bu adamla dalga geçiyorlar ama zamanında beldiye başkanına öncelik vermeyip ilk gelen hasta olan çocuğu ameliyat ettiği için başhekimlik ünvanını kaybetmişti nişanlısı ondan ayrılmıştı insanların dertlerini bilmeden yargılamayın
⚫️ 5 şehit verdiğimiz TUSAŞ fabrikasındaki silahlı saldırıyı düzenleyen teröristlerin fotoğrafları, bugün Diyarbakır’da düzenlenen nevruz kutlaması adı altında sergilendi.
💥 Jahrein: (PKK’lıların saç örme eylemi hk.)
“Bu kadınlar dağlara çıkarılırken, 50-60 yaşındaki PKK’lı yöneticilere 15-16 yaşındaki kız çocukları peşkeş çekilirken neredeydiniz?
Aybüke öğretmen katledilirken, 16 yaşındaki Serap Eser molotofla acılar içinde ölürken neredeydiniz? Onunki kadın vücudu değil miydi?
O yüzden bırakın bu işleri. Kimsenin kadın vücudu bilmem ne savunduğunu düşünmüyorum. Dümdüz terörist olduklarını düşünüyorum.”
🚨Yayıncı Jahrein milyonların hislerine tercüman oldu! Türkler için eşit vatandaşlık talep etti:
“Türkiye’de ortalama bir Türk olarak şöyle hissediyorum;
Evde hiçbir işe yaramayan bir çocuk olur, para yer, serseridir ama aşırı sevilir.
Ben de her şeyi doğru yapan, dersine çalışan, eve ekmek getiren, illegale bulaşmayan çocuk. Hiç sevilmiyorum ama…
Yasalara uyuyorum, vergimi ödüyorum ama haklarım elimden alınıyor, yaşam alanım kısıtlanıyor.
Ama kimse beni konuşmuyor; AKP, MHP, CHP beni konuşmuyor. Bütün partiler evin serseri çocuğunu nasıl mutlu edeceğini konuşuyor
Serseri çocuk zaten sınırdan mal kaçırıyor, kaçakçılıktan kazandığı parayı aklamak için batıda işletmelere çöküyor. Elektriğe para vermiyor.
Kaçak elektriği tespit için gelen devletin drone’unu AK-47 ile düşürüyor. Ben 300.000 TL ruhsat parası verip 9mm tabanca alamıyorum.
Diyarbakır’da evinde keleş olmayan ev yok. Ben eşit vatandaşlık istiyorum.
Düğünlerde milyonlar takılıyor, ben zengin sayılan bir Türk olarak kendi evimi alamadım.
Bana 30 euroya bile dışarıdan mal getiremezsin diyor. Gidelim Kürt çoğunluk şehrine, cebinde kayıtlı cep telefonu olan yok.
Bana yapılan bu işkence reva mı?
Bu kadar dışlanmayı kaldıramıyorum.”
❌ Yurt dışı alışverişi yok
❌ Alım gücü yok
❌ Uber yok
❌ Paypal yok
❌ Booking yok
❌ Discord yok
❌ Roblox yok
❌ Starlink yok
❌ Wattpad yok
❌ Amazon Global yok
❌ Apple pay yok
❌ Google Pay yok
❌ Samsung Wallet yok
❌ Sony yok
❌ Pringles yok
❌ Vize randevusu yok
❌ Apple maps street wiew yok
❌ Spotify listeleri yok
❌ Yeterli et tüketimi yok
❌ Kiraz yok
❌ Erik yok
❌ Geri dönüşüm sistemi yok
❌ Gap year yok
❌ Gönüllü askerlik yok
❌ Kaliteli operatör yok
❌ Özgür yurt dışı alışverişi yok
❌ Yangın uçağı yok
❌ Dışarıdan telefon getirme izni yok
❌ Bireysel silahlanma yok
❌ Sahipli köpeklerde ağızlık yok
