Kanun yararına bozma kararı:
İhtiyaç sebebiyle tahliye davası sadece konut ve çatılı işyeri kiraları açısından söz konusu olabileceğinden, tarla vasfı bulunan mecurda keşif yapılmak suretiyle galip vasfı belirlendikten sonra bir sonuca varılmalıdır.
Karar bugünkü resmi gazetede yayınlanmıştır
YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ BUGÜN YAYIMLANAN GÜNCEL KARARI İLE YANLIŞ YAKIT DOLUMUNDAN DOĞAN ZARAR İLE İLGİLİ VERDİĞİ ÖNCEKİ KARARLARINI GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE TEYİT ETTİ
Yrg. 3. HD, T. 01.06.2026, E. 2026/3961, K. 2026/3360
KARARIN ÖZETİ VE HUKUKİ ANALİZ
Kararda yanlış yakıt dolumu ayıplı hizmet olarak değerlendirildi. Ayrıca yanlış yakıt nedeniyle doğan zarardan ve zararın tespiti için yapılan masraflarda sadece bayi değil aynı zamanda, sağlayıcı Petrol Ofisi Şirketinin de sorumlu olduğuna karar verildi.
TKHK’nın 15. maddesi uyarınca; tüketiciye sunulan ayıplı hizmetlerden ve bu hizmetlerin yol açtığı her türlü zarardan sadece hizmeti doğrudan sunan bayi değil, hizmeti sağlayan/markayı kullandıran ana dağıtıcı şirket de (Sağlayıcı) müteselsilen sorumludur. Hizmetin ayıplı olduğunun bilinmemesi veya personelin bayiye ait olması sağlayıcının sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır.
Bu karar uyarınca tüketiciler, yanlış yakıt nedeniyle zarar uğradıklarında sadece akaryakıt bayisiyle muhatap olmak zorunda kalmayacak, mali gücü çok daha yüksek olan ana dağıtım şirketini de doğrudan dava edebilecekler.
KARARIN TAM METNİ İÇİN Bkz.
https://t.co/iTEEA7WfMu
süreç barış, yurttaşlık, demokrasi, insan hakları gibi başlıklar üzerine değil, güvenlikçi bir paradigma, jeopolitik bir ittifak, sünni islam kardeşliği, iran karşıtlığı ve osmanlı'ya gondermeler üzerine kurulunca aleviler otomatik olarak karşı tarafta kalıyor, hedefleşiyor.
📌Sıfır km araçta tekrarlayan arıza varsa tüketicinin hakkı misliyle değişimdir.
Yargıtay, garanti süresi içinde motor aksamında süreklilik arz eden gizli ayıplar bulunan yüksek bedelli araçlarda, tüketicinin sadece onarımla yetinmeye zorlanamayacağına karar verdi. Üretici ve satıcı müteselsilen sorumludur.
⚖️ Yargıtay 11. HD, E. 2025/6373, K. 2026/3122, T. 02.06.2026
#emsalkarar
Katalogda 120 m² olarak sunulan daire, teslimde 108 m² çıktığında alıcının önünde iki ayrı yol belirir: durumu "ayıp" olarak mı, yoksa sözleşmenin "eksik ifası" olarak mı ileri sürecek? Bu tercih teorik gibi görünse de ihbar süresini ve zamanaşımını doğrudan belirliyor.
Yargıtay'ın yerleşik çizgisi açık: vaat edilenden küçük teslim edilen dairedeki m² eksikliği, kural olarak eksik ifa değil açık ayıptır. Alıcı teslimden itibaren otuz gün içinde yazılı ihbarda bulunmazsa, eksiklik ispatlanabilir olsa bile talep hakkını kaybeder. Doğru hukuki nitelendirme, davanın kaderini belirliyor.
İstikrarlı içtihat, otuz günlük ihbar külfeti ve TBK m.244'ün etkisi:
https://t.co/W3caytRHkw
📌 İnternetten alınıp kurulumu yapılmış, 6 gün kullanılmış bir telefonda cayma hakkı otomatik olarak düşer mi?
Yargıtay 3. HD — E. 2022/6784, K. 2022/8533
Vaka: Tüketici internetten aldığı telefondan memnun kalmayınca cayma hakkını kullanmak istedi. Satıcı, telefonun kurulumunun yapılıp 6 gün kullanıldığını, "sıfır" özelliğini kaybettiğini ileri sürerek reddetti. Tüketici hakem heyeti talebi kısmen kabul etti; karar Adalet Bakanlığınca kanun yararına temyiz edildi.
