Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Adalet, İçişleri ve Ticaret Bakanlıklarımız arasındaki güçlü koordinasyon ve kesintisiz iş birliğiyle, yasa dışı bahis, uyuşturucu ticareti ve organize suç yapılarıyla mücadelemizi tavizsiz şekilde sürdürüyoruz:
- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız Yasa Dışı Bahis ve Spor Soruşturma Bürosu koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında; vatandaşlarımızın cep telefonlarına farklı numaralar üzerinden toplu mesajlar göndererek yasa dışı bahsi teşvik eden şüphelilere yönelik kapsamlı bir çalışma gerçekleştirilmiştir.
İstanbul Emniyet Müdürlüğümüz Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce geliştirilen yapay zekâ destekli analiz sistemleri ve ileri algoritmaların kullanıldığı çalışmalar sonucu, başta 0850’li hatlar olmak üzere çeşitli numaralar üzerinden vatandaşlarımıza yasa dışı bahis reklamı içeren toplu mesajlar gönderildiği tespit edilmiştir.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınmalarına karar verilen 33 şüphelinin yakalanmasına yönelik olarak İstanbul merkezli operasyon başlatılmıştır.
- Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen bir diğer soruşturmada ise İstanbul İl Jandarma Komutanlığımız ile İstanbul Gümrük Muhafaza ve İstihbarat Müdürlüğümüzün koordineli çalışmaları sonucunda, Ambarlı Limanı’na yanaşan Çin bayraklı bir gemide bulunan konteynerde önemli miktarda uyuşturucu madde ele geçirilmiştir.
Güney Asya'daki bir ülkeden getirildiği belirlenen konteynerde, yeşil reçeteli ilaçların üretiminde kullanılan ve kötüye kullanılması hâlinde ciddi bir tehdit oluşturan 3 ton pregabalin maddesi tespit edilmiştir. Ele geçirilen maddenin maddi değerinin yaklaşık 2 milyar 100 milyon lira olduğu değerlendirilmiştir.
Uyuşturucu maddenin alıcılarına ve bağlantılı kişilere ulaşılması amacıyla kontrollü teslimat ve teknik takip işlemleri gerçekleştirilmiş; olayda kullanılan tır muhafaza altına alınmış, 3 şüpheli gözaltına alınmış ve şüphelilere ait dijital materyallere el konulmuştur. Suç ağının bütünüyle deşifre edilmesine yönelik çalışmalar titizlikle sürdürülmektedir.
Soruşturmaları büyük bir titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığımıza; operasyonları başarıyla gerçekleştiren İstanbul Emniyet Müdürlüğümüze, İstanbul İl Jandarma Komutanlığımıza ve İstanbul Gümrük Muhafaza ve İstihbarat Müdürlüğümüze teşekkür ediyorum.
Teknolojinin sağladığı bütün imkânları kullanarak suçun izini sürecek; gençlerimizi ve vatandaşlarımızı hedef alan hiçbir suç odağına müsamaha göstermeyeceğiz. Suç gelirlerinin ve suç organizasyonlarının üzerine, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla gitmeye devam edeceğiz.
Devletimiz, milletimizin iradesine, anayasal düzene ve seçilmiş Cumhurbaşkanımıza kasteden FETÖ’cü darbecilerin peşini hiçbir zaman bırakmamıştır. Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, hiçbir hain adaletten kaçamayacak; işlediği suçların hesabını Türk yargısı önünde mutlaka verecektir.
Bu kararlılığın bir sonucu olarak, FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik suikast teşebbüsünde yer alan firari sanık Burkay Karatepe, yıllar süren titiz takip ve çalışmalar neticesinde yakalanarak gözaltına alınmıştır.
Firari sanığın yakalanmasında büyük sabır ve kararlılıkla görev yapan kahraman Türk Polis Teşkilatımızın kıymetli mensuplarını tebrik ediyorum. Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde, FETÖ’ye ve darbeci zihniyete karşı mücadelemizi taviz vermeden sürdüreceğiz.
