Ne güzel bir haber. Bu yılki Nâzım Hikmet Dostluk Ödülü Natalya Rumyentseva ile Melih Güneş’e verilmiş. Tebrik ederim @melihgunes Abiciğim nicelerine 👏🌹
@mehmetbrksn Çevirmen umursamazlığı, editöre de sirayet etmiş sanki...
Öyle çevirmen biliyorum ki Türkçede tam karşılığı olmayan bir tanım için kaç kitap deviriyor, kaç kişiye akıl soruyor!...
YTÜ'nün 1911'den günümüze logo yolculuğu 🌟
1911’de Kondüktör Mekteb-i Âlisi ile başlayan bu köklü yolculuk; Nafıa Fen Mektebi’nden Teknik Okulu’na, İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi’nden Yıldız Üniversitesi’ne uzanarak bugün Yıldız Teknik Üniversitesi olarak devam etmektedir. ✨
#YTU #TürkiyeninYıldızı
📌Tomo Abi’nin yeleği
🖋️Levon Bağış
▪️Ermenistan’da çokça anlatılan bir hikâye vardır: Ölüp de cennete giden bir Ermeni, susuzluğunu dindirmek için su ister meleklerden. Su istemesine rağmen bir kadeh güzel şarap gelir. Adam şaşırır ama şarabın güzelliğinden hiç sesini çıkarmaz. Yıllarca her su istediğinde önüne birbirinden güzel şaraplar gelir. Tam on beş yıl boyunca…
https://t.co/DhWUIQXgTA
Nâzım Hikmet'in yalnızca masası değil, masasındaki mektup açacağına, çalışma odasındaki perdesine, penceresindeki Karagöz-Hacivat figürlerine kadar korunaklı halde, Moskova'da.
Peyami Safa’nın çalışma masası şu an Ötüken Neşriyat’ın muhafazası altında. Ayrıca gözlüğü, İbelo çakmağı, Tissot saati, evlilik cüzdanı, birtakım notları, Fransızca öğrendiği ansiklopedik sözlüğü ilahiri. 😇
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, uluslararası ölçekte tanınan mimar Sergei Tchoban’ı ağırlıyor.
Konferans: Çizim Yoluyla Düşünmek
📅 Tarih: 4 Ekim 2025, Cumartesi
⏰ Saat: 11.00 – 12.00
📍 Yer: TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi
Karamustafapaşa Mahallesi, Kemankeş Sokak No:31, Karaköy/Beyoğlu – İstanbul
Konferans Hakkında,
Sergei Tchoban’ın anlatımı ile:
“Bugün dahi bir mimari fikir, zihinden ele, oradan da bir imgeye, bir çizime dönüşen yaratıcı bir süreçte doğar. Her bir tasarımımın temel ilkesi, başlangıçta ve nihayetinde, el çizimidir. Her tasarım sürecinin eşiğinde önce çizim vardır: Ben çizerken düşünür, düşüncelerimi çizimlerin içinde biçimlendiririm. En karmaşık mimari sorunlara –ister siyasal, ister toplumsal, ister ekolojik ya da kültürel olsun– daima çizim aracılığıyla yaklaşırım.
“Çizimlerle Düşünmek” başlıklı bu konferansta, seçilmiş projeler üzerinden kendi yaklaşımımı ve mimarlığın toplumsal bağlamda üstlendiği çeşitli sorularla kurduğu ilişkiyi aktaracağım.”
Tüm mimarlık öğrencilerini, araştırmacıları ve meslektaşlarımızı bu özel buluşmaya davet ediyoruz.
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi
ETKİNLİK HATIRLATMASI: Dünya Mirası Tarihi Yarımada’yı Korumak – III
40.Yılda Yeniden bir Değerlendirme
“İstanbul’un Tarihi Alanları”, UNESCO Dünya Mirası Komitesi’nin 2-6 Aralık 1985’te gerçekleşen 9. Oturumu’nda “Göreme Milli Parkı ve Kapadokya” ve “Divriği Ulu Camisi ve Darüşşifası” ile birlikte Türkiye’den UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne kabul edilen ilk üç varlıktan biridir.
