ESRA İÇİN ADALET!
Köyünü, toprağını, memleketini savunan Esra'mız 41 gündür haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklu.
Esra'mız için adalet istiyoruz.
Herkesi #EsraTahliyeEdilsin yazmaya çağırıyoruz!
#EsraTahliyeEdilsin
İklim değişikliğinin gıda, su, enerji, barınma krizlerini büyüttüğü koşullarda tam da iklimi değiştiren emperyalist kapitalist ilişkiler, fosil yakıtlara dayalı sınırsız hızda üretim ve tüketim döngüsü tüm canlıların canı pahasına sürdürülüyor.
MAPEG'den izin alan TPAO, Akdeniz tabanında 52 bin 903 hektar alanda 8 yıl boyunca aramaları Chevron ile yapacak.
"Diğer yandan ABD’li Chevron ve Katar merkezli Power International Holding bünyesindeki UCC Holding ile Suriye açıklarında petrol ve doğalgaz arama faaliyetlerine yönelik bir ön mutabakat imzalanması Doğu Akdeniz’in ekosistemini yerle bir edecek adımlar olurken, Mersin, Adana ve Hatay yaşanamaz bir bölge halini alacak."
Şirketler Doğu Akdeniz'i yağmalıyor, ırkçı-milliyetçi işgal politikaları coğrafyayı kalıcı bir kasoa sürüklüyor:
"Diğer yandan İskenderun Körfezi’nde Tufanbeyli Termik Santrali, İskenderun Termik Santrali ve Atlas Termik Santrali faaliyette bulunurken, birçok petrokimya endüstrisi bölgeyi adeta kuşatarak boğmaya başladı. Ayrıca Körfez ağızına inşası süren Akkuyu Nükleer Santrali bölgenin adeta cenehheme dönüştüreceği apaçık ortada..."
@mersinmerced@DoguDace@Hatay_Ekoloji@kaldiracantakya@dempartihatay@AdanaEkoloji
🔴https://t.co/n7fp0IDAEs
🚨 2026'da yeni 308 no'lu MAPEG ihalesi ve Taşınmaz Komisyonu kararları🧑💻
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın madenci şirketlere ülkenin köylerini, ormanlarını, yaylalarını, tarım alanlarını, meralarını, yani yaşam alanlarını altın tepside sunduğu ‘maden ruhsat satışlarını’ anlattığımız paylaşımlara 24 Ekim’de Ağrı’dan başlayıp, her gün bir ili inceleyerek 12 Ocak’ta Antalya’da bitirmiştik.
Ancak bu arada şirketler ve bakanlık boş durmadılar: maden ruhsat satışları hız kesmeden devam ediyor. Biz de bunların takip etmeyi ve neden olacakları yıkımları paylaşmayı sürdüreceğiz.
2026 başından bugüne Taşınmaz Komisyonu 12 Ocak'ta 63 adet, 14 Ocak'ta 74 adet maden ruhsatına ilişkin şirketlerin taleplerini uygun buldu.
‼️MAPEG sitesinden artık bu taleplerin detaylarına ulaşamadığımız için hangi şirkete hangi maden cinsinin ne kapsamda verildiğini bilemiyoruz. Bu açıkça bilgi edinme hakkının gasp edilmesidir.‼️
Diğer yandan 21 Ocak'ta açılan 308 no’lu toplu ihale ile MAPEG 59 ilde toplam 182 adet sahada toplam 54.746 hektarlık (76.675 futbol sahası genişliğinde) alanı maden şirketlerine satmak üzere ihaleye açtı.
İhaleye açılan ve MAPEG tarafından maden ruhsat sahası olarak tanımlanan yaşam alanlarını aşağıdaki haritada sarı renkle işaretli olarak görebilirsiniz.
#AltıÜstüYağma #AltıÜstüYaşam
🔗https://t.co/W1uaOr2oG3
🔗https://t.co/DsrxlVj7vX
@ekolojibirligi@ekolojihareketi@TopraginiVerme@_EGECEP_@yesilartvinder@bakirtepecevpla@munzurcevre2@kirsehirikoruma@AdanaEkoloji@AkdenizCevre@muglacep@burcep_ekoloji@tabiatplatformu@mal_cep
MADENE VERECEK TOPRAĞIMIZ YOK!
