DUAYEN GAZETECİ YILMAZ ÖZDİL’DEN BOMBA AÇIKLAMA: PARA TEKLİF ETMİŞLER! İLK KEZ AÇIKLADI!
Duayen gazeteci Yılmaz Özdil:
Özgür Özel'in sağ kolu Burhanettin Bulut bizzat bana teklif etti.
Evet. Bu yılbaşından hemen sonraydı sanıyorum.
Henüz Sözcü'deydim. İşte bizi ziyarete geldi.
Hatta ben, işte beni tanıyanlar bilir, ben siyasetçilerle oturup çay içmeyi bile sevmem. Örneği yoktur yani.
Dedim, "Siz ağırlayın arkadaşlar, bana ne abi?" dediler, "İlla seni istiyor. Seninle görüşmek istiyor."
Peki, Sözcü Televizyonu'nun genel müdürünün odasında oturduk. Bizzat bana söyledi. Dedi ki, "Şu şu yayınları yapmadınız" dedi. Dedim, "Evet, yapmadık. Sana mı soracağız? Nasıl yani?" Çok yani misafirsin. Kusura bakma. Rahatsız şey yapma, rencide etmeyelim de nasıl yayın yapacağımızı size mi soracağız?
"Ama sizden önce yapılıyor" dedi. Dedim, "Kusura bakma, benden sonra böyle."
Ve dedi ki bana, "Bakın sizinle çalışmak istiyoruz" dedi.
"Ne demek çalışmak?" diye sordum. "İşte çalışmak istiyoruz" dedi.
Dedim, "Kardeşim ne demek yani, para mı vermek istiyorsunuz? Sözleşme yapalım."
Bakın açık açık söyledi. "Sizinle sözleşme yapalım" dedi.
"Yayın karşılığında hangi televizyonlara bu şekilde para ödüyorsunuz?" dedim. Biliyorum aslında ama sorayım yani. Çünkü ortada söylüyor.
Yani bir tanesinin ismini söyledi. Hatta, "Yeni sözleşme yeniledik" dedi. Ben birini daha sordum. "Evet" dedi.
"İnternet sitelerine de para veriyor musunuz?" diye sordum.
"Ya bazılarına destek oluyoruz. Biliyorsunuz medyada çok yer bulamıyoruz. Bunun için destek oluyoruz" dedi.
"Sosyal medyada troll ağlarınız var mı?" dedim. "Parayla troll ağları kurmuşsunuz" dedim.
"Hayır öyle değil ama sosyal medyada bazen çalışma yaptırıyoruz" dedi.
“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” hakikatini dillendiren herkese selam olsun.
Bu hakikatin görülmesi için gayret eden kardeşlerimiz varolsunlar.
Bu hakikat her zaman ve her yerde kalbimizin sancağıdır.
Bu hakikatin duyulmasını ve görülmesini engellemeye çalışanlar utansınlar.
Barbarca eylemlerde bulunanlar, sadece kendi alınlarına büyük bir utanç yazdılar.
#Emrolunduğungibidosdoğruol
Ekrem İmamoğlu - Özgür Özel ve ekibinin CHP çatısı altında oturup başka bir parti kurmaktan söz etmesi ve CHP’yi kitlelerin gözünde akıllarınca itibarsızlaştırmaya çalışmaları PARTİ SUÇUDUR ve İHRACI GEREKTİREN bir davranıştır.
İmamoğlu ve Özel, uzun bir süreden bu yana CHP’nin aleyhine faaliyet göstermekte ve AK PARTİ’nin ekmeğine yağ sürmektedir.
Özel’in, yetkisi olmadığı halde GRUP BAŞKANI sıfatını kullanmasının önüne geçilmeli, partinin genel merkezine kayıtlı olan araç ve telsizlerin iadesi de bir an önce sağlanmalıdır.
🔹Kaçak Saray’daki NATO Zirvesi
🔹Kim derdi ki, bizim muhalefetin yıllardır "Kaçak saray" ilan ettiği, klozetlerinin altından olduğuna inandığı, "Kapısından içeri girmem" diyerek protesto ettiği Cumhurbaşkanlığı Külliyesi gün gelecek, ülkenin gurur duyduğu bir yapıya dönüşecek.
