Rakibin elinde onlarca kanat varken 40 M Euro bonservis verip Greenwood alıyor. Senin alamadığın Talisca’ya yıllık 10 M Euro veriyor. Diğeri İcardi varken Osimhen çekiyor…
Sen hâlâ Cerny ve Rashica var diye kendini avut. Mustafa Hekimoğlu Semih’ten medet um! Rıdvan’a ayıp olur diye sol bek alma!
Sonra 4. olunca ağlamayacaksın.
Trabzonspor’un forveti Onuachu, sağ kanadı Salah.
İkisini Beşiktaş’a getir bunları mı onbire koyarsın yoksa Cerny, Oh mu devam eder?
Bunun cevabına göre taraftara kızın kızacaksanız. Hala hoca Cerny, Rashica beğeniyor muhabbeti okuyoruz
Sevgili Tuzlalı Komşularım,
Öncelikle bugüne kadar bana verdiğiniz her türlü destek için sizlere gönülden teşekkür ederim.
Genç yaşta bana güvenerek, Tuzla gibi çok güzel ama aynı zamanda da büyük sorunları olan bir ilçenin yönetilmesi görevini emanet ettiniz. Ben de güveninize layık olabilmek için var gücümle çalıştım. Göreve geldiğim günden bu yana tek bir gayem oldu: Tuzla’nın kronikleşmiş sorunlarını çözmek ve siyasi parti ayrımı gözetmeksizin, her bir komşumun hakkını, hukukunu korumak.
Ne yazık ki bazen siyasi hesaplar, halkın ihtiyaçlarının, umutlarının ve haklarının önüne geçebiliyor.
Yaklaşık iki yıldır, önce yetkililere, sonra da sizlere anlatmaya çalıştığım gibi, ilçemiz tarihinin en büyük barınma ve mülkiyet kriziyle karşı karşıya.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Teftiş Kurulu tarafından gönderilen rapor doğrultusunda; yaklaşık 50 bin vatandaşımızın evlerinin yıkılması riski ortaya çıkmış, 16 bin dairenin elektrik, su ve doğal gazının kesilmesi talimatı verilmiştir.
Ortada geçmişten gelen hukuki bir problem olduğu doğrudur; ancak söz konusu olan sadece hukuki ve teknik bir imar meselesi değil, insani bir krizdir.
Üstelik, yıllar boyunca İmar Kanunu açısından sorunlu uygulamaların hayata geçirilmesini sadece seyretmekle yetinen ve meselenin içinden çıkılmaz hale gelmesine müdahale etmeyen İBB’nin de büyük sorumluluğu vardır.
İdarelerin yaptığı hataların bedelini 50 bin masum Tuzlalının, çocukların, ailelerin ödemesini kabul etmemiz hukuken de vicdanen de kabul edilemez.
Bu büyük felaketi önlemek, temel insan hakkı olan barınma ve mülkiyet sorunlarını çözerek, Tuzla’nın geleceğini kurtarmak için mevcut siyasi çatımız altında ve İBB nezdinde, konudan haberdar olduğumuz ilk günden itibaren her türlü girişimde bulunduk. Çözüm modelleri ürettik, rızaya dayalı alternatifler sunduk.
Maalesef, tüm çabalarımıza rağmen çözüm noktasında bir arpa boyu yol alamadık.
Bu düzeyde insani ve toplumsal bir meselede gösterilen duyarsızlığa şahit olmak büyük bir hayal kırıklığı yaşamama neden oldu. Eğer siyaset, halkın barınma hakkının önünde engelse, artık bir karar vermem gerekiyordu. Ben bugün o kararı veriyorum.
50 bin insanın evsiz kalma riskini, çocukların geleceğinin kararmasını sessizce izleyip "parti disiplini ve sadakati" kavramlarının arkasına sığınmayı reddediyorum.
