2 Temmuz 1951: Astsubaylığın “Yardımcı” Damgası ve 73 Yıllık Adaletsizlik2 Temmuz 1951 tarihinde kabul edilen 5802 sayılı Astsubay Kanunu, Türk Silahlı Kuvvetleri tarihinde bir dönüm noktası olarak sunulsa da, aslında astsubaylık mesleğinin en büyük handikaplarından birini resmileştirmiştir. Bu kanunla astsubaylar, “subaya yardımcı” olarak tanımlanmış, komuta yetkisi sınırlı, statüsü belirsiz bir “ara kademe” haline getirilmiştir. Aradan geçen 73 yılda teknoloji, harp doktrini, harekât tarzı ve ordunun ihtiyaçları kökten değişmiş; fakat astsubay tanımı hâlâ o eski, küçültücü çerçevenin içinde kalmıştır.Kanun, astsubayları “eğitim, sevk ve idare ile diğer idari işlerde subaya yardımcı” şeklinde tanımlarken, gerçekte astsubaylar yıllardır kritik görevlerde tek başlarına sorumluluk üstlenmektedir: Uçak bakım teknisyenleri milyon dolarlık platformların güvenliğini, silah sistemleri teknisyenleri muharip uçakların ateş gücünü, idari astsubaylar birliklerin lojistik ve personel yönetimini omuzlamaktadır. Bir astsubay, harekât alanında karar alırken “yardımcı” sıfatıyla mı hareket etmektedir? Hayır. Fakat kanun hâlâ öyle diyor.Bu tanım, astsubaylığın kurumsal onurunu zedelemiş, özlük haklarında, terfi sisteminde, emeklilikte ve sosyal statüde yıllarca süren ayrımcılığa zemin hazırlamıştır. “Küçük subay” tartışmalarından “astsubay” kelimesinin bile zorla kabulüne, komuta yetkisinin sınırlanmasına kadar birçok sorun bu eski kanunun mirasıdır. Günümüzde astsubaylar, teknolojik üstünlüğün ve profesyonel ordunun bel kemiği konumundadır; ancak 1951 zihniyetiyle “yardımcı” muamelesi görmeye devam etmektedir.73 yıl sonra hâlâ aynı kanunun gölgesinde yaşamak, mesleğin hafızasını ve mücadelesini yok saymaktır. Astsubay tanımı yeniden yapılmalı, “subaya yardımcı” ibaresi tarihin tozlu sayfalarına kaldırılmalı, astsubaylar kendi komuta yetkileri ve statüleriyle tanınmalıdır. Çünkü astsubaylık bir “yardımcı meslek” değil, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin vazgeçilmez bir parçasıdır.Bu kanun artık yetmiyor. Değişmesi gerekiyor.
Astsubaylık onuru, fedakârlık ve emek, 1951’in dar kalıplarına sığmayacak kadar büyüktür.
“Vatan nöbeti tutuldu… Astsubaya verilen sözler tutulmadı.”
Yıllar geçti… Makamlar değişti, vaatler yenilendi.
Ama astsubayın beklediği adalet hâlâ gelmedi.
Bu ülkenin en zor şartlarında görev yapan insanlar artık yeni sözler değil, verilen sözlerin tutulmasını istiyor.
#AstsubayOnurunuİstiyor
https://t.co/yIhGEPmFro
TBMM kayıtlarına göre hem Plan ve Bütçe Komisyonunda hem de Millî Savunma Komisyonunda bekleyen, doğrudan emekli astsubayları ilgilendiren birden fazla kanun teklifi bulunmaktadır.
1. En Önemli Teklif (Hâlen Komisyonda)
Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
Esas No: 2/2748
Sunuluş Tarihi: 04.12.2024
İlk İmza Sahibi: Jale Nur Süllü
Durum: Plan ve Bütçe Komisyonunda bekliyor
Tali Komisyon: Millî Savunma Komisyonu
Teklif Ne Getiriyor?
Teklifte;
Muvazzaf ve emekli kıdemli başçavuşlara ilave ödeme,
Kademeli kıdemli başçavuşlara ilave ödeme,
İki kademeli kıdemli başçavuşlara ilave ödeme,
Makam tazminatı alamayan emekli astsubaylara ayrıca ilave ödeme
öngörülmektedir.
Bu teklif, son yıllarda TBMM'ye sunulan teklifler arasında emekli astsubayları en doğrudan ilgilendiren düzenlemelerden biridir.
