🍑 Malatya deyince kayısı, kayısı deyince akla Malatya gelir.
🌱 Bugün, emeğin ve bereketin bayramı olan 28. Malatya Kayısı Festivali ve Fuarı’nda hemşehrilerimizin coşkusuna ortak olduk.
🤝 Geçtiğimiz yılın zorluklarını hep birlikte geride bırakıp, bugün dalları dolduran "sarı altınlarımızın" sevincini paylaşıyoruz.
Organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ediyor, festivalin şehrimize, ülkemize ve sektörümüze hayırlı olmasını diliyorum.
"Ne yaparsanız yapın, ama soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır."
Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç'in bu sözü, 31 yıl önce #Srebrenitsa'da yaşanan vahşetin ve bugün dünyanın farklı köşelerinde süregelen zulümlerin en büyük özetidir.
Avrupa'nın kalbinde yaşanan bu katliamı unutmadık, asla unutturmayacağız.
Srebrenitsa'da şehit edilen Boşnak kardeşlerimizi rahmetle anıyor; dünden bugüne mazlum coğrafyalarda dökülen kanların durduğu, adil bir dünya diliyorum.
KAMUYU KOKUTAN SENDİKACILIK!
Memur-Sen Başkanı Ali Yalçın, “Tarihin Doğru Tarafında Sendikacılık” başlıklı bir yazı yazmış. “Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil” misali, biz düşüncelerimizi samimiyetle söyleyeceğiz, elbette.
Yazıyı okuyunca gülmekten katıldım adeta. Yanlış anlaşılmasın; içeriğine değil, önce yazının başlığına, sonra anlattığı bilhassa sendika kanunu sürecine.
Tek tek yazayım:
1. Toplu görüşmeli ilk sendika kanunu çıktığı dönemde, sizin esameniz bile okunmuyordu.
2. Toplu sözleşmeli sendika kanunu çıkarken yapılan itirazlara destek vermek yerine, kanunun mevcut hâlini ayakta alkışladınız. Ve bugün, “Bu kanunla buraya kadar.” diyerek aslında çaresizliğinizi ifade etmiyor musunuz?
3. Kamuda tüm alanlarda, bilhassa yönetici atamalarında kabiliyetin, liyakatin hiçbir önemi kalmadığını; bu kokuşmuş atama sisteminin yıllar içinde adım adım hayata geçirildiğini yakinen biliyoruz.
Tüm kurum ve kuruluşlar, tüm memurlar bu yönüyle hangi sendikanın tasallutu altındadır acaba?
Korku, endişe, gelecek kaygısı, görevde yükselme, tayin, nakil ve her bakımdan hak ettiğini elde edememe endişesi yaratanlar kimlerdir?
4. Siyasi iktidarın iktidar olduğu tarih ile üye sayınızdaki akıl almaz artışı, ilahi bir tesadüf ile mi izah etmeliyiz?
Bu gelişmeyi “tarihin doğru tarafında sendikacılık yapmak” ile ilişkilendirmeye çalışmak, trajikomik bir hâl değil midir?
5. Ekonomik ve sosyal olarak kamu çalışanlarının, beş yıl öncesinin bile ne kadar gerisinde olduğu gerçeği ortadayken, sizi bilmem ama kimlerin “tarihin yanlış tarafında sendikacılığı” desteklediği etraflıca araştırılmalıdır.
6. Katılıyorum, siz tarihin doğru tarafında yer alırken (!) kaybeden hep milyonlarca memur ve memur emeklisi oldu.
Tarihin Doğru Tarafında Sendikacılık ile tarihi boyunca kamuyu kokutan sendikacılık arasında aslında büyük fark vardır!
Memurlar artık sendikal sadakati bırakmalı!
Yetki verip masaya oturttuğu konfederasyonlardan hesap sormalıdır.
Memurlar, sendikasını değiştirmeyip masada olmayanları suçlayarak kendi sorumluluğunu gizleyemez.
Biz Hür-Sen olarak üç buçuk yıldır sokaklardayız, eylemdeyiz. Ve olmaya da devam edeceğiz!
HEM SİYASİ HEM DE SENDİKAL ZİHNİYET DÖNÜŞÜMÜNÜN TAM ZAMANIDIR.