Gerekçe: 6502 sayılı Kanun m.48/4 uyarınca tüketici, malın mutat kullanımından kaynaklanan değişikliklerden sorumlu değildir. Ancak mutat kullanım sınırının aşılıp aşılmadığı her olayda uzman bilirkişiyle araştırılmalıdır — otomatik varsayımla karar verilemez.
Hüküm: Ret kararı kanun yararına BOZULDU — eksik inceleme.
"6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 48 inci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi... göz önünde bulundurularak, konusunda uzman bilirkişiden denetime elverişli rapor aldırılıp, iadesi istenen üründe mutad kullanım dışında yıpranma olup olmadığı belirlenerek karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır."
→ https://t.co/qFziSlAs21
#tüketiciHukuku #eTicaret
ANLAŞMALI BOŞANMA DAVALARIYLA İLGİLİ DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN BAZI HUSUSLAR
Avukat Hakan DİMDİK
30.08.2026
1. Anlaşmalı boşanma davası açılabilmesi için eşlerin en az bir yıl evli olmaları gerekir.
2. Anlaşmalı boşanma istemi genellikle eşlerin imzalamış oldukları boşanma protokolü ile ileri sürülür. Protokol hükümleri hüküm fıkrasında gösterilmelidir. Mahkeme kararında yalnızca protokole atıf yapılması protokolün infaz edilebilirliği bakımından önemlidir (Yar. 2. HD 2013/11249 K.).
3. Tarafların boşanma ve feri niteliğindeki tüm hususlarda anlaşması gerekmektedir. Boşanmanın mali sonuçları ile anlaşılması gereken TMK’nın 174. maddesinde düzenlenen boşanma nedeniyle maddi-manevi tazminat, 174. maddesinde düzenlenen yoksulluk nafakası ile 182. maddesinde düzenlenen iştirak nafakasıdır (HGK 2022/850 K.). Anlaşmalı olarak boşanmak isteyen eşlerin boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda da anlaşmış olmaları ve buna ilişkin düzenlemeyi hâkimin onayına sunmaları gerekir. Taraflar bu hususta mahkemeye bir protokol sunabilecekleri gibi, belirtilen tüm bu hususlarda mahkemeye sözlü olarak da beyanda bulunabilirler. Ancak ikinci durumda sözlü beyanın zapta geçirilmesi ve taraflarca imzalanması gerekir (Akıntürk T: Türk Medeni Hukuku Aile Hukuku, İkinci Cilt, Ocak 2019, s.271, HGK 2019/485 K.).
4. Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin düzenleme boşanmanın mali sonuçları kapsamında değerlendirilmediğinden boşanma protokolünde tasfiyeye ilişkin hükümler konması zorunlu değildir (HGK 2010/106 K., Yar. 8. HD 2017/2745 K.). Ancak uygulamada genellikle mal rejiminin tasfiyesine ilişkin hükümlere de yer verilmektedir.
5. Taraflar katılma alacağı, katkı payı, değer artış payı, ziynet eşyaları, ev eşyaları ve kişisel eşyaların paylaşımını dilerse protokole dahil edebilirler, fakat zorunlu değildir.
6. Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin hükümler isabetli kaleme alınmadığı takdirde tarafların birbirlerine mal rejiminin tasfiyesi davası açması söz konusu olabilir.
7. Tarafların avukatı olsa dahi hâkim tarafları bizzat dinleyerek boşanmaya karar verir. Tarafların boşanma iradelerini aynı anda ve duruşmada hâkime bizzat açıklamaları gerekir.
8. Hâkim tarafların ve müşterek çocukların menfaatini gözeterek anlaşmada gerekli gördüğü hususları düzeltebilir (HGK 2019/484 K.).
9. Mahkeme kararını verdikten sonra karar kesinleşinceye kadar anlaşmalı boşanma iradesinden dönülmesi mümkündür. Bu takdirde anlaşmalı boşanma protokolü hükümsüz olur ve anlaşmalı boşanma davası çekişmeli boşanma davasına dönüşür.