2. Makam Tazminatı Teklifi
Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi
Esas No: 2/2116
Sunuluş Tarihi: 22.04.2024
İlk İmza Sahibi: Aşkın Genç
Durum: Plan ve Bütçe Komisyonunda bekliyor
İçeriği
TSK, Jandarma ve Sahil Güvenlik'ten emekli olmuş olup;
yaşlılık veya malullük aylığı ile birlikte makam tazminatı alma hakkı bulunmayan astsubaylara aylık ilave ödeme verilmesini öngörmektedir.
Bu teklif doğrudan "makam tazminatı mağduriyeti" için hazırlanmıştır.
3. Emekli Astsubay Maaşlarının Artırılması Teklifi
5510 Sayılı Kanunda Değişiklik Teklifi
Esas No: 2/3369
Sunuluş Tarihi: 12.11.2025
İlk İmza Sahibi: İdris Şahin
Durum: Plan ve Bütçe Komisyonunda bekliyor
Teklifin amacı doğrudan:
emekli astsubay maaşlarının artırılmasıdır.
Stratejik Değerlendirme
Şu an itibarıyla TBMM kayıtlarında emekli astsubayları ilgilendiren ve komisyonda bekleyen teklifler arasında en güçlü olanlar:
Esas NoKonuDurum
2/2748İlave ödeme + makam tazminatı alamayan emekli astsubaylarKomisyonda
2/2116Makam tazminatı yerine ilave ödemeKomisyonda
2/3369Emekli astsubay maaşlarının artırılmasıKomisyonda
Dikkat çekici nokta şu: 2021 ve 2022 yıllarında sunulan benzer teklifler komisyonlarda bekledikten sonra yasama dönemi sonunda "hükümsüz" kaldı. Bu nedenle mevcut tekliflerin gündeme alınması için Plan ve Bütçe Komisyonu ile Millî Savunma Komisyonu üzerinde siyasi ve kamuoyu baskısı oluşturulması önem taşıyor.
Astsubaylar TSK nin En Stratejik gücü ve Lojistik Yöneticisidir.
@TuncbilekN@RTErdogan@dbdevletbahceli@CHPMuratBakan@tcsavunma@TSKGnkur@YankiBagcioglu@YasarGulermsb@temadankara@easbkadir@zargana72@zaferkirabal75@drfatihcam@astsubaylar@AstsubayBurada@Asbinisiyatif@NezoNezooo@reyhan_savk@OzlemOrfi@ilhn_64@AzizErgn9@CBlghn@zgnckot@tmltyfn06@mybaleken@cahitKoca20@SinanHendek@erd_ayd@aosmanozkaya84@mustafabyktara2@SERVETULUTAS86@menderes_akkus@aydin_bildis@MoonkhanAksoy@Ercan21355127@ozdem_salim@Undo35Tr@Tcdemirkirann@Hsamettinzenen2@NECM75188306@AknAa88@dtk1965dtk@mercetin61@Asb78@ozkangucluer45@hkntpc01@KARSIYAKATEMAD@mahir90027@Ayhan08247745
TBMM 'de CHP Antalya milletvekilimiz Aykut Kaya meclis gündemine Oyakın açıkladığı 37,1 nema hakkında , Tekfenin alınması ile ilgili konuşmalarından dolayı çok teşekkür ederim.
https://t.co/MJ3xyUoTfh
OYAK MANİFESTOSU
Bu mücadele bir nemanın, bir hesabın ya da bir rakamın çok ötesindedir.
Bu, emeğin, güvenin ve yılların birikiminin mücadelesidir.
Benim için maddiyat hiçbir zaman ilk sırada değildir.
Benim mücadelem; hayatının en verimli yıllarını vererek, alın terini ve birikimini güvenle OYAK’a emanet eden tüm OYAK ailesinin sesi olmaktır.
Bu ses; görmezden gelinenlerin sesi,
Bu duruş; susturulanların duruşu,
Bu irade; hakkını arayanların iradesidir.
Biz, hakkın ve adaletin yerini bulmasını istiyoruz.
Biz, güvenin yeniden tesis edilmesini istiyoruz.
Biz, emek verenin emeğinin karşılığını net, şeffaf ve adil şekilde görmesini istiyoruz.
OYAK bir kurumdan fazlasıdır; bir güvendir, bir emanettir.
Ve emanet, ancak adaletle ayakta kalır.
OYAK bizimdir.
Bizim olduğu sürece de öyle kalacaktır.
