Geçen yazıda sermayenin sosyal medyada veriden rant ve iktidar devşirme arayışını yazmıştım. Bu defa merceği kendime, bize çevirdim.
https://t.co/8peMqgrchM
"Politikaya inanmayı sürdürebilmek için Twitter’a mesafeli durdum. Kendime inanmayı sürdürebilmek için Instagram’a hiç bulaşmadım. TikTok’a girmeyi ise, insanlığa inanmayı sürdürmek istediğimden aklımdan bile geçirmedim."
Dibe doğru yarışta başı dev prodüksiyonlu influencer'lar çekiyor. Sıradan kullanıcıysa yarıştan çekilip kuytusuna dönüyor.
Sosyal medya hiçbir zaman çok güzel değildi ama vaktiyle bir ihtimaldi. Bugünse özgürlüğü belki onun imkânlarıyla ama elhak o düzenekle yüzleşerek aramalıyız
Güncel'de bugün: Mert Karbay / Sol ve Dijital Siyaset: Platform Toplumlarının Yeni Gündemleri
"Dijital, analoğun basit bir uzantısı değil. Kendine özgü işleyişi ve dinamikleri var. Dolayısıyla da o dinamiklere uygun bir kavrayış geliştirmek gerekiyor."
https://t.co/yYDVlDs8SF
tabii dijital dünyaya geleneksel solun birikiminden hareketle bakan solcular kaçırmasın derim. Yazının sonunda TBMM’deki üç sol partiye (CHP, TİP, DEM) dair kısa -kuşkusuz derinleştirmek gerek- bir değerlendirme de var. Kat edeceğimiz çok yol olduğu açık.
1 Mayıs Kutlu olsun!
1 Mayıs vesilesiyle, özgürlük, emek, haysiyet mücadelesine ek olarak en az bunlar kadar acil bir başka gündeme, dijitalliğe dikkat çekmek istedim.
Marco Guglielmo’nun Sol ve Dijital Siyaset kitabının tezlerini tanıtmaya çalıştım: https://t.co/5Pbk7KgtMR
dijital parti/hareket hibriti yani Dijital Prenses*+ olmalı sonucuna ulaşıyor. Bu hattan ilerleyenlerin sayısı az. Bu açıdan ilgiye değer bir eser. Guglielmo'nun ismini gelecekte daha sık duyacağız. Bilhassa partiler ve Avrupa çalışanlar, karşılaştırmalı siyaset alanındakiler ve
Sonraki yazılarda, Spotify’ın lisans olarak metalaştırılmış müzik satan bir kapitalist şirket mi yoksa sanatçının emeğine çöken bir rantiyer-lord mu olduğu tartışmasını, hakikat üreten ve özneleştiren sosyal medya kavrayışıyla birlikte ele almaya çalışacağım. Takipte kalın
Artı Alan’ı takip ediyor musunuz? Felsefe, sanat, düşünce alanında şahane çalışmalar yapıyor, yazılar yayınlıyor, tesirli karşılaşmaları mümkün kılıyorlar. Bu mecraya ben de bir yazıyla katkıda bulunma şansı yakaladım, mesudum: https://t.co/pIYgFrjxPf
Üstelik bu yeni-feodalizm tartışmalarında sosyal medyanın özgünlüğü kanımca pek dikkate alınmıyor. Dün "hakikat-sonrası"nı, bugün “aptallık çağı”nı tartışıyorsak bunun müsebbibi Tesla’nın uyduları, Amazon’un çevrimdışı perakendeciliği bitirmesi vs. değil, sosyal medya.
Ulus Baker'in yankısını bulamayan toplumsal tip çağrısına, sosyal medyanın yeni dünyasından bir cevap denemesi sunacağım.
27 Haziran Cuma 19:30’da Kabasanat’ta.
Ankara’da olan dostları bekleriz.
Yarın Dünya Sosyal Medya Günü. Dünyada 5 milyardan fazla insanın SM hesabı var. Tüm bu sosyal hallerimizi ve etkilerini "Sosyal Medya: Yeni Dünya" kitabının yazarı Mert Karbay ile konuştuk 🗞️ #MilliyetPazar https://t.co/EHvkio3L6p
55. Ulus Baker Okuması’nı yapıyoruz!
Mert Karbay ( @mertkarbay ) , doktora tezinde işlediği sosyal medya konusunu, Ulus Baker’in “toplumsal tipler” kavramı etrafında ele alacak.
Detaylar ve metin için:
https://t.co/Yx8e9X9Msa