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi olarak bu kararın kırkıncı yılında İstanbul Tarihi Yarımada’da gerçekleştirilen koruma çalışmalarını retrospektif olarak değerlendirmek üzere “Dünya Mirası Tarihi Yarımadayı Korumak” Panel/Forum etkinliğimizin üçüncüsünü 20 Eylül 2025’te gerçekleştireceğiz.
“40. Yılda Yeniden Bir Değerlendirme” vurgusuyla Dünya Mirası Tarihi Yarımada için geçmişten günümüze benimsenen koruma ve planlama yaklaşımlarını, geliştirilen projeleri, deneyimleri, güncel sorunları ve geleceğe yönelik önerileri değerlendirmek üzere ortak bir tartışma platformunun oluşturulmasının hedeflendiği Panel – Forum dizimizin üçüncüsünde;
Tarihi Yarımada’nın Dünya Mirası ilan edildiği 1985’ten günümüze geçen 40 yıllık süreç,
Sultanahmet Arkeolojik Park, Süleymaniye, Zeyrek ve Kara Surları’na dair koruma ve planlama yaklaşımları,
Farklı kurumların Tarihi Yarımada’ya yönelik geçmiş ve güncel çalışmaları,
ele alınacaktır.
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi olarak akademisyenlerin ve korumanın paydaşı olan farklı kurumların ve enstitülerin temsilcilerinin katkılarıyla, Tarihi Yarımada’nın dününü, bugününü ve geleceğini yeniden değerlendirme fırsatı sunacak etkinliğe tüm meslektaşlarımızı ve ilgilileri davet etmekteyiz.
Tarih: 20 Eylül 2025, Cumartesi
Saat: 09.30 – 18.30
Yer: TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi
Adres: Kemankeş Karamustafa Paşa Mahallesi, Kemankeş Cd. No:31, 34425 Beyoğlu / İstanbul
Etkinliğimiz herkese açıktır.
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi
Bir kadın düşünün…
Hem Hitit hiyerogliflerini çözdü, hem de Hitler’in davetini reddetti. Hem Türkiye’nin ilk açık hava müzesini kurdu, hem de olimpiyatlarda ülkesini temsil eden ilk Türk kadın sporculardan biri oldu...
O Halet Çambel!
1916’da Berlin’de doğdu. Atatürk’ün yakın silah arkadaşlarından birinin kızıydı, ama onun hayatı başkasının gölgesinde geçmedi. Kendi izini, kendi yolunu açtı.
Boğazköy’de stajyer olarak başladığı kazılarla büyüdü… Karatepe-Arslantaş’ta Hitit hiyerogliflerinin sırrını çözdü. Orada Türkiye’nin ilk açık hava müzesini kurarak arkeolojiyi, toprağın altındaki tarihi, halkın gözünün önüne taşıdı.
Çayönü’nde insanlık tarihinin tarıma geçtiği ana tanıklık etti, Keban’da sular altında kalacak geçmişi kurtarmak için ömrünü verdi.
Ama sadece kazılarla değil, duruşuyla da tarihe geçti. 1936 Berlin Olimpiyatları’nda Hitler kendisini görüşmeye çağırdığında, “Hükûmetim izin vermezse gelemem” diyerek reddetti. Bir bilim insanının vakarını, bir Cumhuriyet kadınının gururunu taşıdı.
Eşi Nail Çakırhan’la birlikte yalnızca taşları değil, düşünceleri, evleri, hayatları da onardı. Arnavutköy’deki “Kırmızı Yalı”sını bile halka armağan etti. Çünkü Halet Çambel’in mirası sadece kazılarda değil, hayatın her yerindeydi.