@fatihportakal İzmir’de yaşanan kooperatif rezaletine bir şey söylesene portakal bey ‼️
Belediye başkanlarına o kadar çok baskı yapıyorlar ki insanlar bu baskının neticesinde ak Parti‘ye geliyorlar ve kendilerini orada rahat hissediyorlar
Özgür Özel, daha birkaç gün önce “Sana otobüs de alacağız” diyen teyzelerinin desteğiyle ayakta olduklarını söylemişti.
Bugün ise 113 milyon TL bağış toplandığını açıklıyorlar.
Demek ki emekli maaşları, söylenildiği kadar yetersiz değilmiş…
Hem kendi geçimlerini sağlıyorlar hem de milyonlarca liralık siyasi bağış yapabilecek kadar artanı kalıyor.
İşin en ilginç yanı ise şu:
Yeni partiyi kurmaya hazırlanan bazı isimler; milletvekili maaşlarını, emekli milletvekili maaşlarını ve diğer gelirlerini kendilerine ayırırken, siyasetin finansmanını emekli teyzelerin omuzlarına bırakıyor.
Gerçekten “sosyal demokrat” dayanışmasının çok farklı bir yorumu…
Tasarruf hep başkasının cebinden başlayınca, siyaset de oldukça konforlu oluyor.
Önder Sav’dan sonra
Kemal Kılıçdaroğlu da Yeni Parti’ye geçerse…
CHP belki de ilk kez gerçekten 2010’un yükünden kurtulmuş olur.
On altı yıldır süren tartışmalar da yeni adrese taşınır.
Artık CHP kendi geleceğini,
Yeni Parti kendi geçmişini konuşur.
Yeni Parti’nin genel başkanlığı meselesine gelince…
Kurultay yaparlar.
Bu kez de sonucunu yıllarca mahkemelerin ve kamuoyunun tartışmayacağı bir kurultay olmasını dileriz.
Gerçi nasıl yaptıkları da,
kimi seçtikleri de artık CHP’nin değil, kendi meseleleri olur.
Şakaymış gibi yeni parti hesabına para aktarıp bunu paylaşanlar var.
Ben bunun sadece bir şaka olduğunu düşünmüyorum.
Çünkü siyaset, özellikle de bağış söz konusu olduğunda, sembollerle ve algıyla yürür. “Şaka” diye yapılan her paylaşım, aslında başkalarına da “siz de yapabilirsiniz” mesajı verir.
Bağış kampanyaları bazen tek bir çağrıyla değil, normalleştirilen küçük örneklerle büyür.
Çünkü bugün “şaka” diye sunulan şey, yarın bağış kampanyalarının en güçlü reklamına dönüşebilir.
Toplum olarak en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, iyi niyetimizi istismar etmek isteyenlere fırsat vermeyecek kadar sorgulayıcı olmaktır.
ℹ️ UEFA Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turunda Sturm Graz ile karşılaşacağız.
Eşleşmenin ilk maçını 4-5 Ağustos tarihlerinde Chobani Stadyumu’nda, rövanş mücadelesini ise 11 Ağustos’ta deplasmanda oynayacağız.
Haklarında ciddi yolsuzluk iddiaları bulunan ve adli soruşturmalarla gündeme gelen bazı belediye yöneticileri kamuoyunda tartışılırken, vatandaşın aklındaki başka bir soru da cevabını bekliyor:
Emlak vergileri neden katlanarak artıyor?
Belediyeler neden ek vergiler getiriyor?
Madem mevcut kaynakların kullanımına ilişkin bu kadar ciddi tartışmalar var, neden çözüm yine vatandaşın cebinden daha fazla para toplamak oluyor?
Önce kamu kaynaklarının israf edilmediğinden, her kuruşun şeffaf ve hesap verebilir şekilde kullanıldığından emin olunması gerekmez mi?
