İNGİLTERE BAŞBAKANI L. GEORGE'U İSTİFA ETTİREN ZAFER
15 Eylül 1922’de İstanbul’daki İngiliz Yüksek Komiseri Rumbold, Londra’daki L. Curzon’a gönderdiği telgrafta şöyle diyordu:
“Mustafa Kemal, Trakya vs. istediklerini diplomatik kanaldan sa��layıp sağlayamayacağını saptamak için bir hafta bekleyecektir. Aksi halde askerlerinin şu anki coşkusundan yararlanarak İstanbul ve Boğazlara yürüyecektir. Bağlaşıklar vakit geçirmeden bir konferans düzenlemezlerse Mustafa Kemal’le savaşı göze almalıdırlar. Bağlaşık Yüksek Komiserleri en erken vakitte konferans düzenlenmesini öneriyorlar.” (İDA, FO 371/7888/E9368: Rumbold’tan Curzon’a oldukça ivedi: gizli telgraf, İstanbul, 15.9.1922; Salahi R. Sonyel, Mustafa Kemal Atatürk ve Kurtuluş Savaşı, C. III, Ankara, 2008, s. 675)
Mustafa Kemal Paşa Büyük Zafer'in ardından Türk ordusunu İstanbul ve Boğazlar üzerine yürütmeye başladı. Hatta bir Türk birligi 23 Eylül 1922'de İngilizlerin kontrolündeki Çanakkale Erenköy'e girdi. Mustafa Kemal Paşa Doğu Trakya boşaltılıp TBMM'ye verilinceye kadar durmayacağını söyledi.
Bu sırada İngilizler, Mustafa Kemal'e karşı muttefikleri Fransızların ve İtalyanların desteğini sağlamaya çalıştı. Lord Curzon kalktı Paris'e gitti. Fransa Başbakanı ve İtalya'nın Paris Buyukelçisiyle görüştü. Ancak görüşmede Fransızlar ve İtalyanlar artık Türklerle savaşmak istemediklerini bildirdiler. Bunun üzerine yalnız kalan İngilizler Mustafa Kemal Paşa'nın isteğini kabul etmek zorunda kaldılar.
Müttefik Devletler, 23 Eylül 1922 tarihli bir noktayla barış yapılıncaya kadar İstanbul ve Boğazlara girilmemesi koşuluyla Mustafa Kemal'in isteğini kabul ettiklerini, yani Doğu Trakya'yı Yunanlardan alıp TBMM'ye teslim edeceklerini bildirdiler.
Mustafa Kemal Paşa, 23 Eylül 1922 tarihli Müttefik notasına, 29 Eylül 1922’de yanıt verdi. Meriç’in batısına kadar Doğu Trakya’nın hemen boşaltılıp Türkiye’ye bırakılmasını ve bunun için 3 Ekim 1922’de Mudanya’da ateşkes görüşmelerine başlanmasını istedi.
Lord Curzon, Doğu Trakya’nın barış imzalanmadan önce Türklere verilmesine karşı çıkan Yunan Başbakanı Venizelos’a şu soruyu sordu:
“İstanbul’a girmeye can atan Mustafa Kemal’in, Yunanların Doğu Trakya sınırındaki itirazlarını fırsat bilerek Avrupa’ya dalmasını ve Trakya’yı ateşe ve kılıca tutmasını kim önleyebilir?”(İDA, FO 371/7899/E 10550: Curzon’dan Lindsley’e gizli yazı, Londra, 3.10.1922; Sonyel, s.1700- 1702)
1915’te İngilizleri Çanakkale’de durduran ordunun Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal Atatürk, 1922’de İngilizleri yine Çanakkale’de sıkıştırdı. 1915’te topla tüfekle, kanlı bir savaşta yendiği İngilizleri, 1922’de topsuz, tüfeksiz, savaşsız yenmeyi başardı. Anafartalar kahramanı Mustafa Kemal (Atatürk) ile Çanakkale’de bir kere daha savaşmayı göze alamayan İtilaf Devletleri, Mudanya'da ateşkese mecbur kaldılar Doğu Trakya'yı boşaltıp TBMM'ye teslim ettiler. Sonra da Lozan’da, İstanbul ve Boğazları boşaltmayı kabul ederek geldikleri gibi gitmek zorunda kaldılar.
Müttefiklerin, 23 Eylül 1922’de Doğu Trakya’yı Türkiye’ye iade etmeyi kabul etmeleri ve 11 Ekim 1922'de Mudanya Ateşkes Antlaşması'nı imzalayıp Doğu Trakya'yı Türkiye'ye bırakmaları üzerine Yunanistan’da darbe oldu, kral ülkeyi terk etti. 19 Ekim 1922’de İngiltere’de Başbakan Lloyd George istifa etmek zorunda kaldı.