İbrahim KOLDAMCA
OYAK ÜYESİ
📌Astsubay emeklileri haklarını istiyor….
E.Per. Kd. Bçvş. Ergün Erdoğan’dan gelen bir mesaj. Silahlı Kuvvetlerin bel kemiği Astsubayların emeklilikte yaşadığı mağduriyet duyulsun diye özetleyerek paylaşıyorum:
Bugün Yarbay, Albay, Kıdemli Albay ve general rütbelerindeki askeri şahıslar emekli olduklarında;
Kadrosuzluk tazminatı
Makam tazminatı
Temsil Tazminatı
Görev tazminatı
ve bunlara ilave yüzdelik ödeme,
adı altında çeşitli ödemeler almaktadır.
Oysa muvazzaflık döneminde hem subay hem astsubay personelin aldığı temel tazminat ödemesi Hizmet Tazminatı ödemesidir. (Rütbe bekleme süreleri 3 yıl olan personel için) Son düzenlemesi de yaklaşık 30 yıl önce 19/12/1996-KHK-568/2 md. ile yapılmıştır.
Asıl çelişki burada başlamaktadır.
Emeklilik sonrası verilen bu tazminatların isimlerine bakıldığında sistemin ne kadar tartışmalı olduğu görülmektedir.
Bando sınıfı albayın ya da askerî okulda görev yapan bir öğretmen albayın aynı görevi yapan astsubaydan, teğmenden farklı “makam tazminatı” alması hangi makamın karşılığıdır?
“Görev tazminatı”, "Temsil Tazminatı" ve “Makam tazminatı” denilen ödemeler yalnızca belirli rütbeler için midir?
Ast rütbelerde görev yapılmıyor mu?
Amir astsubayların makamı yok mu?
Üniformaları bir şey temsil etmiyor mu?
Sınırda nöbet tutan, operasyon bölgesinde görev yapan, tankın başında, gemide, uçuş hattında çalışan astsubay görev yapmıyor mu?
Tazminat isimleri dahi mevcut sistemin adalet duygusundan uzaklaştığını göstermektedir.
“Kadrosuzluk tazminatı” denilen uygulama ise ayrı bir tartışma konusudur. Sanki bu personelin kadrosu kaldırılmış gibi bir anlam taşımaktadır. Oysa böyle bir durum söz konusu değildir. Bu kişiler doğal emeklilik sürecine girmiştir. Bu nedenle birçok personel tarafından bu isimlerin, belirli rütbelere ek ödeme yapılabilmesi için oluşturulmuş teknik tanımlar olduğu düşünülmektedir.
Bugün gelinen noktada en büyük sorun maaş dengeleridir.
Emekli bir Kıdemli Albay, muvazzaf bir teğmenin maaşına yakın gelir elde edebilirken; emekli bir astsubay çoğu zaman görevdeki bir astsubay çavuşun maaşının yarısına bile ulaşamamaktadır.
Adaletsizlik tam da burada başlamaktadır.
1. Yıllarca SGK'ya ödediği primlerin karşılığı değildir.
Örneğin; 30 yıl 9 aydan emekli bir Asb.II.Kad.Kd.Bçvş bir aynı süreden emekli bir Kd.Albaydan yalnızca %10 az prim ödemesine rağmen emeklilikte ödediği prime göre %71 daha az emekli maaşı almaktadır
2. 2026 yılı itibarı ile 36 yıl üzerinden emekli olan Kd.Albay %66,44 , Asb.II.Kad.Kd.Bçvş %47,96 , Uzman Çavuş %59,58 son maaşlarına oranla emekli maaşı almaktadır. Bu durum adalete, hiyerarşiye hatta matematiğe bile uymamaktadır.
3. Görev sırasında bir Kd.Albay ile Asb.II.Kad.Kd.Bçvş. Maaş oranı 1980'li yıllarda 1,10 civarı iken artık 1,37 farka ulaşması, emeklilikte bu farkın 1,80'nin üzerine çıkmasının da adalet, hukuk, hizmet, hiyerarşi ve matematikle ilgisi yoktur.
Emeklilik ikinci hayattır. Hukukun üstünlüğü mü, üstlerin hukuku mu sorusu burada anlam kazanmaktadır.
Adalet isim olarak vardır; ancak uygulamada tek taraflıdır.
Geç gelen adalet adalet değildir.
Tek taraflı adalet de adalet değildir.