🔹Yıllardır "Neden yapıldı" denilen bina dünyanın en güçlü askeri ittifakının liderlerine ev sahipliği yaptı.
🔹Dünya medyası günlerdir Türkiye'nin organizasyon becerisinden, Külliye'nin fiziki imkanlarının kalitesinden bahsediyor. Dünyaya yön veren liderler ve ülkelerine milyar dolarlar harcasan böyle etkili bir tanıtım yapamazsın.
🔹Hayat ileriye bakarak yaşanır, geriye bakarak anlaşılır... Siyaset de böyledir aslında. Bazen bugünü anlamak ve tarihin doğru yerinde kimin durduğunu görmek için geçmişe bakmak gerekir.
🔹2012 yılından beri "Kaçak saray" söylemini Türk siyasetinin en sıcak başlıklarından biri haline getirenler bugün biraz olsun mahcubiyet duyuyor mudur acaba?
🔹”Biz ne kadar boş, ne kadar sığ bir siyaset diliyle neyi eleştirmişiz" diye bir özeleştiri yapmışlar mıdır mesela? Hiç sanmam..
🔹Zaman bir kez daha Erdoğan'ı haklı çıkardı. Aşırı abartılı eleştirilere "Bu bina şahsımın değil, devletin evidir" yanıtını veren adam yine kazandı.
🔹Devletin büyüklüğünün nasıl temsil edilmesi gerektiğini en azılı muhaliflerine bile "Adam haklıymış" dedirterek gösterdi.
🔹Dünya siyasetinde...
Amerikalıların Beyaz Sarayı..
Rusların Kremlin'i...
Fransızların Elysee Sarayı..
İngilizlerin Downing Street'i neyse..
Türkiye'nin Külliyesi de odur artık.
https://t.co/qsHOcFFyg6
Şahin Biba’dan CHP Grup Başkanı Yücel Akbulut’a önemli sorular :
“Önce Bunun Hesabını Verin!"
Başkan Vekili Şahin Biba :
"Öncelikle siz bu çıkan 4599 kişinin bir kere hesabını verin."
“Neden çıkardınız, hangi gerekçelerle çıkardınız diye bunların bir hesabını verin."
“Ardından bu alınan 5387 kişiyi de hangi kriterler doğrultusunda aldınız onu da bir hesabını verin."
“Ondan sonra bizim kimi neden çıkardığımızla ilgili detaylı rapor vereceğiz merak etme."
“Ama onu kamuoyuna açıkladığımız zaman siz burada olmayacaksınız emin olun yani."
"Çünkü bu utancınızdan burada duramayacaksınız."
Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu neden Londra’da kaçak olarak yaşıyor.
Cafer Mahiroğlu FETÖ terör örgütü üyesi Akın İpek’le Londra’da görüşüyor mu ?
Halk Tv neden kapatılmıyor ?
Bugünkü YouTube yayınımda Özgür Özel yönetiminin medyadan sorumlu kişisi Burhanettin Bulut’un bana sözleşmeyle para teklif ettiğini, reddettiğimi, gazeteci kiralamanın “demokrasi suçu” olduğunu anlattım. X’ten cevap vermiş, “bu kadar kötülüğü niye tercih ediyorsunuz” diyor… Gazeteci olarak herhangi bir siyasi partiden para almamak “kötülük tercihi”yse, çok şükür ölene kadar tercihim bu.
Yılmaz Özdil bu kez isim verdi…
Ancak bir gerçek de şu ki; Yılmaz Özdil, bu sürecin ardından SÖZCÜ’nün patronu tarafından işten atıldı. Ve SÖZCÜ, İmamoğlu ile Özgür Özel’in çizdiği çerçeveye oturdu. Habercilik yerine İmamoğlu - Özel kliğinin sesi olmaya soyundu.
SÖZCÜ artık bağımsız bir yayın kuruluşu değil. O günler çok geride kaldı. SÖZCÜ, İmamoğlu ve Özel’in basın bültenidir. Başka da bir şey değildir. Tek bir yolsuzluk iddiası yazabilecek güçleri yoktur. Yazdıkları an hepsi kovulur.
