İstanbul’dan yükselecek sesimiz, Türkiye’nin yarınlarına umut olacak.
Genel Başkanımız Sayın Mahmut Arıkan’ın teşrifleriyle Büyük İstanbul Buluşması’nda bir araya geliyoruz.
🗓 21 Kasım Cumartesi | 18.30
📍 Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi
Kıymetli yol arkadaşımız ve İl Yönetim Kurulu Üyemiz Ahmet Atam’ın trafik kazası sonucu vefat ettiği haberini derin bir teessürle öğrendik.
Davasına yürekten bağlı, inandığı değerler uğruna emek veren bir dava adamıydı. Ahmet kardeşimizi kaybetmenin hüznü içindeyiz. Merhuma Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve teşkilatımıza sabır ve başsağlığı diliyoruz.
Mekânı cennet olsun.
Fon ve enflasyon listeleri açıklansın!
TÜİK’e göre enflasyon aylık yüzde 2,58, yıllık yüzde 29,77!
Ama hâlâ iki sepetin içini bilmiyoruz:
TÜİK’in enflasyon sepetini ve fon sepetinin listesini!
Birinde hangi fiyatlarla hesap yapıldığını, diğerinde kimlerin hesabının korunduğunu soruyoruz.
İktidara sesleniyoruz: Enflasyon sepetinde ne var, fon sepetinde kimler var? Açıklayın!
Sizin gizlediğiniz her gerçek, aziz milletimizin alın terini, emeğini gasp ediyor!
Milletin sofrasından eksilenin de cebinden gidenin de hesabını sormaya devam edeceğiz!
Balfour değil, nehirden denize özgür Filistin!
2 Kasım 1917…
109 yıl önce yazılan Balfour Deklarasyonu, bir milletin vatanı hakkında o milletin iradesi yok sayılarak karar verilmesinin belgesidir.
İngiltere, kendisine ait olmayan Filistin topraklarında bir “Yahudi millî yurdu” kurulmasını destekleyerek siyonist işgalin önünü açtı. O gün Filistin’in geleceğini bir mektupla belirlemeye kalkışan emperyalist anlayış, bugün de aynı adaletsizliği sürdürmektedir.
Gazze’deki soykırım, ateşkese rağmen süren katliamlar, açlık ve abluka; Batı Şeria’daki gasp ve Kudüs’teki zulüm, bu emperyalist-siyonist ittifakın eseridir.
İsrail’e silah sağlayanlar, diplomatik koruma sunanlar ve Netanyahu’nun koltuğunu çekerek ona itibar kazandıranlar bu zulmün vebalini taşımaktadır! İnsan hakları konusunda dünyaya ders verenlerin samimiyeti, Gazze’de yerle yeksan olmuştur.
İslam ülkelerinin yöneticileri artık kınamaların ötesine geçmeli; siyasi, diplomatik ve ekonomik imkânlarını ablukayı kırmak ve katliamları durdurmak için kullanmalıdır.
Unutulmasın: Gasp ile abad olanın sonu berbat olur!
Filistin, adaleti ve vicdanı savunan tüm insanlığın ve ümmetin ortak davasıdır. Filistin halkının vatanı, hürriyeti ve geleceği pazarlık konusu değildir. Hiçbir deklarasyon işgale meşruiyet kazandıramaz!
Başkenti Kudüs olan tam bağımsız Filistin kuruluncaya kadar bu haklı davayı savunmaya devam edeceğiz!
Balfour’un karanlığına karşı özgür Filistin’in şafağı er ya da geç doğacaktır!
#BalfourDeklarasyonu #ÖzgürFilistin
Saadet dolu yarınlar için…
Genel Başkanımız Sayın Mahmut Arıkan’ın teşrifleriyle Büyük İstanbul Buluşması’nda bir araya geliyoruz. Yarınlara dair sözü, geleceğe dair umudu olan herkesi bu büyük buluşmaya bekliyoruz.
🗓 21 Kasım Cumartesi · 18.30
📍 Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi
Türkiye’nin kalkınma anahtarı; fon, faiz ve rant ekonomisi değil, Anadolu’nun üretim gücüdür.
İzmir’de, Anadolu’nun alın teriyle yükselen; rantın değil, üretimin ve istihdamın peşinde koşan iş insanlarıyla bir araya geldik.
Bu önemli buluşmaya ev sahipliği yapan Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) heyetine nazik misafirperverlikleri için teşekkür ediyor, üreten, büyüyen ve hakça paylaşan bir Türkiye vizyonuyla yürüttükleri çalışmalarında başarılar diliyorum.
Filistinli vizeye tabi, İsrailliye kapılar sonuna kadar açık.
Yani sabah Gazze’de soykırım suçu işleyip, akşam elinizi kolunuzu sallayarak İstanbul’da AVM gezebilirsiniz!
Sabah Batı Şeria’da bir Filistinlinin evini gasbedip, akşam Boğaz’da yemek keyfi yapabilirsiniz...
İktidara bir kez daha sesleniyoruz.
Bu aziz milleti böyle bir utanca daha fazla mahkûm etmeyin;
1- İsrail vatandaşlarına uygulanan vize serbestisine derhal son verin. Vanaları kapatamadınız, en azından kapıları kapatın.
