Ülkenin nerdeyse tüm su havzalarını alt üst eden altın ve 4. Grup maden işletmeleri yüzünden, çokyakında tüm ülke ağır metal zehirlenmesi ile karşı karşıya kalacak.
Macaristan'da seçimi kazanan Peter Magyar'ın vaatleri:
-Hukuk devleti uygulamalarına geri dönülecek.
-Olağanüstü hal kaldırılacak. Ülke kararnamelerle değil, parlamentodan çıkacak yasalarla yönetilecek.
-Devlet kurumlarına, kilit mekanizmalarına yerleştirilen eski iktidar partisi kadroları tek tek görevden alınacak
-Devlet televizyonun haber dairesi derhal feshedilecek.
-Yolsuzlukla Mücadele Bakanlığı kurulacak
-Kamu ihaleleri, yandaş iş insanlarına verilen destekler ve AB fonlarının geçmişte nasıl dağıtıldığı denetlenecek.
-Eski iktidar partisi çevrelerine aktarıldığı tespit edilen ulusal servetin geri alınması için özel takip birimleri ve soruşturma savcılıkları kurulacak.
14 yaşında bir çocuk, 60 yaşında adamla arasında “gönül ilişkisi” olmadığını ispatlamaya çalışıyor. Bu kararları veren hakimlerin, kendi çocuklarının yüzüne nasıl baktığına dair hiçbir fikrim yok.
“Başıma bir şey gelirse intihar demeyin, biz öldükten sonra adaletin sağlanmasını istemiyorum. 5 Mayıs’a kadar hayatta kalacağımı düşünmüyorum” demişti.
Bugün o anne ve 7 yaşındaki çocuğu hayatta değil.
Anadolu Adliyesi önünde günlerce nöbet tutmuştu. Hem kendisi hem de kızı için adalet istemişti. Ölüm tehdidi aldığını söylemiş, “Güvende değilim” diye haykırmıştı.
2017 yılında cinsel saldırıya uğradığını, baskıyla faille evlendirildiğini anlatmıştı. Ardından kızının da 3 yaşından itibaren istismara maruz kaldığını söylemişti. Doktor raporları vardı. Savcılık tutuklama talep etmişti. Ancak şüpheli serbest bırakıldı, tedbirler kaldırıldı, dosya kapatıldı.
Adliye önünde şu sözleri kayda geçirmiştik:
“Bu aşamada benim intiharım asla söz konusu değildir. Başıma bir şey gelirse üzerinin intihar süsüyle örtülmesini istemiyorum.”
Bir anne korunamadı. Bir çocuk korunamadı.
“Geç gelen adalet, adalet değildir” demiştik.
Eğer o çığlık duyulsaydı, bugün bir anne ve bir çocuk hayatta olacaktı.
Şimdi soruyoruz:
Bu haykırış neden duyulmadı?
Bu tehditler neden ciddiye alınmadı?
Bu kadın ve bu çocuk neden korunmadı?
Bu yalnızca bir dava dosyası değildir.
Bu, kadınları ve çocukları korumakla yükümlü olanların ağır sorumluluğudur.
Adalet sağlanmadığında bedelini en savunmasızlar ödüyor.
Bu dosya kapanmayacak!
Haritada gördüğünüz 1 numaralı şehir (İzmir), mavi nokta gördüğünüz şehirle (Atina) değil, 2 numaralı şehirle (Doha) aynı saati paylaşıyor.
Doha'da bugün güneş 5:38'de doğdu, İzmir'de ise 7:31'de. Eğer İzmir, Atina ile birlikte saatini değiştirmiş olsa bugün 6:31'de güneş doğacaktı.
Yorum yok, durum budur.
Maalesef oldu. Bir ilk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir kararıyla ortada kesinleşmiş bir yargı kararı yokken, hatta iddianame bile yeni yazılmışken bir partinin il yönetimini değiştirdi. İhtiyati tedbir kararıyla anayasada, yasalarda özel korunmuş siyasi partilere müdahale ediliyor. Bu korkunç bir eşik.
Demokratik iktidar, devlet iktidarı, bürokrasi karşısında çok önemli bir mevzi kaybetti.
Türkiye’nin artık yeni bir ‘sopası’ var. Bugün bu kararı alkışlayanlar, arzulayanlar farkında değiller, siyaset kurumu korkunç bir yara aldı. Hangi görüşte olursanız olun, siyasi duruşunuz ne olursa olsun buna tepki göstermek gerekiyor.
Türkiye bunu hak etmiyor.
📊Türkiye'de son bir ayda çıkan büyük çaplı yangınlar sonucunda, toplamda 90 bin hektara yakın alan yanmıştır. Bu alan, Türkiye'nin en kalabalık ilçesi olan Esenyurt'un 21 katı büyüklüğünde.