12 Ocak 2014 tarihinde İstanbul'daki evinde hayata veda etti...
Bugün onun doğum günü…
Bir bilim insanının, bir sporcunun, bir Cumhuriyet kadınının, bir ömrünü toprakla, tarih ile, insanlıkla yoğuran “Halet Çambet”'in...
#HaletÇambel #CumhuriyetKadını #Arkeoloji #Hitit #Karatepe #Arslantaş #Çayönü #Boğazköy #Keban #Kazılar #İlkTürkKadınSporcu #1936Olimpiyatları #Sorbonne #Bilimİnsanı #Cumhuriyet #Kadın #Tarih #AtatürkKızı #BilimVeSanat #Unutulmaz
Halet Çambel, 1916 yılında bugün doğdu!
Prof. Dr. Halet Çambel, kurucusu olduğu İstanbul Üniversitesi Prehistorya Anabilim Dalı’nda çok sayıda arkeolog yetiştirdi. Onu sıradışı yapan asıl özelliği ise, dünya çapında tanınmasını sağlayan bilimsel araştırmalarını toplumsal projelere dönüştürebilmesiydi.
- Halet Çambel, 1940'ların başı, Halet Çambel Arşivi
#NâzımHikmet'in şiirini, yaşamını ve mücadelesini doğru anlamak için özel bir okuma listesi/rotası...
#YankıOdası, 19. bölümünde...
Tamamını izlemek için
👇👇👇
https://t.co/YqTrR7mzY9
--
#NazimHikmet#NazımHikmet
Kamuoyuna Duyuru
Mimar Turgut Toydemir’in, taraflarla olan bir yol tartışması sonucu bir polis memuru tarafından vurulmuş olmasının derin üzüntüsü içerisindeyiz. Bu menfur olay, sadece bir insan yaşamının kaybedilmesiyle değil, aynı zamanda meslektaşlarımız ve toplumumuz için büyük bir travma oluşturmuştur. Toydemir’in ailesine, sevenlerine ve tüm mimar camiasına başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz.
Yaşanan bu olay, iktidarın baskıcı tutumunun toplumun bazı kesimlerinde yaratmış olduğu güç sarhoşluğu ve bazılarında da öfke patlamalarıyla birlikte iki önemli sorunu gözler önüne sermektedir. Bu durum, bireyler ve gruplar arasında güvensizlik ve kutuplaşma yaratmakta, sonuç olarak da daha fazla şiddet ve istikrarsızlık ortamı doğurmaktadır. Ayrıca, toplumda ortaya çıkan ahlaki çöküntü, karşılıklı saygı, hoşgörü ve insan hakları gibi temel değerlere duyulan güvenin zayıflamasıyla kendini göstermekte, bireyler arasındaki ilişkileri olumsuz etkilemektedir.
Olayın bir an önce aydınlatılması ve sorumluların adalet önünde hesap vermesi elzemdir. Yetkilileri, bu durumu ciddiyetle ele almaya ve gerekli adımları atarak, adaletin tesis edilmesi için süreci hızlandırmaya davet ediyoruz.
Herhangi bir can kaybı veya şiddet vakasının toplumda yarattığı etki göz ardı edilmemelidir.
Katilin, adalet önünde gereken cezayı almasını bekliyor ve ortamda korku ve güvensizlik yaratan bu tür olayların bir daha yaşanmamasını talep ediyoruz. Mimarlar ve tüm meslek grupları, güven içinde çalışabilecekleri bir ortamı hak etmektedir. Toplum olarak, birlik ve beraberlik içerisinde, adalet arayışında kararlı bir tutum sergilemeliyiz.
Unutulmamalıdır ki, her hayat değerlidir ve bu hayatların kaybı, ülkemiz için telafisi zor yaralar açmaktadır. Yaşanan bu acı olayın bir daha tekrarlanmaması umuduyla, başta güvenlik güçleri olmak üzere herkesin sorumluluklarının bilincinde hareket etmesini bekliyoruz.
Saygılarımızla,
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi