisirs, prendre soin de sa santé, être séduisante en permanence… et réussir malgré tout à ne pas finir avec un trouble anxieux ?
J’ai l’impression qu’on nous a vendu une image de la vie qui est tout simplement impossible à tenir dans la réalité.
Deniz Göktaş’ın gösterisi temelde hafıza, inkâr ve yüzleşme üzerineydi. “Döneceğim” dedi, döndü ve bugün, 2 Temmuz’da, gözaltına alındı.
Türkiye’nin hafızası açısından unutmamanın ve yüzleşmenin en ağır günlerinden birinde…
Sadece cesur bir komedyenin gözaltına alınması değil, hafızaya, söze ve ifade alanına sahip çıkma meselesi bu.
İlk refleks de en başta komedyenlerden ve kültür-sanat dünyasından gelmeli.
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
Ümit Özat:
"Eğer ki ben şu an o milli takımda oynuyor olsaydım, yemin ederim ki Türkiye’ye dönmezdim. İnsanların yüzüne bakamazdım.
L*n, Yeşil Burun Adaları İspanya’dan puan aldı; hiçbiriniz haritada yerini gösteremezsiniz.
Fatih Terim’den özür diliyorum, Mustafa Denizli’den özür diliyorum, bundan önceki futbol federasyonu başkanlarından özür diliyorum."
Mel Gibson’ın filminde birçok kişinin ilk izleyişte tam anlayamadığı kısa ama son derece rahatsız edici bir sahne vardır.
İsa acımasızca kırbaçlanırken, kalabalığın arasında tuhaf bir figür belirir. Solgun yüzlü, neredeyse insan gibi görünmeyen bu varlık sessizce ilerler. Kucağında ise bir bebek vardır. Ama bu görüntü huzur vermez. Tam tersine, sahneyi daha da rahatsız edici hale getirir.
Bu figür Şeytan’dır.
Filmde Şeytan’ın kadın mı erkek mi olduğu belli değildir ve bu özellikle tercih edilmiştir. Yönetmen, onu insani özelliklerden uzak, soğuk ve yabancı hissettirmek istemiştir. Kucağındaki çocuk ise Meryem ve bebek İsa görüntüsünün karanlık bir yansımasıdır. Sevgi ve şefkatin kutsal simgesinin bozulmuş bir taklidi gibi durur.
Sahnenin mesajı oldukça derindir:
İsa işkence görürken Şeytan, çocuğu sakince taşıyarak adeta alay eder. Sanki “Bak, ben bile kendi çocuğuma şefkat gösteriyorum” der gibidir. Bu, Tanrı’nın İsa’nın acı çekmesine izin vermesine yönelik karanlık bir meydan okumadır.
En ürkütücü kısmı ise bunun bağırarak değil, tamamen sessizlik içinde yapılmasıdır. Çünkü film burada kötülüğün her zaman öfke veya şiddetle görünmediğini anlatır. Bazen kötülük sakin olabilir. Şefkati taklit edebilir. İnsanların inancını sessizce sarsabilir.
Sahne çok kısa sürer ama sembolizmini fark edenler için filmin en unutulmaz anlarından biri haline gelir.
Carl Jung’un çok önemli bir hatırlatması vardır: İnsanlar sizi olduğunuz gibi değil, kendi oldukları gibi görürler. Sizin ne kadar mavi olduğunuzla değil, ne kadar pembe olmadığınızla ilgilenebilirler.
Bir duam da tüm kalbimle; kalbinde kötülük olmayan, iyi niyetiyle kimsenin hakkına girmeden, fitne fesatlık peşinden koşmadan kendi yolunu inşa etmeye çalışan herkesin ama herkesin işi gücü rast gitsin, hanesi bereket, kalbi huzur, etrafı güzel insan dolsun. Şov yapmadan el verenlerin elinden tutan çok olsun, yüzünden kahkaha, zihninden aydınlık eksik olmasın🤲🏻
Bu gece bir şey isteyecekseniz; para değil, şans değil…
İyi insan isteyin.
Merhametli, vicdanlı, sözüne güvenilir insanlarla karşılaşmayı dileyin.
Hayırlı insanların yanında çalışmayı, hayırlı insanların sizinle çalışmasını isteyin.
Çünkü iyi insan varsa çözüm vardır…
Ama kötü insan varsa hiçbir şey yolunda gitmez.
Bu mübarek gecede en kıymetli duanız:
“Allah’ım beni iyi insanlarla karşılaştır.” ✨