Burak Akbay da Özgür Özel’in kendisine yazdığı mesajları bir gün açıklarsa meselenin özü daha iyi anlaşılır. Ve tabii İmamoğlu ekibiyle yaptıkları “yayın tarzı” görüşmelerini de…
Yılmaz Özdil, gazetecilerin nasıl satın alındığını, kendisinin “ahlaksız teklife” nasıl hayır dediğini anlatmış.
Aklıma Masak raporundaki 8 milyon liralık şüpheli banka hareketine “elden para yatırdım hık mık” demekten başka açıklama getiremeyen “gazeteci” geldi….
Hasan İmamoğlu, "1 Milyon EURO'yu Hasan İmamoğlu bana elden verdi. Şirketlerden veya gayri menkul satışından elde edilen bir gelir yok. Nereden buldu bilmiyorum" diyen Tuncay Yılmaz için "Başımı yaktı, bu paranın kaynağını neresi göstereceğiz" telaşıyla avukatlara fazla mesai yaptırmaya başlamış. Oysa beddua ederken kameralar karşısında ne kadar güzel oynamıştı.
@tgrthabertv@gurkanhacir@sevigen_mehmet Ersan şen efendi iyi partiden cumhurbaşkanı adayı olamadı özgür Özel in milletvekili adayı olabilmek için çırpınıyor
@tgrthabertv@gurkanhacir@mymustafayavuz Ersan şen efendi iyi partiden cumhurbaşkanı adayı olamadı , özgür Özel in milletvekili adayı olabilmek için çırpınıyor
Soldaki İzlanda Başbakanı Frostadottir'in makam binası, sağdaki de CHP'li Büyükçekmece Belediyesinin binası.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile kıyas yapmaya kalkanlar bunları görmez tabi hey yavrum hey 😄
Yeditepe Üniversitesi’nde yaşandığı iddia edilen skandal, yıllardır üniversitelerin bir kısmına çöreklenmiş millet ve inanç düşmanı zihniyetin hâlâ ayakta olduğunu göstermiştir.
Kur’ân-ı Kerim’den “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol.” âyetini taşıyan bir öğrenciden rahatsız olmak; fikir özgürlüğünü değil, inanç düşmanlığını ele verir. Allah’ın kelamına tahammül edemeyenlerin özgürlük nutukları da demokrasi masalları da millet nezdinde hiçbir hüküm ifade etmez.
Eğer bu çirkin hadise rektörlüğün ve bazı akademisyenlerin yönlendirmesiyle gerçekleştiyse, bunun hesabı mutlaka sorulmalıdır. Üniversiteler, inancına sahip çıkan gençlerin baskı altına alındığı değil; herkesin temel hak ve özgürlüklerinin güvence altında olduğu ilim yuvaları olmak zorundadır.
Milletimizin mukaddesatına karşı alerjisi olan bu hastalıklı zihniyet bilmelidir ki; Kur’ân’a uzanan her hadsizlik, doğrudan bu milletin vicdanına yönelmiş bir saygısızlıktır. Bu ülkenin öz değerleriyle kavgalı olanlar, milletimizin vicdanında hak ettikleri cevabı almaya mahkûmdur.
Aydın olarak geçinenlerin cehaleti, vasatlığı karşısında dehşete düşüyorum.
Bu insanların tavrı yüzünden saldırgan faşist farklı gruplar oluştu, bunlarla boğuşmak zorunda kalıyoruz.
Eğer insanlara duymak istediklerini söylerseniz başınız ağrımaz. Hakikati söylerseniz en kötü kişi sizsiniz!
Sanatçı, düşünür, yazar ASLA bu vasatlığa, bayağılığa, cehalete teslim olmamalı.
Ama ya O kişiler tam da öyleyse?
Biz soralım bugün de
Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu neden Londra’da kaçak olarak yaşıyor.
Cafer Mahiroğlu FETÖ terör örgütü üyesi Akın İpek’le Londra’da görüşüyor mu ?