10. Boşanma protokolünde ve mahkeme kararında müşterek çocuk için iştirak nafakasına yer verilmese dahi daha sonra çocuk için iştirak nafakası istenebilir. Ancak aynı durum yoksulluk nafakası için geçerli değildir.
11. Davada görevli mahkeme aile mahkemesidir. Protokole bağlı tapu tescil davasında da görevli mahkeme yine aile mahkemesidir.
YAPI KAYIT BELGESİ İSKAN YERİNE GEÇMEZ
Taraflar arasındaki sözleşmede taşınmazın anahtar teslimi yapılacağının kararlaştırıldığı ve bu kavramın iskan ruhsatı almayı kapsadığı kabul edilmiştir. Yüklenici tarafından yapı kayıt belgesi alınmış olsa da, bu belgenin kaçak yapıları kayıt altına alma amacı taşıdığı ve imar mevzuatına uygunluk sağlamadığı belirlenmiştir. Karşı edim talebinde bulunan yüklenicinin iskân ruhsatını alarak öncelikli edimini yerine getirmediği gözetildiğinde, Türk Borçlar Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca tapu iptal ve tescil talebinin reddine karar verilmesi usul ve kanuna uygundur.
Yargıtay 6. HD 2025/2469 E. 2026/1944 K. 06.05.2026
Komedyen İmran Deniz Göktaş vakası hakkında hazırladığım 47 sayfalık bilimsel mütalaayı, bu vakada gündeme gelen hukuki meselelerin anayasa ve insan hakları hukuku bakımından kayda geçirilmesi ve kamusal tartışmaya katkı sunması ümidiyle buradan da paylaşıyorum.
Raporda; kelepçe uygulamasından gözaltı ve tutuklamaya, Cumhurbaşkanına hakaret ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçlarından “kuyu tipi” hapishane koşullarına kadar uzanan hukuki sorunları, ağırlıklı olarak AYM ve İHAM içtihatları çerçevesinde inceledim.
Mizaha, komikse gülüp geçilecek; beğenilmiyorsa gülmeyip geçilecek günler de gelecektir.
Rapora buradan ulaşabilirsiniz:
https://t.co/PRDxwYG3ZO
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar.
Bir iyi haber, bir kötü haberim var.
İyi haber: Tahliye oldum.
Kötü haber: Tutuklandım.
Ben de sizin okuduğunuz hızda öğrendim bu iki haberi. Bu sefer, Daltonlar hakkındaki şakadan, “suçu ve suçluyu övmek” suçundan tutuklandım.
Cezaevinde sıradan bir 58. gündü. Bir elimde Cici Bebe, diğer elimde İhsan Oktay. Konstantiniye’nin dehlizlerinde dolaşıyordum. “SEGBİS’in var” dediler. Bayram değil, seyran değil; bu neyin SEGBİS’i düşüncesiyle koridora çıktık. Hücre-SEGBİS arasındaki bir dakikalık koridor yolculuğunda özgürmüşüm, bilmiyordum. Bilsem hafiften dans ederdim.
Avukatlarıma haber verilmediğini, normalde salona gelmem gerektiğini ama acele bir durum olduğunu bildirdiler. Suçlamaya konu metni okudular. “Çocukları dövmemeliyiz.” demişim de “Neden çocukları dövmek gerektiğini düşünüyorsun?” diye sorulmuş gibi hissettim. Hayattan, Türkçemizden ve altı üstü komediden söz ettim. Tekrar tutuklanmama karar verdiler. Adli yılın açılışını burada kutlayacağım, başarılı bir sezon olsun.
90 dakikalık gösteriden iki ayda bir yeni suçlama çıkıyor. Reels yerine tam gösteri YouTube kanalımda, odaklanma problemi olan varsa da telefon detoksu öneririm. Bana iyi geldi.
Ben iyiyim; moralim, sağlığım yerinde. Bu ay çocukkenki ağustoslar gibi hızlı geçti. Allah’tan okul yok Eylül’de.
Bu mektubu yazarken cezaevinde 10 saniyeliğine elektrik gitti. Karanlıkta bütün mahkumlar hücrelerde ıslık çalıp bağırdılar. İlkokulda pikniğe giderken gezi otobüsü tünele girmiş gibi hissettim.
Karatepe 2026, efsane tayfa. Unutulmayacaksın.