📊Türkiye, Akdeniz ülkeleri arasında son bir ayda en çok yanan alana sahip ülke konumundadır ve buna rağmen orman yangını ile mücadeleye ayrılan bütçenin GSYH içerisindeki payı en düşük olan Avrupa ülkesidir.
📊Bir başka Akdeniz ülkesi olan ve yangınlar bakımından risk taşıyan İspanya'da 40 yangın söndürme uçağı varken, OGM verilerine göre Türkiye'de bu sayı 27'dir.
Bu yazacaklarimı ilk kez anlatıyorum. Bundan bir buçuk yıl önce vücudumda ağrılı, alev gibi kıpkırmızı yanan döküntüler çıktı. Önce dermatologlara gittim,aylarca antibiyotikler kullandım ama bir türlü geçmediler. Sonra canım aile hekimim Roza bana çok ayrıntılı bir kan tahlili yaptırdı.Sonuçlarla film koptu !
Dr. Roza'nın yönlendirmesiyle bir hematolağa gittim, yapılan genetik ve kemik iliği biyopsileriyle lenfositik lösemi olduğumu ve ileri evrede olduğumu ögrendim. Çok zayıfladım, o kadar çok terliyordum ki yatak yatılmaz hale geliyordu,oturduğum koltuktan mutfağa su almaya sürünerek gidiyordum.Lökositlerim tavan yaparken trombositlerim yerlerdeydi.
Sonra @ustunezer ve @losev1998
el uzattı bana. Doktorum Zafer Gökgöz gözetiminde tedaviye başladim. İstanbul'daki düzenimi bırakıp Ankara'ya Lösante hastanesine yakın bir yere taşındım. Çünkü çok sık kan verip degerlerime ve lenf bezlerime bakılmaliydı. Kaç kere hastanelik oldum sayısını ben bile unuttum.Özür dilerim bunu söylemek istemezdim ama kemoterapi yanında akıllı ilaç kullanıyorum ve değerlerimi normale çevirirken pek çok yan etkisiyle mücadele ediyorum.
Mesela sürekli lavaboya taşınıyorum ve bağışıklık sistemim yerlerde olduğu için o tuvaletin çok hijyenik olması gerekiyor. Her şeyi yiyip içemiyorum mesela. Kullandığım ilaclar beni depresif yapabiliyor. Uzun süre kapalı bir yerde ve hareketsiz kalamıyorum. Temiz havaya çıkmak iyi geliyor ruhuma ve bedenime.Yani asıl anlatmak istediğim lösemi maalesef grip gibi bir hastalık değil. Morali ,iyi beslenmeyi ,psikolojik destegi söylemiyorum bile. Ama mutlaka ama mutlaka doktor gözetiminde olman gerekiyor. Murat Çalık benden bir iki yaş büyük, yani daha çok genç yani hayatta görecegi çok daha güzel günler var.
Siz bu adamı gözgöregöre ölüme hapsediyor o dört duvar arasına gömüyorsunuz. Yapmayın az vicdan artık ya !!
#MuratÇalıkSerbestBırakılsın
TÜİK rakamlarına göre ülkemizde 15 yaş altı her 10 çocuktan biri, maddi nedenlerle yeni bir giysi alamıyor. Spor ayakkabısı olmadığı için beden eğitimi dersine katılamayan, okul çantasını çöpten bulan, giysileri yüzünden arkadaşları tarafından akran zorbalığı gören, etiketlenen çocuklar var. Bu bayramı sizlerle birlikte onlara hediye etmek istiyoruz. #DayanışmaYaşatır @yoksulluk_ag
Kadın cinayetleri politiktir. Eğer bu cinayetlerin tümünün arka planında yatan sorunu görmüyorsanız bu cinayetlerin haberlerinde de bu körlüğünüz teşhir olur. “direnmesi sonucu öldürüldü” diyen politik atmosferin esir aldığı bilinçaltınızdır.
İstanbul'da market ve pazarlardan alınan 155 ürünün %61’inde birden fazla pestisit kalıntısı, %43’ünde ise en az bir PFAS’li pestisit kalıntısı tespit edildi.(Greenpeace)
Kanal ��stanbul bütçesiyle
📌İstanbul'daki tüm okulları yenileyebiliriz
📌Tüm riskli binaları yeniden yapabiliriz
📌9 tane Marmaray yapabiliriz
📌1.650 hastane yapabiliriz
📌Yüzlerce fabrika ve üretim alanı oluşturabiliriz
Bu proje tümüyle israftır, haramdır. #YaKanalYaİstanbul
Sokağın talebi net. Sandığa sahip çıkmak. Meselenin özü seçme hakkı. Seçme hakkını kaptırmamak için sokakta halk. Daha dümdüz, net bir talep olamazdı. Aday yoksa, seçim yok. Seçim yoksa, biz ne yapıyoruz?