🇭🇰🇮🇩 Hong Kong ile Endonezya’nın yuan-rupiah hamlesi, küresel ticaretin yavaş yavaş “önce dolar” düzeninden çoklu para birimi düzenine evrildiğini gösteriyor.
Mesele doların çöküşü değil, doların vazgeçilmezliğinin aşınması. https://t.co/ASlqRG5FQV
• Hürmüz kaynaklı enerji şoku artık küresel enflasyon şokuna dönüşüyor.
• ABD’de üretici enflasyonu %6,5 ile son 3,5 yılın zirvesinde, ECB faiz artırdı ve Fed üzerindeki faiz baskısı artıyor.
• Enerji güvenliği artık doğrudan para politikası meselesi haline geldi.
ABD’de üretici fiyat endeksi (PPI) Mayıs ayında yıllık %6,5 arttı. Kasım 2022’den beri görülen en yüksek oran.
Enerji hariç çekirdek üretici enflasyonu %4,9: Sorun yalnızca petrol fiyatlarından ibaret değil; maliyet artışları ekonomiye yayılıyor.
Piyasalar Fed’in önümüzdeki toplantıda faizi sabit bırakmasını bekliyor. Ancak enerji şoku böyle devam ederse yılın ilerleyen dönemlerinde faiz artırımı ihtimali artar.
• Savaşın neden olduğu küresel enerji şoku Euro Bölgesi’nde enflasyonu %3,2’ye çıkardı.
• ECB bunun üzerine politika faizini %2’den %2,25’e yükseltti.
• Hürmüz’deki gelişmelerin etkisi artık sadece enerji piyasalarında değil, merkez bankalarının kararlarında da hissediliyor.
TCMB PERŞEMBE GÜNÜ
Piyasanın beklentisinde değişim yok: “Yüksek faiz + kontrollü kur.”
Enflasyon %30’un üzerinde, çekirdek göstergeler hâlâ dirençli. Tahvil ihaleleri, yakın tarihli raporlar ve piyasa fiyatlamaları dikkate alındığında, Perşembe günü faiz indirimi sürpriz olur.
Doktorasını bitirmiş ama akademisyen olacağım diye daha önce başka işe girmemiş, yaşı ilerlemiş, vasıflı ancak vasfından dolayı (overqualified) ortalama işlere başvur/a/mayan insanların sayısı artıyor.
Şu gerçeği artık kabullenmek gerekiyor: Akademisyen olmak için doktora yapmak şart ama doktoradan sonra akademisyen olunacak diye bir şey yok.
Şu anda -en gencinden emekliliği gelmiş olana- 47.600 doktor öğretim üyesi var. Sadece geçen yıl 14.875 kişi doktorayı bitirmiş. Bu kadar kişiyi her yıl üniversite kadrosuna almak mümkün değil.
Bir kişi araştırma görevlisi değilse lisansüstü eğitimi esnasında mutlaka bir işe girmeli, tecrübe edinmeli, "network"ünü kuvvetlendirmeli.
Çevremde gördüğüm ciddi bir strateji hatası: Bazıları lisansta okudukları bölümlerden farklı alanlarda lisansüstü eğitim yapıyorlar. Bazı bölümlerden kabul almak da mezun olmak da kolay geliyor. Disiplinler arası çalışma teşvik görüyor ama konu üniversitede istihdama gelince artık ne ondansınızdır ne de bundan. İş zorlaşıyor.
AKP'nin SETA'sı gibi bir oluşum CHP'de yok mesela. Yanlışı, doğrusu tartışılır lakin AKP'nin politika üreten, yayınlar ve programlar hazırlayan, kadrolar yetiştiren bir düşünce kuruluşu var. Bu düşünce kuruluşu kadrolarından İletişim Başkanı, MİT başkanı, bakanlar, danışmanlar, vekiller hatta başbakan çıkardı.
Alıntıladığım gönderide CHP'de idealist insan eksikliği var denmiş, yok gibi bir şey diyebiliriz. Kariyeristlerle dolu parti.
CHP'yi geçelim muhalif kesimin demokratik kitle örgütlerinde, vakıflarında, derneklerinde falan da idealist insan yok, örgütlenmeyi bilen yok. Planı, programı, amacı olan bir grup yok.
2020'de İzmir depremi olduğunda ilk 1 hafta falan yıkımın olduğu Bayraklı ilçesindeydim hep. İHH inanılmaz ilgimi çekti orada. Arama kurtarma ekipleri, insanı yardım birimleri, ilk yardım ekipleri vardı. İnanılmaz koordineli ve profesyonellerdi. Afet sonrası halkın en ihtiyaç duyduğu anda vatandaşa dokunuyorlardı. Sonra merak edip sitelerine baktım, onların da düşünce kuruluşları var mesela. Hem örgütlenmeyi, hem halka dokunmayı çok iyi biliyorlar hem de yine fikirsel anlamda bir şeyler üretiyorlar.
Mesela Atatürkçü düşünce etrafında örgütlenme amacıyla kurulan ADD'den en son özgün, elle tutulur, işe yarar bir fikir muhtemelen 1999'da Ahmet Taner Kışlalı öldürülmeden önce çıkmıştır. 2021'deki genel kurul öncesi seçimde başkan seçilen Hüsnü Bozkurt yönetimine bir toplantıda İHH tarzı örgütlenme fikrini sundum, kimse umursamadı bile.
