Dilimizden, gönlümüze ulaşan bir yol vardır.
Canın ve cihanın sırları da o yola bağlıdır.
Dil konuşmadığı sürece o yol açıktır.
Dil açılınca o yol kapanır.
Göğsünün içindekini gönül zanneden kimse,
Bu yolda iki-üç adım attı da her şey oldu-bitti sandı.
Aslında tesbih, seccade, tövbe, zühd ve takva...
Yolun başlangıcı olan bunları, efendi varacağı yer sandı.
Cenab-ı Hak kemal-i kereminden ve merhametinden ve adaletinden, iyilik içinde mu'accel bir mükâfat ve fenalıklar içinde mu'accel bir mucazat dercetmiştir. Hasenatin içinde,ahiretin sevabını andıracak manevi lezzetler; seyyiatin içinde, ahiretin azabını ihdas edecek manevi cezalar
Senin üzerine haktır ki:Her söylediğin hak olsun. Fakat her hakkı söylemeye senin hakkın yoktur.Her dediğin doğru olmalı.Fakat her doğruyu demek doğru değildir. Zira senin gibi niyeti hâlis olan olmayan bir adam, nasihati bazen damara dokundurur, 'aksü'l amel yapar.