Teyakkuz halindeyiz ve mücadelemiz sürüyor. Topraklarımızı maden şirketine teslim etmeyeceğiz. Teslim olmayacağız.
Gerisini bizlerin ahını alanlar düşünsün!
MERSİN’DE MADEN RUHSAT İHALELERİ:
MAPEG, 2023 yılı başından bugüne kadar açtığı maden ihalelerinde Mersin’de toplam 31 ayrı ruhsat sahasını satılığa çıkardı. Bunlardan 11 adet ruhsat sahasının 9 ayrı maden şirketine satışını gerçekleştirdi.
İhalelerde satılığa çıkarılan ruhsat sahalarının toplam alanı 4.104 hektar (5.748 futbol sahası genişliğinde). Satılan ruhsat alanlarının toplam alanı ise 893 hektardır (1.251 futbol sahası genişliğinde).
Satılan ruhsat sahalarında 2 sahada toplam 199 hektarlık alanla Aktanmarble Maden başta geliyor. Onu 175 hektarlık toplam 2 saha ile Nutri Gıda A.Ş. izliyor.
Satılan ihalelerin 2 tanesi için ÇED süreci yürütüldü ve her ikisi için de ‘ÇED gerekli değil’ kararı verildi.
Mersin Arslanköy mahallesinde boksit maden ocağı genişletme projesi ÇED toplantısında, Mersin Çevre Platformu katılımcılarına yönelik fiziki darp ve saldırı olayını Mersin Çevre Platformu basın açıklaması yaparak kamuoyu ile paylaştı.
Basın Açıklaması
4 Aralık 2025 Perşembe günü Arslanköyde yapılan Çevre Etki Değerlendirmesi(ÇED) toplantısı, büyük bir skandala sahne olmuştur.
Yurttaşlar toplantı öncesi itilip kakıldılar ve sorularının yanıtlarını alamayıp hayal kırıklığı yaşadılar.
Arslanköylüler, açılışta yaşam haklarına ve atalarının ve dedelerinin vatanları için mücadele geleneklerine uyararak, istiklal marşını hep birlikte söyleyerek sularına ve topraklarına sahip çıktılar
Toplantıya yaşam haklarını savunmak için gelen yurttaşlarımız Arslanköy muhtarının isteği üzerine gelen güvenlik güçleri tarafından itilip kakılarak toplantı yerinden dışarıya atıldılar ve içeriye zamanında sokulmadılar ve eksik bilgilenmelerine engel olundu. Bu arada darp edilen ve yaralanan yurttaşlarımız oldu.
Öte yandan madenci firması tarafından salona getirilen kişiler sahte imzalarla toplantıya katılmayan bir çok kişinin yerine imza atarak firma lehine , Mersinden bilgilenmek ve yaşam hakları için üyelerimiz ve Arslanköylü yurttaşlarımız aleyhine olumsuz tutum ve davranışlar gösterdiler.
Bunun yanısıra, sunum sonrası madenci firma, özellikle patlatma sonrası ortaya çıkacak tozuma ile zararlı elementlerin rüzgarla çevreye yayılmasının önlenmesi, kullanılacak toz kapanlarının teknolojisi /sayısı , toplanacak tozların nerede ve nasıl bertaraf edileceği ve yeraltı ve yerüstü içme sularına kar ve yağmurla zararlı kimyasalların karışımının ve aşağı kodlarda tarıma ve yurttaşlarımızın sağlıklı yaşam hakkına olumsuz etkilerinin önlenmesi konusunda hiçbir teknik ve bilimsel verilere dayalı açıklama yapmadığı gibi, katılanların sorularına tatminkar ve verilere dayalı bilemsel cevaplar da vermediler.
TRAFİK KAZALARININ VE ÖLÜMLERİN VEBALİNİ KİM ÜSTLENECEK?