Birçok meslektaşımız kredi borç batağında, evini geçindiremiyor, çocuğunu evlendiremiyor, kirasını ödeyemiyor. Aile düzenleri bozulmuş, yuvalar dağılmış örnekler mevcuttur. Bunları söylerken dahi insan üzülmektedir.
Buradan ilgililere, yetkililere ve etkililere soruyorum:
Bu adil olmayan uygulama ne zaman son bulacaktır?
“Çalışmalar devam ediyor” denilerek sorunların ötelenmesi artık kabul edilebilir değildir.
Astsubayın imzası olmadan uçak uçamaz, helikopter kalkamaz, tank ve silah sistemleri görev yapamaz.
Ordunun tamamı, trilyonluk malzemenin zimmet sorumluluğu ondadır. Mehmetçiğin eğitimi, disiplini, atışı ve her branştaki sorumluluğu onun omuzlarındadır.
Ancak bu önemli statü özlük hakları bakımından unutulmuş, görevi ile uyumlu statüsel hakları tam olarak tanımlanmamış, ekonomik kazanımı kısıtlanmış durumdadır.
Senin bir yüzükle çıktığın bu yolda, yurt içinde, yurt dışında hesabını zerresi için bile veremeyeceğin tonla leken varken benim üç nesildir biriktirdiğim varlığıma, işime ve emeğime göz koyuyor; namusumuza, haysiyetimize söz ediyor, evlatlarımın geleceğini gasp ediyorsun. Bütün bunları bir avuç niteliksiz insanla yapıyorsun. Bu işin içinde olan herkes kirlidir.
Ben milletime söylemiştim ve uyarmıştım. Diplomama el koyan bu akıl, sizin malınıza, namusunuza, mülkünüze çöker ve her türlü gaspı, tecavüzü yapar. Milletçe bu kötülüğün karşısında olmalıyız. Milletime çağrımdır. Millet büyüktür.
Bir çağrım da yargı mensuplarına. Yüce Türk Yargısının namuslu, ahlaklı, milletine hizmet aşkı yaşayan on binlerce savcısına, hakimine haykırıyorum. Siz ayağa kalkmalı ve bu Türk yargısını perişan eden, bizi bütün dünyaya rezil eden, itibarımızı yerle bir eden bir avuç meslektaşınıza tedbir almalısınız. Yüce Türk Yargısına güveniyorum. Sessiz kalamazsınız, kalmamalısınız.
Son olarak AK Parti’de görev yapan ve iktidar ittifakı olan tüm siyasilere sesleniyorum. Bu olaylar partilerimizi, siyasi ideallerimizi aşmıştır. Artık süreç sizin aileleriniz başta olmak üzere milletimizi ilgilendirmektedir. Sesimizi çıkarmak günü gelmiştir.
Bu topraklarda “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diye bir söz olmaz, olmamalı. Herkesin “bana dokunmayan yılan dahi, bu topraklarda barınamaz” diyerek sesini yükseltmesini diliyorum.
Milletimiz büyüktür. Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir.
OYAK önündeki nöbetimizde 93.Gün Yönetim kurulu ve üyelerimizle buluştuk.
Bugünkü konumuz MASRAF ve RİZİKO KESİNTİ EŞİTSİZLİĞİ Biz dilekçelerimizi ve resmi yazımızı OYAK 'a teslim ettik.
Hazırladığımız dilekçenin üyelerimiz tarafından da ,OYAK WEB Sayfasından bize yazın bölümünden yazılmasını veya elden OYAK Genel Md.lüğüne teslim edilmesini önemle rica ediyoruz.
OYAK GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE
KONU :Masraf ve Riziko Primi Kesintileri.
Ordu Yardımlaşma Kurumu Emekli Maaşı Bağlanması Hakkında Yönetmelik’in 18’inci maddesine göre, kurumun yönetim giderleri için; Emekli Daimi Üyelerden her yıl kendilerine isabet eden toplam gelirin (nemanın) % 2.6167'si oranında masraf primi kesilmekte iken, Aktif/Çalışan Daimi Üyelerden ise OYAK’a ödediği aylık aidatın % 2.6167’si oranında masraf primi kesilmektedir.
Aynı yönetmeliğin 19’uncu maddesinde ise; Emekli Daimi Üyelerden her yıl ödenebilecek ölüm yardımının %2’si oranında riziko primi kesilmekte iken, Aktif/Çalışan Daimi Üyelerden ise OYAK’a ödediği aylık aidatın % 7.75’i oranında riziko primi kesilmektedir.