Dikkat ederseniz memur ve memur emeklisine teklif edilen 1000 TL’lik taban aylığa zam, basının gündeminde bile değil.
Memur-Sen ve sözde etkili sendikanın yapacağını ilan ettiği eylem açıklamasıyla, muhalif kanallardaki bazı haber spikerleri bile adeta dalga geçiyor.
Biri AKP’nin, diğeri MHP’nin arka bahçesi olarak tanınan bu sendikaların, ağababalarından izin almadan herhangi bir eylem kararı alamayacağını artık herkes biliyor.
Biri “Bize sahayı işaret ediyorsunuz” diye sızlanırken, diğeri “Bizi alanlara itmeyin” diyerek eylem yapmak istemediklerini açıkça gösteriyor. Adeta “Rahatımızı kim bozdu?” dercesine, ne kadar isteksiz olduklarını milyonlarca memur ve mağdur emeklinin gözlerinin içine bakarak ilan ediyorlar.
Her ikisinin de neredeyse yüzde 150’lere ulaşan zam talepleri vardı ama son verilen 1000 TL’yi saymazsak, iki yıllığına sadece yüzde 24 zam teklifiyle karşı karşıyalar.
Bu iki sendikadan Memur-Sen’in 1 milyon 78 bin 831 üyesi, diğer sendika Kamu-Sen’in ise 560 bin 60 üyesi bulunmaktadır. Toplam 1 milyon 638 bin 891 üyeleri var. Bu kadar güce rağmen, bugüne kadar yaptıkları tek şey 100-200 kişiyle basın açıklaması yapmak oldu. Oysa yüz binlerce kamu çalışanını Ankara’ya getirecek mali imkânları mı yok? Aldıkları milyarları aşan aidatları böyle bir gün kullanmayacaklarsa, ne zaman, ne için kullanacaklar?
Değerli kamu çalışanları, sizin bu sendikalara güven duymadığınızı yakından biliyorum. Sizin üye olarak güven duymadığınız böylesine güdümlü sendikaların eylem kararını ne hükümet ne de basın elbette ciddiye almayacaktır.
Biz Hür-Sen olarak, tüm bu olumsuz şartlara ve ciddiyetsizliğe rağmen, gücümüz oranında alınan iş bırakma kararına destek vereceğiz. Teşkilatlarımız da nefesi yettiği kadar gereken eylem ve etkinliklerle sizler için gündem yaratma gayreti içinde olacaktır.
Tüm yaşadıklarımız, sadece siyasi dönüşümü değil, sendikal zihniyet dönüşümünü de şart kılmaktadır.
Gerek memur gerekse emeklilerimizin talepleri haklıdır. Hazineden payımıza düşeni istemek, yıllar içinde sahte enflasyon rakamlarıyla gasp edilen ekonomik güce yeniden ulaşmayı arzu etmek suç da, günah da değildir. Asıl ayıp, tüm ekonomik beceriksizliklerinin bedelini halka ödetmeye çalışmaktır.
Bu anlayış devam ettiği sürece, oluşacak fasit daireden çıkış mümkün olamaz. Silkinip kendimize gelmenin tam zamanıdır.
MEMUR VE EMEKLİSİNE YÜZDE 15,57
Aynı senaryoyu her zam döneminde yaşıyoruz maalesef. Bu Temmuz ayında da farklı olmadı. ENAG, Haziran enflasyonunu yüzde 3,05; yıllık enflasyonu ise yüzde 68,68 olarak açıkladı. TÜİK’in aylık enflasyonu ise yüzde 1,37; yıllık enflasyonu yüzde 35,05 oldu. Adeta dejavu!
TÜİK enflasyonu dikkate alındığı için enflasyon farkı yüzde 10,07’ye; yüzde 5 Toplu Sözleşme zammı eklendiğinde toplam artış yüzde 15,57 oldu.
Ağustos ayında Toplu Sözleşme süreci başlayacak. Hangi memura, hangi emekliye sorsanız bir umut görünmüyor. Allah nasip ederse, hep birlikte göreceğiz. Sendikacılığın asgari gerekleri bile yerine getirilmeyecek. Yetkili sendika ve yamağı, aynı ağız ve yöntemlerle masaya oturup sonunda timsah gözyaşları dökecekler.
