Önüne gelene FETÖ'cü demek kadar Fetullahçı çeteye hizmet eden bir tavır olamaz!
Ki, ne yazık ki bunu diyenlerin azımsanmayacak kısmı, geçmişte ya Fetullahçı örgüt yanlısıdır, ya da onlarla iş tutmuştur!
"Özür dilemekle" ilgili de çok şey ifade edebilirim, hem de kanıtlı, ispatlı...
Ama şimdilik bu kadar ifade edeyim...
@KaracaTOKAT@ozelbankaci O hükmün geçerliliği de tartışılır. Sözleşme serbestisi bir temel hak ve iş söz. ile kısıtlanamaz. Daha önce davalık oldu mu bilmiyorum ama mahkeme önüne gelse ve işçi "İşe girmeye mecburdum, kabul etmezsem işe giremicem diye mecburen imzaladım" dese bence kazanma ihtimali yüksek
@KaracaTOKAT@ozelbankaci Yani bankayla işveren sözleşme yaptı diye promosyon onun oluyorsa, işçinin de tarafı olmadığı o sözleşmeye uyma yükümlülüğü yok. Banka hesabını bildirir, şirket de paşa paşa o hesaba ödemek zorunda olur. Promosyonu işçiye vermiyorsa bankayla yaşayacağı sorunu da kendi çözsün.
@KaracaTOKAT@ozelbankaci Hayır. Bir kimse üçüncü bir kişiyle sözleşme yapmaya zorlanabilir mi? İşveren bir bankayla anlaştıysa ödemeleri o bankadan yapabilir, işçiyi ordan hesap açmaya zorlayamaz. İşçinin maaşın yatmasını istediği banka hesap bilgilerini basit bir dilekçeyle muhasebeye bildirmesi yeterli
Şov yapan siyasiler değil, poz veren 'liderler' değil, pırıl pırıl Cumhuriyet'in evlatları uğurladı Cumhuriyet'in asil ve soylu çocuğunu... Gözün arkada kalmasın Nihat abi... 'Cumhuriyet'i yaşatacağız' diyen binlerce kişi görev başında.
🎁🎁🎁Bugünlerde moral ve destekte birazcık daha ayrıcalıklı olmayı hak ettiklerini düşündüğümüz İstanbul Barosu avukatlarına #5Nisan Avukatlar Günü ARMAĞANIMIZ:
HUKUK NOSYONU kitabı,
bu paylaşımımızı RT ve FAV eden 25 meslektaşımızın olacak.
Çekilişimizi 5 Nisan akşamı yaparak duyuracağız.🎁🎁🎁
Değerli yazar Dr. Halil POLAT'a desteği için teşekkür ederiz.
Türkiye Cumhuriyeti’ni Uluslararası Kuruluşlara şikayet eden ve bugün Fransa, Hollanda, Brüksel, İtalya ve İsviçre’den gelen Baro Başkanları ile İstanbul Barosu Olağanüstü Genel Kurulunda gövde gösterisi yapmaya kalkan @ibrahimkaboglu na soruyorum? Yanınıza aldığınız, sizinle işbirliği yapan dayanışma halindeki avukatlar neyi temsil ediyor? Misafirlerinizi, Türkiye Cumhuriyeti’ne sözde İnsan Hakları dersi vermeye mi çağırdınız? Türk Yargısına bu şov için umuyorum ki ayrıca hesap vereceksiniz. @ibrahimkaboglu@istbarosu
"TÜRKİYE VARSA BARO VAR!
Vatan bütünlüğünün olmadığı yerde Baro kalmaz.
İSTANBUL BAROSU BÖLÜCÜLÜĞE KALKAN OLAMAZ!"
İstanbul Barosu Genel Kurulu'nda sözcümüz Av. Ayberk Çakalır'ın yaptığı konuşma⬇️
Sekülerler miymiş, dindarlar mı? Modern mi, muhafazakar mı? Türkler mi yoksa Kürt mü? Erdoğan’a mı oy vermişler, Kılıçdaroğlu’na mı?
Birkaç gün önce köpekler tarafından parçalanarak öldürülen 12 yaşındaki çocuk bunlardan hangisiymiş?
Türkiye’de her şeyden herkesten güçlü, her istediğini yaptırabilen bir devlet var. Bir yerlerde konuşan siyasetçileri Ankara’dan alıp İstanbul’a götüren, 24 saat onu süründürerek güç gösterisi yapmaya çalışan bir yapı. Tweet atanların kapısına sabah 5’te dayanabilen bir devlet. Veya yoksullara sadaka vererek vicdanlarını rahatlatan.
