Türkiye’de 2000 sonrası gelir eşitsizliğini nicel göstergelerin ötesinde, toplumsal yapıyı dönüştüren çok katmanlı ve süreklilik taşıyan bir süreç olarak ele aldığım çalışmam yayımlandı.
Gelir eşitsizliğini toplumsal bağlamında daha fazla konuşmaya alan açması temennisiyle.
İLKE Vakfı Toplumsal Düşünce ve Araştırmalar Merkezi (TODAM) tarafından hazırlanan Toplumun Görünümü serisinin beşincisi olan Toplumun Görünümü 2025: Demografik ve Toplumsal Dönüşüm yayımlandı.
Rapor, Türkiye toplumunun güncel yapısını ve geçirdiği dönüşümü 11 farklı alanda temel göstergeler üzerinden analiz ediyor.
İndirmek için tıklayın: https://t.co/xF1KmVLq6u
Effects of Religion and Tradition on Marriage Stability and Divorce in Türkiye (Türkiye'de Din ve Geleneklerin Evlilik İstikrarı ve Boşanma Üzerindeki Etkileri) başlıklı makalemiz @JECS_1960'te yayınlandı.
https://t.co/6GV8pmwwtL
+
Toplumsal yapının temel dinamiklerinden demografik dönüşüm; yaşlanma, doğurganlık, bakım yükü ve istihdam ilişkileri üzerinden sosyal yapıyı yeniden şekillendiriyor.
Yarın sunulacak rapor, bu çok boyutlu dönüşümü anlamak için önemli bir zemin sunuyor.
Türkiye’de toplumsal dönüşümün izini süren Toplumun Görünümü 2025 rapor sunumuna ve "Toplumsal Dönüşüm ve Türkiye'nin Demografik Geleceği" paneline davetlisiniz.
🗓️ 19 Haziran 2026 | Cuma
🕕 17.00
📍 İLKE Vakfı
Bilgi ve kayıt için: https://t.co/YfMhlmNkcG
Türkiye'de gelir düzeyine göre çocuk sayısı nasıl değişiyor? Hane reisinin 25–44 yaş grubunda yer aldığı hanelere ait mikro verileri kullanarak aşağıdaki grafiği oluşturdum. Hane geliri arttıkça çocuk sayısı azalıyor.
📘 ANALİZ | Yaşlanan Nüfusta Sosyal Güvenliğin Finansal Sürdürülebilirliği: Bir Sistemin Gelecek Sınavı
Veriler ekseninde Türkiye'nin yaşlanma hızının gelişmiş ekonomilerle olan korelasyonunu ve bu durumun sosyal güvenlik finansmanına yansımalarını ele alan @FarukTASCI_Uni imzalı analizimiz yayında.
Analizi tam sürümüyle web sitemizden indirebilirsiniz.
🔗 https://t.co/uXqsX8KmUI
Doğum izni sürelerinin güncellenmesine, sosyal medya ve oyun platformlarında denetim mekanizmalarının artırılmasına yönelik düzenlemelerimizi de içeren Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.
Bu kapsamda;
✅ Çalışan tüm annelerin doğum izni süresi 24 haftaya çıkarıldı.
✅ 1 Nisan 2026 itibarıyla doğum iznini tamamlamış ancak doğumunun üzerinden 24 hafta geçmemiş annelere 8 haftalık ilave izin hakkı tanındı.
✅ 15 yaş altı çocukların çevrim içi mecralarda güvenle var olabilmesi için sosyal ağ sağlayıcıları ve oyun platformlarına belirli yükümlülükler getirildi.
✅ Okul, kreş ve yurt gibi çocukların yoğun olarak bulunduğu iş yerlerinde, belirli ağır suçlardan hüküm giymiş kişilerin çalışması yasaklandı.
✅ Şefkat yuvamız Darülaceze’nin faaliyetlerinin 81 ilde yaygınlaştırılması sağlandı.
Çok çarpıcı veriler. Türkiye'de nüfusun %94'ü Allah'a inanıyor, %40'ı 5 vakit namaz kılıyor, %76'sı oruç tutuyor, erkeklerin %76'sı Cuma namazına gidiyor. Buna göre "tipik Türk" (dört kişiden üçü, %76) oruç tutan, erkekleri Cuma namazı kılan, kadınları daha dindar bir profil.