Bugüne kadar mevcut siyasi zeminde çözüm üretmek için tüm girişimleri yaptım. Geldiğimiz noktada sorunun çözümü için karar verici iradeyle aynı zeminde çalışmak Tuzlalılar adına daha doğru bir karardır.
Çünkü benim asıl sorumluluğum, bana oy veren ya da vermeyen bütün Tuzlalılaradır.
Bu nedenle, benim için çok zor ama vicdanımın doğru olduğuna inandığı bir karar aldım. Bugünden itibaren yoluma Adalet ve Kalkınma Partisi çatısı altında devam edeceğim.
Bu kararın merkezinde siyasi ikbalim değil, Tuzla'nın geleceği var. Eğer mesele siyasi ikbal olsaydı, en kolay yol mevcut düzeni sürdürmekti. Kolay olanı değil, Tuzla için doğru olduğuna inandığım yolu seçiyorum.
Biliyorum, kararımı eleştirenler olacaktır. Farklı düşünen herkese saygı duyuyorum. Ancak inanıyorum ki zaman içerisinde bu kararın sebepleri ve Tuzla için doğuracağı sonuçlar daha iyi anlaşılacaktır.
Defalarca dile getirdiğim gibi, bedeli ne olursa olsun 50 bin insanı evsiz bırakmanın vebalini asla boynuma almayacağım.
Saygılarımla
Eren Ali Bingöl
Tuzla Belediye Başkanı
#SONDAKİKA | Özgür Özel'den Kemal Kılıçdaroğlu'na sert sözler:
Haklının yanında duramayan, iftira atılan arkadaşlarını savunmak yerine onları suçlayan, kurgulanmış AK Parti yargısına kutsiyet atfeden, "Yargı süreçlerini takip edeceğiz" diyerek AK Parti yargı kollarına evlatlarını teslim eden butlancı anlayışı geride bıraktık.
Kimse endişe etmesin. Eski nesil siyasetle muhatap olacak, onları dikkate alacak, onlarla mücadele edecek değiliz.
Milletimiz, teslim olmuş, muhalefete alışmış, iktidar hedefini unutmuşları geride bıraktı.
Millet yanımızdadır, bizimledir.
Bu Abbas şerefsizdi de Trabzonsporla görüşürken niye şerefsizlik yapmıyor?
Geçin abi bu işleri. Adam menajer, ister. Sen süreci doğru yöneteceksin. Alamıyorsan da alma bu kadar dile düşülmez.
@samiltayyar27 Sadece muhalifler Şamil, sadece muhalifler. İşte bu yüzden ortada çekidüxen verielcek bir durum yok. Güçlü ve zalim bir iktidar gücü kaybetmemek için her yolu kullanıyor size de bu rezilliği sözcüklerle aklamak kalıyor. Yazık ya yazık, üç günlük dünya, öbür tarafta ne yapacaksın
iki kırılma diyebileceğimiz olay. Ahmet Davutoğlu siyaseti bıraktığını açıkladı. Önder Sav CHP'den istifa etti. Sav istifa ederken şunları söyledi:
"Partinin bugünkü yöneticileri halkın içine çıkamaz, cenazelerde kabul görmez duruma düşmüşlerdir. Danışıklı esnaf ziyaretlerine dahi, Osmanlı İmparatorluğu dönemindeki gibi münadi (çağırtkan) kullanılarak, davul-zurna eşliğinde kalabalık sağlama çabasıyla gidilmesi içine düşülen acı tabloyu göstermektedir. Daha üzücü olan ise yeni üye kaydı için paralı figüranların kullanılmasıdır. "Arınma" edebiyatı yapanlar, tarihi partiyi kirletip çürüttüklerinin farkında değillerdir."
Bence böyle tek tek gözaltına almakla uğraşmayın; toplayın tüm muhalefet belediye başkanlarını bir meydana. Bize geçiyor musunuz diye sorun! Geçmeyenleri orada alın. Nasılsa halkın tercihleri sizi bağlamıyor…