Sendikal itibarları neredeyse sıfıra düşerken, üye sayıları artan bu sendikalar; memur ve emekliye “işte bu!” dedirtecek adımları bile atmayacaklar. Neden? Çünkü bunları sorgulayan, başarı ve ilkeli duruş bekleyen kimse kalmadı maalesef. Yani bile bile lades!
İktidarın, dar gelirli memur ve emekliyi rahatlatmak; yıllar içindeki kayıplarını telafi etmek gibi bir derdi de yok, şüphesiz. Halkın sorunları devasa boyutlara ulaşmışken, her gün yeni bir suni gündeme odaklanan ülkemizde; yokluk, yoksulluk sözü dahi edilemez hâle geldi.
Türk-İş’in Haziran ayı açlık ve yoksulluk sınırı açıklaması tüyleri diken diken edecek boyutlara ulaşmış: Açlık sınırı 26.115 TL, yoksulluk sınırı ise 85.066 TL olmuş. Hal böyle iken, kitleler pastadan payını isteyeceğine; “bunun maaşı çok, şunun maaşı az” tartışmasına girmiş haldeler. Hâlbuki asıl olan, pastadan payımıza düşeni talep etmektir.
Bunu yapacak tek irade ise kendimizdedir. 2 milyon memuru arka bahçesi olan sendikalara üye yapmış iktidarın eli gayet rahattır. Meydanlar boş, tepkiler doğal olarak cılızdır. Böyle devam edemez, etmemelidir. Silkinip kendimize gelmenin; hem iktidara hem de arka bahçe sendikacılığına bir ayar vermenin tam zamanıdır.
Hür-Sen sizinle.
Kendi istikbalimizi ancak kendi irade ve kararımız kurtarabilir. Başka çıkış yoktur!
ENAG’a göre Mayıs ayı enflasyonu %3,66, 12 aylık artış ise %71,2 oldu.
TÜİK ise Mayıs enflasyonunu %1,53, yıllık enflasyonu ise %35,41 olarak açıkladı.
TÜİK’e; “Allah’tan da mı korkmuyorsunuz?” demenin bir anlamı kaldı mı?
Memur ve emeklilerin enflasyon farkı alacağı, TÜİK enflasyonuna göre bile %8,58 oldu.
Burada dikkat edilmesi ve çözülmesi gereken en büyük problem, yıllar içinde meydana gelen alım gücü kaybıdır. Beş yıl öncesi baz alındığında, banka kredisiyle ev, araba alabilen, eşi de çalışan bir memurun, bugün bunu hayal edebilmesi dahi mümkün görülmemektedir. Emeklilerimizin hali pür melali ise iktidardan başka hepimizin malumudur.
Bu sonuç şüphesiz, manipüle edilmiş enflasyon rakamlarının bir sonucudur. Rakam oyunlarıyla açıkça halkın cebinden çalınırken, iktidar bu durumu görmezden gelmiş, hiçbir tedbir almamıştır.
Israrla vurguladığımız refah payı uygulaması hayata geçirilmemiştir. 2026-2027 yılları için Toplu Sözleşme’de, Sayın Mehmet Şimşek’in söylediği gibi, hedeflenen enflasyon rakamları üzerinden bir zam yapılır ve refah payı uygulaması hayata geçirilmezse, bugünü dahi arar hâle gelebiliriz.
Memuru temsil eden sendikalardan bir umut olmadığı açıktır. Dolayısıyla ortada problemi çözebilecek güçlü bir irade, bu sendikaların üye sayılarını göz önüne aldığımızda, maalesef, sorunun doğrudan muhatabı memurlarımızdan da güçlü bir talep olmadığı ortadadır. Sendikacılık evcilik oyunu olmaktan çıkmadığı, arka bahçe olma özelliğini devam ettirdiği sürece memurun da, emeklinin de kaderi iktidarın iki dudağı arasındadır.
Hür-Sen olarak, samimi ve sadece üyelerinden icazet alan mücadeleci sendikacılığa inanıyoruz. Memurlarımız, memuru maraba gören, ağababalarından aldıkları güçle onları korkutarak, ürküterek üye olmaya zorlayan, sendika görünümlü sendika dükalıklarına mahkûm değildir.
Kendi istikbalimizi ancak kendi irade ve kararımız kurtarabilir. Başka çıkış yoktur!
