Sevgili Mauro,
Bugün ayrılıktan değil, mirastan söz ediyoruz.
Artık Galatasaray formasını giymiyor olman, kalbimizdeki yerini değiştirmeyecek. Çünkü sen, 7’den 70’e her Galatasaraylının gönlünde taht kurdun.
Attığın goller, yaşadığın gol krallıkları, kırdığın rekorlar ve kaldırdığın kupalar bir yana; Galatasaray tutkusunu yaşadın ve milyonlara yaşattın.
Sen artık yalnızca kulüp tarihine adını altın harflerle yazdıran değil, Galatasaray’ın unutulmaz efsaneleri arasında sonsuza dek yaşayacak bir değersin.
Bir nesli Galatasaraylı yapan sevgili kaptan, bugün çocuklar “Galatasaraylıyım.” demekten gurur duyuyorsa bunda senin de büyük payın var.
Tüm Galatasaraylılar biliyor…
Böyle bir aşk unutulmaz.
Kağıtlara atılan imzalar, şekiller ve görevler değişir ama gönlünüze işlenenler ömrünüz olur. İlk günkü söz, bugün 52 yıllık bir miras.
#KalbiminEnGüzelYerinde benimle, ömrüm ne kadarına daha yeterse…
NEDEN RAHATSIZ OLUYORSUNUZ?
Bazı insanların rahatsız olduğu konu Galatasaray’ın şampiyonluğu değil aslında… Rahatsız oldukları şey, 2010/11 sezonunun hâlâ unutulmaması.
Çünkü ben o paylaşımda sadece bir kulübü kutlamadım. Ben, Trabzonspor’un emeğini çalanların şampiyon olmasını engelleyen bir sonucu selamladım.
Bizim şampiyon olamadığımız bir ligde; şike yaparak Trabzonspor’un alın terini, çocuklarının hayallerini, bir şehrin umutlarını çalanların yeniden mutlu olmasını istememem neden bu kadar zorunuza gidiyor?
Hayatımı değiştiren bir travmanın faillerini sevindirmeyenlere teşekkür etmem neden sizi rahatsız ediyor?
Eğer bugün birileri çıkıp: “Galatasaray’ın şampiyonluğunu neden kutladın?” diyorsa, ben de açık açık söylüyorum:
Çünkü aksi durumda emek hırsızları sevinecekti.
Benim derdim renkler değil. Benim derdim vicdan.
O yüzden yaptığım paylaşımda özellikle “emek hırsızları” ifadesini kullandım. Çünkü 2010/11’u unutturmak isteyenlere inat, o sezonu hatırlatmaya devam edeceğim.
Bazıları istiyor ki herkes sussun… CAS kararları unutulsun, UEFA raporları unutulsun, yaşananlar normalleşsin.
Ama kusura bakmayın; ben unutmayacağım, unutturmayacağım.
Şunu da herkes iyi bilsin:
Ben gazeteci değilim. Hiçbir makam beklentim yok. Hiç kimseye şirin görünmek gibi bir derdim de yok.
Ben her paylaşımımda önce vicdanıma hesap veriyorum.
Ve vicdanen son derece rahatım.
Sizlerin çoğu daha ortada yokken, ben ortaokul ve lise yıllarımda Avni Aker’in beton tribünlerinde yağmur altında Trabzonspor izliyordum. 1973-1979 yılları arasında o atmosferi yaşayan nesildenim.
2013 yılından beri de Trabzonspor Genel Kurul üyesiyim.
Dolayısıyla bana Trabzonsporluluğu öğretmeye kalkmayın.
Rahatsız olan varsa başka kapıya.
Çünkü bazıları bugün sosyal medyada ahkâm keserken, biz yıllarca bu mücadele için kilometreler yaptık.
Sizlerden bazıları okey masasından bir saat kalkmaya tenezzül etmezken, Galatasaraylı Uğur Akbulut ile birlikte şike mücadelesi adına gidiş-dönüş 1.500 kilometre yol yaptık.
Bu mesele sadece futbol değildi bizim için. Bu mesele adaletti. Emekti. Vicdandı.
Ve ben bugün hâlâ aynı yerdeyim.
Dün ne söylediysem bugün de arkasındayım: Şike ile alınan hiçbir başarı benim gözümde meşru değildir.
Üst üste 4’üncü kez Trendyol Süper Lig Şampiyonu olan Galatasaray’ı; futbolcularıyla, teknik ekibiyle, yönetimiyle ve taraftarıyla tüm @GalatasaraySK camiasını yürekten tebrik ediyorum.
Galatasaray’ın 26. şampiyonluğu camiamıza hayırlı olsun. Dört senelik istikrar ve başarı, bugün yepyeni bir zaferle taçlanmıştır. Daha büyüklerinin yolda olduğuna ve Galatasaray bayrağının her zaman zirvede kalacağına inanıyorum.
Sayın Başkan Dursun Özbek başta olmak üzere, bu büyük başarıda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum, kulübümüzün bir Divan üyesi olarak her birine teşekkürlerimi sunuyorum.
Galatasaray’ın dört sezonluk ilk şampiyonluk serisinin kilit oyuncularından, bugünün şampiyon hocası Okan Hoca’yı, değerli ekibini, futbolcularımızı ve kulüp emekçilerimizi canıgönülden kutluyorum, dört sene üst üste şampiyonluk kulübümüze yine çok yakıştı.
Galatasaray taraftarı, bu mutluluğu sonuna kadar yaşamalı, şampiyonluğu doyasıya kutlamalıdır…
Galatasaray’ın yeni hedefi, yarın sabahtan itibaren kendi rekorunu daha da geliştirmek adına çalışmak olmalıdır çünkü Galatasaray, tarihinden güç alarak her zaman ileri bakar ve Galatasaray gibi büyük kulüplerin var olma amacı budur.
💛❤️
Tribüncülükte her şeye varım ama ben Şükrü Saraçoğlu’na veya Süleyman Seba başkana hiçbir zaman küfür etmedim. Her şeyin bi adabı, üslubu vardır. Babamın kararına saygı duymakla beraber görse üzülürdü.EMİNİM! Baba Sahne’yi kurup ayakta tutmak türk tiyatrosu için bir başarı olsa dahi Baba Karakter de olması lazım. Kavuk alkış ister, meşale değil! #AliSamiYen 💛♥️
6222’ye göre stadyumlara meşale ve benzeri yanıcı maddelerin sokulması yasaktır.
Paylaşılan görüntüler bu yasağa aykırı olup stadyum güvenliğini tehlikeye düşürmektedir. Bu nedenle ilgili kişi hakkında işlem uygulanmasını talep ediyoruz. @EmniyetGM@TC_icisleri