2- İsrail ordusuna katılıp soykırım suçuna iştirak ettiği tespit edilen çifte vatandaşların Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına son verin.
3- Soykırım suçuna bulaşmış kişilerin Türkiye’deki adresi AVM’ler değil adliyeler olmalıdır. Suçu tespit edilenlerin Uluslararası Ceza Mahkemesi ve yargı önünde hesap vermesini sağlayın.
Çünkü mesele sadece bir vize meselesi değil, mazlumun yanında duruyormuş gibi görünüp zalime kapı açan çelişkinin resmidir.
Genel Başkanımız Mahmut Arıkan, ‘Günaydın Türkiyem‘ programında İsmail Küçükkaya'nın canlı yayın konuğu olacaktır.
🗓 16 Ekim Cuma (Yarın Sabah)
🕰 10.00
📺 SZC TV
İlham Aliyev
Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı
Bakü
Sayın Cumhurbaşkanı,
Sözlerime, “İki devlet, tek millet” şiarıyla her daim omuz omuza durduğumuz, sevincini sevincimiz, kederini kederimiz bildiğimiz Can Azerbaycan’a muhabbetlerimi sunarak başlamak istiyorum.
Karabağ’da elde edilen o muhteşem zafer, sadece Azerbaycan'ın değil, Türkiye'nin de göğsünü kabartmış, on yıllardır süren bir hüznü büyük bir iftihara dönüştürmüştür. Bu vesileyle, Karabağ’ı hürriyetine kavuşturan aziz şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyor, kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.
Sayın Aliyev,
Sizlere bu mektubu, ülkelerimiz arasındaki sarsılmaz kardeşlik hukukundan aldığım güç ve tamamen samimi bir hissiyatla kaleme alıyorum.
Son günlerde, kardeş Azerbaycan’daki eğitim kurumlarında uygulanan başörtüsü yasağı bizleri derinden üzmüş, endişelendirmiştir.
Şunu acı bir şekilde ifade etmeliyim ki Karabağ’da destan yazan o yiğitleri doğurup büyüten annelerin, o kahramanların yollarını gözleyen eşlerin ve geride bıraktıkları en değerli emanetleri olan evlatların pek çoğu başörtülüdür.
Vatanı için canını feda eden şehitlerin emanetlerinin okullara başörtüleri sebebiyle alınmaması, şüphesiz ki vicdanları yaralayacak ve o büyük zaferin ruhuna gölge düşürecektir.
Bizler Türkiye olarak bu acıyı çok iyi biliyoruz. 28 Şubat sürecinde, inançları gereği başını örten kızlarımızın eğitim haklarının ellerinden nasıl alındığına, millet ile devlet arasına nasıl sunî duvarlar örüldüğüne ve bu durumun toplumda nasıl derin yaralar açtığına bizzat şahit olduk.
Tarih ve tecrübe bize şunu çok net bir şekilde öğretmiştir: Bu tür baskılar hiçbir ülkeye zerre kadar fayda sağlamamış; aksine toplumsal barışı zedeleyerek ülkelerin enerjisini ve yıllarını heba etmiştir.
Siyonizmin ve emperyalizmin coğrafyamızı etnik ve mezhepsel kimlikler üzerinden ayrıştırmak için tuzaklar kurduğu bu ortamda, kardeş Azerbaycan’ın geçmişte yaşadığımız acıları tekrar etmesine asla gönlümüz razı değildir. Hem ülkelerimizde hem de bölgemizde bu ayrıştırıcı tuzaklara düşmeden geleceğe yürümeye ihtiyacımız vardır.
Bizim arzumuz, Azerbaycan’ın ilimle, fenle, ahlakla ve özgürlüklerle yükselmesidir.
Şehitlerimizin ailelerinin ve milletin evlatlarının boynunun bükülmesine vesile olacak bu tür uygulamaların bir an evvel son bulması en büyük temennimizdir.
Bu yanlış uygulamalardan bir an evvel vazgeçilmesini diliyor, bu vesileyle bir kez daha kardeş Azerbaycan halkına en kalbi selam ve muhabbetlerimi iletiyorum.
Mahmut Arıkan
Saadet Partisi Genel Başkanı
Madem çok zengin olmak istemiyorsunuz o zaman siyasetçi değil İŞ İNSANI olun. .Ama çalışarak emek vererek iş yapmak zor. Kısa yoldan köşeyi dönmek siyasi gücü kötüye kullanmak kolay,
SİYASET ZENGİNLEŞME ARACI OLMAMALIDIR.
Yazık oluyor milletimize ülkemize
Bu ihtiras ve muhterisler yüzünden büyük kitleler başta EMEKLİLER, İŞÇİLER, MEMURLAR
büyük geçim sıkıntısı içinde ay sonunu getirmeye çalışıyor.
Hadisi şerifte bir ülkenin yöneticileri ZENGİN ise HALKI fakir olur diyor. Tamda o dönemi yaşıyoruz. Yöneticiler zengin HALK fakir.
Ama ilahi bir gerçekte var. Neye layıksanız öyle idare edilirsiniz.
Topyekün ALLAHIN İPİNE SIMSIKI SARILINIZ emrine uymalıyız. Başka kurtuluş yok