@borborboragh Sabırlı ol, umarım doğru insanla hayal ettiğin her şeyi yaşarsın. Zor ama imkansız değil. Ben de mümkün olmadığını sanıyordum. Torun kısmı dışında hahaah:))
İsveç Başbakan Yardımcısı Ebba Busch:
"Eğer şeriatın iyi bir şey olduğunu düşünüyorsanız o halde İsveç'e gelmemelisiniz.
İslam, İsveç kültürüne adapte olmalı. Bunu yapamayan Müslümanlar İsveç'i terk etmeli."
Kadın hakları reformlarını protesto etmek için ağaçlara kadın kuklaları asıp sembolik olarak döven bu zihniyet, Türkiye'de laikliğe saldıran zihniyetin Bangladeş versiyonudur.
Fizik Profesörü Kerem Cankoçak:
“150 yıldır biliyoruz ki hiçbir şekilde müdahale edilmiyor.
13 milyar yıl önce yaratıyorsunuz, 9 milyar yıl sonra Güneş Sistemi oluşuyor.
Birkaç milyar yıl daha geçiyor, çok hücreli canlılar ortaya çıkıyor.
Maymunlar iki ayaklarının üstünde yürümeye başlıyorlar, onlar evrimleşiyor.
200 bin yıl önce atamız Homo Sapiens ortaya çıkıyor.
Buralarda hiçbir müdehale yok.
2 bin yıl önce gökten vahiy iniyor, böyle bir şeyin olmayacağı zaten belli.”
Muhafazakâr mahallelerinde kamusal alanın neredeyse tamamen denetim altında olduğu, sokağa çıkmanın dahi başlı başına bir "sorun" sayıldığı gerçeğini bilerek, gündelik hayatını daha seküler alanlarda geçirip eve dönerken "her yer açık saçık kadın, her yer alkol" diye homurdanan tiplerden sadece biri.
Bu, ahlaki bir hassasiyet değil, mekânla kurulan ikiyüzlü bir ilişki...
Kendi mahallesinde bastırılan hayatı tüketmek için öteki mahalleye giden, sonra da o hayatın varlığını suç unsuru gibi teşhir eden bir zihniyet.
10 yaşından beri namaz kılan biri olarak söylüyorum çalıştığım köyde 4 cami ve 5 katlı kuran kursu var hepsinde klimalar jeneratörler var . Ama sağlık ocağının tavanı damlatıyor ,elektrik kesintisinden dolayı donarak muayene yapıyoruz
Cehalet .
Biraz uzun yazacağım ama artık YETTİ. Ben artık Cumhurbaşkanı'nın halkı bu denli ayrıştırmasına, nefret ve öfke kusmasına, sürekli hakaretler etmesine ciddi anlamda tiksinir ve rahatsızlık duyar oldum. Sürekli bir ötekileştirme ve hedef gösterme. Yahu gençler mutsuz, umutsuz; sebebi de bilin bakalım kim? Kendilerine iki eğlence çıkardılar diye ülkenin cumhurbaşkanı gencecik çocuklara ağıza alınmayacak çirkin ithamlarda bulunuyor. Oylarına muhtaç olduğunuz genç kesime keşke biraz edep ve saygı çerçevesinde yaklaşsanız, keşke yaşını başını almış birisi olarak biraz hoşgörü ve anlayış sahibi olsanız. Üstelik burası laik Türkiye Cumhuriyeti; herkesin alnı secdeye değecek diye bir şey yok. Her görüş ve inanca saygı duymak zorundasınız çünkü siz bu ülkeyi birlik ve dirlik içinde tutmakla yükümlüsünüz.
Ayrıca; "ayakları vatan topraklarına sağlam basan, eğitimli, donanımlı, ahlaklı bir nesil var" diyorsunuz. Bu bile korkunç bir saygısızlık ve ayrıştırma örneği. Çünkü muhafazakar kesimden olmayanları eğitimsizlikle, ahlaksızlıkla ve bu vatana saygı duymamakla, ayakları yere sağlam basmamakla itham ediyorsunuz. Hâlbuki bu eğlenceyi düzenleyenlerin büyük bir çoğunluğunun, onun bunun torpiliyle değil de kendi başarıları ve alınlarının teriyle ülkenin en prestijli üniversitelerine giden gençlerinin yaptığı bir eğlence olduğundan bile habersiz, hor görüp ötekileştirdiğiniz o gençler, emin olun vatan topraklarına ayaklarının ne kadar sağlam bastıklarını seçim zamanı oy pusulasına bastıkları damga ile gösterecekler sizlere.