Tamam İHH'nın maddi gücü, desteği falan çok da ADD, ÇYDD türü kurumlar da yapabilir benzer şeyleri. Bu iki dernek de 1997'den veri kamu yararına çalışan dernek statüsünde. 2019'dan beri büyükşehirler CHP'de, benzer tarz örgütlenmeler için her türlü desteği alabilirler. Ama yapacak vizyon, istek ya da dinamizm yok.
Sonuç olarak CHP bugün iktidara gelse ne yapacağını bilmiyor, yine aynı CHP'de idealist, memleketin sorunlarını kafaya takan insanlar yok gibi bir şey. Muhalif kesimde de genel olarak böyle fikir üretecek, sorunlara kafa yoracak, çözüm önerileri sunacak oluşumlar yok.
Ortada ne teori var ne örgütlenme var ne de idealist insanlar var. Ülkenin yıllardır kötü yönetilmesini rağmen iktidarın değişmemesinin en büyük sebebi de yapılan bu kuru sıkı, temelsiz, yeterince örgütlenememiş muhalefet. Bu kadar kariyerist tipin olduğu yerde adam satan da çok olur, taraf değiştiren de çok olur, rüşvet alan da çok olur, makamı/parayı bulunca kendine harem kuran da çok olur.
Bu paragraftan sonra yine akılsız bazıları gelip bunlar AKP'de yok mu, AKP'yi böyle mi aklıyorsun falan yazarlar. Herkesin bildiğini tekrarlamak için bir şeyler yazmama gerek yok. Lakin AKP'nin 24 yıldır ülkeyi yöneten çok güçlü bir lideri, fikir ve program üreten kurumları, iyi de bir örgütlenmesi var. İşte farkı bunlar yaratıyor.
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İktisat Bölümü 2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı Güz Dönemi için Lisansüstü programlara öğrenci alacaktır.
Başvurularınızı bekliyoruz.
@mahfiegilmez Finansal varlığı olmayan veya sınırlı olan düşük gelir grupları ekonomik krizlerden daha fazla etkilenir. Buna karşılık konut, döviz, mevduat veya hisse senedi sahipleri, kurumsal ve siyasal sorunları daha kolay tolere eder. Fakir-orta-zengin ayrımı modeli güçlendirir
İlk çeyrekte ihracat %12,5 daraldı ve büyümeyi yaklaşık 2,5 puan aşağı çekti.
Rakamlar çok net:
Büyümenin temel kaynağı iç tüketim.
Son dönemde uygulanan sıkı para ve kredi politikalarına rağmen iç talep hâlâ yavaşlamış görünmüyor.
Ekonomi ilk çeyrekte %2,5 büyüdü. Ancak sanayi sektörü %0,8 daraldı. Üstelik bir önceki çeyrekteki daralma da %1,8’di. Hizmetler ve diğer sektörlerin katkısı önemli olsa da sanayideki zayıflama büyümenin kalitesini ve sürdürülebilirliğini sorgulatıyor.
Sanayinin omurgasını oluşturan KOBİ’ler krediyi yatırım için değil, üretimi sürdürebilmek için kullanıyor. Son üç yılda kredi maliyetlerinin yükselmesi ve finansmana erişimin zorlaşması, KOBİ’leri ciddi şekilde zorluyor. Sanayideki daralmayı bu açıdan da okumak gerekiyor.
JPMorgan CEO was fired from a bank after predicting it would go bankrupt - and he was right
- now he controls $700B as CEO of the largest bank in the US - JPMorgan
35-min Harvard talk the most important rules from the world's best banker - only this video by Jamie Dimon worth to save
Soğuk Savaş’ın ilk yıllarında Amerikan istihbaratının yaşadığı kriz, yalnızca bilgi eksikliğinden ibaret değildi. Sovyetler’in atom bombasını geliştirmesi, Çin’in komünistlerin eline geçmesi ve ardından Kore Savaşı’nın patlak vermesi; henüz yeni kurulmuş olan Central Intelligence Agency (CIA)’in elinde çok sayıda bilgi kırıntısı bulunduğunu, fakat bunları güvenilir siyasî değerlendirmelere dönüştürecek bir yönteme sahip olmadığını ortaya koydu.
İşte bu noktada sosyologlar, tarihçiler ve iktisatçılar CIA’in merkezine dâhil oldular. Ancak onlar geçici uzmanlar olarak değil; yeni bir analitik aklın mimarları olarak çağrılmışlardı. Kendilerinden beklenen şey, istihbaratı yalnızca haber toplayan bir mekanizma olmaktan çıkarıp hüküm üreten bir yapıya dönüştürmekti: Bilgi yığınından hipotez inşasına, bürokratik sezgiden disiplinli stratejik değerlendirmeye geçiş…
2020 sonrası dünya ekonomisi:
düşük faiz,
bol likidite,
ucuz borç,
teknoloji hisseleri,
risk iştahı
üzerine kuruldu.
Şimdi ise bunun tam tersi oluşuyor:
yüksek enerji maliyeti,
yapışkan enflasyon,
yüksek uzun vadeli faiz,
devasa bütçe açıkları,
artan savunma harcamaları.