@M_UfukTekin Gönderinizi şappadanak beğenesim var. Ama bunu yapmıyorum. Çünkü olağanüstü huzurlu bir ruh halindeki bir kişi mm in yaşamı, alçaklıklar dizisinden oluşmayabilir. Oysa çoğunluğun, paylaşıma konu kişiden tek beklentisi, aynı işi sesini çıkararak yapan genç meslektaşına+
Siyasal islamcıların, Kemalistleri yıllarca "batı özentisi, batı hayranı" diye eleştirdikten sonra, sırf batılı efendilerine "şirin" gözükmek için kırk takla atmaları fena ibretlik.
Sadece gazetecilik yaptığım için 75 gün cezaevinde tutuldum. Ben cezaevindeyken İletişim Başkanlığı basın kartımı iptal etmiş. Gerekçe ise “adli sicilimin” uygun olmamasıymış❗️
Benim hüküm giydiğim tek bir davam dahi yok. Sadece mesleki faaliyeti nedeniyle cezaevine atılan bir gazetecinin basın kartını iptal edenleri tebrik ediyorum
İki kez beraat ettiği davadan üçüncü kez yargılanan Ekrem İmamoğlu’nun mahkeme salonunda bulunma hakkı, akıllara durgunluk verecek bir "arıza" bahanesiyle engelleniyor: Silivri’den Kartal’a 60 kilometre yol gittikten sonra arızalandığı söylenen bir araçla, aynı mesafeyi geri dönerek cezaevine ulaşmak...
Üstelik en temel insani ihtiyaçların bile "beklesin" denilerek reddedildiği bu kabul edilemez süreci, Ekrem İmamoğlu duruşma hakimine bizzat SEGBİS ekranından aktarmak zorunda kalıyor. Aylardır Silivri’de tutulan bir insanın adaletin huzurunda, mahkeme salonunda fiziken bulunmasından bu kadar mı çekiniyorsunuz; neyden korkuyorsunuz?
Bu yollardan vazgeçin.
Hukuk, kişiye özel tasarlanan ve mantık sınırlarını zorlayan bu tarz senaryolarla yürütülemez. Adil yargılanma hakkının eksiksiz uygulanması anayasal bir zorunluluktur.
AKP ve MHP’nin oylarıyla,
tüm siyasilerin mal varlıklarının araştırılması önergesi reddedildi.
Milletvekilleri, bakanlar, eski başbakanlar, Cumhurbaşkanlığı makamı, belediye başkanları…
Kısacası kamu gücünü kullanan herkes için şeffaflık istedik, reddettiler.
Ne istedik?
Hesap verilebilirlik.
Şeffaflık.
Temiz siyaset.
Ne yaptılar?
“Hayır” dediler.
Açık ve net:
Temiz olan denetimden korkmaz!
Dürüst olan mal varlığını açıklamaktan kaçmaz.
Bu ret kararı, milletin değil;
hesap vermek istemeyenlerin kararıdır.
BASINA VE KAMUOYUNA;
Herkese Merhabalar
Ben Dr Larin Kayataş.Türkiyenin ilk açık kimlikli trans kadın doktoruyum. Sağlık Bakanlığı tarafından “mahkeme kararına” rağmen 2.defa devlet memuriyetinden men edilip,kamudaki doktorluk görevime son verildi.Bununla da yetinilmedi,hemen ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına hakkımda suç duyurusunda bulunuldu,adıma ceza davası açıldı ve bugün hapis istemiyle yargılanıyorum.
Yalnızca doktorluk mesleğim değil;özgürlüğüm,geleceğim,varlığım kısaca hayatımın bütünü hedef alındı.
4 yıl Vehbi Dinçerler Fen Lisesi, 6 yıl Çapa Tıp Fakültesi olmak üzere en az 10 yıllık çok ciddi bir emekle elde ettiğim doktorluğumun kamudaki görevine tek taraflı ve hukuksuz biçimde son verildi.
Ben bir trans kadın,bir doktor ve bir insan olarak bütün bunlar karşısında çok öfkeliyim! Çünkü burada yalnızca bir idari işlemden söz etmiyoruz.Burada çalışma hakkının gaspı,sistematik dışlama,kurumsal cezalandırma ve insanlık onurunu zedeleyen çok ağır bir süreç söz konusu. Bunun adı açıkça zulüm!
Üstelik yaşadığım süreç yalnızca idari yaptırımlarla sınırlı kalmadı,Sağlık Bakanlığı tarafından atanan bir müfettiş ile hakkımda 10 ay boyunca eklerle birlikte 924 sayfa rapor hazırlandı. Kişisel verilerime erişilmeye çalışıldı.Çalıştığım kurumda çok sayıda sağlık personeliyle benim hakkımda görüşmeler yapıldı.Etek boyuma dair ifadeler rapora geçirildi.Özel hayatım ciddi bir mesai harcanarak incelendi ve bütün bunların ardından ceza süreci başlatıldı.Bana yönelik bu yaklaşım:sistematik,ısrarlı ve ağır sonuçlar doğuran bir dışlama,yıldırma pratiğine dönüşmüş durumda.
Sağlık Bakanlığının görevi bir doktorun özel hayatını ciddi bir mesai harcayarak incelemek değil,bu ülkenin sağlık politikalarını geliştirmektir.
Bu mesele yalnızca beni ilgilendirmiyor,bu mesele başta translar olmak üzere tüm Lgbti+ları,bu ülkenin doktorlarını,kadınlarını ve hak ihlaline uğrayan herkesi ilgilendiriyor.
Bu açıklamayı yalnızca yaşadıklarımı anlatmak için değil,gerçeği görünür kılmak için yapıyorum. Kamuoyunun bu hukuksuzluğu bilmesini,buna sessiz kalmamasını ve dayanışmayı büyütmesini istiyorum.Çünkü bana yapılanların normalleşmesini kabul etmiyorum.Çünkü bu ülkede bir hekimin,bir trans kadının ve bir insanın hayatı bu kadar kolay hedef alınmamalıdır.Önümüzdeki günlerde bu süreç nedeniyle uğradığım hak kayıpları ve işsiz bırakılmam karşısında maddi desteği de içeren bir dayanışma kampanyası başlatacağım.Bu hukuksuzluk karşısında sesini,dayanışmasını ve imkanı olanlar için maddi desteğini esirgemeyen herkese şimdiden teşekkür ederim.
Saygılarımla
Dr Larin Kayataş
#drlarinkayataş #standwithdrlarinkayatas
@oguzyigitt@TuhafAmaGercek Kim olduğunu bilmiyorum ama ne kadar naturel bir hanım! Dudakları ve burnu ‘ben de köylüyüm, sizdenim bacılarım’ demek için adeta yeniden yaratılmış.