Siz seçilmiş bir cumhurbaşkanı olarak her görüşe, her inanca ve her düşünceye saygı duyarak bu ülkeye bağlı kalıp görevinizi tarafsız bir şekilde yerine getirmelisiniz. 71 yaşına gelmiş biri olarak torununuz yaşındaki kişileri o kürsüde arkanızdaki şakşakçı eşliğinde tezahüratlarla hedef gösterip hakaret etmeniz kabul edilemez. En ufak bir eleştiriye dahi tahammülünüz olmadığı için "bana hakaret etti" diye herkesi hapse atıyorsunuz ama söz konusu kendiniz olunca bizlere en ağır ithamlarda, en kaba ve en ağza alınmayacak söylemlerde bulunuyorsunuz. Biz artık siyasette bu sokak ağzından çok bıktık. Bizleri ayrıştırıp birbirimize kırdırmanızdan yıldık, yorulduk, yıprandık. O kürsüde adeta insan kıyımına dönüşmüş cinayetleri konuşun, ekonomiyi konuşun. Ama yok, siz bunun yerine gırtlağına kadar mutsuzluğa batan ve her şeye rağmen kendilerine tek bir gün ayırıp birkaç saatliğine eğlenen gençleri hedef gösteriyorsunuz ve yamyamların önüne atıyorsunuz. Onlar bu ülkenin geleceği, onlar ana baba evladı. Bu ne biçim bir düşüncesizliktir?
Siz Recep Bey, Türkiye Cumhuriyeti'nin evlatlarına, gençlerine "kimliksiz, şarlatan, eğitimsiz, donanımsız, ayakları yere sağlam basmayan, vatanına sahip çıkmayan, saygısız" gibi söylemlerle yerden yere vuramazsınız. Mustafa Kemal Atatürk gençlere bayram armağan etti, gençlere Gençliğe Hitabe'yi armağan etti, gençlere bu ülkenin geleceğini emanet etti. Bu ülkenin kurucusu genç nesile bu kadar saygı duyup bu kadar el üstünde tutarken siz onları aşağılayamazsınız. Siz onlara hakaret edemezsiniz. Hiçbir makam, hiçbir mevki Türkiye Cumhuriyeti'nin gençlerinden daha kıymetli ve daha üstün değildir. Bu da böyle bilinsin.
Siz Mustafa Kemal Atatürk'ün "Ey Türk Gençliği" diye seslendiği nesile, "kimliksizler" , "şarlatanlar" diyemezsiniz. Umarım bir an önce sirkelenip, kendinize gelir ve bu Türk gençliğinden af dilersiniz. Dilemezseniz de kendiniz bilirsiniz. Elbet o hor görüp aşağıladığınız gençlik size gereken cevabı, gerektiği şekilde sandıkta verecektir.
❗️ "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" suçlamasıyla yargılanan 21 yaşındaki genç, Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik "tiran" ifadesini kullandığı gerekçesiyle 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Şubat depremlerinin ardından yaptığı açıklamada, "Devlet ve millet el ele vermiş, bu tarihi felaketin üstesinden gelmeye çalışırken yalan haberler ve çarpıtmalarla insanımızı birbirine düşürmeye niyetlenenleri yakından takip ediyoruz. Gün onlarla tartışma günü değildir. Günü geldiğinde şu anda tuttuğumuz defteri de açacağız" dedi.
Galatasaray Üniversitesi öğrencisi Arda Karademir, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamasına sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla yanıt verdi. Karademir paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
"Senden ve tehditlerinden korkan, tiranlığına boyun eğen, günü geldiğinde senden ve senin gibilerden adalet karşısında hesap sormayan ne olsun. Sen, ülkeyi yöneten tek adam olarak, bu halkın başına gelen her şeyin sorumlususun. Suçlusun. Yargılanacaksın. Unutmayacağız. Affetmeyeceğiz."
129 gündür ev hapsinde tutulan üniversite öğrencisi Arda Karademir, İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hâkim karşısına çıktı. Mahkeme, Karademir'e Cumhurbaşkanı'na yönelik "tiran" ifadesini kullandığı gerekçesiyle 11 ay 20 gün hapis cezası verdi.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar veren mahkeme, aynı zamanda Karademir hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerini de kaldırdı.