Gerçek şu ki, Mustafa Kemal Atatürk emperyalizmi size getirdi.
Ayrıntılı okuma:
Sinan Meydan yazdı : İSTANBUL'UN KURTULUŞU 'Gitmek Zorunda Bırakıldılar' | Cumhuriyet https://t.co/Eudps2oK07
Sinan Meydan yazdı : Çanak Krizi ve ikinci Çanakkale Zaferi | Cumhuriyet https://t.co/fimWCnR3AA
Sinan Meydan yazdı : İSTANBUL'UN KURTULUŞU 'Gitmek Zorunda Bırakıldılar' | Cumhuriyet https://t.co/YXC24z0OKN
⚡️ African Mirror çocuk dans grubu, Melissa Vargas'ın eğitim masrafları için kendilerine maddi destekte bulunduğunu açıklayarak Vargas'a teşekkür etti
"Melissa'ya cömert maddi desteği için hep birlikte teşekkür edelim. ❤️ Onun yaptığı maddi katkılar sayesinde çocuklarımızın okul masraflarını karşılayabiliyor, gerekli okul malzemelerini alabiliyor ve temel ihtiyaçlarını karşılamalarına yardımcı olabiliyoruz.
Onun desteği, çocuklarımızın eğitimlerine devam etmelerine ve daha aydınlık bir gelecek kurmalarına katkı sağlıyor.
Sevgili Melissa, çocuklarımızın hayatlarında gerçek bir fark yarattığın ve misyonumuza inandığın için sana yürekten teşekkür ediyoruz. İyi ki varsın! ❤️🙏"
🕺 Dans grubu, yaz boyunca Melissa Vargas ve Filenin Sultanları için dans gösterileri hazırlayıp sergilediler
Çemişgezekli bir Roma imparatoru olduğunu biliyor muydunuz?
Adı I. İoannis Tzimiskes, yani Çimiskes. Bugünkü Çemişgezek yöresinde doğduğu kabul ediliyor, 969–976 yıllarında Doğu Roma’yı yönetiyor. Üstelik yalnız değil: Torosların İsaurialı (Bozkır - Ermenek arası) Zeno’su, Maraş’ın III. Leon’u, Afyon–Amorion’un II. Mihail’i… Anadolu’dan imparatorluk tahtına uzanan nice hayat! (Zeno müthiştir, bir zamanlar #ntvtarih dergisinde hayat hikayesini yazdığımda Elmayurdu köyüne levha astılar; “İmparator Zeno’nun köyüne hoş geldiniz”, diye… Önce köle, sonra asker, daha sonra imparator oldu, iki defa darbe gördü, acayip adamdır vesselam. Film yapsan ne hikayedir ama!)
Paylaştığım haritanın derlemesine göre, Doğu Roma dahil, doğum yeri bilinen 123 hükümdarın 53’ü bugünkü Türkiye, 23’ü İtalya sınırlarında doğmuştu.
İstanbul 34 imparatorun doğum yeri; Roma ise 10’unun…
Anadolu, dünya tarihinin seyircisi değil, başlıca sahnelerinden biriydi. Bu mirası tanımak, bugünün kimliklerini geçmişe giydirmeden de gurur duymaya yeter.
Bunları vaktiyle #ntvtarih dergisinde yazardık… Araştırmanın, kaynak kontrolünün, kaliteli içerik üretmenin kıymet gördüğü yıllardı.
Ah o yıllar…
Eski çamlar bardak oldu,
ama bu toprakların anlatacak hikayesi bitmedi.
Merak eden yeter ki olsun…
Hararet nardadır, sacda değildir,
Keramet baştadır, taçta değildir.
Her ne arar isen kendinde ara,
Kudüs'te, Mekke'de, Hac'da değildir.
Hacı Bektaşi Veli
BALIK🐠🐋🐟 BALIK HAFIZALILARA...
Faruk Nâfiz Çamlıbel’in ünlü “Han Duvarları” şiirini bilirsiniz,
duymuşsunuz veya bilmiyorsunuzdur..
Şiirde ismi geçen *Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış kimdir diye hiç aklınıza geldi mi?
Yemen cephesinden Sarıkamış cephesine sevk edilen, Maraşlı askerlerden biridir.
Memleketinden, sevdiğinden ayrılalı 10 yıl olmuştur ve ailesi muhtemelen öldüğünü düşünüyordur.
Yemen'den döndüğü için üzerinde kışlık elbisesi bile yoktur.
Va Sarıkamış'ın o soğuğunda hastalanır.
Savaş bittikten sonra köyüne, anne ve babasına dönmek için yola çıkar, ancak vereme yakalanmıştır.
Ulukışla taraflarında kaldığı bir handa, köyüne ulaşamadan ölür.