Arslanköylüler ile Tırtar ve Yavca gibe aşağıdaki mahallelerdeki yurttaşlar, özellikle yaz aylarında artan nüfusa paralel olarak özel araçlarıyla Mersinden, geliş -gidiş trafiğine ve yolların yetersizliğine dikkat çektiler. Katılan yurttaşlar , sordukları sorularla ek maden sahasında artacak yoğun patlatma ve taşıma trafiği sonrası, maden sahasından Mersin yönüne, Bolkar dağları zirvesinden günlerce aylarca ve yıllarca mevcut ve tek kara yolunda yaşanacak yoğun trafik akışında, yol boyunca büyük bir çoğunluğu -iki ve tek taraflı geçiş yasağı olan - Mersin Arslanköy ulaşımını sağlayan tek şeritli yollarda çok sayıda kazalara neden olacağını, hayatlarını büyük ölçüde artacak riske yaratacağını ifade ederek, mevcut yolun iki şeritli duble yol ve yapılmadan yeni maden sahalarına ruhsat verilmesinin ve işletmeye açılmasına onay verilmesinin, olağan trafik kazası değil, bile bile cinayetlere neden olacağını söylediler.
Bu nedenle yurttaşlarımız, Maden firması yetkilileri ve çevre il müdürlüğü yetkililerine, mevcut yolun çift şeritli duble yol olarak yapılmadan maden sahasına ruhsat verilmemesini istediler. Arslanköy ve mahale ve yerleşim yerlerinde, halen tek taşıma yol güzergahındaki, özellikle bahar ve yaz aylarında ağır tonajlı kamyon trafiğinden kaynaklı tozumayla ve trafik kazalarıyla vereceği zararın nasıl önleneceği konusunda kaygı ve endişelerine ve sorularına firma yetkililileri hiç bir bilgi ,somut veri ve izahat vermemiştir.
Bunun yanısıra, Arslanköy muhtarının bu konularda toplantı süresince açık ve net söz istemeden , konuşmayıp bu hayati konularda açıklık getirilmesini istememesi, sessiz ve duyarsız kalması katılan yurttaşların da tepkisine neden olmuştur.
Arslanköyde, bir kadın muhtar olarak bu duyarsızlığından ve katılan yurttaşlarımızın darp edilmesine neden olan madenci firma yanlısı -taraflı tutumundan -dolayı darp edilen kadın üyelerimiz adına ülkemizde -5 Aralık Kadınların Secme ve Seçilme Hakkının verildiği ve Dünya kadınlar gününe denk gelen bugünde üzülerek kınıyor ve protesto ediyoruz.
Kamuoyuna ve ilgililere saygı ile duyuruz. 5.12.2025
Mersin Çevre Platformu
Toroslar’da maden tehdidi hızla tırmanıyor; Arslanköy’de boksit ocağı 23 hektardan 510 hektara çıkarılıyor!
Bu genişleme, Toroslar’ın su tutan ormanlarını, ekosistem dengesini ve Mersin’in geleceğini geri dönüşü zor bir baskı altına alarak acil bilimsel inceleme ve kamuoyu desteğini zorunlu kılıyor. Lütfen bu yazıyı paylaşarak sesimizi güçlendirelim.
Mersin’in Toroslar ilçesine bağlı Arslanköy, Toros Dağları’nın en hassas hidrolojik ve ekolojik koridorlarından birinde yer almaktadır. Ardıç, sedir ve meşe ormanları; yüksek rakımda kar ve yağmur tutma kapasitesi ve Mersin’in içme suyu rejimine sağladığı katkı ile bölgeyi kentin doğal iklim ve su sigortası haline getirmektedir.
Bu nedenle boksit ocağının 23 hektardan 510 hektara çıkarılması, yalnızca bir alan artışı değil;
Toros ekosisteminin bütünlüğünü tehdit eden büyük bir kırılmadır.
Etkileri sadece Arslanköy ile sınırlı kalmayacak; Mersin kent merkezinden Toroslar ilçesine, tarımsal havzalardan su kaynaklarına kadar geniş bir alanı doğrudan etkileyecektir.
İklim Krizinin Derinleştiği Bu Dönemde Toroslar Neden Daraltılıyor?
