Erzurum'da 90'lı yıllarda pek çok köyde toplu mezar alanı bulundu.
Ermeniler "işte Ermeni soykırımının ispatı, Türklerin topluca katlettiği Ermenilere ait toplu mezarlar" diye "sevinçle" yaygara kopardı.
Bilimsel kazı çalışmaları başlatıldı.
İstisnasız TÜM toplu mezarların, Ermenilere değil, Ermeniler tarafından katledilen Müslüman Türklere ait olduğu ortaya çıktı.
İncelemeye gelen Ermeni heyeti olayın üzerini örtüp gitmişti.
Ermeni soykırımı koca bir yalandır.
Türkiye, tüm kazıları ve Ermenilere ait olduğu iddia edilen toplu mezar alanlarını tamamen şeffaf bir şekilde yabancı bilim insanlarına, uluslararası gözlemcilere, Amerikalı, Avrupalı tarihçilere ve dünya basınına (BBC, Reuters vb.) sonuna kadar açtı.
Ermeni soykırımı diye bir şey yok. Hepsi propaganda. Asıl soykırım ve ihanet Türklere yapıldı. Tanrı bu yalanın ortağı olanları affetmeyecek.
Bu albümdeki şarkıları @BahadirOkutan yaptı. Aylarca emek etmese yok olup gidecekti. Teşekkür ederim.
Görselleri ve yüklemesini @SokaginNefesi yaptı. Ne kadar teşekkür etsem azdır.
Yarına kadar bütün müzik platformlarında olur.
Versiyonlarla birlikte, toplam 28 parça olacak.
Size emanet.
https://t.co/UA8JQrdpL6
Vitaminsiz komedyeni ya da kendi partisini tutmayan herkesi “dinime sövdü” diye şikayet eden bir kitle var.
Dini konusunda çok hassas bir kitle ama hassasiyeti adamına göre…
Mesela; Cübbeli Ahmet “Hasan Efendi” diye birinin ölümüne üzülmeyenleri münafık ilan ediyor. Bunlar hiç gocunmuyor. Cinsel organlara hangi ayet okunacağına dair kitapçık yazıyor. Bunların hassasiyeti tetiklenmiyor.
Menzil tarikatı tövbe dağıtarak servet toplamış, paylaşırken de tekme tokat kavga ediyor. Şeyhini görünce hav hav yaparak çırpınan müritleri görüyorlar. Aynı kitlenin dinî hassasiyeti hiç rahatsız olmuyor.
Ne tehdit var ne şikayet…
Dini hassasiyetleri, parti taraftarlığına göre ayarlanmış bir kitle, neye tapıyor olabilir?
Venezuela’nın başkentinin en merkezi caddelerinden birinin adı Mustafa Kemal Atatürk.
Ankara’nın en merkezi caddelerinden birinin adı Simon Bolivar.
Caracas’ta Atatürk adına bir park ve heykeli var.
Ankara’da da Bolivar adına bir park ve heykeli var.
Yöneticileri ve emperyalistler tarafından sürekli sömürülmüş, kendi topraklarında rahat yüzü görmemiş, şimdi de doğal afetlerle sınanan Venezuela halkı için üzgünüm.
Acil şifalar ve mutlu bir gelecek diliyorum.
#Venezuela
“TSK'ya saldıran bu aşağılık ve sözde milletvekilinin ağzı düşman ağzıdır. Potansiyel bir terörist, üstelik CHP milletvekili TSK'ya iftira atmıştır. TSK'ya saldıran bu alçak ve aşağılık sözde milletvekilinin aidiyeti Kandil mağaralarıdır."
Devlet Bahçeli
“Göbeklitepe’nin 4. katman kazılarında Göbeklitepe’nin Türk olduğu ortaya çıktı.”
👉 Tarihçi Ramazan Sevinç’in Göbeklitepe tezi yeniden gündem oldu:
“Hakkari’de 2 tane taş yazıt bulundu. Eski Arkaik Dönem’e ait.
Türkçe runik harfleriyle yazılmış.
Biz dedik ki Türkler 4500 sene önce burada yaşıyordu.
Yazıtın yaşı 4500.
4500 sene önce Hakkari, şimdi Hakkari denilen yerde Türkler yaşıyordu. Al sana kanıt dedik.
7 sene uğraştık.
Akademi dünyası 7. yılın sonunda kabul etti. O süreye kadar ‘Hayır, öyle bir şey yok, kanıt yok’ dediler.
E kanıt var. E kanıtı kabul etmiyorsun.
Çünkü senin ağababan, küresel akademi dünyası kabul etmemenizi söylüyor.
Aynı Göbeklitepe’de olduğu gibi. Türk olduğu, dördüncü katmanda ortaya çıktı.
Bir de 17 bin yıla uzandığı ortaya çıkınca bütün siyasal tarih, bütün dinler tarihi çöp oldu.
Ve bütün fonlar kesildi. Yani o kazıları fonlayan uluslararası yapılar fonları kesti.”