Bilmekte fayda var:
Tedbirsiz ve saygısız araç sürme / KTK m. 73
Madde 73 – (Değişik birinci fıkra: 17/10/1996-4199/27 md.) Karayolunda araçların kamunun rahat ve huzurunu bozacak veya kişilere zarar verecek şekilde saygısızca sürülmesi, araçlardan bir şey atılması veya dökülmesi, seyir halinde sürücülerin cep ve araç telefonu ile benzer haberleşme cihazlarını kullanması yasaktır.
Dersim Gazetesi, Dışişleri Bakanlığı Türk Diplomatik Arşivi’nde bulunan ve gizliliği 2020 yılında kaldırılan 20 Ağustos 1938 tarihli bir belgeyi ilk kez yayımladı.
👇
https://t.co/6TaPBhwM9B
HMK DEĞİŞİKLİĞİ SONRASI KISMİ DAVADA HAK KAYBI VE USUL HATASINI ÖNLEYEN 6 ALTIN KURAL VE UYGULAMA TABLOSU
1) Dilekçe Başlığında ve Talep Sonucunda Kısmi Dava İradesini Belirtin
2) Objektif Dava Yığılmasında Kalem Bazlı Dağılım Yapın
3) Faiz Başlangıçlarını ve Türlerini Kademelendirin
4) Bilirkişi Raporu Sunulmadan Talep Artırım Hakkını Kullanmayın
5) Miktar Artırımını Islah Yoluyla Değil, Değişiklik Sonrası HMK’ya Eklenen 109/4 Uyarınca Bedel Artırım Yoluyla Yapın
6) HMK M. 109 Kapsamında Hazırladığımız Yeni Dönem Kısmi Dava Uygulama Tablosu ile Talep ve Sonuç Örneğini İnceleyin
KURALLARA İLİŞKİN AYRINTILI BİLGİ VE UYGULAMA TABLOSU İÇİ HUKUKİ HABER’DE YAYIMLANAN MAKALEME AŞAĞIDAKİ LİNKTEN OKUYABİLİRSİNİZ
https://t.co/AtWuhpD0XJ
BAĞLAYICI YARGI KARARLARININ UYGULANMASI HUKUK DEVLETİNİN GEREĞİDİR
“İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Büyük Dairesi, 25 Ağustos 2026 tarihli Kavala/Türkiye kararında, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının yanı sıra adil yargılanma, ifade ve toplantı özgürlükleri ile Sözleşme’nin 18. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir. Mahkeme ayrıca, koşullu salıverilme veya cezanın yeniden gözden geçirilmesi imkânı bulunmayan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası nedeniyle Sözleşme’nin 3. maddesinin de ihlal edildiğini tespit etmiştir. Büyük Daire, Osman Kavala’nın mümkün olan en erken tarihte serbest bırakılması ve mahkumiyetinin sonuçlarının ortadan kaldırılması gerektiğine hükmetmiştir”
İlgisi alakası olmadığı hâlde, sırf Alevi oldukları için binlerce öğretmen, müdür, sendikacı, akademisyen ve dernek yöneticisi KHK ile FETÖ bahane edilerek ihraç edilmişti.
Bunlardan biri de Ahmet T. Çokyaşar'dı. O süreçte hastalandı, hastalığa yenik düşmüş. Devri daim olsun.
Osman Kavala’nın AİHM nezdindeki hukuki temsilcileri Başak Çalı ve Philip Leach’in bugün açıklanan Büyük Daire kararına ilişkin değerlendirmesi 👉🏻 https://t.co/XoxlC6hahB
AİHM Büyük Dairesi basın açıklaması : https://t.co/RXDaPxqrEY
⚖️ Arrêt de Grande Chambre : Kavala c. Türkiye (n° 2)
➡️ La Cour européenne des droits de l’homme juge qu’il incombe à la Türkiye de libérer immédiatement M. Kavala et d’effacer les conséquences de sa condamnation
🔗 Communiqué de presse : https://t.co/hICQsNw8Oc
Precisely from infamous Silivri prison, where #OsmanKavala has been unlawfully kept for almost 9 years now, I read the latest @ECHR_CEDH ruling on his case: such a crushing blow on 🇹🇷 judiciary's credibility. He should be freed now & reunited with his beloved wife Ayşe ⬇️⚖️