merhabalar,
bütün yıl hayal ettiğim gibi turnem ve kurgu biter bitmez arkadaşlarımın yanına 3 tişört 3 boxerla tatile geldim. bilmiyorum seyahat etmem ayıp bir şey mi ama istihbarat haberi gibi paylaşanlar 22 haziran’da yüklü bir bedelli askerlik ücreti ödediğimi de görürler, uzun yıllar ülkede olacağım :) Türkiye’de olmamı gerektiren bir durum olursa ilk uçakla döneceğim, tişört sayısı zorluyor.
Hayatımda izlediğim en iyi stand-up gösterisi olduğunu söyleyebilirim. Siyaseten lafını esirgemeyen, iktidarı doğrudan eleştiren ama bunu yaparken hiçbir noktada partizanlığa veya slogancılığa savrulmayan bir gösteri hazırlamak büyük bir mizah yeteneği, cesaret ve zekâ gerektiriyor.
Deniz Göktaş yalnızca güçlü bir sistem eleştirisi ortaya koymakla kalmamış, göz ardı edilen bir kuşağa da ses vermiş. Birçok insanın yılgınlığa kapıldığı, sustuğu ya da otosansüre yöneldiği bir dönemde, yaptığı işle hepimiz için çıtayı çok yukarı taşımış.
Sorumlu bulunmuş,
sosyal medya ve bilgisayar oyunları!
Vay be!
Bir öğün yemeği bile çok gördüğünüz o çocukların okula aç gitmelerinin, değil canlarının istediğini yemek, karınlarını doyuracak kadar bile yiyememelerinin, ana babalarının baş edemedikleri sefaletini çaresizce seyretmelerinin,
Okulu bitirip bir iş sahibi olsalar bile çalıp çırpmadıkça ya da yüksek mevkilerde teyzeleri olmadıkça bir hayatları olmayacağını bilmenin ufak da olsa bir etkisi oluyor mudur acaba çocukların psikolojisi üzerinde?!
Ya da misal Meclis’te talimatı alınca kürsüdeki hatibe saldırmaya koşa koşa giden göbekli ve anca 200 yandaş arasındayken pek yürekli o dayıların falan hiç bir etkisi olmamıştır diyorsunuz!?
Her nev’i şiddeti yücelten,
kendinden güçsüz olana zulmetmeyi marifet belleten,
kendisini ve cümle sülalesini her türlü hukuk kuralından azade addeden yüce iktidarınızla bu olanlar arasında hiç bir bağlantı yoktur öyle mi?
Ülkeyi yangın yerine çevirmenin, adaleti katledip ahlak diye diye ahlaki tüm değerleri çökertmenin, hırsızlığın, arsızlığın, yolsuzluğun, adaletsizliğin, liyakatsizliğin, eşitsizliğin,
Günde üç kadın katledilirken bir çocuğun bakımını tek başına anneye yükleyip kaçmaya kalkan saçma sapan aile yılı procelerinizin falan ennnnn ufak bir etkisi yoktur diyorsunuz bunca çürümede!?
İnanılmaz ya!
İnanılmaz!
Sevgili dostum Pedro,
ABD ve İsrail’in saldırganlığına karşı gösterdiğiniz onurlu duruşu kutluyoruz.
Bu tutumunuz, Türkiye ve İspanya’yı daha da yakınlaştırdı.
Trump yönetiminin tüm tehditlerine karşı yanınızdayız!
Un abrazo fraternal. @sanchezcastejon 🇪🇸 🇹🇷
@CMYLMZ üzgünüm
"Artık hiçbir şeye gülemiyoruz."şakası mizahın zirvesi değil.reactionary/anti-pc stand up refleksi.hassasiyetlerimizi "faşizan" bulup aşağı vurmak, pravokasyon değil konfor alanı.Mizah yukarı vurduğunda hala daha güçlü!
Kadın-hayvan hakları ile dalga geçmek değil
Bugün milletin sözünü emeklimiz söyledi:
Bu kara düzene #itirazımvar
Emekliler, emekçiler, yoksullar kazanacak.
Ak Parti’nin kara düzeni kaybedecek!
Milleti aç bırakan o düzeni hep birlikte yıkacağız!
AK Parti Sözcüsü’nün, Genel Başkanımız Sn. Özgür Özel’e yönelik saldırgan üslubu, içine düştükleri suçluluk psikolojisinin itirafı niteliğindedir.
ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın; “Başkan Trump 'Çözüm olarak Erdoğan'a meşruiyet vermeliyim' dedi. Şu an bu oluyor” sözleri karşısında sus pus olanlar, bu gerçeğin üzerini hamasetle örtemezler.
19 Mart Sivil Darbesi’ni hayata geçirmek için Trump yönetiminden aldıkları destek, ellerini kollarını öyle bir bağlamış ki; daha düne kadar “Dostum” dedikleri bir Devlet Başkanı eşiyle birlikte konutundan kaçırılırken seslerini çıkaramıyor, durumu “müessif bir olay” diye geçiştirmeye çalışıyorlar.
ABD’li bir Senatör’ün dile getirdiği, Trump’ın da onayladığı "Maduro bugün Türkiye’de olabilirdi ama New York’ta. Trump ona bir çıkış sunmuştu." küstahlığını resmî bir dille reddetmekten ve kınamaktan bile korkan bir iktidarla karşı karşıyayız. “Bize gelen böyle bir teklif yok” diyerek bu rezaletin üzerini örtmeye çalışmanız, içine düştüğünüz acziyetin resmidir.
Buradan bir kez daha hatırlatıyoruz: Vatandaşlarımızı açlığa mahkûm ederek, siyasi rakiplerinize kumpas kurarak ve itiraz eden herkesi hapse tıkarak kaybettiğiniz meşruiyeti dışarıda kazanamazsınız.
Meşruiyetin kaynağı Trump’ın masası değil, Türk Milleti’nin iradesidir!