ÖZGÜR ÖZEL “EVET” DEDİ DE, SEN, BEN “HAYIR” MI DEDİK?
Şimdi diyeceksin ki, “bize sormadılar ki!”... Sordular kardeşim, tam bir senedir soruyorlar ama sen duymuyorsun. Bir senedir sana yoklama çekiyorlar, kurbağa misali yavaş yavaş alttan ısıtıyorlar da senin haberin olmuyor...
Susuyorsun, ya da sesin çok cılız çıkıyor... Yani aslında “evet” demesen de, güçlü bir şekilde “HAYIR!” da diyemiyorsun.
Neden? Çünkü amiyane deyimle derler ya “hem ayranım ekşimesin, hem.....” derdindesin sen.
Özel 1 kişi... Sen 86 milyonsun!
Yeterince sesin çıksaydı, bırak mecliste oylamayı, böyle bir teklif teklif bile edilemezdi.
Ama sen, her zaman olduğu gibi, başkası yanarsa yansın, benim popomun keyfi kaçmasın kafasındasın.
Duyar gibiyim... “ben hep bunun karşısında olduğumu söyledim” diyorsun... Nerede söyledin kardeşim? Cafe’de mi? Akşam haberlerini izlerken sizin salonda mı? Yoksa yoksa çok cesur davranıp Twit falan mı attın! Vay arkadaş!
Yani demem o ki, bir senedir en başından beri olayları kenardan izleyip, şimdi yumurta kapının ağzına gelince, bütün sorumluluğu tek bir adama yükleyip ağzınıza geleni söylüyorsunuz öyle mi?
Bu mu yani? 86 milyon insan, onca Sivil Toplum Kuruluşu, onca sendika, örgüt falan... Özgür Özel evet dedi! Bu mu gerçekten?
Özgür Özel 60’a yakın miting düzenledi...
Bu mitinglere katılım muhteşem oldu dedi herkes...
Bu ekonomiyi, halkın halini, demokrasi ayıplarını düşündüğümüzde o katılımlar ÇOK AZDI aslında kardeşim.... ÇOOK AZDI!
Layık olduğumuz gibi yönetiliyoruz diye başkalarını suçlamaktan vaz mı geçsek?
Vallahi kimse kusura bakmasın 2 yıldır her türlü tehdit ve baskıya karşı bu ülkenin muhalefetini örgütleyen her türlü riski alan ve maalesef her günü bu risklerle yaşayan Özgür Özel’i tek bir yasa üzerinden bu kadar eleştirmek olmaz o zaman küstürürsünüz, motivasyonunu düşürürsünüz yapmayın böyle, mesela bakın bu yasaya evet diyen ya da yasayı getiren partilerin seçmenlerinden ya da parti üyelerinden hiç ses çıkıyor mu? tık yok tık ama maşallah daha dün kurulan ve her fikirden seçmeni kapsamak iddiasında olan bir parti günlerdir yok evet derse şöyle yaparım , hayır derse böyle yaparım diye kuşatılıyor bakın sevgili seçmen böyle yaparsanız ve elinizdeki bu gücü böyle paralarsanız çok üzülürsünüz ve gün geldiğinde yanınıza baktığınızda kimseyi bulamazsınız.Yapmayın liderinize ve partinize güvenin bugün sizin yanlış dediğinizin yarın ne kadar doğru olabildiğini görebilirsiniz ve elbette tersi de geçerli ama Yeni Partinin evet veya hayır vermesinin yasanın geçmesini ya da geçmemesini sağlamayacağını da bilmelisiniz bu yasa diğer partilerin oylarıyla nasıl olsa her hal ve şartta geçecek ve lütfen Yeni Partinin güçlenmesini istemeyenlerin baskısı altına girmeyin.
@eczozgurozel
Allah sabırlar versin, Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.
Prof. Dr. Canan Karatay, eşi Ali Başak Karatay'ı son yolculuğuna uğurladı:
"47 yıllık eşimi kaybettim. Nur içinde yatsın, yeri cennet olsun."
Genel Başkanımız Özgür Özel:
“Gündemi CHP olanlara söylüyorum: Sizden korkan sizden beter olsun! Eğer sizin kadar korkak olsaydık, Samsun’a geçemez, Kurtuluş Savaşı’nı veremez, düşmanı defedemezdik.
Geleceğin iktidarını kuracak kadrolar, 106 yıl önceki azim ve kararlılıktadır!”
Tutukluluğumun 2. ayını geçtiğimiz şu günlerde düşünüyorum,
Ben üç çocuğu olan bir anneyim. Yıllardır tutkuyla yaptığım savunma mesleğiyle hukukçu bir kadınım. Birçok ilden büyük, ülkenin en büyük ilçelerinden olan, Seyhan'ın Belediye Başkanıyım.
