Yeni bir ebeveyn tarzı çıktı:
Biz ona hayır demiyoruz, her şeyi keşfetmesine izin veriyoruz.
Sevgili anne babalar, bu gerçek değil. Böyle bir sistem yok.
Çocuk arkadaşının oyuncağını
alıyor, sizden ses yok.
Yeni girdiği evi dağıtıyor, tepki yok.
İstediği olmadı diye ortalığı yıkıyor, yine sessizlik.
Hayvana vuruyor, gülerek "yapma oğlum" diyorsunuz.
Ama böyle bir hayat yok. Çocukluk sınırsız değilse, yetişkinlik de değil.
Borçlarımı ödeyebilmek için iş başvurusunda bulunmuştum buraya. Yeni bir eve çıkmıştım, epey bir masraf etmiştim ki hala çok da kurtulabilmiş değilim bu yükten. Her neyse...
Markete başvurduğumda oranın müdürü beni arka bahçeye çağırdı dedi ki bu iş yerinde mobbing var. Buna alışman gerekli. Bizim için dedi her müşteri potansiyel bir hırsızdır. Her gün gelen müşteriden bile şüphe etmen gerekir. Kasadan eksik çıkarsa senin maaşından düşer. Fazladan çalışıyorsunuz, bazen eleman açığı oluyor onun yerine de çalışacaksınız. Ama fazla ücret talep edemiyorsunuz maalesef dedi.
Yani hem fazla çalıştırıyor, hem kasadan açık çıkınca sana ödetiyor hem de mobbing olduğunu korkusuzca söylüyor.
Üstelik bu çalışanlara yemek dahi verilmiyor, oturacak koltukları bile olmuyor kasa başında. Sürekli çalıştırılıyorlar.
Bu konuyu o gün daha taze taze videolaştırıp vlog haline getirmiştim. Yalnız değilmişim. Market İşçilerinin daha güçlü sendikalara ihtiyaçları var. O marketlerdeki kameralar işçinin kaç saat çalıştığı konusunda bir delil niteliği de görmeli.
Oturma hakkı, iş yeri tarafından sunulan yemek hakkı, fazla mesainin parasının ödenmesi vb. gibi bütün koşullar sağlanmalı. İşçi sirkülasyonu üzerine inşa edilen kalleş ve katmerli sömürü koşulları ile mücadele etmemiz şart!