Vatandaştan yeni fedakarlık istenmeden önce, mevcut kaynakların hesabı verilmelidir.
Çünkü mesele yalnızca para eksikliği değil; mevcut paranın nasıl yönetildiğine duyulan güvendir.
Vatandaş, artan vergi yükünün karşılığında çarpık kentleşmenin durduğunu,
altyapının güçlendiğini veya günlük yaşamını kolaylaştıran temel belediyecilik hizmetlerinde belirgin bir iyileşme gördüğünü de söyleyememektedir.
Vergiler artıyor, yeni yükümlülükler getiriliyor.
Peki vatandaşın haklarına sahip çıkacak, onu koruyacak bir merci yok mudur?
Güvenin tartışıldığı bir ortamda, vatandaştan yeni fedakarlık istemeden önce yapılması gereken; mevcut kaynakların nasıl kullanıldığını şeffaf biçimde ortaya koymaktır.
Milletin cebi sınırsız değildir.
Yerel yönetimlerin hesap verme sorumluluğu ise tartışmaya açık değildir.
💬 Teknik Direktörümüz İsmail Kartal ve futbolcumuz Nelson Semedo, yarın akşam deplasmanda Gornik Zabrze ile oynayacağımız UEFA Şampiyonlar Ligi 2. ön eleme turu rövanş maçı öncesi açıklamalarda bulundu.
🔗 https://t.co/uxYe1252Dr
🚨CAST AJANSINI İLK KEZ DUYMUŞ GİBİ YAPAN ÖZEL’Cİ TAYFAYA KÜÇÜK BİR HATIRLATMA…ÖZEL'İN NEŞE ABLALARI⬇️
🔴BirGün’ün haberine göre üç cast ajansından yüzlerce figüran 950’şer liraya törene taşınmış; alkışın, sloganın, hatta CHP Gençlik Kolları yeleğinin bile provası yapılmış.
⭕️Fakat Özel’ci tayfa haberi görünce siyasette cast kullanımını yeni keşfetmiş gibi şaşırmaya başladı. Hayretler içinde poz kesen arkadaşlara kendi “seyyar vatandaş” repertuvarlarını ve NEŞE ABLA SKANDALLARINI hatırlatalım ⬇️
🔸 “Köylü kızı Zeynep”: TBMM önünde “Benim başka unvanım yok” dedi. Sayısız reklam filminde oynadığı ortaya çıktı (Bence en komiği bu😄)
🔸 Konya’daki genç hukukçu: İmamoğlu’nun karşısına çıkıp “Siz bizim umudumuzsunuz” dedi. Sonra başka şehirlerdeki programlardan ve İBB tanıtım filminden tanıdık çıktı. Ne tesadüf
🔸 Umut Daştan: “Geçen seçim Binali Yıldırım’a verdim, şimdi İmamoğlu’na vereceğim” dedi. CHP’li Kartal Belediye Meclis Üyesi olduğu görüldü. Oyunculuk kısa, siyasi öz geçmiş uzundu.
🔸 Emine Polat: Kameraya sıradan vatandaş olarak girdi, CHP Esenyurt Belediye Meclis Üyesi olarak çıktı.
🔸 Coşkun Dilli: İmamoğlu’nun İBB’de tesadüfen karşılaştığı personel gibi sahneye girdi. Beylikdüzü döneminden tanıdığı özel kalem çalışanı çıktı. Menüde musakka vardı, yanında bolca kurgu servis edildi.
🔸 Ersoy Ersoy: Özgür Özel’in Yozgat mitinginde “Malımız mülkümüz kalmadı” diye konuşturuldu. Eski sulama birliği başkanı ve CHP çevresinden bir isim olduğu ortaya çıktı.