Bilimsel veriler çok açıktır:
Akdeniz Havzası, küresel ortalamanın %20 üzerinde ısınıyor.
Toroslar, Türkiye’nin su tutma kapasitesi en yüksek ve iklim kırılganlığı en fazla alanlarından biri.
Bu bölgede yapılacak tahribat; kuraklığı artırır, su kıtlığını derinleştirir, tarımsal kayıpları büyütür ve yangın riskini yükseltir.
İhtiyaç olan, ormanların güçlendirilmesi ve su kaynaklarının korunması iken; ekosistemin kalbinde maden sahasının büyütülmesi, bilimsel gerekliliklerle çelişmektedir.
Hukuki ve Toplumsal Açıdan Ciddi Soru İşaretleri
Bu ölçekte bir genişleme:
Paris İklim Anlaşması’nın uyum hedefleriyle çelişmektedir,
Ekosistem bütünlüğünü korumayı öngören çevre hukukuyla uyuşmamaktadır,
Kamusal yarar ilkesinin gerektirdiği şeffaflık ve bilimsel değerlendirme süreçlerini tartışmalı hale getirmektedir.
Üstelik maden sahasıyla yerleşim alanı arasındaki mesafe kuş uçumu yalnızca 2,5 kilometredir. Bu da yaratılacak baskının yalnızca yaylalara değil, Mersin’in tamamına etki edeceğini göstermektedir.
Bilimsel, Şeffaf ve Bağımsız Bir İnceleme Şarttır
Bu karar, mutlaka:
hidrojeologların,
orman mühendislerinin,
iklim bilimcilerin,
ekosistem uzmanlarının,
çevre ekonomistlerinin
bağımsız değerlendirmelerini gerektirir.
Toroslar bir maden sahası değil; Mersin’in uzun vadeli yaşam kaynağıdır. Ekonomik faaliyet ancak doğa varlıklarını tüketmeden sürdürülebilir olabilir.
Aslanköy İçin, Toroslar İçin, Mersin’in Geleceği İçin
Acil Kamuoyu Desteği ve Bilimsel İnceleme Talep Ediyoruz
Bu yazıyı paylaşalım; Toroslar’ın sesi birlikte daha güçlü duyulsun.
Atık ithalatı mı, çöp ithalatı mı?
Dünyanın en büyük atık aslında çöp ithalatçısıyız.
Bunlar Çukurova'yı, suyu ve havayı kirletiyor…
Bize kalan: sağlık sorunu ve yok olan gelecek.
🚫 Atık/Çöp ithalatı derhal yasaklanmalı!
Mersin Limanı,
gümrük müşavirleri, belediyeler,
Çevre, Şehircilik ve Orman İl Müdürlükleri…
Bu suça ortak olma! ♻️💀
@HakanTosunn yürekli bir belgeselci ve ekoloji aktivistidir. Ümraniye Topağacı'ndan, Akbelen'den, Samandağ Kurtderesi'den yükselen çığlıkları kamuoyuna taşıyan bir gazetecidir. @istanbul_EGM ve @TC_icisleri ACİLEN EN GENİŞ SORUŞTURMAYI başlatmalarını istiyoruz. #HakanTosunaNeOldu
İŞGAL YASASI YÜRÜRLÜĞE GİRDİ
Uygulanmasına izin Vermeyeceğiz!
Anayasaya ve insan haklarına aykırı #İşgalYasası'nı tanımıyoruz.
Anayasa Mahkemesi sürecini takip edeceğiz.
Bu yasanın uygulanmasına karşı meşru direnme hakkımızı tüm memlekette kullanacağız.
#ToprağımızıVermiyoruz
MEMLEKET SEVDASINDAN!
Tam 1 haftadır Ankara Ayrancı Cemal Süreyya parkında uyuyoruz, uyanıyoruz. Bilinsin ki, yeni maden yasa tasarısı evlerimizin yıkım fermanıdır.
Bu ferman geri çekilene kadar dönecek evimiz yok. Buradayız. Gitmeyeceğiz!
#madenyasasınıgeriçek