❌ Deprem planı yok
❌ Denetim yok
❌ Tarafsız medya yok
❌ Sağlıklı gıdalar yok
❌ Özgür kürtaj hakkı yok
❌ Trafik kuralları yok
❌ Özgür konser yok
❌ Özgür festival yok
❌ Fikir özgürlüğü yok
❌ Güvenli sokaklar yok
❌ Yeşil alan yok
❌ Ekonomik özgürlük yok
❌ Temiz çevre yok
❌ Bisiklet yolu yok
❌ Bilim yok
❌ Felsefe yok
❌ Sansürsüz TV sanat yok
❌ Sansürsüz sinema yok
❌ Yeterli protein erişimi yok
❌ Yaya önceliği yok
❌ Hukuk yok
❌ Adalet yok
❌ Eğitim yok
❌ Eşit yurttaşlık hakkı yok
❌ Hilesiz seçim yok
❌ Halk iradesi yok
❌ Yaz saati yok
❌ Kaliteli sanat yok
❌ Alım gücü yok
❌ Tarım yok
❌ Şehir planlaması yok
❌ Estetik yok
❌ Airbnb yok
❌ Öğrenciye ev yok
❌ Liyakat yok
❌ Muhalif CB Adayı yok
❌ Girişimciye destek yok
❌ Hızlı internet yok
❌ Basın özgürlüğü yok
❌ Yaşama umudu yok
❌ 5G yok
❌ Musluktan içilebilir su yok
❌ Porno siteleri yok
❌ Yeterli demiryolu hattı yok
❌ İfade özgürlüğü yok
❌ LGBT hakları yok
❌ Nike'tan online alışveriş yok
❌ Ucuz ulaşım yok
❌ Yüksek oranlı bahis yok
❌ Legal esrar kullanımı yok
❌ İçki içme özgürlüğü yok
❌ Sınır güvenliği yok
❌ Özgürlük yok
❌ Emeğin karşılığı yok
❌ Neşe yok
❌ Huzur yok
❌ Can güvenliği yok
❌ Mal güvenliği yok
❌ Saygı yok
❌ Sevgi yok
❌ Medeniyet yok
❌ Demokrasi yok
❌ Gelecek yok
- Distaste
⚫️ İlham Aliyev:
“Gazze’ye asker göndermeyeceğiz. Biz birilerinin hatrı için Azerbaycanlıların hayatını riske atma niyetinde değiliz.”
“Biz Filistin’i desteklememize rağmen Filistin bizi pek savunmadı. Arapların meselelerini Arap ülkeleri kendileri çözmelidir.”
Değerli dostlar; yaklaşık bir yıl önce açıktan ilan edilen 'Yeni Devlet kurma projesi' ve buna bağlı yürütülen İhanet Süreci bugün çok tarihi bir şerefsizliğe imza atmış bulunuyor.
Bunca zamandır 80 milyonun dizi izler gibi hayretle takip ettiği sürecin aslında ne olduğunu hâlâ bilmiyoruz; bu yönüyle çok başarılı yazılmış bir senaryosu var. Hani sanat eserleri yorumlanırken, eseri yorumlayan kişi kendisinden bir şeyleri yansıtır ya? Eserin anlamının ne olduğunun önemi olmaksızın. Hatta anlamı da olmayabilir. Bu süreç tam olarak böyle bir eserdir. Ortada kimsenin tanımlamadığı bir süreç var ve Türk müesses nizamı el ele olmasını umduğu şeyi yansıtıyor, okuyor. Bunun için gazetecisi kendi kendine spin doctorluğa soyunuyor, sanatçısı kanaat önderliğine atlıyor. Duvara yapıştırılan bir muzda hayatın anlamını arayan duayen sanat eleştirmenleri gibi „Kardeşlik“, „Barış“, „Bir asırlık sorun“, „Devlet Projesi“, „Demokrasi“ gibi yarak kürek laf salatası içinde kendi ideallerini görüyorlar. Veyahut psikolojideki meşhur Rorschach testinde olduğu gibi, süreçte türlü acayiplikler okuyan şizofrenleri dinliyoruz.