Atatürk'e olan nefretlerinden ya da doğrudan Türk'e olan nefretlerinden dolayı Türkçe'yi küçümsemeye çalışıyorlar. Yeryüzündeki gelmiş geçmiş en ünlü dilbilimciler Türkçe'yi övüyor ama bizim içimizdeki bazıları Arapça'yı övmek uğruna Türkçe'yi yok sayıyor. Bunu din adına yapanlar da var, çok yazık.
Kimse atalarımıza İslam’ı teklif etmedi.
Atalarımız da İslam’ı bunlara tercih etmedi.
Atalarımız birbirini yerken, kendi içinde birlik kurmuş düşman ordularıyla muhatap olduk.
Ellerinde kitap değil; kılıç vardı.
Mesele mantık olsa, balığın karnında yaşayan ya da denizi yaran adam, bu videodaki kadar mantıklı…
Propaganda.
Bartholomeos daha 1 ay önce Yunan Parlamentosu'nda ayakta alkışlandı, Yunan çıkarlarına hizmet ettiği için.
Yanındaki sarıldığı kişi, sıkı bir Türk düşmanı olan Yunanistan Başpiskoposu'dur.
Osmanlı'ya ve Atatürk'e nefret kusan, Türklere "baskıcı", "barbarlar" diyen, Kıbrıs'ta Türkleri işgalci ilan eden biri.
Ayrıca Türkiye'den kaçarak Yunanistan'a sığınan bazı firari FETÖ mensuplarını da görüşmelere kabul etmiştir.
Batı Trakya Türklerine "Türk" değil "Müslüman Azınlık" denilmesini savunan, Türk varlığını inkar eden biridir.
İşte böyle biri Bartholomeos'un elini öpüyor.
Şimdi süslü laflara kanmak isteyen kansın.
Evet.
Kürt sorunu bizzat Ahmet Türk’tür.
Vermekle kurtulamazsın.
9 köy, 21 yıl milletvekilliği, defalarca belediye başkanlığı alsın; Türk’ün elindeki kuru ekmekte gözü kalır.
Canını vermedikçe, dünyayı versen kurtulamazsın.
Bir de Türk sorunu var.
Bunlara tahammül etmek, normalmiş gibi davranma hastalığı.
@NupeldaHariri@DerDorNews Emperyalizmnedir?
Emperyalizm; vatanı, toprağı, dili ve bayrağı olmayan; ne olduğu belirsiz çıkar odaklarının, bin yıldır sığındığı ve ekmeğini yediği devletin tabağına sıçmasına zemin hazırlayan bir sistemdir.
Bu benim 15. kitabım.
İlk tercihim değildi ama yazmasam çatlardım.
Kendimi bildim bileli, hatta kendimi bilmediğim yaşlardan beri yazıyorum ama beni bu memleketin mahkemeleri yazar etti.
Düşmanım hep çoktu ama sayelerinde daha çok dost kazandım.
Benim okurum yok.
Dostlarıma teşekkür ederim.
Dostlukları devam ettiği sürece, yazmaya devam edeceğim.
Sağ olun, var olun.
3 gün önce Rum Ortadoks partisi Bartholomeos, Patrik oluşunun 35. yılını Gökçeada'da kutlamaya başladı. Kutlamalar 3 gün 3 gece sürdü.
5 Haziranda ise, Yunanistanın İskeçe şehrinde müftülük davası olarak anılan davada 4 Türk yargılanıyordu. Lozan Anlaşması ile, Türklerin kendi din işlerini Yunan Yönetimi'nden bağımsız olarak organize etme ve yönetme hakları olmasına rağmen Yunan hükümeti Türklerin seçtiği müftüleri kabul etmiyor. Anlaşmayı çiğneyerek kendisi Türklere müftü atıyor. Bunu kabul etmeyen Türkleri de yargılıyor.
Suriyede, Irakta, Somali’de kimi gruplar için sürekli hamilik açıklamaları yapan dışişleri bakanlığımız, zaten hukuken hamisi olduğumuz Batı Trakya için neden sesini yükseltmiyor?
Uluslararası ilişkilerde Türklerin hakları söz konusu olunca mütekabiliyet ilkesi neden uygulanmıyor?
Bütün bunlara rağmen hala nasıl Heybeliada ruhban okulunun açılışı konuşulabiliyor?
Türkün hakkını kim savunacak?
Yat gezisine kimi çağırıyorsanız, sokağa da onu çağıracaksınız.
VİP araçla gittiğiniz yere, belediye otobüsüyle adam toplayamazsınız.
“Yedek partimiz var” dediğiniz zaman, asıl partinizden kovarlar.
Desteği Amedspor’a verip Bursaspor’dan bekleyemezsiniz.
"Kürt kadınlarının çoğunun bedenleri ölü, kokuşmuş, soğuk ve çok kabadır."
Fıkra için yaygara koparanlar, bu sözlerin sahibi olan Öcalan'a "kurucu önder" diyor.
Asıl fıkra bu.