Eşdeğerde OYAK rezervi bulunan Çalışan/Aktif Daimi Üye ile Emekli Daimi Üyeden yapılan masraf ve riziko primi kesintileri incelendiğinde, OYAK’ın EŞİTLİK ilkesinin gözardı edildiği, Emekli Daimi Üyeden Aktif/Çalışan Daimi üyeye oranla yaklaşık 30 kat daha fazla yıllık masraf primi kesildiği, 2 kat daha fazla riziko primi kesildiği görülmektedir.
Albay rütbesindeki personelden daha az maaş alan tüm statülerden her Aktif/Çalışan Daimi Üyenin vefatı halinde kanuni mirasçılarına Albay’ın alacağı ölüm yardımı miktarı kadar eşit ölüm yardımı ödenirken, Emekli Daimi Üyenin vefatı halinde ise kanuni mirasçılarına ölüm tarihinde alabileceği en yüksek maaşın 10 katı ölüm yardımı ödenmektedir. Aktif/Çalışan üyelerin ölüm yardımı rezervine ve nemasına bakılmaksızın her 6 ayda bir yükselirken, Emekli Daimi Üyenin ölüm yardımı miktarı ölüm tarihine, rezervine ve nemasına göre değişmekte, bazı durumda düşmekte, her durumda Aktif/Çalışan Daimi Üyeye göre daha az miktarda olmaktadır. Bu da OYAK’ta ölümde dahi eşitlik olmadığını göstermektedir. Emekli Daimi Üye olarak riziko primini de Aktif/Çalışan Daimi Üyeye göre daha fazla ödemekle her yıl gelir kaybına uğramaktayım.
Masraf kesintisi OYAK’ın yönetim giderleri için kesilmektedir. OYAK’ın tüm faaliyetlerinin yönetiminden kaynaklanan sonuçlar ise tüm daimi üyelerin nemasını ve rezervini aynı miktarda artırmaktadır. OYAK’ın temel değerlerinden birisi EŞİTLİK ilkesidir. OYAK’ın tüm daimi üyelere eşit hizmet vermesi ve eşit muamele etmesi gerektiği göz önüne alındığında; üyelerden yapılan masraf kesintisinin hesabında tüm OYAK Daimi Üyelerinin yıllık nemasına eşit esaslar uygulanmalıdır.
Masraf kesintisinin Aktif/Çalışan Daimi Üyelerin sadece yıllık aidatları üzerinden çok az miktarda yapılması, Emekli Daimi Üyelerin ise yıllık neması üzerinden çok büyük miktarda yapılması, “OYAK’ta Emekli Daimi Üyelere negatif ayrımcılık yapıldığını ve EŞİTLİK ilkesinin ihlal edildiğini” göstermektedir. OYAK’ın bu haksız masraf kesintisi uygulaması Emekli Daimi Üye olarak her yıl büyük bir gelir kaybı yaşamama neden olmaktadır.
İlgili yönetmeliklerde Mayıs 2025 Genel Kurul tarihi beklenmeden gerekli değişikliklerin yapılarak “masraf kesintisinin ve riziko priminin” ÇALIŞAN/EMEKLİ Daimi Üye ayrımı yapılmadan aynı ve eşit esaslar uygulanarak hesaplanmasını, kurumun yıllık yönetim giderlerine ve yapılan yıllık ortalama ölüm yardımı miktarına uygun düşecek seviyelere düşürülmesini, en yakın Genel Kurul tarihine kadar bu değişikliklerin yapılmaması durumunda masraf kesintisi ve riziko primi hesabının önerilen şekilde yapılması maksadıyla hazırlıklar yapılarak 65’inci OYAK Genel Kurulu gündemine alınarak görüşülmesini, gerekli kararların alınmasını, düzenlemelerin ivedi olarak yapılarak 2024 yılı nemasına uygulanmasını talep ederim.
Ad Soyad:
TC No. Tarih:
OYAK No. İmza
Yapmış olduğumuz açıklamayı aşağıdaki linkten youtube kanalımızdan izleyebilirsiniz.
https://t.co/IboqcQVhil
TEMAD YÖNETİM KURULU'ndan istifa eden,
Nurettin COŞKUN 'un açıklamasıdır.