Bu sizleri şaşırtmasın; zira burada beylik beylik konuşan AKP’liler, MHP’liler veya DEM’liler de ne olduğunu bilmiyor. Çünkü adam yerine konmuyorlar. Oysa ne beylik konuşuluyordu, değil mi? Güya pazarlık yoktu, PKK kendi kendine silah bırakacaktı. İsrail kapımızdaydı. Halbuki şizofreni daha sürecin başındaydı. Cumhur “Terörsüz Türkiye” derken, Terör Örgütü “Demokratik Cumhuriyet süreci” diyordu. Kimse de “Madem sorun Kürt sorunu, tanımlaması ne, çözümü ne?” demiyordu. “Madem sorun PKK ve terör; o zaman Meclis ne alaka?” demiyordu. Sadece “Bize güveniiiin!” diye bağıran bir Cumhurbaşkanı; öcalan’a methiyeler dizip Türk milletine söven bir MHP Genel Başkanı.
Oysa terör örgütü bize gün gün anlatıyordu: meşru muhatap kabul edildiklerini, pazarlık yürüttüklerini, af yasası çıkacağını, dağdaki teröristin siyaset yapacağını ve yeni anayasa hazırlayacaklarını - tek tek söylüyordu. Duayen aydınlarımız ise panik olmuştu. İyi hoş ama Demirtaş ne olacaktı? Peki, madem hepimiz birbirimize tren yapacağız; CHP başkanları niye hapisteydi? Yoksa Öcalan–Bahçeli–Erdoğan üçgeni demokrasi için savaşmıyor muydu? Tabii tüm bunlar eski röportajlar, tutanaklar veya kulis bilgilerini “sızdırarak” kamuoyunu manipüle etmelerine engel olmadı.
Ve gözleri yönelmişti Edirne’deki peygamberlerine. Palulu Obama da durur mu? Yıllardır olduğu gibi minik bir göz kırpma, minik bir kuyruk sallamayla müritlerine yeni umut üfledi ve bir altı ay daha “Öcalan’a karşı çıkacak” ümitlerini harladı. İş bitene kadar bu salakları da idare etmek gerekiyordu; ne yaparsın?
Esasen şu an gerçekleşen, bir gerçekliğin Anayasa’ya geçirilme projesidir. Maksat, Türkiye Cumhuriyeti’ni tarihe gömmek ve Kürtçü-İslamcı ittifakı temelinde yeni bir devlet kurmaktır. Sizin bu aşamada konuşmak veya fikir beyan etmek gibi bir lüksünüz yoktur. Çünkü eliniz silah tutmuyor. Çalmıyorsunuz. Öldürmüyorsunuz. İnsan gibi yaşamaya çalışıyorsunuz. Siz bu işin finansman kısmında varsınız. İmralı’da haftalardır süren inşaattan tutun da Meclis’teki kebaplara kadar veya bu kaymak tabakayı beslemek için verilen ihalelere kadar işi finanse etmek için debelenen kölelersiniz.
Bakın ne konuşulduğunu, neden konuşulduğunu, ne için konuşulduğunu - hiçbirini bilmiyorsunuz. Sadece "Siz Kürtlerle savaşıyordunuz, Bahçeli ve öcalan sizi barıştırdı. Hadi Özgür bu nikahı onayla da şu süreç suç olmaktan çıksın, hepimiz bulaşalım boka!" diyorlar. "Olmaz" derseniz de sövüyorlar. Buna da demokrasi şöleni diyorlar. Oy verdikleriniz sizi adam yerine koymuyor, 40 bin kişinin katiline gitmek için birbiriyle yarışıyorlar - bunu da aramızda çözdük diye komisyona bağlıyorlar. Yalan yok, bizim siyasiler komisyon işlerinden iyi anlıyorlar.
Meğer yıllar önce Bahçeli ipi değil, ipini atmış - biz anlamadık. Tutan biri çıktı elbette. Imralı'ya mı gitmek istiyor? Gitmeli, ama kelepçeli. Ipini de birlikte yanına vermeli.
@bpthaber Milleti mal yerine koymayı bırakın, ananızı avradınızı siktirmeyin, adaleti millete sağlatmayın sonra önünü alamazsınız. Sokağa sıçtığınız piçlerinize sahip çıkacaksınız. Yoksa suça sürüklenen itlerinizden tutun, burada Yasemin hanımı hedef gösterenlere kadar gider bu iş.
Bütçe verilerine göre Saray’ın maliyeti ortaya çıktı:
— Aylık 1 milyar 80 milyon TL
— Günlük 36 milyon TL
— Saatte 1,5 milyon TL
— Dakikada 25 bin TL
(Sözcü - Erdoğan Süzer)