Bu devletin sorumluluk sahasında her bir gün masum, günahsız insanlar ihmaller silsilesi sonunda ölüyorlar. Depremler, yansınlar, başıboş köpekler veya hapishanede olması gereken suç makineleri tarafından öldürülüyorlar.
Refah, güvenlik içinde yaşaması gereken insanlar dümdüz sıradan bir şekilde bile yaşayamıyorlar. Bu şartları sağlayamasınlar diye cebimizdekini devlet görevlileriyle paylaşıyor, onların iki dudağı arasından çıkanlarla gittikçe yoksullaşıyorlar. Hepimizin hikayesi bu.
Kurumların beceriksizleri nedeniyle ölürken, yoksullaşırken veya haklarımızdan mahrum kalırken ölüm, yoksulluk bizi seküler-dindar, modern-muhafazakar, Türk-Kürt diye ayırmıyor. Çoğunlukla bu devlete ve devletin ayrıcalıklı gördüğü kesimlere yakınlığımıza bu risklere maruz kalma ihtimalimizde belirleyici oluyor.
Dolayısıyla hayatı, gündemi veya Türk siyasal hayatını yorumlarken hepimize bir ödev düşüyor. Bir imam hatip öğrencisini, halay çeken Kürt bir genci veya ne bileyim biraz yüksek sesle eğlenerek alkol alanları değil, belediyelerle bakanlıklarla kısacası devletle kurduğu ilişkiler neticesinde gününü gün eden bunu yaparken de bizleri basit bir araba, çocuğumuza iyi bir eğitim, en basitinden iyi bir maaşı mahrum bırakanları düşman veya öteki olarak görmek zorundayız.
Düşmanı doğru belirleyelim ki toplumu doğru okumayı başarabilelim. Hayatını kaybedenlere Allah rahmet eylesin. Maalesef onların ölümünün de hesabı hakkıyla sorulamayacak. Bunu bilmek bizim nefesimizi kesmeli.
6: Bu arada Baromuzun, İstanbul Barosunun bu sözlere karşı tepki gösterip açıklama yapan Barolar arasında yer almayıp sessiz kalması, "ilginç" ve "açıklanmaya muhtaç", "manidar" bir durumdur.
5: Bu yaklaşım "özensizlik" ile de geçiştirilemez. Sn. Özgür Özel avukat kamuoyundan özür dilemeli,herkes sözlerine dikkat etmelidir. Kimsenin avukatları ve avukatlık mesleğini kendi siyasi kavgalarına alet etmeye hakkı da bulunmamaktadır.
Yurttaşlık zaten eşitliği iktiza eder. Dillere pelesenk olan "eşit yurttaşlık" lâfı, "etnik temelli imtiyaz" arzusuna tâbi bir "boş gösteren"den ibarettir.
Bu vakur ve utangaç halk, şehit kanının ve hakkının üstünlüğünü, zoraki alkışlar eşliğinde aymazlığa düşen siyasi liderlere açıklamak zorunda değildir. Bu erki size vermedik. 1000 ömür yaşasanız, bu erke ulaşamazsınız. Sizi aşar. Sizin gibi çakarlı araçlara, seçme plakalara binmeyen, başkasının kanıyla kumar oynayıp delikanlılık taslamayan sıradan ve gariban Türk köylüsü, olduğu ve olabileceği her şeyi şehit olduğu an harcar. Bunu vatanını hainlerden korumak için yapar. Anıları, umutları, sevgileri, sevdaları ve hatta analarıyla asla gerçekleşmeyecek olan vedalaşma dahil her şeyi boş verip, koparıp; kendilerinden yüce olarak inandıkları Türk milletine armağan eder ve yiter. Nice Ümit Yılbar'lar, nice İsmail Uygun'lar sizin makyajlı sözlerinizde olan ama gerçekte asla göze alamayacağınız yürekliliği, batakta ve çatakta yapayalnız ölerek gösterdi. Dinde de, dinsizlikte de, daha heybetli bir cesaret biliyor muyuz? Siz değil miydiniz gök girsin kızıl çıksın diyen? Kendi kızılınızı değil, Anadolu çocuğunun kızılıyla hesap kitap yapmaya, atıp tutmaya utanmıyor musunuz? Durun cevap vermeyin bunun cevabını biliyorum. Ama siz de aklınıza kazıyın, bu halk kendi şehitlerinin, gazilerinin, ve onların acısı asla dinmeyecek yakınlarının hakkını size peşkeş çektirmez.