🔸 Hüsniye Kaya: “Anadolu köylüsü” diye paylaşıldı. Eski CHP Parti Meclisi üyesi ve milletvekili adayı çıkınca Tuncay Özkan özür dilemek zorunda kaldı.
‼️Özel’ci tayfanın sistemi yıllardır aynı. Ajans oyuncusuna köylü, meclis üyesine kararsız seçmen, belediye personeline tesadüfen karşılaşılan vatandaş kostümü giydir; kamerayı açıp “Halk konuşuyor” de!
‼️Şimdi masumiyet tiyatrosu oynuyorlar.
😄Arkadaşlar, rolünüze biraz çalışın; seyirci sizi önceki bölümlerden tanıyor.
Kişi kendinden bilir işi, Özel’ci tayfa da cast işini…
Sevgili Müzmin Muhalifler,
Özgür Özel ve James Cook Pub müdavimi arkadaşlarının öncülüğünde yeni bir parti kuruldu.
Bu partinin bütün sermayesi Ekrem İmamoğlu'nun inşa ettiği yolsuzluk, rüşvet ve hırsızlık düzenine dayanıyor.
Emin olun, böyle bir partiden size değil kimseye fayda gelmez!
Benden söylemesi: kendinizi çok kaptırıp da yine büyük hayal kırıklıkları yaşamayın...
Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52’nci yıl dönümünde kahraman şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi şükranla yâd ediyorum.
Kıbrıs Türk halkının 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı en kalbî duygularımla tebrik ediyor, Kıbrıs Türkü kardeşlerime selamlarımı iletiyorum.
Ana vatan ve garantör ülke olarak Kıbrıs Türk halkını haklı mücadelesinde asla yalnız bırakmayacağız.
Ayasofya, 86 yıllık hicranın ardından yeniden asli hüviyetine 6 yıl önce bugün kavuştu…
Bu kutlu mabet, inşallah ebediyete kadar semalarımızı ezan sesleriyle süslemeye devam edecek…
Ayasofya’nın dirilişi mübarek olsun…
Yeni kurulması planlandığı söylenen partinin adı henüz belli değil; ama maddi durumu hakkında şimdiden açıklama yapılıyor. Demek ki bazı siyasetçiler için en önemli mesele, daha yolun başında bile finansman oluyor.
Bu yüzden de hazine yardımı alamayacağı özellikle duyuruluyor. Ardından da gelirlerin vatandaşın bağışlarıyla sağlanacağı vurgulanıyor.
Elbette bugüne kadar elde edilmiş, kontrolü ele geçirilmiş ya da gözlerden uzak tutulmuş imkânları yeni siyasi oluşumu desteklemek için kullanmayı kimse tercih etmez.
Nasıl olsa iki Atatürk posterine bakıp gerisini sorgulamayacak, iyi niyetle cebindeki parayı bağışlayacak insanların hâlâ var olduğu düşünülüyor.
Asıl soru şu: Gerçekten yeni olan bir siyasi anlayış mı kuruluyor, yoksa eski alışkanlıklar sadece yeni bir tabela altında mı yoluna devam ediyor?
OĞUZHAN UĞUR'UN CEVAP VERMESİ GEREKEN SORULAR
Bir soruşturmayı sağlıklı şekilde değerlendirebilmenin en doğru yolu, iddiaları peş peşe sıralamak değil; kronolojiyi ortaya koyup o kronolojinin doğal olarak doğurduğu soruları sormaktır. Oğuzhan Uğur'un geçmişte yaptığı açıklamalar yan yana konulduğunda da tam olarak böyle bir tablo ortaya çıkıyor.
