@TPDBilgi 25 Haziran yönetmeliğin tanıdığı sürenin sonuna tekabül ediyor. Onlarca görüşmenin ve yürütülen çalışmanın herhangi bir somut sonucu var mı acaba? Çünkü Temmuz ayı itibariyle bir sağlık hizmet birimi açmadan hizmet veremiyor olacağız
Psikologlar adına AÖF’ten beri hiçbir şey daha iyiye gitmiyor çünkü tam bir türk solu simülasyonu. Onlarca fraksiyona ayrılmış durumda ve her fraksiyon en doğrunun kendisi olduğu kanaatinde
Kendileri de benzer süreçten geçince özverilerini ve sağ duyularını kaybediyorlar. Çok yakında alandaki saçmalıkları çok kapsamlı bir şekilde ele alacağım.
İsabetli ancak eksik. Şunu da ekleyelim sizin hocalarınız dahi sizi sağılacak inek olarak görüyor arkadaşlar o ayılıp bayıldığınız hocalarınız. Çünkü koca bir psikolog nesli dogmalarla ve tıpkı bir kült gibi yetiştirilmiş.++
Biraz sert olacak ama gerçeği söyleyeceğim. Tüm karar verici kurumlar, psikoloji öğrencilerini sağılacak inek olarak görüyor. Nasılsa kontenjanı her türlü doluyor diye bölümü her yere açmayı biliyorlar ama o lisans programlarından alınan diplomayı diplomadan saymıyorlar. Diğer bütün listelenen bölümlerde lisans yeterliyken, psikolojide bir de yüksek lisans gerekiyor.
Bu ülkede ağlamayana, hatta ısırmayana, asla meme vermiyorlar. Bu iş belli ki ricayla, taleple, görüşmeyle olmuyor. Psikoloji öğrencilerinin tüketimden (okul, sertifika vs. ücretleri) gelen çok büyük bir gücü var. Kontenjanları boş bırakır, boykot eder, derslere girmez, kayıt yaptırmazsanız, işlerin bir anda nasıl hızlanacağına şaşırırsınız.
Çünkü yetersiz hissederseniz aşırı telafiye kaçmanız çok olası bu da çarkın ekseriyetle dönmesi anlamına geliyor. Yılda milyonlarca lira kazanan isimler var şimdi vermeyim. Bunu kazanacak ne icra ediyorlar tam olarak. Majör depresif bozukluğa çare mi ? Cevabı biliyorsunuz.++
Talepler karşılık bulmuyor çünkü dayanaklar çok zayıf. Yıllar önce yapılan hatalar öyle büyük ki 14-15 yıldır kapanamıyor. Psikologlar da her yakadan bir dert çektiğinden örgütlenemiyor. Kriz anı otoriter hareket etmenin en iyi hareket olduğunu anlayana kadar da bu işler düzelmez
Bildiğiniz üzere, 1219 sayılı Tababet Kanunu’nda tüm sağlık meslek mensupları lisans eğitimiyle tanımlanırken, “psikolog” mesleği yüksek lisans eğitimiyle tanımlanan tek meslek grubudur. Çıkan bu yönetmelikte, eşitlik ilkesine aykırı, ülkemiz gerçekleriyle uyuşmayan ve psikologların hak kayıpları yaşamasına sebep olan bu durumu aşmak için Bakanlık yetkilileriyle defalarca gerçekleştirdiğimiz görüşmelere rağmen, temaslarımızın sonuçsuz kaldığını görmekteyiz.
1219 sayılı Kanun’da yer alan “klinik psikolog” tanımı altında, “psikolojinin tıbbi uygulamaları sertifikası” sahibi psikologlara da yer verilmesini dayanak göstererek; bu eğitimin yaygınlaştırılması ve sertifika sahibi psikologların serbest çalışma kapsamına alınması talebimizi Bakanlığın ilgili birimlerine ilettik ve bu görüşmeleri tutanak altına aldırdık. Talebimizi ve dayanaklarımızı mevcut yasal düzenlemelere (1219 sayılı Kanun) uygun olacak şekilde tasarladık.
Bu görüşmelerde ayrıca taleplerimizin karşılanması durumunda:
• Klinik psikoloji yüksek lisans eğitimi ücretlerinin düşeceğini,
• Psikologların Sağlık Bakanlığı ruhsatı ile çalışmasının önemini,
• Psikolojik hizmetin toplumun her kesimi tarafından daha ulaşılabilir olabileceğini,
defalarca ifade ettik.
Bu bağlamda Sağlık Bakanlığı’ndan açık talebimizdir:
Yönetmelikler, psikologların hak kayıplarını önleyecek şekilde düzenlenmeli ve serbest çalışma hakkına kavuşmaları sağlanmalıdır.
Türk Psikologlar Derneği Genel Merkez Yönetim Kurulu
Baharın özünü tam manasıyla deneyimleme fırsatı olmamış herkes yaz mevsimini sıcaklık ve yapış yapışlık ile değerlendiriyor. Bu yaz mevsiminden değil yaz mevsimini kavrayışın sığlığından kaynaklanan bir durum.