TAPUSU LOZAN’LA TESCİLLENMİŞ BİR DEVLETE, SEVR PAÇAVRASIYLA MEYDAN OKUMAK; HAİNLİĞİN DANİSKASIDIR!
Lozan, Türkiye Cumhuriyetinin tapu senedidir.
Terör örgütü PKK’nın “Lozan’ı reddeden”, “1924 öncesine dönmeyi” hedefleyen açıklamaları; doğrudan Cumhuriyetimize, millet iradesine ve egemenliğimize saldırıdır.
Bu söylem, Sevr’i yeniden diriltme hezeyanıdır!
Unutulmasın:
Bu topraklara harita cetvelle değil, kanla çizildi!
Kim olursa olsun, bu kirli senaryoya göz yuman herkesin karşısında duracağız!
Bugün karar verenler şunu unutmasın:
Tarihin terazisi bir gün herkesi tartar.
Ve o gün geldiğinde göreceğiz:
Kimin heykeli dikilecek, kim lanetle anılacak!
Ne Sevr döner,
Ne bu millet diz çöker!
Sizi ailenizle yaşadığınız yerden hiç bir soruşturmaya ve şikayete konu olmaksızın, 320 km uzak bir ilçeye sürselerdi ne yapardınız? Eşiniz kamu görevlisi, çocuklar okuyor, siz 320 km uzakta....
Antalya Büyükşehir Belediyesi yönetimi sendikamızın yöneticisi, belediye çalışanı arkadaşımızı Alanya'dan Kaş'a sebepsiz olarak sürdü. Genel Sekreter Yardımcısı sürgünü Büyükşehir Belediye Başkanı @BocekMuhittin'in bizzat yaptığını söylüyor. AKP yönetiminde yandaş sendikalaşmayı gördüğümüz belediyelerde şimdi CHP iktidarda... CHP yeni yandaş sendikalar mı oluşturdu? Bu sendikalar işine gelmeyeni sürgüne gönderebiliyor mu? @BirlesikKamu_is
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, adalet arıyorsanız ailesini Alanya'da bırakıp Kaş'a sebepsiz sürgün giden memurun da açıklamasını yapmalısınız. Hukuksuzluk size ve partinize yapıldığında değil kime yapılırsa yapılsın karşısında durmalısınız...
Antalya Büyükşehir Belediyesinin önünde çadır kuracağız. Umarım adalet eylemimize desteğe gelirsiniz...
Not: CHP Genel Başkan Yardımcısı, Grup Başkan vekili ile görüşüldü sonuç yok, Antalya Büyükşehir Başkanı'ndan görüşmek için randevu istedik dönüş yok.
Tüm siyasi partilerden bu hukuksuzluğu TBMM'de kürsüden konuşmaya davet ediyorum. İşinize gelince mi hukuksuzluk... Yoksa hukuksuzluk kime yapılırsa yapılsın dile getiriyor musunuz? görmek istiyorum...
@eczozgurozel@Suat_Ozcagdas@alimahir@herkesicinCHP@ANTALYABB@YS_Turkoglu@Akparti@iyiparti@GelecekPartiTR@devapartisi@MHP_Bilgi
@BirlesikKamu_is
Yeşil Vatan'daki her bir ağacın dibinde ayak izi bulunan, ormanlarımızın koruyucusu kışın buz üstünde yazın köz üstünde görev yapan Orman Muhafaza Memurlarımızın 14 Ocak Orman Muhafaza Memurları günü kutlu olsun. @hurtarimorman
Sendika olmanın gereğini yaptık. Tüm Türkiye'de meydanlara inerek memur ve emeklilere reva görülen sefalet zammını protesto ettik. Yutkunmadık Haykırdık.
Hür Sen Konfederasyonu olarak hakkımızı alana kadar mücadeleye devam edeceğiz.
📍Üyesi olduğunuz sendika 13 Ocak'ta İş Bırakmayabilir ama İş Bırakan sendikaları eleştiriyorsa bilin ki iktidarın yancısıdır. Siyasi iktidara payanda olan sarı sendikalar çalışma hayatının baş belasıdır. Emeğin ve mücadelenin yanında sizde yer alın.
Birlikte başarmak için👇 #13OcakErMeydanı nda buluşalım.