Ölmeden önce de hanın duvarlarına aşağıdaki dörtlükleri yazar.
**
Garibim namıma Kerem diyorlar.
Aslımı el almış harem diyorlar.
Hastayım derdime verem diyorlar.
Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış’ım ben…
On yıl var ayrıyım kına dağından,
Baba ocağından yar kucağından,
Bir çiçek dermeden sevgi bağından,
Huduttan hududa atılmışım ben...
Gönlümü çekse de yârin hayâli,
Aşmaya kudretim yetmez cibâli,
Yolcuyum bir kuru yaprak misâli,
Rüzgârın önüne katılmışım ben...
**
1922 yılının soğuk bir Mart ayında Kayseri Lisesi'ne atanan genç edebiyat öğretmeni **Faruk Nafiz Çamlıbel ise Kayseri'ye giderken aynı handa misafir kalır.
Şeyhoğlu Satılmış'ın ölmeden önce duvara yazdığı o meşhur dörtlükleri görür...
Ve o dizeler Faruk Nafiz Çamlıbel'in ünlü HAN DUVARLARI şiirine dönüşür.
Demem o ki, bu ülkenin her bir köşesinde şehit kanı vardır.
Kolay alınmadı bu ülke.
Onlarca yıl anasından, yarinden, çocuğundan ayrı,
cepheden cepheye koşan,
Yazlık kıyafetlerle eksi 20 derecede savaşan yiğitlerin sayesinde oturuyoruz bu topraklarda.
Bu toprakların bir metresini bile gözden çıkartanın gözü çıkar...
Dolar ile almadık ki biz bu ülkeyi dolar ile yıkılsın,
Petrol ile almadık ki, petrol artınca yıkılsın,
Sokak oyunlarıyla almadık ki, sokakta kaybedelim.
Kan ile aldık, KAN !!!
Ve ancak kan ile veririz.
Sahip çık VATANINA !!!🇹🇷
Oslo’da bir çok restauranta zeytinyağı satıyoruz lakin biraz önce hayatımın en büyük sürprizlerinden birini yaşadım 😅
1-2 ay önce açılan bir pizzacıya geldik. Sahipleri Norveçli ve İtalyan. Masamızı gösterdiler, bir baktım bizim Dardanos acı biberli yağ şişesi var masada 😂🤩
Sipariş verirken garsona sorduk, bu zeytinyağını nereden alıyorsun diye. Otel ve restaurantlara ürün satan bir müşterim var ondan alıyormuş 😎
Neyse pizzalar geldi, müthiş görünüyor, çok güzel pizza unum var denemeni isterim dedim, biz undan çok memnunuz, bir Türk markası, yağları aldığımız yerden alıyoruz dedi, dedim Tellioğlu mu ? Evet biliyor musun ürünü dedi😂 dedim biliyorum, Norveç distribütörü çok iyi bir insandır, ismi de Ali Uslu 😎🤩
Yapamazsın, Türk ürünü satmaz diyenlere inat, başaracağız 🥳🕺🏻🙏🧿
🇹🇷Türk bilim insanı Dr. Olcay Kaan Çakır, harici enerji kaynağına ihtiyaç duymayan hareket sensörü geliştirdi.
Dünyada ilk olan sensör, hareketin şiddeti ve yönünü aynı anda algılayabiliyor. Buluş, Türk Patent Enstitüsü tarafından tescillendi.
https://t.co/XxY7rHbUmT
Sokağa atılan cins bir kediye "Size dünyanın en tatlı kedisini gösteriyorum. Çok tatlı ya" diyerek yuva arayan küçük çocuk, yuvasına gittiği anlarda ise gözyaşlarını tutamadı: "Hem mutluyum hem üzgün gibi bir şeyim... Seni çok seviyorum beni asla unutma"
Bonsoir tout le monde :
La musique est un refuge pour les âmes blessées !
Ici deux enfants palestiniens jouant à la perfection au Luth oriental ( Oud ) et au violon sur une chanson de la célèbre chanteuse Oum Kalthoum : Inta Omri ( Tu es ma vie )
Je vous souhaite à toutes et à tous une douce et agréable soirée
When China meets mountains, it cuts roads straight through them!
When China meets a giant rift, it builds the highest bridge to cross it!
This shows not just engineering skill, but a spirit that dares to carve hope out of cliffs!
🚨 BREAKING:
Spanish PM Sánchez on Israel:
"Protecting your country is one thing; killing more than 60,000 civilians, displacing 2 million people, bombing hospitals, and starving innocent children to death is something entirely different.
I think we are witnessing one of the darkest and most horrific events of the 21st century unfolding before our eyes.
The international community cannot remain silent and paralyzed.
What moral leadership can we provide in the new world order if we abandon the Palestinians?"