Değerli Camiam ve Kıymetli Meslektaşlarım;
Büyük umutlarla 02 aralık 2024 tarihinde yapılan genel kurulda yönetim değişmiş ve bu yönetime destek veren biri olarak bu yönetim listesine dahil olmuştuk.Ancak, bugün gelinen noktada yönetim içinde daha fazla değersizleştirilmemek adına istifa tasarrufumuzu kullanarak yönetim ve listesinden ayrılmak lüzumu hasıl olmuştur.Açıklama yapmayacaktım ancak gördüğüm baskı üzerine bu açıklamayı yayınlamak zorunda kaldım.Aşağıda gördüğüm nedenler ile TEMAD yönetimini ve üyeliğimi bırakıyorum.
1-Malumunuz olduğu üzere TEMAD YÖNETİMİ iki guruptan oluşmaktadır.(Tamer CİHAN ve Cahit KOCA)
2-Tamer CİHAN ve Arkadaşı Serhat ERGÜN sistemde birinin(A.K) direktifleri ile çalışmakta ve kararları sürekli oraya danışmaktadır.Tamer CİHAN’ın Temad diye bir düşüncesi olmayıp siyasete oynamakta ve derneğide bu konuda araçsallaştırmaktadır.
3-Cahit KOCA ise; hayatta ki tek gayesi olan dernek genel başkanlığına oturmak ve o koltuğa ismini yazdırıp dönem sonunda duvar panosuna resmini astırıp burada genel başkan olduğunu anlatabilmektir.Kendileri ve ekibi bakanlık,genelkurmay güdümünde olup,sorunsuz suya sabuna dokunmadan dönemini tamamlama amacı içerisindedir.Nereye bağlı iseniz oranın sesini verirsiniz.
4-Cahit KOCA ve ekibi tabanın sesini duymamakta,seçim döneminde birleştirici toparlayıcı olacağını vaad edenler 2 aylık süreç sonunda sizden, bizden, ocu, şucu, iyi niyetli, kötü niyetli ayrımına girmiştir.Mantık, küçük olsun benim olsun, bana sorun ve şikayet gelmesin.İnsanları iteliyerek,öteliyerek ,niyet okuyuculuğu yaparak camianın sorunlarını çözemezsiniz.
5-Eski yönetimden 06 aralık 2025 günü genel merkez devir alınmış ve genel merkezde oluşan sıkıntıların hesabı sorulmadan ‘’buldumcuk’’ olmuş çocuk sevinci ile genel merkez hesapsız kitapsız muhataplar karşı karşıya gelmeden teslim alınmış alındıktan sonrada göz göre göre yönetim sorun yumağına batmıştır.
6-Mevcut genel başkan, yardımcıları ve genel sekreterler, tamamen siyasete dönük çalışma ve yatırım, ikbal beklentisi içerisindeler.En büyük meziyetleri bizde buradayız diyerek fotoğraf karesi paylaşmak,yemek ve gezi programları ile iştigal etmektir.Üyenin talep ve şikayetlerinde bugün git,yarın gel zihniyeti işlemektedir.
7-Camia büyük bir beklenti içerisindedir.Eylemsellik istemektedir.Genel başkan asla eylem yapılmayacağını ve bu işi müzakere ile götüreceğini ifade etmiştir.Bundan önceki yönetimde 7 yıl müzakere ile götürmüş camiaya bir damla su düşmediği gibi yönetenler rantını alarak, elini kolunu sallayarak, derneği borca batırarak gitmişlerdir.Gördüğüm şudur ki camia bir 3 yıl daha kaybetmiştir.İnşaallah yanılırım.
8-Genel Başkanlık seçimi kampanya döneminde resim çektirmek,video çekmek ve paylaşmak,eylemde söz söylemek için mikrofon kapma yarışına girenler,eylem yapan arkadaşlara ulaşmak için yarışan Genel Başkan seçimden sonra insanları’’sakıncalı piyade’’ ilan etmiştir.
9-Bir düşünür şöyle demiştir;
’’BİR KERE YANLIŞ TRENE BİNDİYSENİZ TREN KORİDORUNDA TERS İSTİKAMETE YÜRÜMENİN HİÇBİR FAYDASI YOKTUR.’’
‘’NE KADAR KALİTELİ OLURSANIZ OLUN:YANLIŞ YERDEYSENİZ DEĞERSİZSİNİZ.’’
10-Daha çok söylenecek söz vardır ancak sizlerin daha fazla zamanını almak https://t.co/rP7IhndFTpğlıcakla kalın, saygılarımla. Nurettin COŞKUN
(E)Tnk.Kad.Kd.Bşçvş.