Kendi anlatımına göre ( 25 Aralık 2023 tarihinde kendisine yönelik yazdığım sorular ve kendisine ait röportajdan bir bölümün yer aldığı link: https://t.co/7sfNv4fNTt ) Ocak 2018'de yaklaşık 500 BİN TL bedelle bir Mercedes E300 Coupe satın alınıyor ve araç babası Atilla Uğur adına tescil ediliyor. Mercedes henüz satılmadan, Ağustos 2019'da bu kez yaklaşık 600 BİN TL bedelle Porsche Cayman S alınıyor, o da yine babası adına kayıt ettiriliyor. Ardından Mercedes 19 Eylül 2019'da, Porsche ise yalnızca 13 gün sonra 2 Ekim 2019 tarihinde satılıyor. Oğuzhan Uğur'un anlatımına göre Porsche'nin satışından elde edilen yaklaşık 600 BİN TL eşe dosta dağıtılıyor ve eldeki para tamamen tükeniyor. Fakat bu satışın üzerinden yalnızca yedi gün geçtikten sonra, 9 Ekim 2019 tarihinde bu kez Babala TV adına Audi A4 Cabriolet tescil ediliyor. Bu durumda ilk cevaplanması gereken "Arabasız kaldık" anlatımı tam olarak neyi ifade ediyor sorusu karşımıza çıkıyor. Şirket üzerine kayıtlı ve fiilen kullanılan bir araç varken bu anlatım neden tercih edildi?
Bir diğer önemli nokta pandemi dönemi. Uğur'un anlatımına göre tam büyük bir anlaşmanın yapılacağı sırada Covid-19 salgını başlıyor, proje iptal oluyor ve ekonomik olarak çok zor günler yaşanıyor. Hatta "makarna yiyecek duruma geldik" deniliyor. Ancak pandemi tedbirlerinin devam ettiği 30 Nisan 2021 tarihinde yaklaşık 2.5 MİLYON TL değerindeki Range Rover Sport'un Babala TV üzerine tescil edildiği görülüyor. Eğer o dönemde gerçekten ciddi bir mali darboğaz yaşanıyorsa bu aracın finansmanı nasıl sağlandı? Araç şirket öz kaynaklarıyla mı alındı, banka kredisi mi kullanıldı, ortaklar şirkete nakit mi aktardı, yoksa başka bir finansman yöntemi mi uygulandı?
Yine 24 Aralık 2023 tarihinde paylaştığım ( https://t.co/s1xi3EBhP4 ) kurumlar vergisi beyannamelerine göre Babala TV'nin 2018-2022 döneminde bazı yıllarda zarar ettiği, bazı yıllarda ise sınırlı düzeyde kar açıkladığı görülüyor. Aynı kayıtlarda şirket aktifindeki araç hesabının 2021 ve 2022 yıllarında yaklaşık 1 MİLYON 290 bin TL seviyesinde bulunduğu belirtilirken, şirket üzerine kayıtlı olduğu ifade edilen Ford Ranger, Audi A4 Cabriolet, Range Rover Sport ve Audi RS Q8'in toplam piyasa değeri yaklaşık 18 milyon TL civarında. Burada cevap bekleyen soru ise, "Muhasebe kayıtlarındaki araç değeri ile şirket üzerine kayıtlı araçların piyasa değeri arasındaki fark nasıl açıklanıyor? Bu araçların tamamı muhasebe kayıtlarında yer alıyor mu?" şeklinde karşımıza çıkıyor.
Babala TV ve OSİS Yapım'ın Aralık 2023 tarihine kadar ticaret sicili kayıtlarında kuruluş sermayeleri dışında herhangi bir sermaye artırımı bulunmuyor. İşte bu noktada "Milyonlarca liralık araçların şirket üzerine kaydedilmesini sağlayan finansman hangi yöntemle oluşturuldu?" sorusu cevap bekliyor. Araçlar nakit alındıysa şirket hesaplarına bu kaynak hangi hukuki işlemle aktarıldı? Ortak cari hesabı mı kullanıldı, sermaye avansı mı konuldu, yoksa farklı bir yöntem mi uygulandı?