İki yıldır devam eden Türkiye’de Yükseköğretimin Dönüşümü: Örgütsel Değişim, Büyüme Politikaları ve Kurumsallaşma (1923-2023) başlıklı TÜBİTAK 1001 araştırmamızın iki yılını tamamladık. Yıl sonunda projemizin raporunu yazarak sonuçlandıracağız. Konuyla ilgili araştırmacıları bilgilendirmek için bazı gelişmeleri paylaşmak istiyoruz.
İki yıllık sürede 1923-2023 yılları arasında faaliyet gösteren tüm yüksek eğitim kurumlarının (üniversiteler, akademiler, yüksek okullar, enstitüler, öğretmen yetiştiren okullar) resmi istatistik programı kapsamında toplanan ve derli toplu bir kaydı bile olmayan toplam 75 ciltlik istatistiklerini ciltler halinde derledik. Bunların tamamını dijitalleştirdik ve bilgisayar ortamında topladık.
Farklı tarihsel standartlarda toplamış verilerin excele aktarımında sayısız sorunla karşılaştık. Uzmanlara danıştık, işleri kolaylaştırmak üzere teknolojik araçları ayrıntılı inceledik. Sonuçta kaçınılmaz olarak yarı teknolojik, yarı manuel çözümlerle toplamda 34.000 sayfayı geçen bu istatistikleri %100 üzerinde çalışılabilir hale getirdik. Şimdi 100 yıllık süreyle verileri izleyebildiğimiz, ortak veri tabanlarında veri setleri üretme aşamasına geçebildik.
Kurumlar, birimler, öğretim elemanları, öğrencilerle ilgili tüm cumhuriyet devrini içeren kesintisiz bir veri seti vücuda gelmiş oldu.
Binlerce sayfalık hukuk ve temel yükseköğretim politikası metinleri için de benzer bir çalışma yaptık. Nitel verilerimizi de büyük ölçüde kullanılır hale getirdik ve analizlerimiz sürüyor. Böylece Cumhuriyet dönemi yükseköğretim sistemini tarihi sürekliliği içinde inceleyebileceğimiz bir araştırma altyapısı kurulmuş oldu.
2026 yılı boyunca bu verilerin analizleriyle uğraşacağız. Şimdi kapsamlı analizler yapma ve yazma sürecine yavaş yavaş geçeceğiz.
Yükseköğretim sistemleriyle ilgili çok az ülke için yapılan bu tür bir kapsamlı çalışmayı destekleyen TÜBİTAK’a tekrar teşekkür ediyorum.
İstatistik veri tabanını kamuya nasıl açabileceğimiz üzerine proje bittikten sonra çalışacağımızı ve verileri paylaşacağımızı da buradan haber vermek isterim. Özellikle tüm üniversitelerimiz bu verilerle kendi kurumsal tarihi gelişimlerini takip edebilecek ve kurum tarihlerinin yazımında kullanabilecekler. Benzer bir durum disiplinler için de geçerli.
İki yıllık yoğun süreçte olağanüstü bir gayretle çalışan doktora öğrencisi bursiyerlerimiz Tuğba Kalem Çetinkaya, Emine Güzel, Emine Kaya, Reyta Akdeniz’e, bize gönüllü destek veren Sevde Nur Altun’a ve diğer gönüllü öğrenci arkadaşlarımıza; araştırmacı ve danışman ekibimizde yer alan Eda Yücesoy, Seyfi Kenan, Yunus Uğur ve Ali Adem Yörük hocalarımıza teşekkür ederim.
Son olarak bir güzel haber vermek isteriz. Projedeki verilerden de yararlanarak tamamladığımız Türkiye’de merkezi sınavlar ve ÖSYM tarihi hakkındaki kitabımızı yakında okuyucularla buluşturmayı ümit ediyoruz.
@trhigheredu
İMÜ Sosyoloji Bölümünde bir süredir Araştırma Görevlisi Doktor olarak sürdürdüğüm akademik yolculuğuma, artık Doktor Öğretim Üyesi olarak devam ediyorum.
Aynı bölümün bir parçası olarak, birlikte üretmeye ve öğrenmeye devam edecek olmak benim için büyük bir mutluluk.
Bölümümüz Araştırma Görevlisi Dr. Merve Akkuş Güvendi, Doktor Öğretim Üyesi kadrosuna atanmıştır.
Hocamızı tebrik eder, başarılarının devamını dileriz 👏🏼