Ağzına sıçtığım Fetöcüleri ülkenin ağzına sıçtı, Londra’nın her yerinde onlarla karşılaşıyorum. Burda da baya güzel yaşıyorlar. Gördüğüm yerde yüzlerine tükürme isteği geliyor.
Kadir İnanır’ın ölümüyle saygı duyduğum, entelektüel namus sahibi bir kamusal figürü ve tabii çocukluğumuzdan bir parçayı daha kaybetmiş olduk. Üzgünüm.
salih müslim, hem bir entelektüel hem de bir devrimciydi. halkının özgürlüğü için kavga verdi, bir gün olsun baş eğmedi. oğlu şervan gencecik yaşında kobani'de ışid'e karşı savaşırken toprağa düştüğünde; “oğlum onurunu ve halkını savunurken öldü. her şeysiz yaşayabiliriz, ama onursuz asla” diyordu.
onuruyla gelip geçti bu dünyadan salih müslim. suphi nejat'la, arnavut rıfat'la, arin mirkan'la yan yana duracak sonsuz özgürlük içinde huzur bulsun ruhu.
Yeni dönem Kürt siyasetinde yer almak isteyen herkes artık hesap verilebilirlik durumuna alışması gerek,bir odağa kliğe yada siyasi abe ablacılık ile kendini var eden kronik sorunların kaynağına dönüşmüş kim varsa artık işleri zor.Kürt yoksullarının dişi ve tırnağı ile yaratığı bu siyasal kazanımlar ne olursa olsun korunacak,büyük bedellerle oluşmuş bu birikim ve gelenek ne olursa olsun kazandırıcı bir siyaset anlayışna evrilecektir,krizler yepyeni kazanımlarında habercisidir . Leş kargaları gibi bu harekete hakaret edenler bunu böyle bilsin.
Herkes kendi çürümüşlüğünü, şımarıklığını, "ne oldum"culuğunu, bir başkasının ölü bedeni üzerinden aklamaya çalışıyorsa, orada asıl ölü olan toprağın altında olan değildir.
Menfaatler karşılığında günahlarını affa çektirenlerin suç ortaklığı kurumları ele geçirdiğinde, kötülük sıradanlaşır, kollanır, korunur olur.
Bazen bu öyle kontrolden çıkar ki erdemden, dayanışmadan bahsettiğinizde herkes sinsiliğini tımar etmeye başlar.
Bu yüzden devrimin hayali güzel, gerçeği hep acıdır...
Yanı başında olanın derdiyle hemhal olmayanlar, yarının celladı olmaya böyle gönüllü olurlar ve gücü ele geçirdiklerinde, en önce kendi vicdanlarını katlederler...
Sonrası çok kolay olur...
Dilan Karaman’ın intiharından sonra yayınlanan rapordan anladığımız üzere; güven duyduğumuz yapı artık yok ve baştan aşağı çürümüş, bürokratlaşmış, çeteleşmiş bir yapı var artık. Yazık çok yazık.
türkiye’nin bir erkeklik sözleşmesi var. kadınların sözünü, anlattıklarını duymamak, bilmemeyi seçmek, görmemek konusunda bir uzlaşma. kadınların seslerini silmeye ayarlı bir silgi gibi çalışan eril üst-ses. kadınların haysiyetini tanımayan bir makine gibi tıkır tıkır.
Onbinlerce sivil insanın öleceği bir savaşa amigo tarzı yaklaşamazsın yaklaşıyorsan da insanlığından şüphe duyarlar,Faşist molla rejimi elbette yıkılsın,yıkılacak da ama bombalanan bir ilkokulun enkazındaki çocuklara karşı bir etik sorumluluğun var her zaman
Tarık Ali aktardı: "ABD-İsrail, İran'da rejimin yıkılmasının ardından alternatif muhalefet kalmasın diye tanınmış solcuların evlerini de hedef alıyor"
https://t.co/AMOrVFumix
Bir iran’lıdan:
"Bir İranlı olarak, durumun artık sadece siyasi değil, varoluşsal olduğunu söyleyebilirim. İki çökmekte olan yapı arasında sıkışıp kaldık: biri iç, diğeri dış. Bir yandan, Yüce Lider ve İslam Cumhuriyeti'nin seçilmemiş kurumları tarafından yönetilen, derin bir işlev bozukluğu yaşayan bir hükümetle karşı karşıyayız.
On yıllardır süren ekonomik kötü yönetim, muhalefetin bastırılması ve acımasız ideolojik kontrol, birçok nesli yabancılaştırdı. Artık kimse reformlara inanmıyor, çünkü her girişim ya ele geçirildi ya da ezildi. Ama işte paradoks da burada: Rejimin çökmesinden de korkuyoruz, çünkü Irak, Libya, Suriye ve Afganistan gibi ülkelerde Batı'nın müdahalesinin sonuçlarını gördük. Her birine özgürlük vaat edildi, ama her biri kaosa, iç savaşa veya yabancı işgale sürüklendi.
Bu yüzden hayır, ABD'ye veya İsrail'e güvenmiyoruz. Rejimimizi desteklediğimiz için değil, imparatorluk güçlerinin Orta Doğu'daki "özgürleştirilmiş" ülkelere nasıl davrandığını bildiğimiz için.
Onların dilinde özgürlük, genellikle boşluk, yangın ve kalıcı istikrarsızlık anlamına gelir. Şu anda birçok İranlı, üç gerçeği birden yaşıyor: İslam Cumhuriyeti ahlaki ve siyasi olarak iflas etmiştir. Yabancı aktörlerin sunduğu alternatifler özgürlük değil, çöküş demektir.
Kötü bir hükümet hayatta kalabilir. Hiçbir hükümet kalamaz. Biz sessiz kalmıyoruz çünkü aynı fikirdeyiz. Dikkatliyiz çünkü süper güçler "yardım etmeye" karar verdiğinde ne olacağını çok iyi öğrendik. Bir cümleyle: İran, kendi rejimi tarafından rehin tutulan, ancak komşularının kaderinden rahatsız olan bir ulustur. Nefret ettiğimiz bir evde sıkışıp kalmış durumdayız, daha çok korktuğumuz yangınlarla çevriliyiz.
sadece yahudi olduğu için biriyle birlikte çalışmayı reddetmiş birinin yaptığına açık ırkçılık diyoruz. ‘bir noktasın şu dünyada’ türküsünü söyleyen birinden bilgece tavırlar bekliypr insan ama o her seferinde ırkçı bir trabzan bulup tutunmayı başarıyor.
Kafamın karıştığı yerde karışıklığın içine girmektense, kenara çekilip bakmayı ve karışıklığın çözülüşünü izlemeyi tercih ediyorum. Pişman olacağım sözcükler çıkmasın diye ağzımdan.
@abdullahnaci Mohseni anlatmadanız da olur hatta O’nu anlatanlarla derdimiz var bizim. Adam aşağılık bir tacizci çünkü. Yaptıkları yetmemiş gibi bunu gülerek savunmuş bir pislik.