Arkadaşımız Deniz Göktaş hakkında verilen tutuklama kararı, yalnızca bir komedyeni değil; mizahın ifade alanını da daraltan bir karardır.
Bir komedyenin yeri cezaevi değil, sahnedir.
Deniz bizim arkadaşımız. Yıllardır aynı sahneyi, aynı heyecanı ve aynı kahkahayı paylaşıyoruz. Bugün de yanında olmaya devam edeceğiz.
İnsanlar birlikte güldükleri insanları da, neye güldüklerini de kolay kolay unutmaz.
Çünkü mizahın hafızası vardır.
O hafızaya kelepçe vurulamaz.
Deniz’in yanındayız.
Deniz’in şovu 90 dakikada bitmedi. Hicvettiği devlet/toplum refleksi, gösteri biter bitmez canlı performansına başladı. Yani bir açıdan gösteri hala sürüyor.
#DenizGöktaşıSerbestBırakın
Bir öğrencinin, diplomasını veren akademisyenle fotoğraf çektirmek istemediği için diplomasının fiilen rehin alınması; üstelik bunun bir felsefe bölümünde yaşanması başlı başına ironi.
Anlamayacaklar için ironik çünkü felsefe bölümü dediğimiz yerin en temel düzeyde özerklik, rıza, özgür irade ve otoriteyle mesafe gibi kavramları tartışması beklenir.
Bir öğrencinin diplomayı alırken fotoğraf çektirmek istememesi gayet basit bir kişisel tercih. Akademisyenin buna karşı diplomayı vermemekte direnmesi ise “tören teamülü” bahanesiyle öğrencinin iradesini bastırmak gibi görünüyor.
Bu kadın röportaj adı altında bu zırvaları hangi mantıkla saçıyor bilmiyorum ama diğer safsatacılar saçmalar veya, çarpıtır, saptırır, yarım anlatır, farklı yorumlar vb.
Kötü de olsa bir mantığı, bir amacı falan olurdu genelde
Bu arkadaş öyle değil
Çok tuhaf ama, ne dese direkt gerçek tam tersi oluyor.
Gerçeğin direkt 180 derece tersini söylüyor.
Buna neden hiçbir kurum müdahale etmez anlamak mümkün değil @saglikbakanligi@sagliklicozum
Zira bu tavsiyeler sadece dayanaksız değil, kanıtın tam tersi ve biyokimyası da yanlış. Hem de gebelere verilen bir tavsiye iken!
En sağlam veriye bakın en başta
On sekiz bin beş yüzden fazla kadını sekiz yıl izleyen Hemşire Sağlık Çalışması, tam yağlı süt ürünlerini daha düşük anovulatuar infertiliteyle (RR 0,73), az yağlı olanları ise daha yüksek riskle (RR 1,85) ilişkili buldu, laktoz ve kalsiyumun ise doğurganlıkla bir ilgisi çıkmadı (1); yani gebe kalmak için peyniri yoğurdu kesin demek bilimin tersidir, kanıt aksine tam yağlı sütün lehinedir.
Geçirgen bağırsak sendromu dediği şey de tanınmış bir hastalık değildir; bağırsak geçirgenliği çölyak ya da inflamatuar barsak gibi durumlarda gerçekten artar, ama Mayo Clinic gastroenterologunun Gut dergisindeki derlemesi halktaki leaky gut anlatısına ve gıda yasaklarına açıkça temkinli yaklaşır, geçirgenliği artıranlar arasında NSAID, dayanıklılık egzersizi ve hatta gebeliğin kendisi sayılırken sıradan süt bu listede yoktur, üstüne bariyeri onarmanın sistemik hastalığı düzelttiği de kanıtlanmamıştır (2).
Dolayısıyla süt-geçirgenlik-kısırlık zinciri her halkasında kopar.
Biyokimyasal kısım ise direkt zırvalar zırvası
Östrojen amino asitten yapılmaz, kolesterolden aromataz enzimiyle üretilen bir steroittir, o yüzden amino asit emilemiyor demek östrojen üretilemiyor sonucunu doğurmaz.
Kaldı ki daha geçirgen bir bağırsak emilimi bozmaz aksine daha çok geçirir, yani arkadaşın uydurduğu mekanizma kendi içinde bile çelişkili.
Bu arada süt ürünleri kalsiyum, iyot, B12, protein ve D vitamininin başlıca kaynağıdır, gebe kalmaya çalışan bir kadına bunları toptan kestirmek hiçbir doğurganlık kazancı sağlamadan eksiklik riski yaratır.
Ne diyim bilmiyorum, daha ne kadar devam edecek bu insanlar buna?
Fransız ressam Leon Charles Huber'in 1928 yılında yaptığı "Kedi ve Kelebek" adlı eseri. Huber aynı zamanda her gün atölyesinde ihtiyacı olanlara yemek dağıtan, ressamlığı dışında insanlığı ile de tanınan bir ressamdı. 🖤
Yerebatan sarnıcı kimsenin uğramadığı bir harabe iken Ekrem İmamoğlu döneminde elden geçirilerek yaşayan bir müzeye dönüştürülmüştü. İlk kez bir kuyruğu girip ziyaret ettiğimde ziyaretçi kalabalığına inanamamıştım. Şimdi İstanbul Belediyesinin elinden alınmış diye duydum. Kentin malı o kentte yaşayanlarındır. Kentin ve kent kaynaklarının yönetimini seçimle işbaşına gelen belediyeler yapmalıdır. Hangi parti hangi anlayış olursa olsun "Seçimi kaybettik bari kaynaklarına el koyalım" anlayışı ilkel bir demokratik kültür anlayışıdır.
Instagram trains you to view your life as something to be documented, watched, and judged, so overtime you become more critical of things you’d usually be happy about, which makes you pick your own life apart - the internalized panopticon skews your sense of what’s actually good