Başkanlığımı en yakın rakibime 10 puan fark atarak kazandım. Mücadelem her daim onurlu bir yaşam için oldu, kendim için, ailem için, tüm insanlar için. Suç örgütü liderinin iftirası ile tutuklu yargılanıyorum ve 60 gündür cezaevindeyim.
Benle beraber eşim de aynı iftira nedeniyle cezaevine alındı. Biri 15 yaşında üç çocuğum bir anda annesiz ve babasız kaldılar. Hukukun temel ilkeleri “masumiyet”, “lekelenmeme hakkı”, “adil yargılanma hakkı”, "tutuklamanın tedbir olması” ilkeleri hiçe sayılarak 60 gündür Silivri’deyim, cezaevindeyim.
15 yaşındaki oğlumun bana ve babasına en çok ihtiyaç duyduğu bu dönemde, kapısına bir kez bile kilit vurulmamış, cıvıl cıvıl, yaşam enerjisi saçan yuvamız sessiz ve hüzünlü kaldı. Biz niye bu eziyeti çekiyoruz?
Yerimiz yurdumuz belli. Eşimiz dostumuz, işimiz aşımız Adana’da. Neden Adana’da değil de, İstanbul’da yargılanıyorum? Hiçbir suçumuzun olmadığı er veya geç açığa çıkacak da, o güne kadar yaşanan zulüm nasıl telafi edilecek?
Akıp giden zamanı geri alabilen var mı? Bu kararları bugün hiç düşünmeden veren hukukçu meslektaşlarım o gün nasıl yüzümüze bakacak?
Neden Adli Kontrol Şartı ile değil de tutuklu yargılanıyorum? Mafyalar, çeteler, en ağır suçların zanlıları tutuksuz yargılanır veya hiç yargılanmazken, hayatını adalet sistemine vakfetmiş ve topu topu 1 yıl belediye başkanlığı yapmış bir insana bu muameleyi aklınız alıyor, vicdanınız kabul ediyor mu?
02 Ağustos 2025
Silivri Cezaevi
Milletvekili Selçuk Özdağ:
"Vekiller malvarlıklarını açıklamalı.
100 bin TL maaş alıp, 4 milyon dolarlık yatları nasıl alıyorlar onları izah etsinler"
Destekleyenler...?!
Bugün gözaltı süreci hariç Silivri cezaevinde "kırkımız çıkıyor!"
Bu deyim bir ölüm sonrası, bir de yeni doğumdan kırk gün sonra kullanılır.
Biz ölmediğimize göre bu yeni bir doğum..
Bir yeni doğum sancısı var koca ülkede..
Gramsci'nin dediği gibi...
“Eski öldü, yeniyi inşa etme zamanı."
Bence yeni inşa oluyor ve bizler tam o sürecin odağındayız.
Yeniyi hep birlikte inşa edeceğiz.
Bir avuç insanla, bir avuç insanın zenginliği için değil..
Gençlerle, emeklilerle, öğrencilerle, çalışanlarla, emekçilerle, esnafla, ev hanımlarıyla koca bir milletin refahı, zenginliği için…
Hep beraber…
İyiler kazanacak!
Şu son dakikalarda, milyonlarca vatandaşın HAYIR dediği iklim yasasına halkı temsil eden mecliste alınacak karar, halk ve meclis arasındaki bağın gerçek anlamda ne olduğunu ortaya koyacaktır.
İklim kanunu geçerse Meclisten
Bütün ümitleri yel alır gider
Herkes sever bizim gibi gönülden
Bil' in oğlu el olur gider
*
Dünyanın bir yazı bir kışı vardır
Her mevsimin bir sonu bir başı vardır
İklim Kanunun sonunda gözyaşı vardır
Akar damla damla sel olur gider
Net sıfır emisyon nedir?
Tarım ve hayvancılığın bitmesidir.
Kömür, petrol, elektrik ve doğalgazın kullanılmamasıdır.
İnsanın nefes almasından başlayarak her şeyi "karbon üretiyor" diye bitirecekler.
İklim Kanunu Siyonist Küreselcilerin dayattığı bir #yeşilsahtekarlık tır.
Cumhurbaşkanı da bunu itiraf ediyor.
"Kendi yapmayacakları şeyleri BİLİM ve ACİLİYET diye bizi dayatıyorlar" diyerek Küreselcilerin baskısına dikkat çekiyor.
Ancak halk direnirse, milletvekilleri onay vermezse, iklim kanunu durabilir.
Bu yüzden direnişe devam...