Eğer araçlar krediyle alındıysa bu kez başka sorular ortaya çıkıyor. Krediyi hangi banka kullandırdı? Kredi faizleri şirket kayıtlarında nasıl muhasebeleştirildi? Finansman gider kısıtlaması uygulandı mı? Kanunen kabul edilmeyen gider hesapları oluşturuldu mu? Araçların amortismanları hangi esaslara göre ayrıldı?
Şirket ortağı olduğu belirtilen OSİS Yapım'ın mali tablolarında ( 20 Aralık 2023 tarihli paylaşım linki: https://t.co/DZuXd7WqaE ) 2021 yılında yaklaşık 29 BİN TL kar ettiği, 2022 yılında ise zarar ettiği görülüyor. Buna rağmen yüksek bedelli araçların finansmanı hangi ticari gelirlerle sağlandı? Şirket ortaklarının beyan edilmiş gelirleri dışında başka finansman kaynakları mı vardı?
Şahsi ticari kazanç bildirimlerinde ise 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarının tamamında zarar beyan ediliyor. Bu durumda milyonlarca liralık mal varlığını mümkün kılan gelir kalemleri nelerdir? Ticari kazanç dışında beyan edilmiş başka gelirler mi söz konusudur? Gayrimenkul satışları, yatırım gelirleri, telif gelirleri veya farklı hukuki gelir kaynakları mevcut mudur?
Bir başka dikkat çekici konu ise Babala TV'nin çalışan (25 Aralık 2023 tarihli paylaşımımın linki: https://t.co/wVyqhqwP36 ) sayısıdır. Beyannamelere göre bazı yıllarda iki veya üç personel bildirildiği belirtilirken aynı dönemde çok sayıda program, büyük prodüksiyon ve farklı şehirlerde çekimler gerçekleştirildiği biliniyor. Bu organizasyonlar hangi iş modeliyle yürütüldü? Dış prodüksiyon şirketlerinden hizmet mi alındı? Serbest meslek makbuzu düzenleyen ekiplerle mi çalışıldı? Bu ödemeler muhasebe kayıtlarında hangi hesaplarda yer aldı?
Şirket beyannamelerinde yer aldığı belirtilen SGK prim borçları da cevap bekleyen başlıklardan biri. Bu borçlar dönem sonu tahakkuklarından mı kaynaklanıyordu, yoksa fiilen ödenmemiş primleri mi ifade ediyordu? Sonraki dönemlerde kapatıldı mı? Yapılandırmaya konu edildi mi?
Araçların büyük bölümünün ya aile bireyleri ya da şirket adına kayıtlı olması da ayrıca açıklamaya muhtaç görünüyor. Mercedes ve Porsche neden doğrudan kullanıcı adına değil de baba adına tescil edildi? Audi A4, Range Rover ve Audi RS Q8 neden şirket üzerine kaydedildi? Bu tercihin hukuki ve mali gerekçesi nedir?
Araçlar hakkında Aralık 2023 tarihinde yapmış olduğum paylaşımların linkleri:
https://t.co/VBAqNqBhz4
https://t.co/IZUB0n3v4x
https://t.co/HFv7Ea8ElM
https://t.co/VJRijJfMnK
https://t.co/TBUjoICQaq
https://t.co/rx2hFFugWr
Sonuç olarak ortada cevap bekleyen çok sayıda somut soru bulunuyor. Oğuzhan Uğur'un geçmiş yıllarda yapmış olduğu kişisel açıklamalar, şirketlerin mali tabloları, vergi beyannameleri, araç tescil kayıtları ve kamuya açık diğer veriler bir araya getirildiğinde ortaya çıkan tablo hakkında en net açıklamayı yapabilecek kişi de Oğuzhan Uğur'dur.
2026 FIFA Dünya Kupası’nda şampiyonluğa ulaşan İspanya millî takımını yürekten tebrik ediyor; dost İspanya halkına ülkem ve milletim adına selamlarımı, muhabbetlerimi iletiyorum. 🇹🇷🇪🇸