Sevgili İzmir Halkı, Sizi Dayanışmaya Çağırıyorum,
Disk Genel İş Sendikası İzmir’de mantıklı hiçbir açıklaması olmayan bir grev sürecini, insanlarımızın günlük hayatını alt üst etme ve sağlıklarını bozmayı da göze alarak devam ettirme çabası içindedir. Bu esnada hem iş yapmaya çalışan arkadaşlarımız hem de belediye yöneticileri sık sık tehdit ve tacizlere maruz bırakılıyorlar. Bu baskı ve tehditlere boyun eğmem asla mümkün değildir. Grev bitsin diye çaba gösteriyorum, ancak makul olmayan, sorumsuzluk boyutunda taleplere kesinlikle “evet” diyemem.
Grev öyle ya da böyle son bulacaktır. Dayatmalarla değil hukukla, siyasi ve idari sorumluluğumuzla İzmir adına gerekeni yapacağız. Bu süreç içinde; Şehrimize ve insanlarımıza sahip çıkmak adına, grev sonlanana kadar sizlerden dayanışma ve destek bekliyoruz. Hep birlikte çevremizi temiz tutalım, duraklarda bekleyen hemşehrilemizle araçlarımızı paylaşmaya çalışalım. İzmir’in dayanışma kültürünü gösterelim.
Sevgili belediye çalışanları,
Grev hakkınıza sonuna kadar saygılıyım. Belediyenin daha fazla ücret ödeyebileceğine dair kanaatiniz varsa grev yapmaya devam edin. Ama, duyuyorum ki birçoğunuz mevcut durumdan yakınmakta. Sizlerin de yaşananlara anlam veremediğinizin farkındayım.
Kurmaya çalıştığım tek şey, mali disiplini olan bir belediye, kamu kaynağını doğru kullanan bir yönetim anlayışıdır; Hem İzmir’in hem çalışanlarımızın geleceği için bunu yapmak zorundayım. Burada görev size düşüyor. Lütfen sendika yetkililerinin makul tekliflerle gelmesi için elinizden geleni yapın, hepimiz için çok geç olmadan.
İzmir Büyükşehir Belediyesi işgal altında!
Yıllardır uyarıyoruz: İzBB kent uzlaşısı denilerek örgüt iltisaklı, etnik bölücü kadrolaşma ile devlete hasım sendikal çetelere teslim edilmiştir ve İzmirliler artık bunun bedelini ödemeye başlamıştır.
İzBB’yi ve İzmirliler’i mağdur ve tehdit eden bu sendika temsilcisi Memiş kimdir peki? Terör örgütüne yardım ve yataklık suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan bu şahıs, 1997'de yakalanıp cezaevine konmuş. Ayrıca geçtiğimiz yıllarda İzmir Mali Şube Müdürlüğü'nce "ihaleye fesat karıştırmak" suçundan da işlem yapılmış.
Bu Memiş’in eşi M.S. İzelman'da, oğlu T.S. Fen İşleri'nde, baldızı T.A. da Bilgi İşlem'de çalıştığı ortaya çıkmış. Yedi sülale belediyeye çökmüşler. Grev bahane, sendikal rant şahane! İzmir’in belediyesi deniz, yemeyen keriz; öyle mi? İzmir’in tahsilli evlatları aç-işsiz gezerken, bu ne idüğü belirsiz etnik çeteler İzmir’in kanını emiyor. İzmir’i İzmirliler’e geri vermeliyiz derken, slogan atmıyorduk. İzBB’nin bu kan emicilerden temizlenmesi gerek!
Ümit Özdağ: "Bugün 66 gündür ilk kez gökyüzünü tel örgüsüz gördüm.
Açık spor sahasına haftada 1 saat giriş hakkım var. Bugüne dek gidememiştim. 50 metre genişliğinde bir futbol sahası. Ve en önemlisi avlunun tepesinde tel örgü yok.
Bugün bir avuç gökyüzü gördüm."
CMK Görevlendirmesi Hakkında
Ocas sistemi kapanması sebebi ile Baromuza yapılan CMK zorunlu müdafi talepleri neticesinde, talepte bulunan mahkemelere keyfi şekilde gözaltında tutulan meslektaşlarımız görevlendirilmiştir.
Meslektaşlarımız serbest bırakıldıklarında zorunlu müdafilik görevlerini yerine getirmek üzere talepte bulunan mahkemelerde avukatlık yapacaklardır.
Kamuoyuna saygılarımızla duyurulur.
İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun kararı HUKUKSUZDUR.
Böyle bir karar alma yetkileri yoktur. Yetki, sadece İşletme Fakültesi Yönetim Kurulu’ndadır. Bu kararı alanların tarih ve adalet önünde hesap verecekleri günler yakındır. Adalete, hukuka ve demokrasiye susamış milletimizin yürüyüşü durdurulamayacak.
Kurtuluş Yok Tek Başına!
Aydın'da tarım alanlarının %50'sine su verilemeyecek.
Burası Aydın'ın Söke ilçesine bağlı Avşar ve Yeşilköy Köyleri'nin arasında bulunan Azap Gölü. Latmos'ta yaşam, maden ve taş ocaklarıyla yok edilirken diğer yandan Büyük Menderes Nehri'ne akıtılan ağır kimyasal atıklar ve bölgenin su kaynaklarını sömüren fabrikalar nedeniyle su sorunu ortaya çıkıyor. Doğal su kaynağı olan dağlar yok ediliyor, nehirler zararlı atıklarla zehirleniyor, yeraltı suları fabrikalara peşkeş çekiliyor. Buna dur demek zorundayız. Latmos'un sesiniz duyun. #Latmosukoru.
Martı’nın kurucusu Öktem, Ankara’da Taksiciler tarafından tehdit edilip, zorla tutulan 20 yaşındaki gencin ardından Ankara’da bizzat kendisinin Martı sürücüsü olarak çalışmaya başlayacağını açıkladı.
“Adalet sizden hesap soracak. Martı avukatlarının tamamı adliyelerde peşinizde”
Tehdite uğrayan gencin durumunun iyi olduğu belirtildi.
Ferdi Tayfur, vefatından önce vasiyetinde şarkılarının telif haklarıyla ilgili şunları söylemişti:
"Hayattayken de öldüğüm zaman da benim şarkılarımı herkes ödeme yapmadan dinleyebilsinler diye söyleyeceğim.
Çünkü o şarkıları benim çocuklarım ya da mirasçılarım yapmadı.Ben yaptım o şarkıları ve halk duysun diye, insanlar faydalansın diye yaptım."
Bu burjuva çocuklarının tarzı olan old money neden moda oldu? Yine birileri alt sınıfı zenginlere özendirip para mı kaldırıyor? Old money sınıfsaldır kardeşim. Bizim için değil old money. O tarz, dedesinin babasından dedesine, ondan babasına ve babasından kendisine şirket kalmış kişilerin tarzı. İki nesil bile kurtarmaz, burjuva olman lazım. Köy de olmaz. Tarla kalınca sayılmıyor. At çiftliği falan olacak ve deden tezek ellememiş, köylüleri çalıştırmış olacak
🐆Anadolu parsı tüm ihtişamıyla bir kez daha fotokapana poz verdi.
Onu yeniden bu topraklarda görmenin tarifi yok..
Neslin artsın çoğalsın, Anadolu her daim yuvan olsun.